22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gübreye Atılan 3 Adam Modern Avrupa’nın Kapılarını Açtı

Günümüz Modern Avrupası, demokrasi, insan hakları, ekonomik serbestlik konusunda ileri ülkeler barındırıyor. Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Finlandiya bu ülkelerin başında gelmekte…

Demokrasinin en uç kesimini yaşayan Kara Avrupası‘nın (her noktası olmamakla beraber) kuruluşunda yatan öyle bir yaşanmışlık var ki; tarihin trajikomik tarafını bizlere gösteriyor.

Gübre ve pisliğe 3 adamın düşmesi Modern Avrupa‘nın oluşmasına yol açmış desek hepimiz tebessüm ederiz. Ama yazımızı okuyunca bu tebessümün hayrete dönüşeceğinden eminiz…

İmparatorlukların egemenliği yıkılıp yerine ulusal devletlerin kurulması, Modern Demokratik Avrupa temellerinin oluşması tam 30 yıl süren, onun için  tarihte Otuz Yıl Savaşları olarak anılan hadise ile başlar. Avrupa’yı kasıp kavuran dönemin en kanlı savaşı Otuz Yıl Savaşları, Vestfelya Anlaşması ile sona ermiştir.

Bir bela bazen iyi şeylerin doğmasına yol açar deyişinin yaşanmışlığı olan Otuz Yıl Savaşları nasıl başlamıştı? İşte trajikomik bölüme geldik.

Avrupa’yı derinden sarsan Otuz Yıl Savaşalrı Modern Avrupa’nın temellerini oluşturmuştur.

Kıta Avrupası’nın göbeğinde yer alan eski adı ile Çekoslovakya, sonrasında 1 Ocak 1993 tarihinde Çekya ismi ile ayrılarak ayrı devlet olan Çekler, Otuz Yıl Savaşları‘nın başlatıcı fitilini ateşleyen halk oldular.

Çekler, bir kısmı Katolik bir kısmı Protestanlığı seçmiş, M.S. 9. y.y. da Slovenlerle birlikte ilk milli devletleri Büyük Moravya Krallığı‘nı kuran halktır. Çekler, o dönemlerde sürekli gerek dini gerekse milliyetçi sorunlar yüzünden Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu‘na başkaldırmışlardır.

Bu başkaldırıların birisi Husculuk Hareketi olarak kayıtlara geçmiştir. Jan Hus Bohemyalı bir din adamının önderliğinde başlayan başkaldırı da Çekler, Katolik kilisesinin bazı uygulamalarının değiştirilmesi ve Hristiyanlığın unutulmuş özü ile ilgili alanlara tekrar dönülmesini talep etmişlerdi. Başlatılan bu isyan Hus’un idam edilmesiyle bastırılmıştı.

Bundan sonra Çekler, Vaiz Jan de Zeliv‘in liderliğinde Kutsal Roma -Germen İmparatorluğu‘na ve Bohemya Kralı 4. Vaklav‘a karşı ayaklanmışlardı. Bu ayaklanmada 4. Vaklav‘ın adamı olan yedi Katolik meclis üyesini Prag Belediyesi Sarayı penceresinden attılar. İşte bu pencereden atma Bohemya usulü idam modeli oldu. Bu, Bohemya usulü idam modeli 16. Y.Y. da kendisini tekrar gösterecekti.

Bohemya usulü idam modeli Çek isyancıların simgesi olmuştu.

16. Y.Y. da Protestanlık yayılmaya başlamıştı. Bu yayılış Bohemya‘da (Çekler bu adla da anılıyor) iki dini sınıfın karşı karşıya gelmesine yol açar. Çek asillerin mezhebi Protestan takipçiler bir taraftan sarayın görevlilerin ağırlıkta olduğu Katolikler… Temelde mezhepsel çatışma gibi görünen bu çekişmenin temelinde Çek milliyetçiliği yatmaktaydı. Fransız İhtilali öncesi Çekler, milliyetçilik rüzgarını kendi içlerinde estirmeye başlamışlar hatta bir kanun çıkartarak ülke sınırları içerisinde Almanca’nın kullanılmasını dahi yasaklamışlardı.

Protestan Çekler, imparatorluk içinde ibadet tavizleri almak kendi kiliselerini kurmak için İmparator Rudolp‘a istek sunmaya başladılar. İlk zamanlarda istekleri tam rıza gösterilmeden kabul edilse de, daha sonraları kilise kurma hakkının tüm imparatorluk sınırları içine yayılması istenince imparatorluk içinde ki Katolikler şiddetle karşı çıkmaya başlaması iplerin tekrar kopmasına neden oldu. Protestanların medeni hakları ellerinden alınmaları haricinde Protestan belediye başkanların yerine Katolik belediye başkanlarının getirilmesi bardağı taşıran su damlası oldu.

Protestan Çekler, Thurn Kontu Matthias liderliğinde 23 Mayıs 1618 tarihinde isyan başlatarak krallık sarayı Hradçany‘ı ele geçirdiler. Sarayda bulunan ve olayların büyümesinde sorumlu görülen Matinitz ve Slavata‘yı yakalayan Protestan Çeklerin arasında bulunan bir kişinin ” Onlara Bohemya’nın geleneklerine göre davranalım ve pencereden aşağı atalım” deyince Matinitz ve Slavata’yı pencereden dışarıya attılar. Bu iki kişi dışında o anda orada bulunan bir katipte pencereden dışarıya atılır. Böylelikle;  Bohemya usulü idam şekli tekrar canlandırılmıştı.

