18 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır.

Kenevirin dokuma hammaddesi ve keyif verici madde olarak kullanılması Tunç Çağı’na kadar uzanır.

Binlerce yıldan beri yaşamın içinde bulunan kenevirin yeryüzünde yaşanan en eski çevre kirliliğine yol açtığı keşfedildi.

Dr. Agata Starosta liderliğindeki araştırma ekibi, Polesie Wołyńskie’deki (Chełm yakınında) Słone Gölü’nün tarihini kontrol etmek için modern araştırma tekniklerini – fosil DNA’nın analizini kullanarak çok eski bir çevre kirliliğinin izlerini keşfettiler.

Araştırmanın sonuçları Scientific Reports’ta yayınlandı.

Kenevir bitki saplarında bulunan liflerin kumaş yapımında kullanılması için bitkinin suda bekletme işlemine tabi tutulması gerekiyor.

Geçmişte kenevir ıslatma işlemi, göl veya göletlerde gerçekleştiriliyordu.

Zamanla göl ve göletlerde yapılan bu işlem yapay su kütlelerinde yapılmaya başlandı. Muhtemelen içme suyunun kirlenmesini önlemek içindi.

Gölde elde edilen kenevir bitkisi kalıntılarını inceleyen araştırmacılar, kenevir ıslatma işleminin Słone Gölü’nde tarihte birkaç kez-MS üçüncü yüzyılda- yapıldığını ve bundan dolayı küçük su kütlesinin mikroflorası ve doğurganlığı büyük ölçüde değiştiğini gösterdiğini söylediler.

Makalenin ortak yazarlarından Dr. Olga Iwańska, Słone Gölü’nden alınan bir çekirdekten dip çökeltilerini analiz ettik. Słone, bölgenin gölleri arasında, tortuların çekirdeğinde, göldeki mevsimsel olarak değişen oksijen koşullarını gösteren ince, açıkça farklılaşmış renk katmanları olan bir laminasyon tabakası olması nedeniyle öne çıkıyor. Çekirdeğin bu lamine kısmında, Orta Çağ’ın başlarına kadar uzanan, kenevir lifleri ve polenler de bulduk” diye konuştu.

Słone Gölü'nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta
Słone Gölü’nde kenevir izleri. Kaynak: A. Starosta

Araştırmalarında, geleneksel paleolimnolojik teknikleri – radyoizotop tarihleme, polen analizi, diatomlar, jeokimyasal analizlerini göl çökeltilerinden fosil DNA’sının dizilimi ile karşılaştırdıklarını söyleyen Dr. Iwańska, “Keneviri ıslatmak için gölün kullanım sürelerini belirlemek için kenevir liflerinin nicel ve kalitatif (polarize ışık mikroskobu) analizi kullandık. Bu kadar geniş, çok disiplinli bir metodoloji kullanarak, gölün ekosisteminin yaklaşık 2.000 yıl boyunca kapsamlı bir resmini elde ettik, bu da araştırmamızı göl ekosistemlerinin mikrobiyomunu inceleyen benzer yayınlardan ayırdı” dedi.

Dr. Starosta PAP’a “bitki fosilinin kendilerine göldeki yaşamın ne kadar çok değiştiğini, bu tür değişikliklerin izlerinin iki bin yıl sonra bile görülebileceğini gösterdiğini” söyledi.

Çalışma, kenevir ıslatmanın gölün mikroflorasını ve doğurganlığını büyük ölçüde etkilediğini ve anaerobik bakteri sayısını artırdığını göstermiştir.

“Słone Gölü’nün bakteriyel mikroflorası, yerleşimin zayıfladığı dönemlere tepki göstererek, son 2000 yılda birkaç kez ‘iyileşmiş’ olsa da, insan müdahalesi gölün ekosisteminde kalıcı ve net bir iz bırakmıştır” – diye özetliyor Dr. Starosta.

Banner
Benzer Yazılar

Geç Kretase Döneminden Yeni Bir Etobur Dinazor Türü Keşfedildi

1 Nisan 2021

1 Nisan 2021

Journal of Vertebrate Paleontology dergisinde yayınlanan bir araştırma yeni keşfedilen bir dinazor türünü anlatıyor. Llukalkan Aliocranianus yada “korkuya neden olan”. Yaklaşık...

Araştırmacılar, imparatorun mezarında bulunan 2.000 yıllık bronz bir kabın kopyasından damıtılmış şarap ürettiler

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Çin’de arkeologlar, bir imparatorun mezarından çıkarılan 2.000 yıllık bir bronz kabın replikasında damıtılmış şarap ürettiler ve bu, damıtılmış içki tekniğinin...

Anadolu’da İlk Kez: Perre Antik Kenti’nde Mısır Tanrısı Pataikos’un Figürü Ortaya Çıktı

1 Eylül 2025

1 Eylül 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti kazılarında öyle bir keşif yapıldı ki, sadece bölge tarihini değil, Anadolu ile Mısır arasındaki kültürel bağları...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

Yeni Çalışma, Neandertallerin Dışarıdan Gelen Kadınları Ritüel Amaçlı Olarak Hedef Aldığını Ortaya Koydu

23 Kasım 2025

23 Kasım 2025

Belçika’daki Goyet Mağarası, Neandertaller Arası Şiddet ve Seçici Yamyamlıkla İlgili Yeni Kanıtlar Sunuyor Belçika’daki Troisième caverne de Goyet’de bulunan 41.000–45.000...

Sanatın Müzeye Dönüşmesi mi Yoksa Müze Mimarisinin Sanat Olması mı?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Teshima Japonya’nın İç Denizinde , Naoshima ve Shōdoshima adaları arasında bulunan ve Kagawa Eyaletinin bir parçası olan bir adadır ....

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Enigma Bulundu

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Alman WWF dalgıçlar, Baltık Denizi‘nin derinliklerinde İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Enigma Şifreleme Makinesi buldular. Baltık’ta balık ağlarını toplamak için dalan...

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil...

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

En eski Budist tapınaklarından biri ortaya çıkarıldı

3 Şubat 2022

3 Şubat 2022

Budizm’in kurucusu Siddhartha Gautama’nın ölümünden birkaç yüzyıl sonra inşa edildiği düşünülen en eski Budist tapınaklarından birisi Pakistan’da ortaya çıkarıldı. MÖ...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]