10 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında Shakespeare tarafından kaleme alınan eser, iki düşman ailenin birbirini seven gençlerinin aşk macerasını anlatır.

Sonu hüsran ile biten bu aşk hikayesinin kahramanlarının 3000 yıl öncesinde de yaşamış olduğunu düşündüren bir mezar buluntusu keşfedildi.

3000 yıl önce yaşadığı düşünülen dönemin “Romeo ve Juliet” leri, İsrail’deki Bethsaida, yan yana, erkeğin kolu kadının vücudunun üzerinde olacak şekilde yan yana gömülü olarak bulundular.Bethsaida projesinin yöneticisi ve Nebraska Omaha Üniversitesi’nde dini araştırmalar profesörü olan Rami Arav, arkeologların, çifti neyin öldürdüğünden emin olmasalar da, bireylerin aynı anda öldüğünü düşündüklerini söyledi.

25-28 Ekim tarihleri ​​arasında New York Üniversitesi ve İsrail Eski Eserler Dairesi tarafından düzenlenen sanal arkeoloji konferansında Arav, “Böyle bir çift bulmak çok, çok nadirdir” dedi.

Kemikleri bulunan erkeğin otuzlu yaşlarının sonlarında, dişinin ise erken yaşlarda veya on sekiz yaşında öldüğünü söyleyen Arav WordsSideKick.com’a verdiği demeçte, “Görünüşe göre, aynı anda öldüler veya en azından bedenleri çürümeden önce aynı anda gömülmüşlerdi. İskeletler üzerinde herhangi bir travma kalıntısına rastlanmadı. Onları neyin öldürdüğüne dair hiçbir fikrimiz yok” bilgisini verdi.

İsrail’de 1000 yıldan fazla bir süre önce bir erkek ve kadın birlikte gömüldü. Arkeologlar çifte “Romeo ve Juliet” diyorlar.
(Resim: © Bethsaida Kazı Projesi)

Çiftin samimi cenaze konumuna rağmen, arkeologlar romantik bir çift olduklarından emin olunamadığına dikkat çeken Arav, çifti gömen kişinin cesetleri sarılma pozisyonunda koyduğunu, “Kaşık pozisyonu” olarak nitelendirilen gömme işlemini onları gömenler tarafından yapıldığını sözlerine ekledi. Aray, “belki de onları gömenler, çiftin hikayesini biliyordu” diyerek kapıyı aralık bıraktı.

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” kimdi?

Arkeolojik kalıntılardan ve günümüze ulaşan tarihi bilgilerden arkeologlar, çiftin yaşadığı sırada Bethsaida’daki insanların “Aramice” konuşan insanlar olduklarını hatta Ay tanrısı imgesine sahip Bethsaida’da iki stel keşfedildiğini, çünkü ay tanrısı onlar için önemli bir tanrı olduğunu söylediler.

Arav, Bethsaida’nın İbranice İncil’de birkaç kez adı geçen bir krallık olan Geshur’un başkenti olduğunu bildiklerini söyledi. İncil’de anlatılan hikayeler, Geşur’un zaman zaman İsrail ile çatıştığını iddia etmektedir.

Bethsaida’daki kazıların 1987’den beri devam ettiğini ve çiftin kalıntılarının yaklaşık 10 yıl önce bulunduğunu belirten Arav, bunların araştırma ekibinin sitede bulduğu en eski iskeletler olduğunu da sözlerine ekledi. Çiftin keşfi, Geshur’un başkenti olduğu zaman sitenin neye benzediğine bakan Bethsaida ile ilgili bir makalenin parçası olarak sunuldu. Sitenin ve iskeletlerin analizi devam ediyor.

Arkeologlar, onlar hakkında daha fazla bilgi edinmek için çiftin iskeletlerinden DNA çıkarmak istediklerini, ancak şu anda bunu yapacak paraya sahip olmadıklarını dile getiriyorlar.