İsyancılar, 18 metre yükseklikten pencereden aşağı attıklarının öldüklerinden o kadar emindiler ki; canlı olarak kaçmaya başladıklarını görünce hayret içinde kalmışlardı. Peki aşağıya atılanlar neden ölmemişti. Çünkü pencerenin hemen altında içi pislik ve hayvan dışkısı dolu bir hendek vardı ve bunlar bu yumuşak zemine düşerek canlarını kurtarabilmişlerdi. Ve hızla saraya kaçtılar.

Otuz Yıl Savaşları’nı bitiren ve Avrupa’yı modernliğe götüren yolu açan Vestfalya Westphalia Antlaşması imzalandı.

Bu yaşanan olaylar Viyana Sarayı’nda büyük bir kaosa yol açtı. İmparator Matthias  görevden alındı yerine katı Katolik 2. Ferdinand getirildi ve uzun yıllar sürecek mezhep savaşlarına kapı açılmış oldu. Mezhep savaşları Avrupa’yı yakmış yıkmıştı. Çok acıların yaşandığı yıllardan sonra imzalanan Vestfelya Anlaşması ile Avrupa devletleri birbirlerine karışmama sözü verirler. Ufak tefek hadiseler dışında Avrupalılar, demokratikleşme, sanayileşme yolunda ilerlemeye başlarlar. Önceliği kalkınma faaliyetlerine verirler.

İşte böyle; Bohemya usulü idam ile pencereden atılan ama gübre sayesinde kurtulan bu üç adamın hikayesi ile başlamış olur günümüz Modern Avrupası‘nın şekillenmesi…

 

Yazımızda Zeynep Dramalı’nın Tarihi Tersten Okumak adlı eserinden alıntılar yapılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

Cambridge arkeologları İngiltere’de 600 bin yıllık insan kalıntılarına ulaştı

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Cambridge Üniversitesi arkeologları tarafından yürütülen araştırma ile İngiltere’de Neandertallerin atası olan Homo heidelbergensis’in varlığını ortaya koyan bulgulara ulaşıldı. Canterbury bölgesinde...

Taliban Ünlü Baktriya Hazinesini Arıyor

25 Eylül 2021

25 Eylül 2021

Afganistan’da yönetimi ele geçiren Taliban, ülkenin en önemli kültürel varlığı paha biçilemeyen Baktriya hazinesini arıyor. Yunan-Rus arkeolog Viktor Sarianidi liderliğindeki...

Rusya’nın Staraya Ryazan kentinde yaklaşık bin yıllık süslemeli nadir bir hazine keşfedildi

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü’nün keşif gezileri sırasında, Staraya Ryazan şehrinde yaklaşık bin yıllık süslemeli nadir bir hazine keşfedildi. Hazine,...

Oluz Höyük kazılarında Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek kalıntıları bulundu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

MÖ 4500 yıllarına kadar uzanan yerleşim katmanlarına sahip Oluz Höyük’te Pers dönemine ait saray mutfağında 2 bin 500 yıllık yemek...

Sibirya’da daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Sibirya Federal Üniversitesi’nden arkeologlar, daha önce bilinmeyen bir kültüre ait kurgan çok sayıda bronz alet ve eser ortaya çıkardılar. Keşif...

Amastris Antik Kenti kurtarma kazılarında 2 bin yıllık amulet ortaya çıkarıldı

11 Kasım 2022

11 Kasım 2022

2014 yılında Bartın’ın Amasra ilçesinde okul inşaatı temel kazılarında Roma dönemi kalıntılarına ulaşılması sonrası gerçekleştirilen kurtarma kazılarında 2 bin yıllık...

I.Bulgar İmparatorluğu’nun Başkenti Pliska’nın Üçüncü Uydu Kenti, Türk Akımı Doğal Gaz Boru Hattı Kazıları Sırasında Bulundu

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Türk Akımı doğalgaz boru hattının yapımı için başlatılan kurtarma kazıları şaşırtıcı bir keşifle sonuçlandı. MS. 680 ve 893 yılları arasında...

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor. Ayasofya’nın...

Norveç’te Thor ve Odin’e Ait 1200 Yıllık Tanrı Evi

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Norveç’in batı kıyısında, Bergen Üniversitesi Müzesi’nden arkeolog Søren Diinhoff liderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından 1.200 yıllık Eski İskandinav tapınağının direk...

Gre Fılla Höyüğü buluntuları bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösteriyor

4 Ağustos 2022

4 Ağustos 2022

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesindeki Gre Fılla Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntular bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösterdi. Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem’de...

Syedra antik kentini ziyaret edenler, popüler Roma oyunu “12 İşaret”i oynuyorlar

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Syedra Antik Kenti’nde, Romalıların popüler oyunu ’12 İşaret’ (ludus duodecim scriptorum) ziyaretçilere tanıtılıyor. “12 İşaret” oyunu...

Ukrayna, Rus kuvvetlerinin Melitopol Müzesi’nden İskit hazinelerini çaldığını iddia ediyor

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Ukrayna Başsavcılığı, Rus birliklerinin Melitopol Yerel Tarih Müzesi’nde saklanan eski İskit altını ve diğer tarihi ve kültürel değerli eşyaları çaldığını...

Roma’ya meydan okuyan denizlerin kraliçesi: ‘Kraliçe Teuta’

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

İlirya Kraliçesi Teuta, İlirya antik çağının ve Arnavut mirasının en sıra dışı figürlerinden biridir. Korsan kraliçesi olarak da adlandırıldı. Onun...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]