26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar İran’da BMAC Uygarlığıyla Bağlantılı Tunç Çağı Mezarları Keşfetti

İran’ın kuzeydoğusunda yapılan kazılar, Tunç Çağı toplumlarının Orta Asya ile olan ilişkilerine yeni bir ışık tutuyor. Arkeologlar, Kuzey Horasan eyaletindeki Kalat-e Yavar yerleşiminde ortaya çıkarılan mezarlar ve arkeolojik buluntuların, Orta Asya’nın önemli Tunç Çağı kültürlerinden biri olan Bactria-Margiana Arkeolojik Kompleksi (BMAC) ile bağlantılı olduğunu belirledi.

Yaklaşık dört bin yıl öncesine tarihlenen bu keşif, İran Platosu ile Orta Asya arasında düşündüğümüzden çok daha yoğun kültürel temasların yaşandığını gösteriyor.

Tesadüfî bir keşifle başlayan hikâye

Kalat-e Yavar’daki arkeolojik araştırmaların başlangıcı 2021 yılına uzanıyor. Bölgedeki bir köylü, höyüğün yakınlarında çalışırken Tunç Çağı’na ait eserlerin bulunduğu bir mezarı tesadüfen ortaya çıkardı.

Bu bulgu kısa sürede arkeologların dikkatini çekti ve bölgede sistematik araştırmalar başlatıldı. Yapılan jeofizik araştırmalar sırasında kullanılan manyetometri yöntemi, toprağın altında mezarlar ve mimari kalıntılar olabileceğini düşündüren çeşitli anomaliler ortaya koydu.

Bu sonuçların ardından arkeologlar 2023 ve 2024 sezonlarında höyükte kapsamlı kazılar gerçekleştirdi.

Kazılar sırasında açılan hendeklerde yaklaşık 3,5 metre derinliğe ulaşan kültür tabakaları tespit edildi. Bu tabakalar, yerleşimde farklı dönemlere ait birden fazla yerleşim evresinin bulunduğunu gösteriyor.

Bojnord Ovası’na hâkim bir Tunç Çağı yerleşimi

Kalat-e Yavar yerleşimi, Kuzey Horasan’ın merkezi Bojnord kentinin güneydoğusunda yer alan bir höyük üzerinde bulunuyor. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki bu höyük, iki mevsimsel akarsu arasında doğal bir yükselti üzerinde yer alıyor.

Yaklaşık 400 × 250 metre büyüklüğündeki alan, modern tarım faaliyetleri ve bazı inşaat çalışmalarından kısmen etkilenmiş olsa da höyüğün büyük bölümü iyi korunmuş durumda.

Kuzeydoğu İran’da BMAC yerleşimlerinin dağılımını gösteren harita ve batıya bakan Kalat-e Yavar’ın hava fotoğrafı (A. Vahdati).

Kazılar özellikle höyüğün güney kesiminde hem mimari kalıntıları hem de mezar alanlarını ortaya çıkardı.

Bölgenin coğrafi konumu da oldukça dikkat çekici. İran’ın kuzeydoğusu tarih boyunca İran Platosu ile Orta Asya’nın vahaları ve bozkır bölgeleri arasında doğal bir geçiş hattı oluşturuyordu.

Topraktan çıkan Tunç Çağı mezarları

Kazıların en dikkat çekici buluntuları arasında farklı dönemlere ait insan mezarları yer alıyor.

Bazı mezarlarda herhangi bir mezar eşyası bulunmasa da gömü biçimi erken Tunç Çağı gelenekleriyle uyum gösteriyor. Bireyler genellikle yan pozisyonda, bacakları hafif bükülmüş şekilde ve yüzleri batıya dönük olarak gömülmüş.

Arkeologlar bu mezarların yaklaşık MÖ 3000–2500 yılları arasına tarihlenebileceğini düşünüyor.

