15 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Vikinglerde Kan Kartalı İşkencesi

Vikingler hakkında anlatılan bir çok hikaye var ve bu hikayeleri gerçekte olanlarla aslında hiç olmamış olanları birbirinden ayırt etmek bazen neredeyse imkansız…

Viking destanlarında anlatılan Kan kartalı işkence yöntemi de araştırmacılar için gerçekten var olup olmadığı hakkında şüpheyle bakılan bir olay olarak gizemini sürdürmekte.

Viking destanları, kaburgalarının, akciğerlerinin ve bağırsaklarının kanlı kanatlar şeklinde dışarı çekilebilmesi için sırtları kesilirken kurbanların canlı tutulduğu kan kartalı ritüelini anlatır.

Viking destanları tanrı Odin’in sahip oldukları toprakları fethederken düşmanlarına en acımasız işkenceleri yaptıklarını anlatırlar. Kan kartalı da bu işkence yöntemlerinden biri olarak anlatılagelmektedir.

Viking destanları , hayal edilebilecek en acı verici ve korkunç işkence yöntemlerinden biri olarak kan kartalını detaylandırıyor. Hikaye nasıl olduğunu anlatıyor:

“Earl Einar Halfdan’a gitti ve sırtına bu şekilde kanlı kartalı oydu, böylece omurgasından gövdesine bir kılıç sapladı ve omurgadan beline kadar tüm kaburgaları kesti ve ciğerleri oradan çıkardı. ….”

Sadece bu kadarlık bir anlatımla bile nasıl vahşice ve acımasız bir yöntem olduğunu anlamak hiçte zor değil!

Ragnar Lothbrok'un bir heykeli.
Ragnar Lothbrok’un bir heykeli.

Kan Kartalı İnfazlarının Tarihi

Kan kartalı kullanımının en eski hesaplaşmalardan birinin 867’de gerçekleştiği düşünülüyor. Birkaç yıl önce, Northumbria (bugünkü Kuzey Yorkshire, İngiltere) kralı Aella’nın bir Viking saldırısına kurban gitmesiyle başladı. Aella, Viking lideri Ragnar Lothbrok’u canlı yılanlarla dolu bir çukura atarak öldürmüştü.

İntikam için, Lothbrok’un oğulları 865’te İngiltere’yi işgal etti. Danimarkalılar York’u ele geçirdiğinde , Lothbrok’un oğullarından biri olan Kemiksiz Ivar, Aella’nın öldürüleceğini gördü.

Tabii ki, sadece onu öldürmek yeterince iyi değildi. Ivar’ın babası Ragnar bir yılan çukuruna atılmış ve korkunç bir kaderle karşılaşmıştı.

Kemiksiz Ivar, Aella’yı örnek almak ve düşmanlarının yüreklerine korku salmak istedi. Böylece lanetli kralı kan kartalına adadı.

kemiksiz ivar heykeli.
Kemiksiz Ivar heykeli.

Peki Kan Kartalı Nasıl Yapılıyordu?

Modern bilim adamları, Vikinglerin bu ritüel işkenceyi nasıl gerçekleştirdiklerini ve hatta korkunç yöntemi uygulayıp uygulamadıklarını tartışıyorlar. Kan kartalı süreci gerçekten de o kadar acımasız ve korkunç ki, gerçekten gerçekleştirilebileceğine inanmak zor. İster sadece edebi bir kurgu eseri olsun, isterse sadece bir hayal ürünü bunlar bile bu ritüelin korkunç acımasızlığını anlatmak için yetersiz kaldığı gerçeğini değiştirmiyor.

Kaçmayı veya ani hareketleri önlemek için kurbanın elleri ve bacakları bağlandı. Ardından intikam almak isteyen kişi, kurbanı kuyruk kemiğinden göğüs kafesine doğru bıçakladı. Daha sonra her bir kaburga, kurbanın iç organlarını tam olarak açıkta bırakan bir balta ile omurgadan titizlikle ayırdı.

Kurbanın tüm prosedür boyunca hayatta kaldığı söyleniyor. Daha da kötüsü, Vikingler daha sonra açık yaraya tuz basıyorlardı.

