7 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında Shakespeare tarafından kaleme alınan eser, iki düşman ailenin birbirini seven gençlerinin aşk macerasını anlatır.

Sonu hüsran ile biten bu aşk hikayesinin kahramanlarının 3000 yıl öncesinde de yaşamış olduğunu düşündüren bir mezar buluntusu keşfedildi.

3000 yıl önce yaşadığı düşünülen dönemin “Romeo ve Juliet” leri, İsrail’deki Bethsaida, yan yana, erkeğin kolu kadının vücudunun üzerinde olacak şekilde yan yana gömülü olarak bulundular.Bethsaida projesinin yöneticisi ve Nebraska Omaha Üniversitesi’nde dini araştırmalar profesörü olan Rami Arav, arkeologların, çifti neyin öldürdüğünden emin olmasalar da, bireylerin aynı anda öldüğünü düşündüklerini söyledi.

25-28 Ekim tarihleri ​​arasında New York Üniversitesi ve İsrail Eski Eserler Dairesi tarafından düzenlenen sanal arkeoloji konferansında Arav, “Böyle bir çift bulmak çok, çok nadirdir” dedi.

Kemikleri bulunan erkeğin otuzlu yaşlarının sonlarında, dişinin ise erken yaşlarda veya on sekiz yaşında öldüğünü söyleyen Arav WordsSideKick.com’a verdiği demeçte, “Görünüşe göre, aynı anda öldüler veya en azından bedenleri çürümeden önce aynı anda gömülmüşlerdi. İskeletler üzerinde herhangi bir travma kalıntısına rastlanmadı. Onları neyin öldürdüğüne dair hiçbir fikrimiz yok” bilgisini verdi.

İsrail’de 1000 yıldan fazla bir süre önce bir erkek ve kadın birlikte gömüldü. Arkeologlar çifte “Romeo ve Juliet” diyorlar.
(Resim: © Bethsaida Kazı Projesi)

Çiftin samimi cenaze konumuna rağmen, arkeologlar romantik bir çift olduklarından emin olunamadığına dikkat çeken Arav, çifti gömen kişinin cesetleri sarılma pozisyonunda koyduğunu, “Kaşık pozisyonu” olarak nitelendirilen gömme işlemini onları gömenler tarafından yapıldığını sözlerine ekledi. Aray, “belki de onları gömenler, çiftin hikayesini biliyordu” diyerek kapıyı aralık bıraktı.

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” kimdi?

Arkeolojik kalıntılardan ve günümüze ulaşan tarihi bilgilerden arkeologlar, çiftin yaşadığı sırada Bethsaida’daki insanların “Aramice” konuşan insanlar olduklarını hatta Ay tanrısı imgesine sahip Bethsaida’da iki stel keşfedildiğini, çünkü ay tanrısı onlar için önemli bir tanrı olduğunu söylediler.

Arav, Bethsaida’nın İbranice İncil’de birkaç kez adı geçen bir krallık olan Geshur’un başkenti olduğunu bildiklerini söyledi. İncil’de anlatılan hikayeler, Geşur’un zaman zaman İsrail ile çatıştığını iddia etmektedir.

Bethsaida’daki kazıların 1987’den beri devam ettiğini ve çiftin kalıntılarının yaklaşık 10 yıl önce bulunduğunu belirten Arav, bunların araştırma ekibinin sitede bulduğu en eski iskeletler olduğunu da sözlerine ekledi. Çiftin keşfi, Geshur’un başkenti olduğu zaman sitenin neye benzediğine bakan Bethsaida ile ilgili bir makalenin parçası olarak sunuldu. Sitenin ve iskeletlerin analizi devam ediyor.

Arkeologlar, onlar hakkında daha fazla bilgi edinmek için çiftin iskeletlerinden DNA çıkarmak istediklerini, ancak şu anda bunu yapacak paraya sahip olmadıklarını dile getiriyorlar.

Makalenin orijinal hali  Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Kastabala Antik Kenti’nin tiyatrosu 2024 yılına kadar tamamen ortaya çıkarılacak

16 Aralık 2022

16 Aralık 2022

Osmaniye’nin 12 km kuzeybatısına düşen Kastabala Antik Kenti’nin tiyatro alanında devam eden kazı çalışmalarının 2024 yılına kadar tamamen bitirilmesi planlanıyor....

Hatsuyume Gecesi Gördüğünüz Rüyalar Tüm Yılınızı Etkiliyor “Japon Gelenekleri”

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

Rüya yorumlamak ve geleceği rüyalara göre anlamaya çalışmak insanın var oluşundan beri olağan bir durumdur. Kutsal kitaplarda bile bu durum...

İlteriş Kutluk Kağan’ın Yazıtı’nda okunan ilk sözcükler paylaşıldı

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Uluslararası Türk Akademisi ve Moğolistan Arkeoloji Enstitüsü’nün Nomgon Vadisi’ndeki ortak bilimsel arkeolojik keşif gezisi kapsamında tespit edilen İlteriş Kutluk Kağan...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

Adıyaman’da Nadir Keşif: 1.800 Yıllık Kubbeli Roma Mezarı Ortaya Çıkarıldı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Adıyaman’da gün yüzüne çıkarılan yeni bir arkeolojik yapı, Roma döneminde elit gömü geleneklerine dair önemli ipuçları verecek. Besni kırsalında tespit...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Dünya’nın En Eski Üniversitesine Sahip Şehri Bir Müze İstiyor

14 Aralık 2020

14 Aralık 2020

Dünyanın ilk üniversite ve bilim merkezine ev sahipliği yapmasıyla tanınan Dezful, Sasani döneminde kültür ve bilimin gelişmesinde önemli bir rol...

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

15 Ocak 2026

15 Ocak 2026

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

29 Mayıs 2021

29 Mayıs 2021

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor....

Çin’de bulunan eyer, şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski eyer olabilir

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

Uluslararası bir arkeolog ekibi, Çin’deki bir kazı alanında eyer ortaya çıkardılar. Uzmanlara göre bulunan eyer, şimdiye kadar bilinen en eski...

Japonya Veliaht Prensi ve Prensesi, Türkiye’de Prens Mikasa ile ilişkili arkeolojik alanı ziyaret edecek

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Japonya Veliaht Prensi Akishino ve Veliaht Prenses Kiko, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü dolayısıyla Salı günü...

Malta Tas-Silġ’de Yeni Bir Neolitik Yapı Keşfedildi

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Malta, Marsaxlokk’taki Tas-Silġ’de devam eden kazılarda arkeologlar tarafından yeni bir Neolitik yapının kalıntıları keşfedildi. Tas-Silġ’de keşfedilen yapı, bu bölgede taş...

North Yorkshire’da bir evin mutfak zemininin altında bir fincan içerisinde bulunan altın sikkeler açık artırma ile satılıyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Kuzey Yorkshire’daki bir çift, mutfaklarının döşeme tahtalarının altına gömülü 18. yüzyılın başlarından kalma altın sikkeler buldu. Sikkeler, nesiller boyunca Kuzey...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]