18 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında Shakespeare tarafından kaleme alınan eser, iki düşman ailenin birbirini seven gençlerinin aşk macerasını anlatır.

Sonu hüsran ile biten bu aşk hikayesinin kahramanlarının 3000 yıl öncesinde de yaşamış olduğunu düşündüren bir mezar buluntusu keşfedildi.

3000 yıl önce yaşadığı düşünülen dönemin “Romeo ve Juliet” leri, İsrail’deki Bethsaida, yan yana, erkeğin kolu kadının vücudunun üzerinde olacak şekilde yan yana gömülü olarak bulundular.Bethsaida projesinin yöneticisi ve Nebraska Omaha Üniversitesi’nde dini araştırmalar profesörü olan Rami Arav, arkeologların, çifti neyin öldürdüğünden emin olmasalar da, bireylerin aynı anda öldüğünü düşündüklerini söyledi.

25-28 Ekim tarihleri ​​arasında New York Üniversitesi ve İsrail Eski Eserler Dairesi tarafından düzenlenen sanal arkeoloji konferansında Arav, “Böyle bir çift bulmak çok, çok nadirdir” dedi.

Kemikleri bulunan erkeğin otuzlu yaşlarının sonlarında, dişinin ise erken yaşlarda veya on sekiz yaşında öldüğünü söyleyen Arav WordsSideKick.com’a verdiği demeçte, “Görünüşe göre, aynı anda öldüler veya en azından bedenleri çürümeden önce aynı anda gömülmüşlerdi. İskeletler üzerinde herhangi bir travma kalıntısına rastlanmadı. Onları neyin öldürdüğüne dair hiçbir fikrimiz yok” bilgisini verdi.

İsrail’de 1000 yıldan fazla bir süre önce bir erkek ve kadın birlikte gömüldü. Arkeologlar çifte “Romeo ve Juliet” diyorlar.
(Resim: © Bethsaida Kazı Projesi)

Çiftin samimi cenaze konumuna rağmen, arkeologlar romantik bir çift olduklarından emin olunamadığına dikkat çeken Arav, çifti gömen kişinin cesetleri sarılma pozisyonunda koyduğunu, “Kaşık pozisyonu” olarak nitelendirilen gömme işlemini onları gömenler tarafından yapıldığını sözlerine ekledi. Aray, “belki de onları gömenler, çiftin hikayesini biliyordu” diyerek kapıyı aralık bıraktı.

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” kimdi?

Arkeolojik kalıntılardan ve günümüze ulaşan tarihi bilgilerden arkeologlar, çiftin yaşadığı sırada Bethsaida’daki insanların “Aramice” konuşan insanlar olduklarını hatta Ay tanrısı imgesine sahip Bethsaida’da iki stel keşfedildiğini, çünkü ay tanrısı onlar için önemli bir tanrı olduğunu söylediler.

Arav, Bethsaida’nın İbranice İncil’de birkaç kez adı geçen bir krallık olan Geshur’un başkenti olduğunu bildiklerini söyledi. İncil’de anlatılan hikayeler, Geşur’un zaman zaman İsrail ile çatıştığını iddia etmektedir.

Bethsaida’daki kazıların 1987’den beri devam ettiğini ve çiftin kalıntılarının yaklaşık 10 yıl önce bulunduğunu belirten Arav, bunların araştırma ekibinin sitede bulduğu en eski iskeletler olduğunu da sözlerine ekledi. Çiftin keşfi, Geshur’un başkenti olduğu zaman sitenin neye benzediğine bakan Bethsaida ile ilgili bir makalenin parçası olarak sunuldu. Sitenin ve iskeletlerin analizi devam ediyor.

Arkeologlar, onlar hakkında daha fazla bilgi edinmek için çiftin iskeletlerinden DNA çıkarmak istediklerini, ancak şu anda bunu yapacak paraya sahip olmadıklarını dile getiriyorlar.

