7 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır.

Kenevirin dokuma hammaddesi ve keyif verici madde olarak kullanılması Tunç Çağı’na kadar uzanır.

Binlerce yıldan beri yaşamın içinde bulunan kenevirin yeryüzünde yaşanan en eski çevre kirliliğine yol açtığı keşfedildi.

Dr. Agata Starosta liderliğindeki araştırma ekibi, Polesie Wołyńskie’deki (Chełm yakınında) Słone Gölü’nün tarihini kontrol etmek için modern araştırma tekniklerini – fosil DNA’nın analizini kullanarak çok eski bir çevre kirliliğinin izlerini keşfettiler.

Araştırmanın sonuçları Scientific Reports’ta yayınlandı.

Kenevir bitki saplarında bulunan liflerin kumaş yapımında kullanılması için bitkinin suda bekletme işlemine tabi tutulması gerekiyor.

Geçmişte kenevir ıslatma işlemi, göl veya göletlerde gerçekleştiriliyordu.

Zamanla göl ve göletlerde yapılan bu işlem yapay su kütlelerinde yapılmaya başlandı. Muhtemelen içme suyunun kirlenmesini önlemek içindi.

Gölde elde edilen kenevir bitkisi kalıntılarını inceleyen araştırmacılar, kenevir ıslatma işleminin Słone Gölü’nde tarihte birkaç kez-MS üçüncü yüzyılda- yapıldığını ve bundan dolayı küçük su kütlesinin mikroflorası ve doğurganlığı büyük ölçüde değiştiğini gösterdiğini söylediler.

Makalenin ortak yazarlarından Dr. Olga Iwańska, Słone Gölü’nden alınan bir çekirdekten dip çökeltilerini analiz ettik. Słone, bölgenin gölleri arasında, tortuların çekirdeğinde, göldeki mevsimsel olarak değişen oksijen koşullarını gösteren ince, açıkça farklılaşmış renk katmanları olan bir laminasyon tabakası olması nedeniyle öne çıkıyor. Çekirdeğin bu lamine kısmında, Orta Çağ’ın başlarına kadar uzanan, kenevir lifleri ve polenler de bulduk” diye konuştu.

Słone Gölü'nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta
Słone Gölü’nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta

Araştırmalarında, geleneksel paleolimnolojik teknikleri – radyoizotop tarihleme, polen analizi, diatomlar, jeokimyasal analizlerini göl çökeltilerinden fosil DNA’sının dizilimi ile karşılaştırdıklarını söyleyen Dr. Iwańska, “Keneviri ıslatmak için gölün kullanım sürelerini belirlemek için kenevir liflerinin nicel ve kalitatif (polarize ışık mikroskobu) analizi kullandık. Bu kadar geniş, çok disiplinli bir metodoloji kullanarak, gölün ekosisteminin yaklaşık 2.000 yıl boyunca kapsamlı bir resmini elde ettik, bu da araştırmamızı göl ekosistemlerinin mikrobiyomunu inceleyen benzer yayınlardan ayırdı” dedi.

Dr. Starosta PAP’a “bitki fosilinin kendilerine göldeki yaşamın ne kadar çok değiştiğini, bu tür değişikliklerin izlerinin iki bin yıl sonra bile görülebileceğini gösterdiğini” söyledi.

Çalışma, kenevir ıslatmanın gölün mikroflorasını ve doğurganlığını büyük ölçüde etkilediğini ve anaerobik bakteri sayısını artırdığını göstermiştir.

“Słone Gölü’nün bakteriyel mikroflorası, yerleşimin zayıfladığı dönemlere tepki göstererek, son 2000 yılda birkaç kez ‘iyileşmiş’ olsa da, insan müdahalesi gölün ekosisteminde kalıcı ve net bir iz bırakmıştır” – diye özetliyor Dr. Starosta.

Banner
Benzer Yazılar

Osmaniye’de Bulunan Kadın Figürlü Mozaik Portre Zeugma’yı Tahtından Edecek mi?

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

2015 yılında bir inşaat kazı çalışması sırasında Kadirli ilçesine bağlı Dere Mahallesi’nde ortaya çıkan mozaikler hayranlık ve şaşkınlık yaratmaya devam...

Mustatillerin ritüel geçmişini ortaya çıkarmak: Kuzeybatı Arabistan’ın Geç Neolitik Çağı’nda kült, çobanlık ve ‘hac’

22 Mart 2023

22 Mart 2023

Mustatiller – ritüel amaçlar için kullanıldığı düşünülen Geç Neolitik dönemden kalma taş anıtlar – Suudi Arabistan’daki bir arkeolojik alanın kapsamlı...

Şaşırtıcı keşif; Romalıların ve Anglosaksonların bir arada yattığı mezarlık ortaya çıkarıldı

14 Mart 2023

14 Mart 2023

Mezarlıklar, toplumlarda dini, milli ve gelenekler gözetilerek ayrı alanlarda oluşturulur. Günümüzde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi mezarlıkları gibi oluşturulan mezarlıklar uygulamada...

Pompei’de olağanüstü natürmort fresklerine sahip sütunlu bir salon bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından biri olan ünlü antik Roma kenti Pompei’deki arkeologlar, görkemli sütunlu bir salondaki gösterişli natürmort freskler...

Vitruvius’un Efsanevi Bazilikası Bulundu: Roma Mimarlık Tarihi Fano’da Yeniden Yazılıyor

20 Ocak 2026

20 Ocak 2026

İtalya’nın Fano kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda, Antik Roma’nın en etkili mimarlarından Marcus Vitruvius Pollio tarafından tasarlandığı bilinen efsanevi bazilikanın kalıntıları...

Sayı Saymayı Ne Zaman Öğrendik!

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Neandertal insanı sayı saymayı ne zaman öğrendi. Yazının bulunuşundan binlerce yıl önce Neandertal insanının sayı saymayı öğrendiği ve sayıları kullandığına...

9.750 Yıllık Sokak, Orta Anadolu’da Gün Işığına Çıktı: Neolitik Dönem Anlayışını Sarsıyor

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Arkeologlar, insanlık tarihinin bilinen en eski sokak örneklerinden birini ortaya çıkarmış olabilir—bu keşif, ikonik Çatalhöyük neolitik dönem yerleşiminden yaklaşık 750...

Antandros Antik Kenti’nde 2.400 Yıllık Mezar Ortaya Çıkarıldı

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

2000 yılında yüzey araştırması ile başlayan  Antandros Antik Kenti kazılarının bu yılki çalışmalarında 2.400 yıllık pitos mezar ortaya çıkarıldı. Mysia...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Mamutların Nasıl Evrildiği DNA Analizleriyle Belirlendi

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Stockholm’deki Paleogenetik Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, 1,2 milyon yıllık mamut kalıntılarından elde edilen DNA’yı sıraladı. Analizler, son...

Japonya’da batan Ertuğrul Fırkateyni’nden çıkartılan eserler şekerle korunacak

11 Şubat 2024

11 Şubat 2024

II. Abdülhamid, Japon Prens Komatsu Akihito’nun İstanbul’u ziyaret etmesinin ardından iade-i ziyaret için 1887 yılında Ertuğrul Fırkateyni’ni Japonya’ya gönderme kararı...

Arkeologlar, İspanya’da bir mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Arkeologlar, İspanya’nın Cantabria eyaletindeki Ribamontán al Monte belediyesinde bulunan La Garma mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler. La...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]