Petra’nın su sistemi yıllardır “yerçekimiyle işleyen kanallar ağı” olarak anlatıldı. Pratik, düzenli, kontrollü. Yeni bulgular bu tabloyu karmaşıklaştırdı.
Jabal al-Madhbah yamacında, yaklaşık 2.500 metrekarelik bir alanda yürütülen ayrıntılı inceleme sırasında 116 metre uzunluğunda basınca dayanıklı bir kurşun su hattı ortaya çıkarıldı. Üstelik hat yerinde, yani in situ korunmuş durumda.
Levant bölgesinde bu ölçekte ve açık arazide kurşun boru kullanımı oldukça nadir. Genellikle yapı içlerinde rastlanır. Petra’da ise dağ yamacına yerleştirilmiş.
Bu tek başına dikkat çekici.
İki Evreli Bir Sistem
Araştırma, ‘Ain Braq hattının tek aşamada inşa edilmediğini gösterdi. Aynı koridorda iki farklı teknoloji kullanılmış.
İlk evrede kaynak suyu, basınca dayanıklı kurşun borularla taşınmış olmalı. Bu sistem ters sifon prensibiyle çalışabiliyordu; su eğimli arazide önce düşüyor, ardından yeniden yükselerek hedef noktaya ulaşıyordu. Petra’nın kırıklı topoğrafyasında bu ciddi bir mühendislik tercihi.
Kurşun ucuz değildi. Hammadde temini, eritme süreci, uzman işçilik ve bakım gerektiriyordu. Yani bu bir “zorunlu çözüm” değil, bilinçli bir yatırım.
Bir süre sonra hat kapatılmış.
Yerine açık kanallar ve pişmiş toprak borular devreye alınmış. Taş bir altyapı üzerine döşenen bu ikinci sistem, suyu iki çıkışlı küçük bir dağıtım kutusuna yönlendiriyor; buradan kentin farklı noktalarına paylaştırıyordu. Daha ekonomik, daha kolay onarılabilir bir düzen.
Teknik bir geri adım değil bu. Koşullara göre yeniden hesap.

Az Zantur ve Kentsel Gösteri
Kurşun hattın muhtemel hedefi, kente hâkim Az Zantur sırtındaki rezervuar. Bu yükseklikten itibaren suyun anıtsal yapılara yerçekimiyle dağıtılması mümkün.
Tarihsel çerçeve, Petra’nın en parlak dönemine, özellikle Aretas IV devrine işaret ediyor. Büyük Tapınak ve Bahçe-Havuz Kompleksi gibi projeler yalnızca suya ihtiyaç duymuyordu; suyu görünür kılıyordu.
Çöl başkentinde akan su, güç göstergesiydi.
Baraj ve Yoğun Altyapı
Araştırmada doğal bir kaya boşluğunu kapatan büyük bir baraj da belgelendi. Basamaklı ve düzensiz görünümlü cephe, Petra’daki diğer barajlardan farklı. Bu form, yüksek su basıncını dağıtmak için tasarlanmış olabilir. Aynı zamanda mevsimsel akışı kontrollü biçimde aşağı havzalara yönlendirmiş olması da ihtimal dahilinde.
Bu dar alanda dokuz ayrı su hattı, büyük bir rezervuar, iki sarnıç ve farklı boyutlarda yedi havza tespit edildi. Kaya yüzeyine oyulmuş yağmur toplama kanalları da tabloyu tamamlıyor.
Ortaya çıkan manzara tek bir kemer ya da basit bir hat değil. Zaman içinde değişen, denenen, uyarlanan bir sistem.
Petra’nın görkemi yalnızca kayaya oyulmuş cephelerden ibaret değil. Onu ayakta tutan su altyapısı da en az mimarisi kadar iddialı. Yeni keşif, bu altyapının sanılandan daha cesur ve daha deneysel olduğunu gösteriyor.
Urban Development of Ancient Petra Project
Jungmann, N. (2025). Rediscovering the ‘Ain Braq aqueduct: new insights into Petra’s urban water management. Levant: The Journal of the Council for British Research in the Levant, 1–19. doi:10.1080/00758914.2025.2592501
Kapak fotoğrafı: Urn Tomb, Petra, Ürdün – Wikipedia Commons
