7 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine ulaşıldı. Arkeologlar, ardıç ağacı gövdesinin şimdiye kadar bulunan en eski Ana Tanrıça Aşera olma ihtimali üzerinde duruyorlar.

Ana Tanrıça Aşera, Semitik Tanrı EL’in karısıdır. Doğurganlık, verimlilik, canlılık kendisinden sorulur. Hayat ağacı sembolüdür.

Aşera, Akad toplumunda Ashratum/Ashratu Hititlerde Asherdu(s), Ashertu(s), Aserdu(s) veya Asertu(s) diye bilinir.

Tanrıça Aşera, Ugarit tanrıçası Aṯirat ile eşitlenir.

Tanrıça Aşera’yı betimleyen ardıç ağacı gövdesinin bulunduğu site 1978 yılında keşfedilmiş 1980 yılında ise kurtarma kazısı yapılmıştır. Israel Hershkovitz ve Uzi Avner tarafından yürütülen kazılarda 11 basit mezar, 20 tümülüs mezar, açık hava kutsal alanı olarak tanımlanan iki alan ve bir kült enstalasyonu ortaya çıkarılmıştı.

Tümülüs içinde çocuklu bir kadının bükülü halde bulunmuş cenazesi Fotoğraf Uzi Avner
Tümülüs içinde çocuklu bir kadının bükülü halde bulunmuş cenazesi Fotoğraf Uzi Avner

Kazılarda elde edilen bilgiler Uzi Avner tarafından yeni paylaşılmaya başlandı.

Buluntular üzerinde yapılan radyokarbon tarihlendirmesine göre mezarlık alanı M. Ö 5450 tarihine kadar uzanıyor.

Kazılan 3 mezar içinde çeşitli taş aletler, ok uçları, kazıyıcılar, öğütme taşları ve kumtaşı kaselerine ulaşıldı.

Avner, kaselerden ikisinin geometrik bir tasarımı, bir yılanı temsil edebilecek kabartmalarla süslendiğini söylüyor.

1. Kabuk takılar 2. Fayans, steatit boncuklar 3. Çakmaktaşı kazıyıcılar 4. Kabuklar, Eilat koyundan mercan 5. Bakır boncuk 6. Kumtaşı kase uçları 7. Ok uçları 8. Aasalt balta 9. Mineraller Fotoğraf Uzi Avner
1. Kabuk takılar 2. Fayans, steatit boncuklar 3. Çakmaktaşı kazıyıcılar 4. Kabuklar, Eilat koyundan mercan 5. Bakır boncuk 6. Kumtaşı kase uçları 7. Ok uçları 8. Aasalt balta 9. Mineraller Fotoğraf Uzi Avner

Ayrıca erken dönem çanak çömlek parçaları, koyun ve keçi kemikleri, vahşi hayvanlar ve kümes hayvanları ile deniz kabuklarından ve mercan parçalarından minerallere, yarı değerli taşlara ve boncuklara kadar çok sayıda küçük eşya ile de karşılaşıldı.

Bir mezarda bulunan ardıç ağacı gövdesi dikkat çekti.

30 cm boyunda olan ahşap kalıntı mezar içinde dik olarak bulunmuştur. Gövde muhtemelen bölgeye bugünkü Ürdün’deki Edomite dağlarından getirilmişti.

Avner, bir mezar ve kült alanı içinde bir kaldırıma konmak üzere uzaktan getirilen ardıç ağacının varlığının, onun kutsal bir ağaç olduğuna dair çok az şüphe bıraktığını söylüyor.

Daha sonra, bu tür “kutsal ağaçlar” Levant ve Yakın Doğu’da yaygındı. İncil ve Ugarit metinlerinde genellikle bir ağaçla sembolize edilen “Aşera”, bereketi temsil eden, takipçilerine yaşam ve refah bahşeden tanrıçaydı. Bazen “El”in karısı olarak da anılır ve Eski Ahit’te kültünden birkaç kez bahsedilir. Mukaddes Kitap ayrıca, Kannani ibadetiyle ilgili kült nesneleri olan asherim’e onaylamayan bir şekilde atıfta bulunur.

