1 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Haçlı Ordusunun Korkulu Rüyası I. Kılıçaslan

Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu Süleyman Şah’ın en büyük oğlu olarak Gence’de dünyaya gelmiştir. Babasıyla birlikte geldiği Anadolu’da fetihlere katılmış ve devletin kuruluşuna tanıklık ederken babasınında en büyük yardımcısı olmuştur.

Halepte gerçekleşen Aynı selem savaşında babasını kaybeden I. Kılıçaslan yakalanarak Isfahan’a gönderilmiştir. 6 yıl burada kaldıktan sonra 1092’de serbest bırakılmış (Berkyaruk’un özel izniyle) ve İzniğe dönmüştür. İznik’te vekil Ebul Kasım’dan görevi teslim alıp babasının izinden yürümüştür.

İlk olarak Bizans’ın aldığı toprakları geri almıştır.Marmara denizi ve boğazları ticaret yolları olarak birleştirmiş. Gücüne güç katmak için Caka Bey’in kızı ile evlenmiştir. Caka Bey’in İzmir merkezli beyliği ile daha da güçlenmiştir. Bu evlilikten Şahin Şah isimli büyük oğlu doğmuştur. Diğer eşlerinden Mesud, Tuğrul Şah ve Arap isimli üç oğlu daha olmuştur.

Onun dönemi Anadolu için din ve vicdan özğürlüğü ile tanışma zamanı olmuştur. O bu şekilde tarihte eşi benzeri görülmemiş bir anlayış sahibiyken Haçlı savaşları ile karşı karşıya kalmıştır.

1096’da ilk gelen Haçlı ordusunu kolaylıkla imha edilmesi devamındaki büyük ordunun ciddiye alınmaması gibi sebeplerle İzniği kaybeden I. Kılıçaslan Anadolu’nun içlerine çekilmek zorunda kalmıştır. Kendisine Konya’yı başkent olarak seçmiş ve büyük Selçuklu devletine ittifak kurmak için teklifte bulunmuştur.

I.Haçlı ordusunun 1101’de İstanbul’u geçmesi neticesi sonucunda Danişmend Gazi Gümüştekin ile bazı Büyük Selçuklu beyleri Kılıçarslan’ın emrine asker göndermişlerdir. Haçlı ordusu karşısında kazandığı başarılar ile Anadolu’da Müslümanların varlık sebebi olmuştur. Bu başarılar Anadolu Selçuklu devletinin de büyüme istikameti değişmiştir. Orta Anadolu devletin merkezi olmuştur.

Batı’da Kulanaslan doğu’da Kılıçaslan fetihler yaparak sınırlarını genişletmeye başlamışlardır. Anadolu’daki Artuklular ve Ahlatşahlar dışında bütün Büyük Selçuklu beylerini Türkiye Selçuklu devletine bağlamıştır.

1107’de Musul’a gitmiş burada kendi için hutbe okutarak büyük Selçuklu devletinin varisi olarak kendini ilan ettirmiştir. Bu durum onun varlığından rahatsız olan  Büyük Selçuklu Artuklu beyi Necmeddin İlgazi, Halep beyi Rıdvan ve Musul beyi Çavlı bey güçlerini birleştirme kararı almışlardır.

13 Temmuz 1107’de Şensaniye Köyü yakınlarında Habur suyu kenarında Çavlı ile karşılaşmıştır. Askeri bakımdan zayıf olduklarını düşünen askerler savaş alanından kaçmaya başlayınca zor duruma düşmüştür.

Kendiside esir düşmemek için atını Habur suyuna sürmüş fakat zırhın ağırlığından boğulmuştur. Naaşı birkaç gün sonra bulunmuş ve Silvan’a götürülerek Kubbetü’s Sultan adıyla bilinen mezarlığa defnedilmiştir.

Dicle Üniversitesinin çalışmaları sayesinde uzun zamandır bulunamayan I. Kılıçaslan’ın Kubbetü’s-Sultan’ın adıyla anılan mezarlığı bulundu. Kaynak: DHA

Kubbetüs Sultan Mezarlığı Bulundu

Dicle Üniversitesinin çalışmaları sayesinde uzun zamandır bulunamayan I. Kılıçaslan’ın Kubbetü’s-Sultan’ın adıyla anılan mezarlığı bulundu.

