9 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Uygur, “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” Türkiye’ye Getirilmeli

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, Adana’da 1882 yılında bir binanın inşaat kazısı sırasında bulunan ve bir iddiaya göre New York Metropolitan Müzesi’ne hediye edilen “Mısırlı hemşire Satsneferu heykeli” nin Türkiye’ye, Adana’ya geri getirilmesi için çağrıda bulundu.

Adana’nın en eski yerleşimlerinden biri olan Tepebağ Mahallesi’nde 1882 yılında başlanılan inşaat kazısı sırasında 30 santimetre uzunluğunda granit “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” bulundu.

4 bin yıllık heykel, patates çuvalının içine konularak yurt dışına kaçırılıyor ve New York Metropolitan Müzesi’ne hediye ediliyor.

Heykelin müzeye getiriliş hikayesi, müzenin 1921 yılında aylık yayımlanan dergisinde anlatılıyor.

Halen Metropolitan Müzesi’nde sergilenmekte olan “Mısırlı hemşire Satsneferu heykeli” nin Türkiye’ye getirilmesi için gerekli girişimlerin başlatılması çağrısında bulunan, Adana Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, ANKA haber ajansından Ali Güreli’ye şunları söyledi.

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur
Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur

“Heykel, müzede ‘Güney Anadolu işi’ olarak sergileniyor. 1882 yılında Amerikalı misyonerler tarafından yaptırılan bir binanın inşaatında bazı mezarlara rastlanıyor. Daha sonra kazı yeri genişletiliyor ve söz konusu heykel bulunuyor. Bu heykel patates çuvalı içinde yasa dışı yollarla yurt dışına götürülüyor. Bir Mısır bilimcisine inceletilen heykelin, ön kısmındaki yazıya göre, Mısırlı hasta bakıcıya ait 4 bin yıllık bir heykel olduğu ortaya çıkıyor. Bu heykel bizim için önemli. Tepebağ’dan 4 bin yıllık heykel çıkıyorsa, bu höyüğün altında daha neler var neler.”

Uygur, heykelin ait olduğu topraklara dönmesi için başlatılan girişimlerin de sonuçsuz kaldığını vurguladı. Bu konuda yetkililerden destek istediğini dile getiren Uygur, şöyle konuştu:

“Satsneferu Heykeli, insanlık tarihinde böylesine önemli bir yere sahip Tepebağ’ın değerini ortaya koyabilecek bir tarihi buluntu. Misis, Anavarza, Tatarlı gibi, Magarsus ve Tepebağ’ın da kazılmasıyla çok daha eskilerine ulaşabileceğimizi düşünmemize rağmen, bugün itibariyle Adana’da bulunan en eski buluntulardan biri olan Satsneferu heykeli, maalesef hala Metropolitan Müzesi’nde. İzinli olmayan bir kazıdan, yasadışı yollarla çıkarıp, yine yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan Satsneferu’nun artık kentimize gelmesi gerekmiyor mu? Elimizdeki belgeler onun yurtdışına çıkışının tüm aşamalarının yasadışı olduğunu, hiç tereddüt bırakmadan ispatlayacak durumda. Sadece bu belgelerden yola çıkarak resmi müracaatların yapılması gerekiyor. Acaba kent yöneticilerimiz bu müracaatı yapma konusunda bizlerle iş birliğine girer mi? Veya bu konuda daha önceleri açmış olduğumuz imza kampanyasını yeniden gündeme getirsek, kentimizdeki belediyeler, değerli milletvekillerimiz, Adana Valiliği veya Müze bize destek olur mu?”

Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli
4.000 yıllık Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli halen New York Metropolitan Müzesi’nde sergileniyor.

CHP’Lİ Tümer’de konuyu TBMM’de gündeme getirmişti.

CHP’nin önceki dönem Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer’de, heykelin Türkiye’ye iade edilmesinin sağlanması amacıyla, konuyu; üyesi olduğu TBMM Kültür Varlıkları Araştırma Komisyonu’nda gündeme getirmişti.

