23 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır.

Kenevirin dokuma hammaddesi ve keyif verici madde olarak kullanılması Tunç Çağı’na kadar uzanır.

Binlerce yıldan beri yaşamın içinde bulunan kenevirin yeryüzünde yaşanan en eski çevre kirliliğine yol açtığı keşfedildi.

Dr. Agata Starosta liderliğindeki araştırma ekibi, Polesie Wołyńskie’deki (Chełm yakınında) Słone Gölü’nün tarihini kontrol etmek için modern araştırma tekniklerini – fosil DNA’nın analizini kullanarak çok eski bir çevre kirliliğinin izlerini keşfettiler.

Araştırmanın sonuçları Scientific Reports’ta yayınlandı.

Kenevir bitki saplarında bulunan liflerin kumaş yapımında kullanılması için bitkinin suda bekletme işlemine tabi tutulması gerekiyor.

Geçmişte kenevir ıslatma işlemi, göl veya göletlerde gerçekleştiriliyordu.

Zamanla göl ve göletlerde yapılan bu işlem yapay su kütlelerinde yapılmaya başlandı. Muhtemelen içme suyunun kirlenmesini önlemek içindi.

Gölde elde edilen kenevir bitkisi kalıntılarını inceleyen araştırmacılar, kenevir ıslatma işleminin Słone Gölü’nde tarihte birkaç kez-MS üçüncü yüzyılda- yapıldığını ve bundan dolayı küçük su kütlesinin mikroflorası ve doğurganlığı büyük ölçüde değiştiğini gösterdiğini söylediler.

Makalenin ortak yazarlarından Dr. Olga Iwańska, Słone Gölü’nden alınan bir çekirdekten dip çökeltilerini analiz ettik. Słone, bölgenin gölleri arasında, tortuların çekirdeğinde, göldeki mevsimsel olarak değişen oksijen koşullarını gösteren ince, açıkça farklılaşmış renk katmanları olan bir laminasyon tabakası olması nedeniyle öne çıkıyor. Çekirdeğin bu lamine kısmında, Orta Çağ’ın başlarına kadar uzanan, kenevir lifleri ve polenler de bulduk” diye konuştu.

Słone Gölü'nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta
Słone Gölü’nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta

Araştırmalarında, geleneksel paleolimnolojik teknikleri – radyoizotop tarihleme, polen analizi, diatomlar, jeokimyasal analizlerini göl çökeltilerinden fosil DNA’sının dizilimi ile karşılaştırdıklarını söyleyen Dr. Iwańska, “Keneviri ıslatmak için gölün kullanım sürelerini belirlemek için kenevir liflerinin nicel ve kalitatif (polarize ışık mikroskobu) analizi kullandık. Bu kadar geniş, çok disiplinli bir metodoloji kullanarak, gölün ekosisteminin yaklaşık 2.000 yıl boyunca kapsamlı bir resmini elde ettik, bu da araştırmamızı göl ekosistemlerinin mikrobiyomunu inceleyen benzer yayınlardan ayırdı” dedi.

Dr. Starosta PAP’a “bitki fosilinin kendilerine göldeki yaşamın ne kadar çok değiştiğini, bu tür değişikliklerin izlerinin iki bin yıl sonra bile görülebileceğini gösterdiğini” söyledi.

Çalışma, kenevir ıslatmanın gölün mikroflorasını ve doğurganlığını büyük ölçüde etkilediğini ve anaerobik bakteri sayısını artırdığını göstermiştir.

“Słone Gölü’nün bakteriyel mikroflorası, yerleşimin zayıfladığı dönemlere tepki göstererek, son 2000 yılda birkaç kez ‘iyileşmiş’ olsa da, insan müdahalesi gölün ekosisteminde kalıcı ve net bir iz bırakmıştır” – diye özetliyor Dr. Starosta.

Banner
Benzer Yazılar

Bilim insanları 45.000 yıl önce gelişmiş bir maddi kültürün kanıtlarını buldular

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Çok uluslu bir araştırma ekibi, Nature Ecology & Evolution dergisinde, yaklaşık 45.000 yıl önce Çin’de gelişmiş bir maddi kültürün varlığına...

Fatih Sultan Mehmet’e Ait Fermanın Geri Getirilmesi İçin Girişim Başlatıldı

13 Ekim 2021

13 Ekim 2021

Yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan Fatih Sultan Mehmet’e ait fermanın Türkiye’ye getirilmesi için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından girişim başlatıldı. Londra’da...

Mevlana Müzesi’ni 3D Sanal Teknoloji İle Ziyaret Edebilirsiniz

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

“Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor” beyiti ile başlar ünlü düşünür, Gönül Sultanı Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî,...

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

Moğol Tehdidine Karşı İnşa Edilen 12 Kapıdan Biri: Konya’da Larende Kapısı’nın Temeli Ortaya Çıktı

1 Kasım 2025

1 Kasım 2025

Konya’nın tarihi dokusunu yeniden şekillendiren arkeolojik kazılarda, Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat döneminde inşa edilen kalenin 12 kapısından biri olan...

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

İranlı çiftçilerin yaklaşık 3.000 yıl önce pirinç yetiştirdiğine dair kanıtlara ulaşıldı

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

İran’ın Mazandaran bölgesinde kazı yapan arkeologlar, İranlı çiftçilerin 3000 yıl önce pirinç yetiştirdiklerini ortaya çıkardı. Māzandarān, kuzeyde Hazar Denizi kıyısında...

Yeni araştırma sonucu; Greko-Romen taş vazolar teknolojik bilginin yayılımını gösteriyor

12 Mart 2023

12 Mart 2023

Yunan, Helenistik ve Roma Dönemi taş vazolar üzerinde yapılan bir araştırma; Antik Dönem zanaatkarları arasında teknolojik bilginin yayıldığını ortaya koydu....

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

Kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Kudüs yakınlarında 2017 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu. Kilolarca ağırlıkta demir halkalarla...

Pagan Tanrıları ikonalarda gizlendi mi?

23 Şubat 2023

23 Şubat 2023

Hz. İsa, Hz. Meryem, melekler ve azizlerin yer aldığı ikonalar, Hristiyan dini yapılarının önemli ve ayrılmaz bir parçasıdır. İkona sanatı,...

Hintli Arkeologlar Bilinen En Eski Kadın Lider Eğitim Manastırını Keşfetti

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

Hindistan’ın Bihar eyaletindeki arkeologlar, 11. ve 12 yy. kadınlar için yapılmış olduklarına inandıkları bir manastır keşfettiler. Antik manastır yerleşim yerlerinden...

Bin yıllık Beşaret Kilisesi’nin freskleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

28 Mart 2024

28 Mart 2024

UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Koramaz vadisindeki bin yıllık kayadan oyma Beşaret kilisesi, ihmaller ve definecilerin verdiği zararlar...

İkinci Dünya Savaşında “Ölüm Vadisi” Olarak Adlandırılan yerde Kemikler ve Mermiler Bulundu

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Polonya’da İkinci Dünya Savaşı sırasında toplu bir infaz yerini araştırmakta olan  araştırmacılar, Alman ölüm birliklerinin cesetleri ateşe vermeden önce binlerce...

Avarlar hakkında yeni bulgulara ulaşıldı

2 Nisan 2022

2 Nisan 2022

250 yıl boyunca Orta ve Doğu Avrupa’nın çoğunu yöneten Avarlar, Attila’nın Hunlarından daha az biliniyordu, ancak şüphesiz daha başarılıydılar. MS...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]