4 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine ulaşıldı. Arkeologlar, ardıç ağacı gövdesinin şimdiye kadar bulunan en eski Ana Tanrıça Aşera olma ihtimali üzerinde duruyorlar.

Ana Tanrıça Aşera, Semitik Tanrı EL’in karısıdır. Doğurganlık, verimlilik, canlılık kendisinden sorulur. Hayat ağacı sembolüdür.

Aşera, Akad toplumunda Ashratum/Ashratu Hititlerde Asherdu(s), Ashertu(s), Aserdu(s) veya Asertu(s) diye bilinir.

Tanrıça Aşera, Ugarit tanrıçası Aṯirat ile eşitlenir.

Tanrıça Aşera’yı betimleyen ardıç ağacı gövdesinin bulunduğu site 1978 yılında keşfedilmiş 1980 yılında ise kurtarma kazısı yapılmıştır. Israel Hershkovitz ve Uzi Avner tarafından yürütülen kazılarda 11 basit mezar, 20 tümülüs mezar, açık hava kutsal alanı olarak tanımlanan iki alan ve bir kült enstalasyonu ortaya çıkarılmıştı.

Tümülüs içinde çocuklu bir kadının bükülü halde bulunmuş cenazesi Fotoğraf Uzi Avner
Tümülüs içinde çocuklu bir kadının bükülü halde bulunmuş cenazesi Fotoğraf Uzi Avner

Kazılarda elde edilen bilgiler Uzi Avner tarafından yeni paylaşılmaya başlandı.

Buluntular üzerinde yapılan radyokarbon tarihlendirmesine göre mezarlık alanı M. Ö 5450 tarihine kadar uzanıyor.

Kazılan 3 mezar içinde çeşitli taş aletler, ok uçları, kazıyıcılar, öğütme taşları ve kumtaşı kaselerine ulaşıldı.

Avner, kaselerden ikisinin geometrik bir tasarımı, bir yılanı temsil edebilecek kabartmalarla süslendiğini söylüyor.

1. Kabuk takılar 2. Fayans, steatit boncuklar 3. Çakmaktaşı kazıyıcılar 4. Kabuklar, Eilat koyundan mercan 5. Bakır boncuk 6. Kumtaşı kase uçları 7. Ok uçları 8. Aasalt balta 9. Mineraller Fotoğraf Uzi Avner
1. Kabuk takılar 2. Fayans, steatit boncuklar 3. Çakmaktaşı kazıyıcılar 4. Kabuklar, Eilat koyundan mercan 5. Bakır boncuk 6. Kumtaşı kase uçları 7. Ok uçları 8. Aasalt balta 9. Mineraller Fotoğraf Uzi Avner

Ayrıca erken dönem çanak çömlek parçaları, koyun ve keçi kemikleri, vahşi hayvanlar ve kümes hayvanları ile deniz kabuklarından ve mercan parçalarından minerallere, yarı değerli taşlara ve boncuklara kadar çok sayıda küçük eşya ile de karşılaşıldı.

Bir mezarda bulunan ardıç ağacı gövdesi dikkat çekti.

30 cm boyunda olan ahşap kalıntı mezar içinde dik olarak bulunmuştur. Gövde muhtemelen bölgeye bugünkü Ürdün’deki Edomite dağlarından getirilmişti.

Avner, bir mezar ve kült alanı içinde bir kaldırıma konmak üzere uzaktan getirilen ardıç ağacının varlığının, onun kutsal bir ağaç olduğuna dair çok az şüphe bıraktığını söylüyor.

Daha sonra, bu tür “kutsal ağaçlar” Levant ve Yakın Doğu’da yaygındı. İncil ve Ugarit metinlerinde genellikle bir ağaçla sembolize edilen “Aşera”, bereketi temsil eden, takipçilerine yaşam ve refah bahşeden tanrıçaydı. Bazen “El”in karısı olarak da anılır ve Eski Ahit’te kültünden birkaç kez bahsedilir. Mukaddes Kitap ayrıca, Kannani ibadetiyle ilgili kült nesneleri olan asherim’e onaylamayan bir şekilde atıfta bulunur.

