6 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Van Gölü’nün suyu çekilince Çarpanak Adası’na giden Urartu yolu ortaya çıktı

Yağışların azalması ve artan buharlaşma ile birlikte Van Gölü’nün su seviyesi düşünce Çarpanak Adası’nı kıyıya bağlayan bir kilometrelik Urartu yolu ortaya çıktı.

Van Gölü içerisinde bulunan 4 büyük adadan biri olan Çarpanak Adası üzerinde bulunan Ktouts Manastırı ile dikkat çekmektedir.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, AA muhabirine, eski adı Tuşba olan Van’ın Urartulara uzun yıllar başkentlik yaptığını söyledi.

Urartuların hem kara hem de deniz yoluyla Van Gölü etrafına ulaşım ağları kurduğunu anlatan Çavuşoğlu, “Bu yollardan biri de Tuşba’dan başlayıp, Kalecik, Topaktaş daha sonra da Çarpanak Adası’na kadar devam eden yol. Çarpanak Adası’ndaki kalıntılar yani Çarpanak Kilisesi, Orta Çağ’a ait. Burası Antik Çağ’da yarım ada şeklindeyken yolun seviyesi yükseltilerek ulaşım karadan sağlanmış. Aslında Tuşba’dan başlayıp gölün kıyısından devam eden, kalelere ulaşımı sağlayan bir yol. Ayanıs ve Amik kalelerinden sahili takip ederek Muradiye’ye kadar devam eden bir Urartu yolu söz konusu.” diye konuştu.

Çarpanak Adası'na giden Urartu Yolu taşlar döşenerek yapılmış. Fotoğraf Özkan Bilgin/AA
Çarpanak Adası’na giden Urartu Yolu taşlar döşenerek yapılmış. Fotoğraf Özkan Bilgin/AA

Çarpanak Adası’na giden yolun zamanla su altında kaldığı bilgisini veren Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

“Buradaki en önemli husus 2021’den sonra havaların kurak geçmesi sonucu Van Gölü su seviyesinin çekilmesi. Bu nedenle mevcut yol daha net bir şekilde görülüyor. Dönem dönem Van Gölü yükselip, alçalıyor. En son 1994 yılındaki yükselme sonrası bu yol daha çok su altında kalmıştı. Tuşba’dan başlayıp, göl kenarında kurulmuş olan Urartu dönemi kaleleri ve daha sonra Orta Çağ’da devam eden yerleşimlere kara yolundan ulaşımı sağlamak amacıyla yapılmıştı. Bir at arabasının sığabileceği genişlikte yapılan ve hem Çarpanak’a erzak ve günlük ihtiyaçların götürülmesi hem de Çarpanak’tan geriye taşımacılık ve ulaşımın yapılabilmesi amacıyla inşa edilmiş antik bir yol. Havadan çekilen görüntülerde yolun taşlar dizilerek yapıldığı, suyun zamanla yolu aşındırmasıyla sadece ana taşların kaldığı net bir şekilde görülüyor.”

Urartular, Demir Çağı döneminde Uruatri ve Nairi gibi birkaç beyliğin bir araya gelerek Doğu Anadolu bölgesinde dönemin güçlü siyasi varlığını oluşturmuşlardır. Mimari ve maden işlemeciliği özellikle el sanatları alanında dikkat çeken bir medeniyettir.

Banner
Related Articles

Çin’de 2.400 yıllık sifonlu tuvalet ortaya çıkarıldı

19 Şubat 2023

19 Şubat 2023

Çin’deki Yueyang antik kentinde 2.400 yıllık olduğu tahmin edilen sifonlu tuvaletin alt kısımları ortaya çıkarıldı. Bükülmüş bir boru da dahil...

Stonehenge yakınlarında bulunan dışkı insanların yemek kültürüne ışık tutuyor

20 Mayıs 2022

20 Mayıs 2022

Stonehenge’nin yapımında çalışan işçilerin kaldığı Durrington Duvarları olarak bilinen bir yerleşim yakınında bulunan dışkı dönemin yemek kültürü hakkında bilgi veriyor....

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

Birbirinden İlginç 7 Muhteşem Tarihi Keşif

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Arkeologlar, son 20 yılda gerçekleştirdikleri çalışmalarla birbirinden ilginç ve bir o kadar muhteşem keşiflere imza attılar. Gelin şimdi birbirinden ilginç...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Çalınan Nostradamus kehanetleri el yazması kitabı Almanya’da bulundu

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

Kehanetleri ile ünlü Fransız astrolog Michel de Nostredame’in (Nostradamus) yıllar önce kaybolan Latince el yazması kehanet kitabı “Profetie di Michele...

Kudüs İslam Eserleri Müzesi İslami Sanat Eserleri Satışını Erteledi!

27 Ekim 2020

27 Ekim 2020

Kudüs İslam Eserleri Müzesi, Londra’daki Sotheby’s müzayede evinde bugün ve yarın için satışa çıkarılacak olan İslami sanat eserlerinin satışını erteledi....

Demir Çağı Savaşçıları, Yenilen Düşmanlarının Kılıçlarını Büküyor

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Vestfalya-Lippe Bölge Birliği’nden (LWL) arkeologlar, bir metal dedektörünün “Batı Almanya’daki en büyük Demir Çağı silah istiflerinden birini” keşfettiğini açıkladı. Olpe...

Araştırmacılar Japonya’da 3000 yıllık Köpekbalığı Saldırısı Kurbanı Buldu

24 Haziran 2021

24 Haziran 2021

Gazeteler düzenli olarak korkunç köpekbalığı saldırılarının hikayelerini yayınlar ve çoğu insan bu saldırı haberlerine aşinadır. Ancak bugün yayınlanan bir makalede,...

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 600 yıllık dünyanın en eski ekmeği keşfedildi

5 Mart 2024

5 Mart 2024

Neolitik dönemin ilk kentleşme alanlarından biri olan Çatalhöyük’te yapılan kazılarda 8 bin 600 yıllık “ekmek” keşfedildi. Uzmanlar, ekmeğin dünyanın bilinen...

Anadolu’da Muşki Sorunsalı ve Muşki Seramiği

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Muşkiler, Demir Çağı döneminde Anadolu’da yaşamış,  Kafkasyadan gelmiş bir halktır. Muşkiler yazılı kaynaklara bakıldığında Assur kaynaklarında görülseler de Hitit yazılı...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]