8 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya Savaşı, Antik Dönemde Troas ve İlion, Doğu Roma ve Osmanlı Dönemi, Arkeoloji Tarihçesi, Troya’nın İzleri başlığı altında 7 kültürün izlerini bir arada tutan müzedir.

Antik dönem tarihine damga vurmuş ünlü Truva Savaşı‘nın tarafı olan Troya, Çanakkale’de Çanakkale Boğazı’nın güneybatısında, Kazdağları’nın kuzeybatısında yer alan arkaik kenttir.

Homeros’un İlyada ve Odessa klasiğine de konu olan Troya Antik Kenti uzun yıllar unutulmuş gizemli bir yer olarak kalmıştır.

Troya Antik Kenti
Troya Antik Kenti kazı çalışmaları 1822 yılında başlamış ve Tunç Çağı dönemine kadar inen kültür tabakalarına ulaşılmıştır.

Troya’nın Bulunuşu ve Kazı Çalışmaları

1822 yılında İskoç gazeteci Charles Maclaren, Hisarlık bölgesine düzenlediği geziler sonrası bu bölgenin unutulmuş Troya kenti olacağını söyleyen ilk kişi olmuştur.

Hisarlık’da ikamet eden İngiliz vatandaşı Calvert bölgenin büyük bir bölümünü satın alarak kazmak istese de dönemin savaş yılları olması ve İngiliz yardımının da gelmemesi nedeniyle başarısız bir girişim olarak kalmıştır.

Troya Antik Kenti’ni arayan Alman iş adamı ve arkeolog Heinrich Schliemann bölgeyi ziyareti sırasında Calvert ile tanışmış ve burada kazılara başlamıştır. 1868’de Schliemann, höyüğün karşısında bugün “Schliemann’ın çukuru” olarak bilinen yeri kazmıştır. Ünlü “Priamos Hazinesi”ni bulmuştur.  Schliemann, bilimsellikten uzak ticari ağırlığı taşıyan kazıları Troya’ya zarar vermekle beraber, o dönem çıkardığı birçok paha biçilmez kültürel varlıkları da yurtdışına kaçırarak verdiği zararın boyutunu artırmıştır.

Troya kazıları Heinrich Schliemann
Heinrich Schliemann, Troya’yı kazmış ancak profesyonellikten uzak bir çalışma olmasından dolayı kente zarar vermiştir. Ayrıca bulduğu Troya zenginliklerini yurtdışına kaçırmıştır.

Cincinnati Üniversitesi’nde profesör olan Carl Blegen, 1932–38 arasında bölgeyi  profesyonel bir yaklaşımla kazarak en az dokuz kent olduğunu göstermiştir. Blegen, ayrıca Troya’nın dokuz kentin kırk altı alt seviyeye bölünebileceği sonucuna varmıştır.

Blegen’le birlijte başlayan profesyonel kazılar, 1988 yılında, Profesör Manfred Korfmann yönetiminde Tübingen Üniversitesi ve Cincinnati Üniversitesi’nden bir ekip tarafından kazılara devam edilmiştir.

2006 yazında, kazılara Korfmann’ın meslektaşı Ernst Pernicka başkanlığında kazı ekibi ve 2013 yılında, Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden arkeolog William Aylward liderliğindeki disiplinler arası uzmanlardan oluşan uluslararası bir ekip kazıları sürdürmüştür.

Alman Tübingen Üniversitesinin 2012 yılında Troya Kazılarını bırakmasının ardından, 2013 yılından itibaren Prof. Dr. Rüstem Aslan başkanlığında ilk kez bir Türk ekip tarafından Troya Kazılarına devam etmektedir.

Türkiye,  30 Eylül 1996’da bölgeyi yaklaşık 136 kilometrekarelik alanı milli park ilan etti. 1998 yılında park, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edildi.

7 Kültürlü Troya Müzesi

Troya Müzesi, Çanakkale ilinin Ezine ilçesi, Tevfikiye köyünde, Troya kenti arkeolojik sit alanının yaklaşık 800 metre doğusunda yer alan Türkiye’nin çok katmanlı tarihi varlıkları içinde barındıran müzesidir.

