10 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Uygur, “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” Türkiye’ye Getirilmeli

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, Adana’da 1882 yılında bir binanın inşaat kazısı sırasında bulunan ve bir iddiaya göre New York Metropolitan Müzesi’ne hediye edilen “Mısırlı hemşire Satsneferu heykeli” nin Türkiye’ye, Adana’ya geri getirilmesi için çağrıda bulundu.

Adana’nın en eski yerleşimlerinden biri olan Tepebağ Mahallesi’nde 1882 yılında başlanılan inşaat kazısı sırasında 30 santimetre uzunluğunda granit “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” bulundu.

4 bin yıllık heykel, patates çuvalının içine konularak yurt dışına kaçırılıyor ve New York Metropolitan Müzesi’ne hediye ediliyor.

Heykelin müzeye getiriliş hikayesi, müzenin 1921 yılında aylık yayımlanan dergisinde anlatılıyor.

Halen Metropolitan Müzesi’nde sergilenmekte olan “Mısırlı hemşire Satsneferu heykeli” nin Türkiye’ye getirilmesi için gerekli girişimlerin başlatılması çağrısında bulunan, Adana Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, ANKA haber ajansından Ali Güreli’ye şunları söyledi.

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur
Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur

“Heykel, müzede ‘Güney Anadolu işi’ olarak sergileniyor. 1882 yılında Amerikalı misyonerler tarafından yaptırılan bir binanın inşaatında bazı mezarlara rastlanıyor. Daha sonra kazı yeri genişletiliyor ve söz konusu heykel bulunuyor. Bu heykel patates çuvalı içinde yasa dışı yollarla yurt dışına götürülüyor. Bir Mısır bilimcisine inceletilen heykelin, ön kısmındaki yazıya göre, Mısırlı hasta bakıcıya ait 4 bin yıllık bir heykel olduğu ortaya çıkıyor. Bu heykel bizim için önemli. Tepebağ’dan 4 bin yıllık heykel çıkıyorsa, bu höyüğün altında daha neler var neler.”

Uygur, heykelin ait olduğu topraklara dönmesi için başlatılan girişimlerin de sonuçsuz kaldığını vurguladı. Bu konuda yetkililerden destek istediğini dile getiren Uygur, şöyle konuştu:

“Satsneferu Heykeli, insanlık tarihinde böylesine önemli bir yere sahip Tepebağ’ın değerini ortaya koyabilecek bir tarihi buluntu. Misis, Anavarza, Tatarlı gibi, Magarsus ve Tepebağ’ın da kazılmasıyla çok daha eskilerine ulaşabileceğimizi düşünmemize rağmen, bugün itibariyle Adana’da bulunan en eski buluntulardan biri olan Satsneferu heykeli, maalesef hala Metropolitan Müzesi’nde. İzinli olmayan bir kazıdan, yasadışı yollarla çıkarıp, yine yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan Satsneferu’nun artık kentimize gelmesi gerekmiyor mu? Elimizdeki belgeler onun yurtdışına çıkışının tüm aşamalarının yasadışı olduğunu, hiç tereddüt bırakmadan ispatlayacak durumda. Sadece bu belgelerden yola çıkarak resmi müracaatların yapılması gerekiyor. Acaba kent yöneticilerimiz bu müracaatı yapma konusunda bizlerle iş birliğine girer mi? Veya bu konuda daha önceleri açmış olduğumuz imza kampanyasını yeniden gündeme getirsek, kentimizdeki belediyeler, değerli milletvekillerimiz, Adana Valiliği veya Müze bize destek olur mu?”

Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli
4.000 yıllık Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli halen New York Metropolitan Müzesi’nde sergileniyor.

CHP’Lİ Tümer’de konuyu TBMM’de gündeme getirmişti.

CHP’nin önceki dönem Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer’de, heykelin Türkiye’ye iade edilmesinin sağlanması amacıyla, konuyu; üyesi olduğu TBMM Kültür Varlıkları Araştırma Komisyonu’nda gündeme getirmişti.

Söz konusu heykelin yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılmasının, Adana sevdalıları Dr. Haluk Uygur ve Mehmet Emin Arıcı tarafından kanıtlandığını belirten Tümer, şu açıklamayı yapmıştı:

“Tepebağ Ortaokulu olarak bilinen binanın temel kazısında bulunup patates çuvalları içinde bir gemiye konularak kaçırıldığı bilgisi verilen heykelin getirilmesi, hukuken sağlanabilir. Heykelin 4 bin yıllık yaşı göz önüne alınırsa, kentimizin tarihi açısından ne kadar önemli olduğu da görülür. Geçtiğimiz yıllarda imza toplayan tüm hemşehrilerimiz gibi ben de yurt dışına kaçırılan tarihi eserlerin geri getirilmesini istiyorum.”

Banner
Benzer Yazılar

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

2600 yıllık toprak çömlek, bir İran müzesinde çöp kutusu olarak kullanılıyor

14 Kasım 2023

14 Kasım 2023

Medler döneminden kalma 2600 yıllık bir toprak çömlek, İran’ın kuzeyindeki Gilan eyaletinin başkenti Reşt’teki bir müzede çöp kutusu olarak hizmet...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

Kuzey İngiltere’deki Derbyshire’da 3.700 Yıllık Bronz Çağı Tören Alanı Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

İngiltere’nin Derbyshire bölgesinde, Matlock yakınlarındaki Farley Wood ormanında arkeologlar önemli bir keşfe imza attı. Yapılan kazılarda, 3700 yıl öncesine, yani...

Arkeolog kimdir? Arkeolog atamalarında son durum nedir?

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Arkeolog, eski çağlarda yaşayan medeniyetlerden toprak ve su altında kalan taşınır, taşınmaz kültür varlıklarını kazı yönetimi ile ortaya çıkaran arkeoloji...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Bohemya Orta Çağ Mezarlığında Afrika Kökenli Kadın Kafatası Bulundu

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

Bohemya bölgesinde yer alan Tetin Kalesi yakınlarında bulunan bir Orta Çağ mezarlığını kazan arkeologlar, Afrika kökenli bir kadına ait olduğunu...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

Çin çölünde teknelere gömülmüş gizemli mumyaların kökenleri belirlendi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

1990 yılında, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki bir çöl bölgesinde teknelere gömülü yüzlerce mumyalanmış ceset bulundu. Tarım Havzası mumyaları...

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

5 Mart 2021

5 Mart 2021

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak...

Uzuncaburç Antik Kenti’ne Özel Restorasyon

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Helenistik dönemin önemli tapınak merkezlerinden ve iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Uzuncaburç 2300 yıllık tarihini en iyi şekilde yansıtacak bir...

Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’nde

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

7 bin yıllık medeniyete ev sahipliği yapmış Arslantepe Höyüğü UNESCO Dünya Miras Listesi’ne dahil edildi. Malatya’nın 7 km kuzeydoğusunda bulunan...

Suudi Arabistan’ın kuzey kesiminde 200.000 yıllık el baltası keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Suudi Arabistan AlUla Kraliyet Komisyonu (RCU), AlUla Valiliği’ndeki Qurh alanındaki arkeolojik kazı ekiplerinin 200.000 yıldan daha eski olduğu tahmin edilen...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Truva’nın 3.500 yıllık Kemerdere Su Kemeri Restore Ediliyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Truva (Troya), tarih ve mitolojinin baskın antik kenti… Günümüz Çanakkale il sınırları içerisinde Kaz Dağları’nın eteklerinde konumlanan tarihin refah, zenginlik,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]