Makalenin orijinal hali  Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Tarih öncesi insanlar atalarının hatıralarını canlı tutmak için taş aletleri saklıyorlardı

14 Mart 2022

14 Mart 2022

Geçmişe dair yaşanmışlıkları barındıran, sevdiklerimize ait birçok anıyı bizlere tekrar yaşatan eşyaları saklarız. Bu saklama eylemi içgüdüsel bir hareket olarak...

Musul’da 6 Metrelik Asur Kanatlı Boğası Ortaya Çıkarıldı: Dünyanın En Büyüğü

23 Eylül 2025

23 Eylül 2025

Irak’ın Musul kentinde yürütülen kazılarda, Asur sanatının bilinen en büyük lamassusu gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık altı metre yüksekliğe ulaşan bu...

Kazakistan Liri, Sutton Hoo kalıntısında bulunan lir ile benzer çıktı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Kazakistan’ın güneybatısındaki Dzhetyasar bölgesinde 1973 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bir dizi ahşap nesne bulunmuş ama uzmanlar bu buluntuya fazla ilgi...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

Polonyalı arkeologlar, eski Mısır soylularının mezarlarında dokuz timsah kafası ortaya çıkardılar

28 Aralık 2022

28 Aralık 2022

Mısır’daki Theban Nekropolü’nü kazan Polonyalı arkeologlar, üst düzey soylulara ait iki mezarın içine gizlenmiş dokuz timsah kafası keşfettiler. Theban Nekropolü,...

Herakleia kazılarında ortaya çıkarılan bazı eserlerde 2000 yıllık pati izleri bulundu

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

M. Ö. 5. yüzyılda kurulan Karia bölgesinin önemli yerleşim yerlerinden Herakleia Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, 2 bin yıllık pati izlerine...

Pompeii’de bulunan en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor

9 Ağustos 2021

9 Ağustos 2021

Pompeii antik kenti 2020 yılı kazılarında ortaya çıkarılan dünyanın en eski fast-food lokantası ziyarete açılıyor. Telegraph, 2 bin yıllık olduğu...

Dara Antik Kenti’nde keşfedilen agora gün yüzüne çıkarılıyor

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani saldırılarına karşı durmak için kurduğu Dara Antik Kenti’nde bir agora keşfedildi. Şehir, MS 507 yılında imparator...

Zile Kalesi kazı çalışmaları başladı

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Tokat’ın Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi’nde kazı çalışmalarına başlandı. Kazılara Tokat Müzesi Müdürlüğü başkanlık edecek. Roma İmparatoru Jul...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Buzların İçinde Bulunan Kadın Altay Prensesi Miydi Yoksa Bir Şaman Mı?

1 Haziran 2021

1 Haziran 2021

1993 yılında Rus arkeolog Natalya Polosmak ve ekibi, Rusya’nın Altay Dağları bölgesinde, Çin sınırına yakın Ukok Platosu’nda eski bir mezar...

Tanrı Zeus’un Poseidon’un Hışmından Kurtulmak İçin Kaçtığı Mağara

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Yunan panteonunun tepe noktasını Tanrı Zeus işgal eder. Tanrı Zeus, panteonda tanrıların kralıdır. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Gücün...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Worcestershire’da İmparator Neron dönemine ait altın ve gümüş Roma sikkelerinden oluşan bir hazine bulundu

8 Aralık 2024

8 Aralık 2024

Batı İngiltere’deki Worcestershire’da inşaat çalışmaları sırasında İmparator Neron’nun saltanatına dayanan bir Roma ve Demir Çağı gümüş sikke hazinesi bulundu. 1.368...

Araştırmacılar Amerika’nın en eski madenini keşfetti

24 Mayıs 2022

24 Mayıs 2022

Wyoming Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü arkeolojik kazılar, insanların yaklaşık 13.000 yıl önce doğu Wyoming’deki eski bir madende kırmızı aşı boyası üretmeye...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]