Diğer bazı mezarlarda ise seramik kaplar ve çeşitli küçük hediyeler yer alıyor. Örneğin bir çocuk mezarında seramik bir kap bulunurken, bazı yetişkin mezarlarında birden fazla eşya tespit edildi.

Bu mezarların yönlenişi ve mezar hediyeleri, Orta Asya’da gelişen Bactria-Margiana Arkeolojik Kompleksi (BMAC) kültürüne ait gömü gelenekleriyle büyük benzerlik gösteriyor.

Kalat-e Yavar kazılarında Açma 2’de ortaya çıkarılan Tunç Çağı yapısına ait taş temeller (A. Vahdati).”

Günlük yaşama dair izler

Kazılar sadece mezarları değil, aynı zamanda yerleşimdeki günlük yaşamın izlerini de ortaya çıkardı.

Bir kazı alanında arkeologlar taş temelli büyük bir yapının kalıntılarını gün yüzüne çıkardı. Bu alanın çevresinde yoğun kül tabakaları ve evsel atıklar bulundu.

Bu tabakalarda kırık taş aletler, hayvan kemikleri ve çok sayıda seramik parçası tespit edildi. Bu buluntular, söz konusu alanın yerleşimin yaşam alanlarından biri olduğunu gösteriyor.

Başka bir bölgede ise toprağa gömülü iki büyük depolama küpü ortaya çıkarıldı. Bu kapların tarımsal ürünlerin depolanmasında kullanıldığı düşünülüyor.

Öğütme taşları, bitki kalıntıları ve hayvan kemikleri ise yerleşimde tarım ve hayvancılığa dayalı karma bir ekonomi olduğunu gösteriyor.

Tunç Çağı’nda seramik üretimi

Kalat-e Yavar kazılarında Test Çukuru 8’de ortaya çıkarılan ve üretim atıkları içeren seramik fırını (A. Vahdati).

Kalat-e Yavar’daki en dikkat çekici keşiflerden biri de dairesel bir seramik fırını oldu.

Fırın içinde bulunan hatalı pişmiş seramik parçaları, yerleşimde seramik üretiminin doğrudan yapıldığını gösteriyor. Arkeologların “waster” olarak adlandırdığı bu üretim atıkları, yerleşimde yerel zanaat faaliyetlerinin bulunduğunu ortaya koyuyor.

Bu durum, Kalat-e Yavar’ın Tunç Çağı boyunca bölgesel ticaret ve değişim ağlarında rol oynamış olabileceğini düşündürüyor.

Geniş bir kültürel ağın parçası

Kazılarda ele geçen buluntular oldukça çeşitlidir. Seramik kaplar, bakır alaşımlı objeler, kemik ve taş aletler ile çeşitli süs eşyaları keşfedildi.

Bunlar arasında özellikle ince işlenmiş Grey Ware (gri hamurlu seramikler) dikkat çekiyor. Üzerlerinde kazıma bezemeler bulunan bu kapların benzerleri Gorgan Ovası ve Kopet-Dağ bölgesindeki arkeolojik alanlarda da biliniyor.

Ayrıca kazılarda kil hayvan figürinleri, iğ iplik üretiminde kullanılan ağırşaklar, oyun taşları ve lapis lazuli ile akik taşından yapılmış boncuklar da bulundu.

Bu tür değerli taşlar, Tunç Çağı’nda uzun mesafeli ticaret ağlarının önemli parçalarıydı.

Tunç Çağı’nda kültürel bir kavşak

Tüm bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, Kalat-e Yavar yerleşiminin İran Platosu ile Orta Asya arasında önemli bir kültürel temas noktası olduğunu gösteriyor.

Yerleşimdeki seramik gelenekleri hem erken dönem Grey Ware kültürleri ile hem de Orta Asya’da MÖ üçüncü ve ikinci binyıllarda gelişen BMAC kültürü ile bağlantılar taşıyor.

Bu durum, İran’ın kuzeydoğusunun Tunç Çağı’nda izole bir sınır bölgesi olmadığını; aksine farklı toplumların karşılaştığı ve kültürel etkileşimin yaşandığı aktif bir geçiş alanı olduğunu ortaya koyuyor.

