8 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İskoçya’da Bir Gölün Altında 5.000 Yıllık Ahşap Ada Platformu Keşfedildi

İskoçya’nın Outer Hebrides takımadalarında yer alan Loch Bhorgastail crannogu, taş yüzeyinin altında saklı 5.000 yıldan eski bir ahşap ada platformu ortaya çıkararak, bu gizemli yapay adaların tarihini Neolitik Çağ’a kadar geri götürdü.

Lewis Adası’ndaki bir göl içinde yükselen küçük taş ada, ilk bakışta daha geç dönemlere ait sıradan bir crannog gibi görünüyordu. Ancak Southampton Üniversitesi ve Reading Üniversitesi’nden arkeologların yürüttüğü yeni kazı ve dijital kayıt çalışmaları, görünen taş yapının altında çok daha eski bir çekirdek bulunduğunu gösterdi. Bu çekirdek; ahşap, çalı demetleri ve organik tabakalardan oluşuyordu.

Taş adanın altında Neolitik bir yapı saklıydı

Araştırmacılar, crannogun altında yaklaşık 23 metre genişliğinde düzenli bir ahşap platform belirledi. Bu yapı, sığ suya gelişigüzel atılmış malzemelerden oluşmuyordu. Aksine, planlanmış, emek isteyen ve teknik bilgi gerektiren bir inşa sürecinin ürünüydü.

Radyokarbon tarihleme sonuçları, Loch Bhorgastail’deki ilk yapı evresinin yaklaşık MÖ 3500 ile 3300 yılları arasına uzandığını gösteriyor. Bu tarih, yapıyı Stonehenge’in en ünlü taş çemberinden daha eski bir döneme yerleştiriyor.

İskoçya’da Bir Gölün Altında 5.000 Yıllık Ahşap Ada Platformu Keşfedildi
Crannogun su seviyesinin altında kalan ahşap platformu. Görsel: University of Southampton

Bu bulgu önemli. Çünkü crannoglar uzun süre daha çok Demir Çağı, Orta Çağ ve Orta Çağ sonrası dönemlerle ilişkilendirilmişti. Loch Bhorgastail ise bazı İskoç yapay adalarının çok daha erken, Neolitik topluluklar tarafından inşa edilmeye başlandığını gösteren güçlü kanıtlardan biri haline geldi.

Göl yatağındaki çanak çömlek parçaları ne anlatıyor?

Crannogu kıyıya bağlayan batık bir taş geçit de tespit edildi. Bugün suyun altında kalan bu geçit, adaya ulaşımın bilinçli biçimde düzenlendiğini düşündürüyor. Ada karadan ayrılmıştı, fakat tamamen kopuk değildi.

Loch Bhorgastail çevresindeki göl yatağında yıllar içinde yüzlerce Neolitik çanak çömlek parçası bulundu. Bunlar arasında kase ve kaplara ait parçalar da yer alıyor. Bazı örneklerin oldukça iyi korunmuş olması dikkat çekici.

Outer Hebrides’teki benzer crannoglarda bulunan kaplarda kullanım izleri, kurum ve yiyecek kalıntıları saptanmıştı. Bu durum, kapların suya kazara düşmediğini düşündürüyor. Araştırmacılara göre bazı kaplar, kullanıldıktan sonra bilinçli olarak göle bırakılmış olabilir.

Bu yorum, Loch Bhorgastail’in yalnızca pratik amaçlı bir platform olmadığını gösterir. Burası yemek hazırlama, toplu buluşmalar, törensel davranışlar ve sosyal faaliyetlerin iç içe geçtiği özel bir alan olabilir.