Makalenin orijinal hali  Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Smyrna Antik Tiyatrosu’nun kulisinde latrina bulundu

3 Kasım 2021

3 Kasım 2021

2400 yıllık Smyrna Antik Kenti’nin kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ilginç buluntular heyecan yaratmaya devam ediyor. İzmir’in Kadifekakale semti yakınlarında yer...

İzmit’te tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

İzmit’te Roma döneminden kaldığı düşünülen “kral mezarları” olarak adlandırılan tümülüsler definecilerin hışmına uğruyor. İzmit’te Kabaoğlu Mahallesi Üçtepeler mevkisinde bulunan, Roma...

İsviçre’de Amatör Arkeolog 1.290 Antik Roma Sikke Buldu

16 Nisan 2022

16 Nisan 2022

Amatör arkeolog, İsviçre’nin Basel-County kantonundaki Liestal bölgesindeki Bubendorf belediyesi yakınlarında, MS 4. yüzyıla tarihlenen 1.290’dan fazla antik Roma sikkesinden oluşan...

Geç Kretase Döneminden Yeni Bir Etobur Dinazor Türü Keşfedildi

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yayınlanan bir araştırma yeni keşfedilen bir dinazor türünü anlatıyor. Llukalkan Aliocranianus yada “korkuya neden olan”. Yaklaşık...

Bergama Antik Kenti’nde 2500 yıllık yeni sur duvarları keşfedildi

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Bergama Antik Kenti’nde MÖ 500 yıllarına tarihlendirilen yeni sur duvarları keşfedildi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Bergama Antik Kenti’ni...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Çatalhöyük’te bulunan iskeletler üzerinde yapılan yeni bir çalışma ilginç bulgular ortaya çıkardı

18 Mart 2022

18 Mart 2022

Anadolu’da Erken Neolitik Çağ’ın ilk yerleşik düzen kültürüne ev sahipliği yapan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda ele geçen iskeletler üzerinde gerçekleştirilen yeni...

Hilar Mağaraları ve Çayönü Kazı Çalışmaları Başlıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Diyarbakır Ergani ilçesi’nde 12 bin yıllık geçmişe sahip Hilar Mağaraları ve Çayönü arkeolojik alanında kazı çalışmaları başlıyor. Yerleşik hayatın ilk...

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor. Tibet platosunda bulunan 46 bin...

Tataristan’da Bulgar-Altın Orda Dönemine Ait Arkeolojik Kompleks Gün Yüzüne Çıkarıldı

19 Mart 2025

19 Mart 2025

Tataristan’ın Alekseevski bölgesinde, otoyol yenileme çalışmaları sırasında, Orta Çağ’a ışık tutacak önemli bir arkeolojik keşif yapıldı. Bulgar-Altın Orda dönemine ait...

Eşyalara Duygusal Bağ Kurma 2.000 Yıl Öncede Görülüyor Olabilir!

22 Haziran 2021

22 Haziran 2021

Hepimizin mutlaka kullandığımız ve sonrasında herhangi bir nedenle atmaya kıyamadığımız duygusal bağ kurduğumuz eşyalarımız olmuştur. Eşyalarla kurduğumuz duygusal bağın sadece...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

İstanbullular Müze Gazhane’de Göbeklitepe’yi sanal ortamda gezebilecek

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

İnsanlık tarihinin bilinen en eski kült yapılarına ev sahipliği yapan Göbeklitepe’yi, İstanbullular, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği proje ile Müze Gazhane’de...

Gürcistan’daki Roma Apsaros Kalesi’nde Lejyon X Fretensis’in kanıtları bulundu

28 Mayıs 2023

28 Mayıs 2023

Polonyalı bilim insanları, Yahudi ayaklanmalarını acımasızca bastırmasıyla bilinen Lejyon X Fretensis’in, MS 2. yüzyılın başlarında, Karadeniz kıyısındaki Colchis’teki Apsaros Roma...

Etiyopya’da bulunan Homo sapiens’in yaşı yeniden hesaplandı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

Etiyopya’da bulunan Homo sapiens fosillerin yaşı bölgede bulunan volkanik küllerin incelenmesi ile bilinenden daha geriye tarihlendi. Etiyopya’da ele geçen fosiller...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]