İran’ın kuzeydoğusunda yapılan kazılar, Tunç Çağı toplumlarının Orta Asya ile olan ilişkilerine yeni bir ışık tutuyor. Arkeologlar, Kuzey Horasan eyaletindeki Kalat-e Yavar yerleşiminde ortaya çıkarılan mezarlar ve arkeolojik buluntuların, Orta Asya’nın önemli Tunç Çağı kültürlerinden biri olan Bactria-Margiana Arkeolojik Kompleksi (BMAC) ile bağlantılı olduğunu belirledi.
Yaklaşık dört bin yıl öncesine tarihlenen bu keşif, İran Platosu ile Orta Asya arasında düşündüğümüzden çok daha yoğun kültürel temasların yaşandığını gösteriyor.
Tesadüfî bir keşifle başlayan hikâye
Kalat-e Yavar’daki arkeolojik araştırmaların başlangıcı 2021 yılına uzanıyor. Bölgedeki bir köylü, höyüğün yakınlarında çalışırken Tunç Çağı’na ait eserlerin bulunduğu bir mezarı tesadüfen ortaya çıkardı.
Bu bulgu kısa sürede arkeologların dikkatini çekti ve bölgede sistematik araştırmalar başlatıldı. Yapılan jeofizik araştırmalar sırasında kullanılan manyetometri yöntemi, toprağın altında mezarlar ve mimari kalıntılar olabileceğini düşündüren çeşitli anomaliler ortaya koydu.
Bu sonuçların ardından arkeologlar 2023 ve 2024 sezonlarında höyükte kapsamlı kazılar gerçekleştirdi.
Kazılar sırasında açılan hendeklerde yaklaşık 3,5 metre derinliğe ulaşan kültür tabakaları tespit edildi. Bu tabakalar, yerleşimde farklı dönemlere ait birden fazla yerleşim evresinin bulunduğunu gösteriyor.
Bojnord Ovası’na hâkim bir Tunç Çağı yerleşimi
Kalat-e Yavar yerleşimi, Kuzey Horasan’ın merkezi Bojnord kentinin güneydoğusunda yer alan bir höyük üzerinde bulunuyor. Yaklaşık 15 metre yüksekliğindeki bu höyük, iki mevsimsel akarsu arasında doğal bir yükselti üzerinde yer alıyor.
Yaklaşık 400 × 250 metre büyüklüğündeki alan, modern tarım faaliyetleri ve bazı inşaat çalışmalarından kısmen etkilenmiş olsa da höyüğün büyük bölümü iyi korunmuş durumda.

Kazılar özellikle höyüğün güney kesiminde hem mimari kalıntıları hem de mezar alanlarını ortaya çıkardı.
Bölgenin coğrafi konumu da oldukça dikkat çekici. İran’ın kuzeydoğusu tarih boyunca İran Platosu ile Orta Asya’nın vahaları ve bozkır bölgeleri arasında doğal bir geçiş hattı oluşturuyordu.
Topraktan çıkan Tunç Çağı mezarları
Kazıların en dikkat çekici buluntuları arasında farklı dönemlere ait insan mezarları yer alıyor.
Bazı mezarlarda herhangi bir mezar eşyası bulunmasa da gömü biçimi erken Tunç Çağı gelenekleriyle uyum gösteriyor. Bireyler genellikle yan pozisyonda, bacakları hafif bükülmüş şekilde ve yüzleri batıya dönük olarak gömülmüş.
Arkeologlar bu mezarların yaklaşık MÖ 3000–2500 yılları arasına tarihlenebileceğini düşünüyor.
Diğer bazı mezarlarda ise seramik kaplar ve çeşitli küçük hediyeler yer alıyor. Örneğin bir çocuk mezarında seramik bir kap bulunurken, bazı yetişkin mezarlarında birden fazla eşya tespit edildi.
Bu mezarların yönlenişi ve mezar hediyeleri, Orta Asya’da gelişen Bactria-Margiana Arkeolojik Kompleksi (BMAC) kültürüne ait gömü gelenekleriyle büyük benzerlik gösteriyor.