Dicle Üniversitesi Diyarbakır Silvan’da olduğu bilinen ama bulunamayan mezarlık için bir komisyon kurmuştu.

Bağlar mahallesinde bulunan iki tarihi mezarda çalışma yapıldı. 3 gün süren çalışmalar sonucu buluntular Dicle Üniversitesine götürüldü.

Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, mezarla ilgili şu bilgileri verdi:

”Sultan 1. Kılıçarslan’ın, Habur Çayı’nda boğularak şehit olduğu ve Silvan’da defnedildiği biliniyor ama mezar yeri bir türlü tespit edilemiyordu. 2 tarihçi, 1 sanat tarihçisi, 1 arkeolog ve 1 yazma eser uzmanından oluşan komisyonumuz, veriler ışığında Silvan’daki muhtemel yerleri inceledi. Yöre halkıyla hep temas halinde olundu. Güzel haber bu hafta içinde geldi. Silvan merkezindeki Orta Çeşme Parkı’ndaki türbede iki mezarın, Kılıçarslan ve kızı Saide Hanım’a ait olduğu komisyonumuz tarafından belirlendi. Anadolu tarihine ışık tutacak olan bu gelişmenin Diyarbakır ve Silvan için hayırlı neticeler vereceğini temenni ediyor, başta Valimiz Münir Karaloğlu olmak üzere katkı sunan herkese üniversitem adına teşekkür ediyorum.” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

Mısır’da Zues Kasios Tapınağı’nın kalıntıları ortaya çıkarıldı

27 Nisan 2022

27 Nisan 2022

Mısır’da Olympus Dağı tanrılarının başı Zues’a adanmış bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı. Keşif, Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından duyuruldu....

İngiltere’de keşfedilen Demir Çağı köyünde zengin Roma buluntularına ulaşıldı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

Arkeologlar, İngiltere’nin HS2 yüksek hızlı demiryolu güzergahı üzerinde keşfettikleri geniş bir Demir Çağı köyünde Roma dönemine ait zengin bulgulara ulaştılar....

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Gökçeada’da 8.800 Yıllık Çiftçi Evleri Ortaya Çıktı: Ege Adaları’nda Bir İlk

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Türkiye’nin en batısında yer alan Gökçeada’da, Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü kazılarında Ege tarihini baştan yazacak bir keşif yapıldı. Arkeologlar, adada 8.800 yıl...

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

Dev Kertenkeleler Milyonlarca Yıl Boyunca Yavaş Yavaş Uçmayı Öğrendi!

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

Dinozorların yanında yaşayan Pterodactyl’ler ve diğer ilgili kanatlı sürüngenler, milyonlarca yıl boyunca gökyüzünün ölümcül efendileri olmak için uçma yeteneklerini istikrarlı...

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi...

Bir araştırmaya göre, 27.000 yıl önce Moğolistan’da yaşayan dev develerin neslinin tükenmesine iklim ve Arkaik insanlar neden oldu.

3 Nisan 2022

3 Nisan 2022

Devasa iki hörgüçlü bir deve türü olan Camelus knoblochi, yaklaşık 27.000 yıl öncesine kadar Moğolistan’da modern insanlarla ve belki de...

Pompeii’de bulunan en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Pompeii antik kenti 2020 yılı kazılarında ortaya çıkarılan dünyanın en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor. Telegraph, 2 bin yıllık olduğu...

Yeni Keşfedilen Fosil, Soyu Tükenmiş Bir İnsan Türünün Evrimine İşaret Ediyor

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Paranthropus robustos soyu tükenmiş insan türlerinden bir tanesidir. Bu türün erkeklerinin dişilerden önemli ölçüde büyük olduğu düşünülmekteydi. Günümüz primatlarından orangutanlar,...

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

11 Aralık 2024

11 Aralık 2024

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu....

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter’in adının yazıldığı vazo ve kil figürünler bulundu

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Girit adasında yer alan antik Phalasarna Akropolü’nde Dor lehçesi ile Tanrıça Demeter adının yazıldığı vazo ve yüzlerce kil kadın figürün...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]