15 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır.

Kenevirin dokuma hammaddesi ve keyif verici madde olarak kullanılması Tunç Çağı’na kadar uzanır.

Binlerce yıldan beri yaşamın içinde bulunan kenevirin yeryüzünde yaşanan en eski çevre kirliliğine yol açtığı keşfedildi.

Dr. Agata Starosta liderliğindeki araştırma ekibi, Polesie Wołyńskie’deki (Chełm yakınında) Słone Gölü’nün tarihini kontrol etmek için modern araştırma tekniklerini – fosil DNA’nın analizini kullanarak çok eski bir çevre kirliliğinin izlerini keşfettiler.

Araştırmanın sonuçları Scientific Reports’ta yayınlandı.

Kenevir bitki saplarında bulunan liflerin kumaş yapımında kullanılması için bitkinin suda bekletme işlemine tabi tutulması gerekiyor.

Geçmişte kenevir ıslatma işlemi, göl veya göletlerde gerçekleştiriliyordu.

Zamanla göl ve göletlerde yapılan bu işlem yapay su kütlelerinde yapılmaya başlandı. Muhtemelen içme suyunun kirlenmesini önlemek içindi.

Gölde elde edilen kenevir bitkisi kalıntılarını inceleyen araştırmacılar, kenevir ıslatma işleminin Słone Gölü’nde tarihte birkaç kez-MS üçüncü yüzyılda- yapıldığını ve bundan dolayı küçük su kütlesinin mikroflorası ve doğurganlığı büyük ölçüde değiştiğini gösterdiğini söylediler.

Makalenin ortak yazarlarından Dr. Olga Iwańska, Słone Gölü’nden alınan bir çekirdekten dip çökeltilerini analiz ettik. Słone, bölgenin gölleri arasında, tortuların çekirdeğinde, göldeki mevsimsel olarak değişen oksijen koşullarını gösteren ince, açıkça farklılaşmış renk katmanları olan bir laminasyon tabakası olması nedeniyle öne çıkıyor. Çekirdeğin bu lamine kısmında, Orta Çağ’ın başlarına kadar uzanan, kenevir lifleri ve polenler de bulduk” diye konuştu.

Słone Gölü'nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta
Słone Gölü’nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta

Araştırmalarında, geleneksel paleolimnolojik teknikleri – radyoizotop tarihleme, polen analizi, diatomlar, jeokimyasal analizlerini göl çökeltilerinden fosil DNA’sının dizilimi ile karşılaştırdıklarını söyleyen Dr. Iwańska, “Keneviri ıslatmak için gölün kullanım sürelerini belirlemek için kenevir liflerinin nicel ve kalitatif (polarize ışık mikroskobu) analizi kullandık. Bu kadar geniş, çok disiplinli bir metodoloji kullanarak, gölün ekosisteminin yaklaşık 2.000 yıl boyunca kapsamlı bir resmini elde ettik, bu da araştırmamızı göl ekosistemlerinin mikrobiyomunu inceleyen benzer yayınlardan ayırdı” dedi.

Dr. Starosta PAP’a “bitki fosilinin kendilerine göldeki yaşamın ne kadar çok değiştiğini, bu tür değişikliklerin izlerinin iki bin yıl sonra bile görülebileceğini gösterdiğini” söyledi.

Çalışma, kenevir ıslatmanın gölün mikroflorasını ve doğurganlığını büyük ölçüde etkilediğini ve anaerobik bakteri sayısını artırdığını göstermiştir.

“Słone Gölü’nün bakteriyel mikroflorası, yerleşimin zayıfladığı dönemlere tepki göstererek, son 2000 yılda birkaç kez ‘iyileşmiş’ olsa da, insan müdahalesi gölün ekosisteminde kalıcı ve net bir iz bırakmıştır” – diye özetliyor Dr. Starosta.

Banner
Benzer Yazılar

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Dünyanın en eski darphanesi Çin’de Keşfedildi

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

Çin’de Sarı Nehir yakınında bulunan antik Guanzhuang kentinin kazılarında dünyanın en eski darphanesi keşfedildi. Darphanenin bulunduğu Guanzhuang, M. Ö. 800...

Persepolis’te Bulunan Görkemli Geçit

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

İranlı araştırmacılar, İran’ın güneyindeki UNESCO tescilli Persepolis yakınlarında güçlü Akameniş İmparatorluğunun (yaklaşık MÖ 550 – 330) kurucusu olan Büyük Kiros’un...

Murat Çavga,”Sümela’da diskovari eğlencenin kime ne faydası var”

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Türkiye’nin önemli kültür varlıklarından Trabzon’un Maçka ilçesi Karadağ eteklerinde bulunan Sümela Manastırı’na özel izin alarak giren DJ Ahmet Şenterzi, Volkan...

Çin’in ilk imparatorunun mozolesinin yakınında bulunan nadir bir koyun arabası ve eski savaş arabaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Çin’in kuzeybatısındaki Xi’an’da, Qin Hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 206) Çin’in ilk İmparatoru olan Qinshihuang’ın türbesinin yakınında nadir bir “altı koyun”...

3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Büklükale Kazılarında Yeni Binaların Çıkarılması Hedefleniyor

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Büklükale, Hitit İmparatorluğu’nun en önemli yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında devam eden Büklükale...

Sudan’ın başkenti Hartum’da Hristiyan figürel sahnelerle kaplı gizemli bir oda kompleksi keşfedildi

8 Nisan 2023

8 Nisan 2023

Sudan’ın başkenti Hartum’da iç kısımları Hıristiyan sanatına özgü figürel sahnelerle kaplı, güneşte kurutulmuş tuğladan yapılmış gizemli bir oda kompleksi keşfedildi....

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Trier Üniversitesi’nin Dijital Para Dolabı Artık Erişilebilir

19 Şubat 2024

19 Şubat 2024

Tarihi sikkeler, koleksiyonlar ve sergiler için mücevher parçalarından çok daha fazlasıdır özellikle araştırmacılar için ilgi çekicidir. Trier Üniversitesi, birkaç yıldır...

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

Arkeologlar, Endonezya’da 7.000 yıllık kaplan köpekbalığı dişi bıçakları keşfetti

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Endonezya’nın Sulawesi adasında yapılan kazılar inanılmaz bir bulgu ortaya çıkardı; bıçak şeklinde şekillendirilmiş ve yaklaşık 7.000 yaşında olduğu düşünülen iki...

6000 yıllık yerleşim yerindeki kazılar, Irak’taki en eski devlet kurumlarının ortaya çıkışına ve reddedilmesine dair kanıtlar ortaya çıkarıyor

6 Aralık 2024

6 Aralık 2024

Irak’ın kuzeyinde Shakhi Kora arkeolojik alanında M. Ö. 4. binyıla ait yerleşim yerinde yapılan yeni kazılar, ilk devlet kurumlarına dair...

Mavi Kuran’ın bir sayfasındaki karmaşık altın yaprak süslemelerinin altında gizli metin ortaya çıktı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Zayed Ulusal Müzesi’nden araştırmacılar, dünyanın en ünlü Kur’an yazmalarından biri olan Mavi Kur’an’ın bir sayfasındaki karmaşık bir altın yaprak tabakasının...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]