7 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine ulaşıldı. Arkeologlar, ardıç ağacı gövdesinin şimdiye kadar bulunan en eski Ana Tanrıça Aşera olma ihtimali üzerinde duruyorlar.

Ana Tanrıça Aşera, Semitik Tanrı EL’in karısıdır. Doğurganlık, verimlilik, canlılık kendisinden sorulur. Hayat ağacı sembolüdür.

Aşera, Akad toplumunda Ashratum/Ashratu Hititlerde Asherdu(s), Ashertu(s), Aserdu(s) veya Asertu(s) diye bilinir.

Tanrıça Aşera, Ugarit tanrıçası Aṯirat ile eşitlenir.

Tanrıça Aşera’yı betimleyen ardıç ağacı gövdesinin bulunduğu site 1978 yılında keşfedilmiş 1980 yılında ise kurtarma kazısı yapılmıştır. Israel Hershkovitz ve Uzi Avner tarafından yürütülen kazılarda 11 basit mezar, 20 tümülüs mezar, açık hava kutsal alanı olarak tanımlanan iki alan ve bir kült enstalasyonu ortaya çıkarılmıştı.

Tümülüs içinde çocuklu bir kadının bükülü halde bulunmuş cenazesi Fotoğraf Uzi Avner
Tümülüs içinde çocuklu bir kadının bükülü halde bulunmuş cenazesi Fotoğraf Uzi Avner

Kazılarda elde edilen bilgiler Uzi Avner tarafından yeni paylaşılmaya başlandı.

Buluntular üzerinde yapılan radyokarbon tarihlendirmesine göre mezarlık alanı M. Ö 5450 tarihine kadar uzanıyor.

Kazılan 3 mezar içinde çeşitli taş aletler, ok uçları, kazıyıcılar, öğütme taşları ve kumtaşı kaselerine ulaşıldı.

Avner, kaselerden ikisinin geometrik bir tasarımı, bir yılanı temsil edebilecek kabartmalarla süslendiğini söylüyor.

1. Kabuk takılar 2. Fayans, steatit boncuklar 3. Çakmaktaşı kazıyıcılar 4. Kabuklar, Eilat koyundan mercan 5. Bakır boncuk 6. Kumtaşı kase uçları 7. Ok uçları 8. Aasalt balta 9. Mineraller Fotoğraf Uzi Avner
1. Kabuk takılar 2. Fayans, steatit boncuklar 3. Çakmaktaşı kazıyıcılar 4. Kabuklar, Eilat koyundan mercan 5. Bakır boncuk 6. Kumtaşı kase uçları 7. Ok uçları 8. Aasalt balta 9. Mineraller Fotoğraf Uzi Avner

Ayrıca erken dönem çanak çömlek parçaları, koyun ve keçi kemikleri, vahşi hayvanlar ve kümes hayvanları ile deniz kabuklarından ve mercan parçalarından minerallere, yarı değerli taşlara ve boncuklara kadar çok sayıda küçük eşya ile de karşılaşıldı.

Bir mezarda bulunan ardıç ağacı gövdesi dikkat çekti.

30 cm boyunda olan ahşap kalıntı mezar içinde dik olarak bulunmuştur. Gövde muhtemelen bölgeye bugünkü Ürdün’deki Edomite dağlarından getirilmişti.

Avner, bir mezar ve kült alanı içinde bir kaldırıma konmak üzere uzaktan getirilen ardıç ağacının varlığının, onun kutsal bir ağaç olduğuna dair çok az şüphe bıraktığını söylüyor.

Daha sonra, bu tür “kutsal ağaçlar” Levant ve Yakın Doğu’da yaygındı. İncil ve Ugarit metinlerinde genellikle bir ağaçla sembolize edilen “Aşera”, bereketi temsil eden, takipçilerine yaşam ve refah bahşeden tanrıçaydı. Bazen “El”in karısı olarak da anılır ve Eski Ahit’te kültünden birkaç kez bahsedilir. Mukaddes Kitap ayrıca, Kannani ibadetiyle ilgili kült nesneleri olan asherim’e onaylamayan bir şekilde atıfta bulunur.