Bu yetmezmiş gibi, kişinin tüm kaburgalarını kesip dev parmaklar gibi açtıktan sonra, işkenceci kurbanın ciğerlerini çıkararak kişinin bir çift kanat takmış gibi görünmesini sağlardı.

Böylece, kan kartalı tüm kanlı görkemiyle kendini gösterir ve içte ve dışta bütün düşmanlara bir gözdağı verilir unutulmayacak bir korku yüreklere kazılırdı. 

Bu arada eğer kan kartalı işkence sırasında eğer bağıracak ve yalvaracak olursa Valhala’ya yani Viking cennetine asla gidemezdi.

Banner
Benzer Yazılar

Neandertallerin güçlü parmakları varken, insanlar daha iyi kontrole sahipti…

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Yeni bir araştırmaya göre, Neandertal parmaklarının saplı aletleri tutmaya daha iyi adapte olduğu bulundu. Neandertallere ait baş parmağın hareketinden sorumlu...

Herakleia kazılarında ortaya çıkarılan bazı eserlerde 2000 yıllık pati izleri bulundu

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

M. Ö. 5. yüzyılda kurulan Karia bölgesinin önemli yerleşim yerlerinden Herakleia Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, 2 bin yıllık pati izlerine...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

Suudi Arabistan’daki Mağaralarda Mumyalanmış Çitalar Bulundu

19 Ocak 2026

19 Ocak 2026

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki kurak platoların altında, zamanın neredeyse dokunmadığı bir keşif gün yüzüne çıktı. Kireçtaşı mağaralarının derinliklerinde bulunan doğal olarak...

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Yeni Araştırma Sonucu;11.000 Yıllık LSU Kampüs Höyükleri, Kuzey Amerika’da Bilinen En Eski İnsan Yapımı Yapılardır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Amerikan Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmada, Louisiana Eyalet Üniversitesi (LSU) kampüsündeki altı metrelik (20 fit) yüksekliğindeki iki höyük, Kuzey Amerika’da...

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti ortaya çıkarıldı

15 Ekim 2023

15 Ekim 2023

İncil’de Hz. İsa’nın öğrencisi Mary Magdalene’nin memleketi olarak bahsedilen Magdala Antik Kenti akın zamanda İsrail’in Tiberya kentinin dışında bir ibadet...

Yaramazlık Yapan Çocukları Cezalandıran Krampus Gecesi Şeytanı

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Avrupa’nın bazı yörelerinde Hristiyanların 6 Aralık tarihinde kutladıkları Aziz Nicholas Günü‘nde,  yaramazlık yapan çocukları cezalandırdığına  inandıkları bir şeytan varmış. Bu...

Dünyanın en eski erotik grafitisi Yunan adası Astypalaia’da bulunuyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Tarih öncesi arkeoloji uzmanı Dr. Andreas Vlachopoulos Dünyanın en eski erotik grafitisini keşfettiğinde takvimler 2014 yılını gösteriyordu. Dr. Andreas Vlachopoulos...

Regensburg’ta Ortaya Çıkan Roma Dönemi Mithras Tapınağı, Bavyera’daki En Eski Kült Alanı Olarak Tanımlandı

6 Şubat 2026

6 Şubat 2026

Almanya’nın güneydoğusunda, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Regensburg’un tarihi merkezinde sıradan bir inşaat denetimi yürütülüyordu. Beklenen; Roma katmanları, Orta...

8 bin yıllık Tavşanlı Höyük fotoğraf sergisi ile tanıtılıyor

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kütahya’nın kalbi olarak bilinen 8 bin yıllık Tavşanlı Höyük, Tavşanlı Belediyesi’nin düzenlediği fotoğraf sergisi ile tanıtılıyor. Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde yer...

Kuveyt’in Failaka Adası’nda 4.000 yıllık Dilmun Tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Mosgard Müzesi liderliğindeki Danimarka-Kuveyt ortak kazı ekibi, Basra Körfezi’ndeki Kuveyt’in Failika Adası’nda M. Ö. 3.200-320 yılları arasında yaşamış erken Dilmun...

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde, Bu Ay “Attika Kırmızı Figürlü Bodur Lekythoslar” Sergileniyor

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyemeye geçtiğimiz ay başlamıştı. İzmir Arkeoloji...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]