23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır.

Kenevirin dokuma hammaddesi ve keyif verici madde olarak kullanılması Tunç Çağı’na kadar uzanır.

Binlerce yıldan beri yaşamın içinde bulunan kenevirin yeryüzünde yaşanan en eski çevre kirliliğine yol açtığı keşfedildi.

Dr. Agata Starosta liderliğindeki araştırma ekibi, Polesie Wołyńskie’deki (Chełm yakınında) Słone Gölü’nün tarihini kontrol etmek için modern araştırma tekniklerini – fosil DNA’nın analizini kullanarak çok eski bir çevre kirliliğinin izlerini keşfettiler.

Araştırmanın sonuçları Scientific Reports’ta yayınlandı.

Kenevir bitki saplarında bulunan liflerin kumaş yapımında kullanılması için bitkinin suda bekletme işlemine tabi tutulması gerekiyor.

Geçmişte kenevir ıslatma işlemi, göl veya göletlerde gerçekleştiriliyordu.

Zamanla göl ve göletlerde yapılan bu işlem yapay su kütlelerinde yapılmaya başlandı. Muhtemelen içme suyunun kirlenmesini önlemek içindi.

Gölde elde edilen kenevir bitkisi kalıntılarını inceleyen araştırmacılar, kenevir ıslatma işleminin Słone Gölü’nde tarihte birkaç kez-MS üçüncü yüzyılda- yapıldığını ve bundan dolayı küçük su kütlesinin mikroflorası ve doğurganlığı büyük ölçüde değiştiğini gösterdiğini söylediler.

Makalenin ortak yazarlarından Dr. Olga Iwańska, Słone Gölü’nden alınan bir çekirdekten dip çökeltilerini analiz ettik. Słone, bölgenin gölleri arasında, tortuların çekirdeğinde, göldeki mevsimsel olarak değişen oksijen koşullarını gösteren ince, açıkça farklılaşmış renk katmanları olan bir laminasyon tabakası olması nedeniyle öne çıkıyor. Çekirdeğin bu lamine kısmında, Orta Çağ’ın başlarına kadar uzanan, kenevir lifleri ve polenler de bulduk” diye konuştu.

Słone Gölü'nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta
Słone Gölü’nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta

Araştırmalarında, geleneksel paleolimnolojik teknikleri – radyoizotop tarihleme, polen analizi, diatomlar, jeokimyasal analizlerini göl çökeltilerinden fosil DNA’sının dizilimi ile karşılaştırdıklarını söyleyen Dr. Iwańska, “Keneviri ıslatmak için gölün kullanım sürelerini belirlemek için kenevir liflerinin nicel ve kalitatif (polarize ışık mikroskobu) analizi kullandık. Bu kadar geniş, çok disiplinli bir metodoloji kullanarak, gölün ekosisteminin yaklaşık 2.000 yıl boyunca kapsamlı bir resmini elde ettik, bu da araştırmamızı göl ekosistemlerinin mikrobiyomunu inceleyen benzer yayınlardan ayırdı” dedi.

Dr. Starosta PAP’a “bitki fosilinin kendilerine göldeki yaşamın ne kadar çok değiştiğini, bu tür değişikliklerin izlerinin iki bin yıl sonra bile görülebileceğini gösterdiğini” söyledi.

Çalışma, kenevir ıslatmanın gölün mikroflorasını ve doğurganlığını büyük ölçüde etkilediğini ve anaerobik bakteri sayısını artırdığını göstermiştir.

“Słone Gölü’nün bakteriyel mikroflorası, yerleşimin zayıfladığı dönemlere tepki göstererek, son 2000 yılda birkaç kez ‘iyileşmiş’ olsa da, insan müdahalesi gölün ekosisteminde kalıcı ve net bir iz bırakmıştır” – diye özetliyor Dr. Starosta.

Banner
Related Articles

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi?...

Mamutların Nasıl Evrildiği DNA Analizleriyle Belirlendi

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Stockholm’deki Paleogenetik Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, 1,2 milyon yıllık mamut kalıntılarından elde edilen DNA’yı sıraladı. Analizler, son...

Cambridge arkeologları İngiltere’de 600 bin yıllık insan kalıntılarına ulaştı

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Cambridge Üniversitesi arkeologları tarafından yürütülen araştırma ile İngiltere’de Neandertallerin atası olan Homo heidelbergensis’in varlığını ortaya koyan bulgulara ulaşıldı. Canterbury bölgesinde...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Mısır El-Ezher Üniversitesi Mumyaların Sergilenmesine Karşı Çıkıyor

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Mısır’ın önde gelen dini kurumlarından biri olan El-Ezher Üniversitesi’nin, eski Mısır mezarlarının kazılması ve mezarlarından çıkartılan mumyaların sergilenmesini yasaklaması protestolara...

Malatya Tohma Kanyonu’nda Anadolu’nun En Eski Resimli Mağaralarından Biri Keşfedildi

13 Haziran 2026

13 Haziran 2026

Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yapılan arazi çalışmaları, Anadolu tarihöncesi için önemli bir keşfi ortaya çıkardı. Bir mağaranın duvarlarında yüze yakın insan...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Karaburun yüzey araştırması, 11.000 yıl öncesine ait avcı-toplayıcı insanların yaşamlarıyla ilgili verileri ortaya çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

İzmir’in Karaburun ilçesinde yapılan yüzey araştırmalarında, bölgede 11 bin yıl önce yaşamış göçebe, toplayıcı-avcı gruplara ait arkeolojik kanıtlara rastlandığı açıklandı....

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

Tarih öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapıya ait buluntulara ulaşıldı

31 Ekim 2021

31 Ekim 2021

Anadolu mimarisinde yedinci ve sekizinci bin yıl öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapının buluntularına ulaşıldı. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki Domuztepe Höyüğü...

Antik Dünya’nın en büyük lahdi Sidamara yıllar sonra Eros’una kavuştu

1 Temmuz 2022

1 Temmuz 2022

Karaman’ın Ambar Köyü’nde 140 yıl önce ortaya çıkartılan Antik Dünya’nın en büyük lahdi olarak kabul edilen Sidamara lahdinin eksik parçası...

Viking Kadınlarında Keşfedilen Üç Garip Kafatası Modifikasyonu

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Son yıllarda araştırmalar Viking Çağı’nda kalıcı vücut modifikasyonu için kanıtlar sağladı. Bu araştırmaların sonuncusu, Baltık Denizi’ndeki Gotland adasından kafatasları uzatılmış...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]