24 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili alışılmadık derecede iyi korunmuş cinsel organlara sahip

50 milyon yıllık suikastçı böcek fosili bulundu. Bulunan fosilleşmiş böceğin genital organının oldukça iyi korunduğu görüldü.

Günümüz Colorado’daki Green River oluşumundan elde edilen fosil, suikastçı böcekler olarak bilinen yırtıcı böceklerin yeni bir cinsini ve türünü temsil ediyor. Bilim insanları, elde edilen fosilleşmiş böceğin, fiziksel özelliklerinin – bacaklarındaki kalın bant deseninden cinsel organlarının iç özelliklerine kadar – açıkça görülebildiği ve iyi korunduğunu söylüyor. Fosilleşmiş böcek küçüktür ve pygophore adı verilen genital kapsülü kabaca bir pirinç tanesi boyutundadır.

Elde edilen veriler, Papers in Palaeontology dergisinde yayınlandı.

2006 yılında bir kaya parçasını kırarak keşfedilen fosilleşmiş böcek, baştan aşağı neredeyse mükemmel bir şekilde bölündü. Kırık ayrıca pygophore’u ikiye böldü. Bir fosil satıcısı daha sonra her bir yarısını farklı bir koleksiyoncuya sattı ve araştırmacılar onları takip edip bu çalışma için yeniden birleştirdiler.

Illinois Doğa Tarihi Araştırması’ndan bir paleontolog ve Daniel ile araştırmayı yürüten kendi kendini tanımladığı fosil böcek-cinsel organ uzmanı Sam Heads, bir böceğin cinsel organını görebilmenin, soy ağacındaki bir böcek fosilinin yerini belirlemeye çalışırken çok yardımcı olduğunu söyledi.

U. of I entomoloji yüksek lisans öğrencisi Daniel Swanson, eski bir suikastçı böcek fosili üzerinde yapılan araştırmaya yardımcı oldu.

Illinois Üniversitesi Urbana-Champaign’de entomoloji alanında yüksek lisans öğrencisi olan Daniel Swanson, “türlerin genellikle birbirleriyle başarılı bir şekilde çiftleşme yetenekleriyle tanımlandığını ve cinsel organlardaki küçük farklılıkların, zamanla yeni türlerin ortaya çıkmasına neden olabilecek cinsel uyumsuzluklara yol açabilir. Bu, genital bölgeyi bir böcek türünü belirlemek için odaklanılacak iyi bir yer yapar. Ancak bu tür yapılar, Green River Formasyonundakiler gibi sıkıştırma fosillerinde genellikle gizlenmiştir” bilgisini verdi.

Swanson, “Bu ince yapıları iç cinsel organlarda görmek nadir görülen bir tedavi” olduğuna işaret ederek “Normalde, yalnızca bugün yaşayan türlerde bu düzeyde ayrıntı elde ederiz. Pygophore içinde görülebilen yapıların, fallusu destekleyen sertleştirilmiş, üzengi şeklindeki bir yapı olan bazal plakayı içerdiğini, fosil aynı zamanda fallusun çekilebileceği bir kese olan fallotheka’nın dış hatlarını da koruduğunu” söyledi.

Swanson, bulgunun, yeni örneğin ait olduğu düşünülen bir grup olan bantlı suikastçı böceklerinin daha önce düşünülenden yaklaşık 25 milyon yıl daha eski olduğunu gösterdiğini de sözlerine ekledi.

“Tanımlanmış yaklaşık 7.000 suikastçı böcek türü var, ancak bu böceklerin yalnızca 50 kadar fosili biliniyor” diyen Swanson, şu bilgileri de aktardı. “Bu, bu kadar bilgiyi sunan bu çağdan birini bırakın, bir fosile sahip olmanın bile ihtimal dışı olduğunu gösteriyor. Ancak bu, keşfedilen en eski fosil böcek cinsel organı değil”

Heads, “Bilinen en eski eklembacaklı cinsel organı, Rhynie Chert of Scotland’dan 400-412 milyon yıllık bir hasatçı olarak bilinen bir böcek türündendir. Ayrıca

Illinois Natural History Survey paleontoloğu Sam Heads, olağanüstü derecede iyi korunmuş 50 milyon yıllık bir böcek fosili çalışmasına yardımcı oldu.

