4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında Shakespeare tarafından kaleme alınan eser, iki düşman ailenin birbirini seven gençlerinin aşk macerasını anlatır.

Sonu hüsran ile biten bu aşk hikayesinin kahramanlarının 3000 yıl öncesinde de yaşamış olduğunu düşündüren bir mezar buluntusu keşfedildi.

3000 yıl önce yaşadığı düşünülen dönemin “Romeo ve Juliet” leri, İsrail’deki Bethsaida, yan yana, erkeğin kolu kadının vücudunun üzerinde olacak şekilde yan yana gömülü olarak bulundular.Bethsaida projesinin yöneticisi ve Nebraska Omaha Üniversitesi’nde dini araştırmalar profesörü olan Rami Arav, arkeologların, çifti neyin öldürdüğünden emin olmasalar da, bireylerin aynı anda öldüğünü düşündüklerini söyledi.

25-28 Ekim tarihleri ​​arasında New York Üniversitesi ve İsrail Eski Eserler Dairesi tarafından düzenlenen sanal arkeoloji konferansında Arav, “Böyle bir çift bulmak çok, çok nadirdir” dedi.

Kemikleri bulunan erkeğin otuzlu yaşlarının sonlarında, dişinin ise erken yaşlarda veya on sekiz yaşında öldüğünü söyleyen Arav WordsSideKick.com’a verdiği demeçte, “Görünüşe göre, aynı anda öldüler veya en azından bedenleri çürümeden önce aynı anda gömülmüşlerdi. İskeletler üzerinde herhangi bir travma kalıntısına rastlanmadı. Onları neyin öldürdüğüne dair hiçbir fikrimiz yok” bilgisini verdi.

İsrail’de 1000 yıldan fazla bir süre önce bir erkek ve kadın birlikte gömüldü. Arkeologlar çifte “Romeo ve Juliet” diyorlar.
(Resim: © Bethsaida Kazı Projesi)

Çiftin samimi cenaze konumuna rağmen, arkeologlar romantik bir çift olduklarından emin olunamadığına dikkat çeken Arav, çifti gömen kişinin cesetleri sarılma pozisyonunda koyduğunu, “Kaşık pozisyonu” olarak nitelendirilen gömme işlemini onları gömenler tarafından yapıldığını sözlerine ekledi. Aray, “belki de onları gömenler, çiftin hikayesini biliyordu” diyerek kapıyı aralık bıraktı.

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” kimdi?

Arkeolojik kalıntılardan ve günümüze ulaşan tarihi bilgilerden arkeologlar, çiftin yaşadığı sırada Bethsaida’daki insanların “Aramice” konuşan insanlar olduklarını hatta Ay tanrısı imgesine sahip Bethsaida’da iki stel keşfedildiğini, çünkü ay tanrısı onlar için önemli bir tanrı olduğunu söylediler.

Arav, Bethsaida’nın İbranice İncil’de birkaç kez adı geçen bir krallık olan Geshur’un başkenti olduğunu bildiklerini söyledi. İncil’de anlatılan hikayeler, Geşur’un zaman zaman İsrail ile çatıştığını iddia etmektedir.

Bethsaida’daki kazıların 1987’den beri devam ettiğini ve çiftin kalıntılarının yaklaşık 10 yıl önce bulunduğunu belirten Arav, bunların araştırma ekibinin sitede bulduğu en eski iskeletler olduğunu da sözlerine ekledi. Çiftin keşfi, Geshur’un başkenti olduğu zaman sitenin neye benzediğine bakan Bethsaida ile ilgili bir makalenin parçası olarak sunuldu. Sitenin ve iskeletlerin analizi devam ediyor.

Arkeologlar, onlar hakkında daha fazla bilgi edinmek için çiftin iskeletlerinden DNA çıkarmak istediklerini, ancak şu anda bunu yapacak paraya sahip olmadıklarını dile getiriyorlar.

Makalenin orijinal hali  Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Related Articles

Pakistan’da 1300 Yıllık Hindu Tapınağı Keşfedildi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

Pakistan’ın Swat bölgesinde bir dağda Hindulara ait bir tapınak keşfedildi. Bölgede daha önce bu tarz bir tapınağa rastlanmamıştı. Pakistan ve...

Kosova’da Tarihin Katmanları Arasında Bir Keşif: Vuçak Kalesi’nden 1700 Yıllık Roma Sunağı

23 Nisan 2025

23 Nisan 2025

Kosova’nın Vuçak Kalesi’nde 1700 Yıllık Roma Sunağı keşfedildi. Başbakan Albin Kurti’nin duyurduğu üzere, kalede yapılan arkeolojik kazılar, MS 3. yüzyıla...

Tarih öncesi dönemde anneler, çocuklarına ebeveynlik yapma konusunda bizimden çok daha yetenekliydi

24 Kasım 2021

24 Kasım 2021

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nin (ANU) yakın tarihli bir araştırmasına göre, eski kültürlerde yeni doğan bebeklerin ölüm oranı, yetersiz sağlık bakımı, hastalık...

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

29 Aralık 2022

29 Aralık 2022

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı. Geçmiş yıllarda...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

Çatalhöyük Araştırmasına Polonya’dan Ödül: Neolitik Toplumda Kadınların Merkezi Rolü Çalışması

22 Ocak 2026

22 Ocak 2026

Anadolu’nun en önemli Neolitik yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük, bu kez kazılarıyla değil, toplumsal yapıya dair ezber bozan bilimsel sonuçlarıyla uluslararası...

Persepolis’te Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtı bulundu

26 Şubat 2022

26 Şubat 2022

Persepolis Müzesi depolarındaki yazılı nesnelerin ve parçalı yazıtların sınıflandırılması ve belgelenmesi projesi sırasında uzmanlar, Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtının...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Yakutya’da Soyu Tükenmiş Yünlü Gergedan Kalıntıları Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

İklim değişikliğinin dünyanın en eski donmuş topraklarının çoğunu eritmesiyle birlikte, arkeologlar geçmiş bin yıldan kalma hayvan kalıntılarını keşfetmeye devam ediyor. Rusya’da...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Tunç Çağı’nda savaş gemilerinin yapıldığı Dana Adası

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

Dana adası, Tunç Çağı’nda deniz kabilelerinin göçünden bu yana, Yunanlılar ve Persler arasındaki deniz savaşları da dahil olmak üzere birçok...

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü “Ara Güler Fotoğraflarında Arkeoloji” sergisine ev sahipliği yapıyor

17 Nisan 2022

17 Nisan 2022

Duayen fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in 21’i Türkiye’den 1’i Moğolistan’dan olmak üzere toplam 22 arkeolojik alanda çektiği 132 fotoğrafının yer aldığı...

DNA analizi, Tayland’daki Demir Çağı Kütük Tabut kültürünün gizemlerini aydınlatıyor

10 Şubat 2024

10 Şubat 2024

Pang Mapha’nın Kuzeybatı Tayland dağlık bölgesi, inanılmaz derecede tuhaf tarih öncesi insan mezarları içeren düzinelerce mağara ile tanınır. Bölge, Demir...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]