Semitik Ana Tanrıça Aşera
Semitik Ana Tanrıça Aşera

M. S. 3. yüzyılın başlarında redaksiyonu yapılan Mishna’da, yaşayan bir ağaç, ağaç kütüğü veya ahşap bir heykel olarak temsil edilir.

Eilat’ta ardıç ağacı gövdesinin keşfinden önce, Yakın Doğu’da potansiyel olarak Aşera olarak tanımlanan yalnızca üç kutsal ağaç bulundu, ancak çok daha sonraları ve ikisi hala hararetli bir şekilde tartışılıyor: Beycesultan, Türkiye’deki erken Tunç Çağı kutsal alanında; Suriye, Qatna’daki Tunç Çağı tapınağında ve Lachish’teki Demir Çağı tapınağında.

Eilat’taki Ashera, radyokarbon analizine göre MÖ 4540’a tarihlendirildi. Herhangi bir yerde bulunan en eski “Ashera” olarak nitelendiriliyor.

Viktoria Greenboim Rich/Haaretz

Banner
Related Articles

Antalya’da denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi ortaya çıkarıldı

19 Nisan 2024

19 Nisan 2024

Antalya’nın sembol yapılarından Hıdırlık kulesinin çevresinde denize bağlantılı sütunlu bir Roma caddesi keşfedildi. 800 metre uzunluğundaki yolun şu ana kadar...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Avusturya’da 4 bin yıllık iskeletlerde veba gözlemlendi

24 Haziran 2023

24 Haziran 2023

Aşağı Avusturya’da ortaya çıkarılan Tunç Çağı mezar alanındaki iki erkek iskeletinde veba gözlemlendi. 22 ile 27 ve 23-30 yaşları arasında...

Xianyang Havalimanı’nın genişletme projesi sırasında 3.500’den fazla antik mezar bulundu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Shaanxi Eyalet Arkeoloji Enstitüsü’ne göre, Xi’an’daki Xianyang Uluslararası Havalimanı’nın genişletme projesi sırasında 3.500’den fazla antik mezar dahil olmak üzere  4.600’den...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Polonya’da Mısır Tarlasında Bulunan Ortaçağ Hazinesi

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Polonya’nın Słuszków köyünde 12. yüzyıldan kalma Polonya kralı Bolesław’un kayınbiraderi ve Ruthenian bir prensese ait olduğu söylenen madeni paralar ve...

İkinci Dünya Savaşında “Ölüm Vadisi” Olarak Adlandırılan yerde Kemikler ve Mermiler Bulundu

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Polonya’da İkinci Dünya Savaşı sırasında toplu bir infaz yerini araştırmakta olan  araştırmacılar, Alman ölüm birliklerinin cesetleri ateşe vermeden önce binlerce...

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

Çin’de 32 bin yıl öncesine tarihlenen insan kafatası fosili bulundu

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Çin’in Henan eyaleti arkeoloji yetkilileri, bir mağara sahasında 32 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen insan kafatası fosili bulduklarını...

Almanya’da 500 yıllık kurşun lanet tableti bulundu

16 Aralık 2023

16 Aralık 2023

Arkeologlar, Almanya’nın kuzey kıyısındaki Rostock şehrinde, 15. yüzyıldan kalma bir tuvalette Şeytan ve diğer iki şeytanı çağıran bir kurşun lanet...

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu. Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi...

Kırgızistan’da 1.75 metre yüksekliğinde eski bir büyük kil kap “hum” ortaya çıkarıldı

9 Mart 2024

9 Mart 2024

Kırgızistan’ın Oş vilayetindeki Uzgen kasabasında yapılan son arkeolojik kazılarda, “hum” olarak bilinen 1,75 metre yüksekliğinde bir kil kap ortaya çıkarıldı....

Eşsiz Roma süvari geçit töreni miğferi yeniden yaratıldı

8 Nisan 2024

8 Nisan 2024

Amatör arkeologların 2001 yılında Leicestershire’daki Market Harborough yakınlarındaki Hallaton’da bir Demir Çağı bölgesini araştırırken buldukları yaldızlı gümüş benzersiz Roma süvari...

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Harran’da bilinen ilk medreselerden biri açığa çıkarılıyor

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Şanlıurfa ilinde bulunan Harran, dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerden birisidir. Birçok kültürel katmana ev sahipliği yapan Harran ören yerinde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]