Kretase Dönemi kadar eski, genital organları korunmuş kehribar içinde çok sayıda böcek fosili vardır. Ancak, bizimki gibi karbonlu kompresyonlarda iç erkek cinsel organının korunması neredeyse hiç duyulmamış bir şey” dedi.

Araştırmacılar yeni suikastçı böceği Aphelicophontes danjuddi olarak adlandırdı. Türün adı, fosil toplayıcılarından biri olan ve numunenin yarısını INHS’ye araştırma için bağışlayan Dan Judd’dan geliyor.

INHS, I. U.’daki Prairie Araştırma Enstitüsü’nün bir bölümüdür .

Ulusal Bilim Vakfı bu çalışmayı destekledi.

 

Makalenin orjinal haline https://news.illinois.edu/view/6367/776880002#image-1 adresinden ulaşabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

İznik Surları’nda Roma villa kalıntısı ve çok sayıda iskelet ortaya çıkarıldı

18 Haziran 2023

18 Haziran 2023

Bursa’nın İznik ilçesinde yer alan 2300 yıllık İznik Surları’nda devam eden kazılarda Roma villası kalıntılarına ulaşılırken aynı zamanda çok sayıda...

Gökçeseki kazıları Philadelphia Antik Kenti hakkında bilgilerimizi artıracak

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Anadolu Roma ve Bizans tarihinin önemli taşlarından birisi olan Gökçeseki Örenyeri’nde (Philadelphia Antik Kenti) ara verilen kazılara geçen yıl tekrar...

Arkeologlar, 7000 yıllık pamuk kalıntılarına ulaştılar

18 Aralık 2022

18 Aralık 2022

İnsan için giyinme, yeme, içme, barınma kadar önemli bir ihtiyaçtır. Yerleşik düzene geçen insan, giyim ihtiyacını karşılamak için hayvanların deri...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Kuzeydoğu İtalya’da keşfedilen amacı bilinmeyen antik yapı

26 Mart 2023

26 Mart 2023

Kuzeydoğu İtalya’daki Friuli Venezia Giulia bölgesinde amacı bilinmeyen antik yapı ortaya çıkarıldı. Keşif, Udine yakınlarındaki Torreano kasabasındaki fiber optik kurulum...

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

Kazakistan Liri, Sutton Hoo kalıntısında bulunan lir ile benzer çıktı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Kazakistan’ın güneybatısındaki Dzhetyasar bölgesinde 1973 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bir dizi ahşap nesne bulunmuş ama uzmanlar bu buluntuya fazla ilgi...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Mezolitik Taş Devri’nde bir çocuk kuş tüyleri, bitki lifleri, kürkü ve köpeği ile gömülmüş

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Finlandiya’nın doğusunda Outokumpu belediyesi sınırları içinde kalan Majoonsuo’da gerçekleştirilen kazılarda Mezolitik Taş Devri’ne ait bir mezar alanı keşfedildi. Mezar alanında...

Dünyanın En Büyük İmparatorluğu Hangisiydi?

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Dünya üzerinde kurulan en büyük imparatorluk hangisiydi? Sorusuna verilecek cevap aşağı yukarı bellidir. Kimisi Büyük Roma İmparatorluğu diyecek, kimi Cengiz...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Avrupa’nın Enteresan Lakaplarla Hatırlanan Kral ve Soyluları

9 Mart 2021

9 Mart 2021

Avrupa’nın enteresan lakaplarla hatırlanan kral ve soyluları denilince hemen aklımıza ilk gelenler bazı kişisel özelliklere göre alınan genel olarak bizim...

Notre Dame Katedrali’de bulunan iki lahit sırlarını ortaya çıkarmaya başladı

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bu yılın başlarında Notre Dame Katedrali’nin nef ve transeptinin kesiştiği noktada yapılan bir kazıda bulunan iki lahitten birinin sahibi tespit...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]