Söz konusu heykelin yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılmasının, Adana sevdalıları Dr. Haluk Uygur ve Mehmet Emin Arıcı tarafından kanıtlandığını belirten Tümer, şu açıklamayı yapmıştı:

“Tepebağ Ortaokulu olarak bilinen binanın temel kazısında bulunup patates çuvalları içinde bir gemiye konularak kaçırıldığı bilgisi verilen heykelin getirilmesi, hukuken sağlanabilir. Heykelin 4 bin yıllık yaşı göz önüne alınırsa, kentimizin tarihi açısından ne kadar önemli olduğu da görülür. Geçtiğimiz yıllarda imza toplayan tüm hemşehrilerimiz gibi ben de yurt dışına kaçırılan tarihi eserlerin geri getirilmesini istiyorum.”

Banner
Benzer Yazılar

Kudüs’de bulunan gizemli köpekbalığı dişleri

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

Bilim adamları, Kudüs’teki Davut (David) Şehri’nde 2900 yıllık bir bölgede, olmaması gereken bir alanda açıklanamayan bir şekilde fosilleşmiş köpekbalığı dişleri...

Tanrı Mars’ın Gravürü Romalılara mı Yoksa Britonlara mı Ait?

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

İngiltere’nin, Colchester şehrinde bulunan Roma dönemine ait mücevherden yapılmış yüzük mührün düşünülen tarihten çok daha eski olduğu ortaya çıktı. Üzerinde...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

İpek Yolu Üzerindeki Şahruhiye’de Ortak Türk Mirası Gün Yüzüne Çıkarılıyor

12 Haziran 2025

12 Haziran 2025

Orta Asya’nın kalbinde, Türk dünyasının ortak tarihine ev sahipliği yapan Şahruhiye antik kenti, Türk ve Özbek arkeologların yürüttüğü ortak kazı...

İran’da dokuz çocuğa ait 3.000 yıllık iskeletler keşfedildi

30 Nisan 2023

30 Nisan 2023

Tahran Üniversitesi’nden arkeologlar, İran’ın orta batısındaki Qazvin eyaletinin Segzabad bölgesinde bulunan eski bir mezarlıkta yaptığı kazılarda 3.000 yıl öncesine ait...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

Suffolk’ta Doğu Anglia Krallığı’nın Kraliyet Salonu Bulundu

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Günümüz Suffolk ve Norfolk’u kapsayan Doğu Anglia Krallığı’nın 1.400 yıllık ahşap kraliyet salonu Rendlesham, Suffolk’ta keşfedildi. 2015 yılında hava fotoğrafçılığı...

Petra’da 116 Metrelik Kurşun Su Hattı Bulundu: Nabataean Mühendisliği Yeniden Değerlendiriliyor

7 Şubat 2026

7 Şubat 2026

Petra’nın su sistemi yıllardır “yerçekimiyle işleyen kanallar ağı” olarak anlatıldı. Pratik, düzenli, kontrollü. Yeni bulgular bu tabloyu karmaşıklaştırdı. Jabal al-Madhbah...

Polonya’daki Soldau toplama kampının yakınındaki iki toplu mezarda 8.000 kurbanın külleri bulundu.

15 Temmuz 2022

15 Temmuz 2022

Polonyalı yetkililer, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen en az 8.000 Polonyalının küllerini içeren eski Nazi toplama kampı Soldau...

Toniná Site Museum Kısaca Tanıyalım

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Dünya üzerinde irili ufaklı birçok müze vardır. İçinde barındırdığı tarihi değerler ile başı çeken belli başlı kült müzeler her dönemin...

Knossos Sarayı Görkemli Günlerinde Nasıl Görünüyordu

9 Mayıs 2021

9 Mayıs 2021

Knossos Sarayı, Minos Uygarlığı’na başkentlik yapan antik Knossos’un, ünlü bir mimari yapısıdır. Girit’in kuzeyinde, Kandiye şehri yakınlarında yer alan Knossos’un...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]