Vahdati, A. A., Mohammadkhani, K., & Mahjoub, Z. (2026).
Excavations at the Bronze Age Site of Kalat-e Yavar (Bojnord Plain, NE Iran): First Results.
Antiquity.
DOI: https://doi.org/10.15184/aqy.2026.103

Banner
Related Articles

Maraş “Kahraman” Unvanını Nasıl Aldı?

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021

7 Şubat 2021 Maraş’a “Kahraman” unvanı verilmesinin 48. yıldönümü… Maraş‘a, işgalci Fransız birliklerine karşı gösterdiği üstün başarılı savunmalarından dolayı Türkiye...

Aspendos’ta Roma Dönemine Ait Nadir Nehir Tanrısı Genç Eurymedon Mozaiği Bulundu

18 Haziran 2026

18 Haziran 2026

Aspendos Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Roma Dönemi mozaiği, kentin tarihinde önemli bir yere sahip olan Eurymedon Nehri’ni genç bir nehir...

Arkeologlar, İber Yarımadası’nda 14.000 yıl önce yaşamış bir kadının kemiklerini buldular.

13 Ağustos 2021

13 Ağustos 2021

Arkeologlar, daha önce son Neandertallerin ve ilk modern insanların kanıtlarını veren İspanya’daki tarihsel olarak önemli Cova Gran de Santa Linya...

İstanbul Saraçhane kazılarında1.500 yıllık gizli yeraltı geçidi ortaya çıkarıldı

16 Mayıs 2023

16 Mayıs 2023

Latin istilası sırasında tahrip olan İstanbul’un Saraçhane semtindeki Aziz Polyeuktos Kilisesi kalıntılarında devam eden kazılarda, 1.500 yıllık bir yeraltı geçidi...

Bom Jesus: Namibya Çölü’nde Bulunan En Eski ve En Değerli Gemi Batığı

20 Mart 2025

20 Mart 2025

Dikkat çekici bir arkeolojik keşifte, 500 yıl önce batan Portekiz gemisi Bom Jesus (İyi İsa), Namibya çölünde bulundu ve altın...

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Kazakistan çevre gönüllüleri Bronz Çağı petroglifleri keşfetti

2 Mayıs 2024

2 Mayıs 2024

Kazakistan’ın Zhambyl bölgesinde Taza (Temiz) Kazakistan çevre kampanyasının gönüllüleri tarafından yeni Tunç Çağı petroglifleri keşfedildi. Sarısu ilçesindeki Aktogay köyünden yaklaşık...

Arkeologlar, Hitit kenti Samuha’da kuş falı tabletleri ve kraliyet mühürleri keşfetti

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan Hitit yerleşim yeri Kayalıpınar, antik çağdaki adıyla Samuha, bu sezon yapılan kazılarda çarpıcı buluntulara sahne...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Pompeii’de şimdiye kadar görülmemiş köle odası keşfedildi

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Vezüv Yanardağı’nın yerle bir ettiği, gösterişli, zengin Roma kenti Pompeii Antik Kenti kazılarında heyecan yaratacak yeni bulgular ortaya çıkarılmaya devam...

Batı Kazakistan’da Erken Demir Çağı’na Ait 150 Gizemli Kurgan Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Kazakistan’ın Batı Kazakistan Bölgesi’nde (WKO) çalışan arkeologlar, alışılmadık biçimlere sahip yaklaşık yüz elli kurgan keşfetti. Bu keşif, erken bozkır medeniyetlerine...

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Mısırlı Arkeolog Hawass, Luksor’da Bulunan Şehrin Önceden Keşfedildiğini Yalanladı

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

Mısırlı Arkeolog Zahi Hawass Luksor eyaletinde bulunan 3000 yıllık şehrin önceden bulunduğuna dair sosyal medyada dolaşan paylaşımları reddetti. Arkeolog Zahi...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]