6 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Uygur, “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” Türkiye’ye Getirilmeli

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, Adana’da 1882 yılında bir binanın inşaat kazısı sırasında bulunan ve bir iddiaya göre New York Metropolitan Müzesi’ne hediye edilen “Mısırlı hemşire Satsneferu heykeli” nin Türkiye’ye, Adana’ya geri getirilmesi için çağrıda bulundu.

Adana’nın en eski yerleşimlerinden biri olan Tepebağ Mahallesi’nde 1882 yılında başlanılan inşaat kazısı sırasında 30 santimetre uzunluğunda granit “Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli” bulundu.

4 bin yıllık heykel, patates çuvalının içine konularak yurt dışına kaçırılıyor ve New York Metropolitan Müzesi’ne hediye ediliyor.

Heykelin müzeye getiriliş hikayesi, müzenin 1921 yılında aylık yayımlanan dergisinde anlatılıyor.

Halen Metropolitan Müzesi’nde sergilenmekte olan “Mısırlı hemşire Satsneferu heykeli” nin Türkiye’ye getirilmesi için gerekli girişimlerin başlatılması çağrısında bulunan, Adana Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur, ANKA haber ajansından Ali Güreli’ye şunları söyledi.

Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur
Altınoran Düşünce ve Sanat Derneği Başkanı Haluk Uygur

“Heykel, müzede ‘Güney Anadolu işi’ olarak sergileniyor. 1882 yılında Amerikalı misyonerler tarafından yaptırılan bir binanın inşaatında bazı mezarlara rastlanıyor. Daha sonra kazı yeri genişletiliyor ve söz konusu heykel bulunuyor. Bu heykel patates çuvalı içinde yasa dışı yollarla yurt dışına götürülüyor. Bir Mısır bilimcisine inceletilen heykelin, ön kısmındaki yazıya göre, Mısırlı hasta bakıcıya ait 4 bin yıllık bir heykel olduğu ortaya çıkıyor. Bu heykel bizim için önemli. Tepebağ’dan 4 bin yıllık heykel çıkıyorsa, bu höyüğün altında daha neler var neler.”

Uygur, heykelin ait olduğu topraklara dönmesi için başlatılan girişimlerin de sonuçsuz kaldığını vurguladı. Bu konuda yetkililerden destek istediğini dile getiren Uygur, şöyle konuştu:

“Satsneferu Heykeli, insanlık tarihinde böylesine önemli bir yere sahip Tepebağ’ın değerini ortaya koyabilecek bir tarihi buluntu. Misis, Anavarza, Tatarlı gibi, Magarsus ve Tepebağ’ın da kazılmasıyla çok daha eskilerine ulaşabileceğimizi düşünmemize rağmen, bugün itibariyle Adana’da bulunan en eski buluntulardan biri olan Satsneferu heykeli, maalesef hala Metropolitan Müzesi’nde. İzinli olmayan bir kazıdan, yasadışı yollarla çıkarıp, yine yasadışı yollarla yurtdışına çıkarılan Satsneferu’nun artık kentimize gelmesi gerekmiyor mu? Elimizdeki belgeler onun yurtdışına çıkışının tüm aşamalarının yasadışı olduğunu, hiç tereddüt bırakmadan ispatlayacak durumda. Sadece bu belgelerden yola çıkarak resmi müracaatların yapılması gerekiyor. Acaba kent yöneticilerimiz bu müracaatı yapma konusunda bizlerle iş birliğine girer mi? Veya bu konuda daha önceleri açmış olduğumuz imza kampanyasını yeniden gündeme getirsek, kentimizdeki belediyeler, değerli milletvekillerimiz, Adana Valiliği veya Müze bize destek olur mu?”

Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli
4.000 yıllık Mısırlı Hemşire Satsneferu Heykeli halen New York Metropolitan Müzesi’nde sergileniyor.

CHP’Lİ Tümer’de konuyu TBMM’de gündeme getirmişti.

CHP’nin önceki dönem Adana Milletvekili Zülfikar İnönü Tümer’de, heykelin Türkiye’ye iade edilmesinin sağlanması amacıyla, konuyu; üyesi olduğu TBMM Kültür Varlıkları Araştırma Komisyonu’nda gündeme getirmişti.