Crannog yakınlarında bulunan Neolitik bir kaba ait parçalar. Görsel: University of Southampton

Eski varsayımlar değişiyor

Loch Bhorgastail’deki yapı tek bir döneme ait değil. Neolitik evrenin ardından Orta Tunç Çağı’nda çalı demetleri ve taşlarla yeni bir yapı aşaması eklenmiş. Demir Çağı’nda da alanda faaliyet devam etmiş. Bu, aynı küçük adanın yüzyıllar boyunca tekrar tekrar ziyaret edildiğini ve yeniden biçimlendirildiğini gösteriyor.

Araştırmada kullanılan dijital kayıt yöntemi de dikkat çekiyor. Sığ sular arkeologlar için zor çalışma alanlarıdır. Kara ölçümleri genellikle kıyıda biter, deniz arkeolojisi ekipmanları ise daha derin sularda daha verimli çalışır. Ekip, bu sorunu aşmak için su altında çalışan taşınabilir bir stereofotogrametri sistemi kullandı.

İki su geçirmez kamera ile elde edilen görüntüler, drone kayıtları ve karasal ölçüm verileriyle birleştirildi. Böylece crannogun görünen taş bölümü, batık geçidi ve su altındaki yapısal kalıntıları tek bir bütün olarak kaydedildi.

Loch Bhorgastail, şimdi İskoçya’daki yapay adaların kökenine dair en güçlü örneklerden biri olarak öne çıkıyor. Taş yüzeyin altında korunan ahşap platform, Neolitik toplulukların yalnızca evler, mezarlar ve anıtsal yapılar inşa etmediğini gösteriyor. Onlar aynı zamanda göllerin içinde adalar da yaratıyordu.

University of Southampton

Blankshein S, Pedrotti F, Sturt F, Garrow D. At the Water’s Edge: Photogrammetry in Extreme Shallow-Water Environments. Advances in Archaeological Practice. Published online 2026:1-16. doi:10.1017/aap.2025.10145

Banner
Benzer Yazılar

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

29 Aralık 2023

29 Aralık 2023

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar. Genç anne henüz...

Demir Çağı Savaşçılarının Kuş Tüyü Yatakları Araştırmacıları Şaşırttı

28 Mart 2021

28 Mart 2021

İsveç’te bulunan 7 nci yüzyıla ait Viking öncesi döneme tarihlendirilen mezarlardan şaşırtıcı sonuçlar geliyor. Demir çağına tarihlendirilen mezarlıktaki savaşçıların kuş...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Polonya’daki kazılar sırasında nadir görülen enkolpion keşfedildi

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Arkeologlar, Polonya’nın Silezya Voyvodalığı’nın Lubliniec bölgesinde bulunan Woźniki’de, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik piskoposlar tarafından boyuna takılan, ortasında bir simge...

Google Earth ile Arabistan’da üç yeni Roma kampı tespit edildi

27 Nisan 2023

27 Nisan 2023

Arkeologlar, Google Earth üzerinde uzaktan algılama analizi yoluyla, kuzey Arabistan’da üç yeni Roma müstahkem kampı tespit ettiler. Bilim insanları, Antiquity...

Kayalıpınar’da Hitit tarihini etkileyecek III. Hattuşili’ye ait bir mühür baskısı keşfedildi

14 Eylül 2023

14 Eylül 2023

Hititlerin Yukarı Ülke olarak kabul ettikleri Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kayalıpınar Harabeleri’nde yapılan kazılarda III. Hattuşili’ye ait bir...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen yapılarla karşılaşıldı

17 Kasım 2022

17 Kasım 2022

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen birçok salur damgalı mezar yapıları ile karşılaşıldı. 1071 öncesi toplu mezar ve kurgan yapılarına Çorum’un...

Yunan adası Kythnos’taki antik kutsal alanda keşfedilen sayısız adak figürün

11 Haziran 2023

11 Haziran 2023

Yunanistan’ın Kiklad adası Kythnos’ta (genellikle Thermia olarak adlandırılır) bir tepenin üstündeki tapınak kompleksini kazan arkeologlar, eski ibadet edenler tarafından adanmış...

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]