Troya Müze binası için 2011 yılında düzenlenen tasarım yarışmasını kazanan Yalın Mimarlık 2013’te başladığı inşaatı 2017’de tamamladı.

Yalın Mimarlık, müze binası tasarımını çağdaş sade bir mimari üslupta tasarladı. Kare planda dört katlı küp şeklindeki bina, hava koşullarına dayanıklı çelikle kaplanmıştır.

Troya Müzesi_Çanakkale
Troya Müzesi, 7 Kültür varlığının sergilendiği 90 bin metrekarelik bir alana sahiptir.

Müze, 10 Ekim 2018 tarihinde “Troya Yılı”nda ziyarete açılmıştır.

Troya Müzesi, üç kattan oluşmaktadır. Ziyaretçiler her teşhir katına rampaları kullanarak ulaşmaktadır. Teşhir alanlarına çıkılan rampanın toplam uzunluğu yaklaşık 480 metredir.

Ziyaretçiler müzeyi gezerken yedi başlığa bölünmüş bir hikâyeyi takip etmektedirler: Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya Savaşı, Antik Dönemde Troas ve İlion, Doğu Roma ve Osmanlı Dönemi, Arkeoloji Tarihçesi, Troya’nın İzleri.

Troya Müzesi’ne Nasıl Gidilir?

Çanakkale – İzmir yolunun 25. km’sinde Tevfikiye Köyü istikametinde 5. km’de yer alır. İl merkezinden, Tevfikiye Köyü minibüsleri ile ulaşım sağlanabilir.

Troya Müzesi Ziyaret Saatleri

Haftanın her günü 08.30- 17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir.

Banner
Benzer Yazılar

Murat Höyük Kazılarında Bulunan “Çeç Damga Mühür”

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

Arkeoloji literatürüne 1945 yılında İsmail Kılıç Kökten tarafından tanımlanan “Çeç Damga Mühür” Doğu Anadolu Bölgesi kazılarında bulunmuştur. Çeç Damga Mührün,...

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

Fas’ta ilk kez bir Roma askeri gözetleme kulesi bulundu

7 Kasım 2022

7 Kasım 2022

Türünün ilk örneği olan bir Roma askeri gözetleme kulesi, Fas’ın kuzeyindeki Volubilis antik kentinde Polonyalı ve Faslı arkeologlardan oluşan bir...

Kudüs İslam Eserleri Müzesi İslami Sanat Eserleri Satışını Erteledi!

27 Ekim 2020

27 Ekim 2020

Kudüs İslam Eserleri Müzesi, Londra’daki Sotheby’s müzayede evinde bugün ve yarın için satışa çıkarılacak olan İslami sanat eserlerinin satışını erteledi....

Kayalıpınar’da Hitit tarihini etkileyecek III. Hattuşili’ye ait bir mühür baskısı keşfedildi

14 Eylül 2023

14 Eylül 2023

Hititlerin Yukarı Ülke olarak kabul ettikleri Sivas ili sınırları içerisinde yer alan Kayalıpınar Harabeleri’nde yapılan kazılarda III. Hattuşili’ye ait bir...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Oxford Üniversitesi araştırmacıları şimdiye kadarki en büyük insan soy ağacını oluşturdu

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

Oxford Üniversitesi araştırmacıları, günümüzden binlerce yıl önce Afrika’dan başlayan insan genetik çeşitliliğini izleyerek şimdiye kadar oluşturulan en büyük insan soy...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

Metropolitan Sanat Müzesi Kuruluşunun 151’nci Yılını Kutluyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Dünyanın sayılı müzelerinden olan Metropolitan Sanat Müzesi kuruluşunun 151’nci yılını kutluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde bulunan Metropolitan Sanat...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Pakistan’da 1300 Yıllık Hindu Tapınağı Keşfedildi

21 Kasım 2020

21 Kasım 2020

Pakistan’ın Swat bölgesinde bir dağda Hindulara ait bir tapınak keşfedildi. Bölgede daha önce bu tarz bir tapınağa rastlanmamıştı. Pakistan ve...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]