Günlük yaşama dair izler
Kazılar sadece mezarları değil, aynı zamanda yerleşimdeki günlük yaşamın izlerini de ortaya çıkardı.
Bir kazı alanında arkeologlar taş temelli büyük bir yapının kalıntılarını gün yüzüne çıkardı. Bu alanın çevresinde yoğun kül tabakaları ve evsel atıklar bulundu.
Bu tabakalarda kırık taş aletler, hayvan kemikleri ve çok sayıda seramik parçası tespit edildi. Bu buluntular, söz konusu alanın yerleşimin yaşam alanlarından biri olduğunu gösteriyor.
Başka bir bölgede ise toprağa gömülü iki büyük depolama küpü ortaya çıkarıldı. Bu kapların tarımsal ürünlerin depolanmasında kullanıldığı düşünülüyor.
Öğütme taşları, bitki kalıntıları ve hayvan kemikleri ise yerleşimde tarım ve hayvancılığa dayalı karma bir ekonomi olduğunu gösteriyor.
Tunç Çağı’nda seramik üretimi

Kalat-e Yavar’daki en dikkat çekici keşiflerden biri de dairesel bir seramik fırını oldu.
Fırın içinde bulunan hatalı pişmiş seramik parçaları, yerleşimde seramik üretiminin doğrudan yapıldığını gösteriyor. Arkeologların “waster” olarak adlandırdığı bu üretim atıkları, yerleşimde yerel zanaat faaliyetlerinin bulunduğunu ortaya koyuyor.
Bu durum, Kalat-e Yavar’ın Tunç Çağı boyunca bölgesel ticaret ve değişim ağlarında rol oynamış olabileceğini düşündürüyor.
Geniş bir kültürel ağın parçası
Kazılarda ele geçen buluntular oldukça çeşitlidir. Seramik kaplar, bakır alaşımlı objeler, kemik ve taş aletler ile çeşitli süs eşyaları keşfedildi.
Bunlar arasında özellikle ince işlenmiş Grey Ware (gri hamurlu seramikler) dikkat çekiyor. Üzerlerinde kazıma bezemeler bulunan bu kapların benzerleri Gorgan Ovası ve Kopet-Dağ bölgesindeki arkeolojik alanlarda da biliniyor.
Ayrıca kazılarda kil hayvan figürinleri, iğ iplik üretiminde kullanılan ağırşaklar, oyun taşları ve lapis lazuli ile akik taşından yapılmış boncuklar da bulundu.
Bu tür değerli taşlar, Tunç Çağı’nda uzun mesafeli ticaret ağlarının önemli parçalarıydı.
Tunç Çağı’nda kültürel bir kavşak
Tüm bu bulgular birlikte değerlendirildiğinde, Kalat-e Yavar yerleşiminin İran Platosu ile Orta Asya arasında önemli bir kültürel temas noktası olduğunu gösteriyor.
Yerleşimdeki seramik gelenekleri hem erken dönem Grey Ware kültürleri ile hem de Orta Asya’da MÖ üçüncü ve ikinci binyıllarda gelişen BMAC kültürü ile bağlantılar taşıyor.
Bu durum, İran’ın kuzeydoğusunun Tunç Çağı’nda izole bir sınır bölgesi olmadığını; aksine farklı toplumların karşılaştığı ve kültürel etkileşimin yaşandığı aktif bir geçiş alanı olduğunu ortaya koyuyor.
Vahdati, A. A., Mohammadkhani, K., & Mahjoub, Z. (2026).
Excavations at the Bronze Age Site of Kalat-e Yavar (Bojnord Plain, NE Iran): First Results.
Antiquity.
DOI: https://doi.org/10.15184/aqy.2026.103