Semitik Ana Tanrıça Aşera
Semitik Ana Tanrıça Aşera

M. S. 3. yüzyılın başlarında redaksiyonu yapılan Mishna’da, yaşayan bir ağaç, ağaç kütüğü veya ahşap bir heykel olarak temsil edilir.

Eilat’ta ardıç ağacı gövdesinin keşfinden önce, Yakın Doğu’da potansiyel olarak Aşera olarak tanımlanan yalnızca üç kutsal ağaç bulundu, ancak çok daha sonraları ve ikisi hala hararetli bir şekilde tartışılıyor: Beycesultan, Türkiye’deki erken Tunç Çağı kutsal alanında; Suriye, Qatna’daki Tunç Çağı tapınağında ve Lachish’teki Demir Çağı tapınağında.

Eilat’taki Ashera, radyokarbon analizine göre MÖ 4540’a tarihlendirildi. Herhangi bir yerde bulunan en eski “Ashera” olarak nitelendiriliyor.

Viktoria Greenboim Rich/Haaretz

Banner
Benzer Yazılar

Bahreyn’de 3.300 Yıllık Dilmun Dönemi Seramik Yüz Gün Işığına Çıktı

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Bahreyn’in güneyinde yer alan Hilla arkeolojik alanındaki kazılarda, Dilmun uygarlığına ait son derece nadir bir buluntu ortaya çıktı. Yaklaşık 3.300...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Almanya’da bulunan 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri

12 Mayıs 2023

12 Mayıs 2023

Almanya’nın Aşağı Saksonya’daki Schöningen Paleolitik site kompleksinde 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri keşfedildi. Homo heidelbergensis ayak izleri, Almanya’da bulunan...

Depremde Anadolu’nun ilk camilerinden biri olan Habib-i Neccar Camisi yıkıldı

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Anadolu’da inşa edilen ilk camilerden biri olan Antakya Habib-i Neccar Camisi, Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki depremin ardından yıkıldı. 14 asırlık...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Adena Kültürü İzleri: Büyük Yılan Höyüğü

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

Kızılderili toplumuna ait Adena kültürü izlerini barındırdığı düşünülen Büyük Yılan Höyüğü üzerinde değişik teoriler kurulmuştur. Amerika Birleşik Devletleri’nin Ohio eyaletinde...

Gizliliği Kaldırılan CIA Uydu Casus Programı, Kayıp Antik Roma Kalelerini Ortaya Çıkardı

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Arkeologlar, Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) gizliliği kaldırılmış bir uydu casusluk programından alınan görüntüleri kullanarak antik imparatorluğun sınırlarını yeniden çizen “devasa”...

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

İtalyan Versay eski ihtişamına geri dönüyor

19 Mayıs 2023

19 Mayıs 2023

Napoli yakınlarında uzun süredir ihmal edilmiş olan İtalyan Kraliyet Sarayı Caserta, kısmen Avrupa Birliği’nin kurtarma fonu tarafından finanse edilen geniş...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

DNA Analizi, Roma Öncesi İtalya’nın en büyüleyici uygarlıkları olan Piceni’nin genetik yapısını belirledi

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Roma Sapienza Üniversitesi ve İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi (CNR) koordinasyonunda uluslararası bir ekip tarafından yürütülen bir çalışma, Piceni’lerin genetik kökenlerini...

Homo bodoensis, modern insanın atası olabilir mi?

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Modern insanın atasını bulma üzerine çalışmalar aralıksız sürüyor. En son çalışma günümüzden yarım milyon yıl önce yaşamış Homo bodoensis üzerine...

Antik İber Dili ile Baskça Arasında Derin Bir Bağa Sahip Olabilir

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026

Avrupa’nın en gizemli dillerinden biri olan Baskçanın kökeni, yüzyıllardır dilbilimcilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Şimdi yeni bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]