Semitik Ana Tanrıça Aşera
Semitik Ana Tanrıça Aşera

M. S. 3. yüzyılın başlarında redaksiyonu yapılan Mishna’da, yaşayan bir ağaç, ağaç kütüğü veya ahşap bir heykel olarak temsil edilir.

Eilat’ta ardıç ağacı gövdesinin keşfinden önce, Yakın Doğu’da potansiyel olarak Aşera olarak tanımlanan yalnızca üç kutsal ağaç bulundu, ancak çok daha sonraları ve ikisi hala hararetli bir şekilde tartışılıyor: Beycesultan, Türkiye’deki erken Tunç Çağı kutsal alanında; Suriye, Qatna’daki Tunç Çağı tapınağında ve Lachish’teki Demir Çağı tapınağında.

Eilat’taki Ashera, radyokarbon analizine göre MÖ 4540’a tarihlendirildi. Herhangi bir yerde bulunan en eski “Ashera” olarak nitelendiriliyor.

Viktoria Greenboim Rich/Haaretz

Banner
Benzer Yazılar

Polonyalı arkeologlar, Colorado’da 3. yüzyıla kadar uzanan yeni petroglifler keşfettiler

15 Aralık 2023

15 Aralık 2023

Polonya Jagiellonian Üniversitesi’nden arkeologlar, ABD’nin Colorado-Utah sınırındaki kayalarda yeni petroglifler keşfettiler. Polonyalı ekip, 3000 yıllık Pueblo kültürünün gizemlerini çözmek için...

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

2 Mayıs 2026

2 Mayıs 2026

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir...

Meksika’da keşfedilen Kukulcán kültüyle bağlantılı dairesel bir yapı

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) bir araştırma ekibi, Aztek rüzgar tanrısı Ehécatl-Quetzalcóatl’ın Maya muadili olan Maya yılan tanrısı...

Göbeklitepe üzerindeki sır perdesini aralayacak yeni buluntulara ulaşıldı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

Neolitik Çağ’ın başlangıç tarihini değiştirecek Göbeklitepe kazılarında bu yıl yerleşik düzene ait yeni buluntulara ulaşıldı. Kazılarda ortaya çıkarılan günlük kullanım...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

Baraj suları altında kalan Gre Fılla Höyük’te yılan kabartmalı aletler bulundu

10 Mart 2023

10 Mart 2023

Ambar Çayı üzerinde kurulan barajın suları altında kalan Gre Fılla Höyük ve Kendale Hecela höyüklerinde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında yılan kabartmalı...

Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun öldüğü yer keşfedilmiş olabilir

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

Arkeologlar, Kutsal Roma İmparatorluğu’nun kurucusu Büyük Otto’nun (936-973) öldüğü yeri bulduklarına inanıyorlar. Büyük Otto, tarihçiler tarafından ilk Kutsal Roma İmparatoru...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

North Yorkshire’da bir evin mutfak zemininin altında bir fincan içerisinde bulunan altın sikkeler açık artırma ile satılıyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Kuzey Yorkshire’daki bir çift, mutfaklarının döşeme tahtalarının altına gömülü 18. yüzyılın başlarından kalma altın sikkeler buldu. Sikkeler, nesiller boyunca Kuzey...

Anadolu’nun İçlerinde Fenike İzleri: Oluz Höyük’te Olası Bebek Küp Mezarları Bulundu

30 Aralık 2025

30 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bebek ve cenin mezarları, Fenike dünyasına ait ritüel uygulamaların Anadolu’nun içlerine...

Danimarka tarihinin en büyük hazinelerinden biri bulundu

6 Eylül 2021

6 Eylül 2021

Danimarka tarihinin en büyük, en zengin ve en güzel altın hazinelerinden biri Jelling’in hemen dışındaki Vindelev’de bulundu. Hazinenin sergileneceği Vejle...

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Birleşik Devletler’in iade ettiği “tetrarkh heykel başı” vücuda yerleştirildi

30 Mart 2023

30 Mart 2023

Birleşik Devletler Manhatten bölge savcılığı aracılığı ile iadesi gerçekleştirilen Anadolu kökenli 12 eserden biri olan “tetrarkh heykel başı” Antalya Müzesi’nde...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]