22 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taş Devri Avcılarının Şaşırtan Dengeleri

Leeds Beckett Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tarih öncesi avcılar tarafından toplanan taş nesnelerin hayvanları avlamak için silah atmak kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmacılar Güney Afrika’da bulunan 55 adet top şeklindeki taş nesneyi analiz ettiler. Tenis topu büyüklüğünde ama daha ağır olan bu taşların amacı anlaşılamamıştı.
Leeds Beckett’de algı, eylem ve somut biliş uzmanı olan Dr Andrew Wilson liderliğindeki araştırmacılar, Wyoming Üniversitesi’nden Doçent Doktor Qin Zhu, Liverpool Üniversitesi’nden Profesör Lawrence Barham ve Profesör Ian Stanistreet ve Profesör Geoffrey Bingham ile birlikte bu taşların işlevlerini açıklamak üzere yola çıktılar.

Araştırmacılar bu taşların avcılıkta kullanılıp kullanılmadığını öğrenmek istiyorlardı ama sonuç daha şaşırtıcıydı. Taşlar avcılıkta kullanılmıştı ama bundan daha önemlisi küresel kayaların çoğunun fırlatılacak kadar hafif olmakla birlikte hasar verecek kadar ağır olması arasında mükemmel bir denge olduğunu buldular.

Bu mükemmel dengeyi oluşturan atalarımızın doğru taşları ve nesneleri seçmede metodik bir zihinle çalıştıklarını göstermekte.

Dr. Wilson ayrıca insan vücudunun bu süreçte atma konusunda iyi olucak durumda evrimleştiğini öne sürüyor.

Dr Andrew Wilson açıklamasında : “Diğer hayvanların ara sıra nesneleri fırlattığı bilinmesine rağmen, hiçbiri eğitimli bir insanın ulaşabileceği hız, doğruluk ve mesafelere erişemez. İnsanlar, hem anatomik hem de psikolojik olarak fırlatma konusunda benzersiz bir şekilde uzmanlaşmıştır. Fırlatma, Evrimsel geçmişimizdeki hayati rol, hem av avlamamıza hem de leşleri temizlemek için diğer etoburlarla rekabet etmemize olanak tanır. Uzaktan ava zarar verme veya öldürme yeteneği, sadece mevcut yiyecek çeşitliliğini genişletmekle kalmaz, aynı zamanda yakın çatışma riskini de azaltır.”

Bu yuvarlak taşların işlevi artık biliniyor!

Sonraki evrelerde mızrak atma konusunda atalarımızın gösterdiği başarı taş atma becerisinden gelişmiştir. Mızrak geliştirmeden önce, kayalar sahip olduğumuz en iyi aletti. Benzersiz fırlatma yeteneğimiz, insanlara dünyaya hükmetmek için genetik avantaj sağlayan şeyin bir parçasıdır.

Bu çalışma, modern insanların nesnelerin fırlatma olanaklarını nasıl algıladıkları, Ocaklar Mağarası’nda bulunan taşların matematiksel bir analizini sağlamak ve bu nesneleri fırlatma için mermi olarak değerlendirmek için araştırmalar yapıyor.

Araştırmacılar, maksimum mesafe ve dolayısıyla maksimum hız ve hasar atma için yeterliliklerin algılanması (bir nesne veya çevre üzerinde bir eylem olasılığı) üzerine yapılan araştırmayı kullanarak, bir uzman tarafından fırlatıldığında küremsilerin maruz kalacağı mermi hareketlerini simüle ettiler. Bu simülasyonlar daha sonra bu mermilerin impala gibi orta büyüklükteki bir av hayvanına zarar verme olasılığını tahmin etmek için kullanıldı. Araştırmacılar, analiz edilen taşların% 81’inin 25 metreye kadar mesafelerde önemli hasar vermiş olabileceğini buldu.

Daha fazlasını okumak isterseniz: https://www.sciencedaily.com/releases/2016/08/160810090205.htm

Banner
Benzer Yazılar

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

Bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası olabilecek eşsiz bir gravür tespit etti

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Paris’in güneyindeki ünlü kumtaşı masifinde yer alan Ségognole 3 mağarasında çalışan bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası...

Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Hinduizm’de en üst tanrıça olarak kabul edilen Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı. Tanrıça Durga, Hinduizm’de dişil ve yaratıcı...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Arkeologlar Ukrayna’da Erken Demir Çağı’na ait kil heykelcikler keşfetti

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Arkeologlar, Ukrayna’nın batısındaki Dinyester Nehri üzerindeki tarihi bir şehir olan Halych yakınlarındaki Krylos köyündeki Metropolitan Chambers yakınında Erken Demir Çağı’na...

Prag yakınlarında 7.000 yıllık bir yerleşim yeri ortaya çıkarıldı

24 Aralık 2024

24 Aralık 2024

Arkeologlar, Nupak yakınlarındaki Prag çevre yolunun planlanan tamamlanma güzergahında, yaklaşık 7.000 yıl öncesine ait yerleşim yeri keşfetti. Keşif, Prag Çek...

Yeni Kanıtlar İnsanların Kuzey Amerika’ya İlk Geldiği Tarihi Değiştirebilir

2 Haziran 2021

2 Haziran 2021

Araştırmacılar, tarımın kökenlerini araştırırken insanların Kuzey Amerika’ya ilk geldiği tarihi değiştirebilecek bir keşifte bulundular. Iowa Eyalet Üniversitesi’nde yapılan araştırmada elde...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

Notre Dame Katedrali’nde antik mezarlar keşfedildi

15 Mart 2022

15 Mart 2022

2019 yılında çıkan yangında hasar gören Notre Dame Katedrali’nde devam eden restorasyon çalışmalarında antik döneme ait mezarlar keşfedildi. Dünyanın önemli...

Homo Erectus’un Yaptığı Bir Milyon Yıllık Taş Aletler

19 Mayıs 2021

19 Mayıs 2021

Tahmini 2 milyon önce ortaya çıkan Homo erectus’un (dik insan olarak da tanımlanır) bir milyon yıl önce yaptığı taş aletler...

Arkeologlar, Çin’de türünün en küçük Neolitik çömleğini keşfettiler

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Çin’in doğusundaki Henan Eyaleti, Xinzheng’deki Peiligang bölgesinde kazı yapan arkeologlar, türünün en küçüğü olan Neolitik bir çömlek keşfettiler. Bu tür...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

Çatalhöyük’te “Ölüler Evi” bulundu: 20 insan kalıntısı ortaya çıkarıldı

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Konya’nın güneydoğusunda yer alan ve Neolitik çağın en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’te, Polonyalı arkeologların yürüttüğü kazılar yeni bir keşfi...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]