Söz konusu heykelin yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılmasının, Adana sevdalıları Dr. Haluk Uygur ve Mehmet Emin Arıcı tarafından kanıtlandığını belirten Tümer, şu açıklamayı yapmıştı:

“Tepebağ Ortaokulu olarak bilinen binanın temel kazısında bulunup patates çuvalları içinde bir gemiye konularak kaçırıldığı bilgisi verilen heykelin getirilmesi, hukuken sağlanabilir. Heykelin 4 bin yıllık yaşı göz önüne alınırsa, kentimizin tarihi açısından ne kadar önemli olduğu da görülür. Geçtiğimiz yıllarda imza toplayan tüm hemşehrilerimiz gibi ben de yurt dışına kaçırılan tarihi eserlerin geri getirilmesini istiyorum.”

Banner
Benzer Yazılar

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

İsrailli filologlar Akadca çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay zeka kullanıyor

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

İsrailli filologlar, Tunç Çağı devletleri arasında diplomatik dil (Lingua franca) kabul edilen Akadca ile yazılmış çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay...

Biberon Kullanımı 3 Bin Yıl Öncesine Dayanıyor

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Bebeklerimize ek süt ve mama vermek için kullandığımız biberon günümüzden 3 bin yıl önce kullanılmış olabilir. Almanya’da açılan mezarlardan çıkarılan...

Adıyaman’da Nadir Keşif: 1.800 Yıllık Kubbeli Roma Mezarı Ortaya Çıkarıldı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Adıyaman’da gün yüzüne çıkarılan yeni bir arkeolojik yapı, Roma döneminde elit gömü geleneklerine dair önemli ipuçları verecek. Besni kırsalında tespit...

Napoli’de tamamen fresklerle kaplı bir oda mezarı ortaya çıkarıldı

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

Campania’nın (Napoli) bir banliyösü olan Giugliano’da, tavanları ve duvarları bozulmamış durumdaki freskler ile dolu, el değmemiş bir oda mezarı ortaya...

Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağı bulunmuş olabilir

11 Ekim 2022

11 Ekim 2022

Yunan ve Avusturyalı arkeologlar, M. S. 6’ncı yüzyılda terk edilmiş Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağına ulaşmış olabilirler. Samikon kenti, Eleia...

Türkiye’de Arkeoloji Eğitimi Veren Üniversiteler

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Kazı bilimi olarak da tanımlanan arkeoloji, “arkhaios” yani eski ve “logos” bilim kelimelerinin birleşmesi ile türetilmiştir. Eskinin bilimi olarak da...

2 Bin 200 Yıllık Antik Tiyatro Kazılmaya Başladı

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Bursa’nın Nilüfer ilçesi Gölyazı mahallesinde bulunan 2 bin 200 yıllık antik tiyatro alanının kazı çalışması başladı Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile...

Yeni araştırma, Balear Adaları’nda keşfedilen Geç Tunç Çağı kılıçlarının benzersiz özelliklerini ve karmaşık kökenlerini ortaya koyuyor

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Son yapılan bir araştırma , 20. yüzyılda Akdeniz’in batısındaki İspanya’ya bağlı Balear Adaları’nda yapılan kazılarda bulunan Geç Tunç Çağı kılıçlarının...

Avrupa’nın En Eski Savaşı Olduğu Düşünülüyordu, Pusuya Düşürülmüş Tüccarlar Oldukları Anlaşıldı!

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Avrupa’nın bilinen en eski savaşının yeni analizi, Almanya’nın Tollense Vadisi’ndeki sahada ölen yaklaşık 1.400 kişinin acımasız bir yakın dövüşe katılan...

Norfolk Mührü Twitter Kullancısı Tarafından Çözüldü

3 Temmuz 2021

3 Temmuz 2021

Orta Çağ döneminden kalmış Norfolk mührü twitter kullanıcısı Alex Cortez’in araştırmaları sonucunda çözüldü. Yangın ile büyük hasar görmüş olan 13....

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

2 Mayıs 2026

2 Mayıs 2026

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir...

Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen sonuçlar bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe sahip olduğunu gösteriyor

26 Ağustos 2022

26 Ağustos 2022

Kapadokya bölgesinin en önemli yerleşim alanlarında biri olan Sırçalıtepe Höyük kazılarından elde edilen buluntular bölgenin 9 bin 300 yıllık geçmişe...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]