11 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Taş Devri Avcılarının Şaşırtan Dengeleri

Leeds Beckett Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tarih öncesi avcılar tarafından toplanan taş nesnelerin hayvanları avlamak için silah atmak kadar etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmacılar Güney Afrika’da bulunan 55 adet top şeklindeki taş nesneyi analiz ettiler. Tenis topu büyüklüğünde ama daha ağır olan bu taşların amacı anlaşılamamıştı.
Leeds Beckett’de algı, eylem ve somut biliş uzmanı olan Dr Andrew Wilson liderliğindeki araştırmacılar, Wyoming Üniversitesi’nden Doçent Doktor Qin Zhu, Liverpool Üniversitesi’nden Profesör Lawrence Barham ve Profesör Ian Stanistreet ve Profesör Geoffrey Bingham ile birlikte bu taşların işlevlerini açıklamak üzere yola çıktılar.

Araştırmacılar bu taşların avcılıkta kullanılıp kullanılmadığını öğrenmek istiyorlardı ama sonuç daha şaşırtıcıydı. Taşlar avcılıkta kullanılmıştı ama bundan daha önemlisi küresel kayaların çoğunun fırlatılacak kadar hafif olmakla birlikte hasar verecek kadar ağır olması arasında mükemmel bir denge olduğunu buldular.

Bu mükemmel dengeyi oluşturan atalarımızın doğru taşları ve nesneleri seçmede metodik bir zihinle çalıştıklarını göstermekte.

Dr. Wilson ayrıca insan vücudunun bu süreçte atma konusunda iyi olucak durumda evrimleştiğini öne sürüyor.

Dr Andrew Wilson açıklamasında : “Diğer hayvanların ara sıra nesneleri fırlattığı bilinmesine rağmen, hiçbiri eğitimli bir insanın ulaşabileceği hız, doğruluk ve mesafelere erişemez. İnsanlar, hem anatomik hem de psikolojik olarak fırlatma konusunda benzersiz bir şekilde uzmanlaşmıştır. Fırlatma, Evrimsel geçmişimizdeki hayati rol, hem av avlamamıza hem de leşleri temizlemek için diğer etoburlarla rekabet etmemize olanak tanır. Uzaktan ava zarar verme veya öldürme yeteneği, sadece mevcut yiyecek çeşitliliğini genişletmekle kalmaz, aynı zamanda yakın çatışma riskini de azaltır.”

Bu yuvarlak taşların işlevi artık biliniyor!

Sonraki evrelerde mızrak atma konusunda atalarımızın gösterdiği başarı taş atma becerisinden gelişmiştir. Mızrak geliştirmeden önce, kayalar sahip olduğumuz en iyi aletti. Benzersiz fırlatma yeteneğimiz, insanlara dünyaya hükmetmek için genetik avantaj sağlayan şeyin bir parçasıdır.

Bu çalışma, modern insanların nesnelerin fırlatma olanaklarını nasıl algıladıkları, Ocaklar Mağarası’nda bulunan taşların matematiksel bir analizini sağlamak ve bu nesneleri fırlatma için mermi olarak değerlendirmek için araştırmalar yapıyor.

Araştırmacılar, maksimum mesafe ve dolayısıyla maksimum hız ve hasar atma için yeterliliklerin algılanması (bir nesne veya çevre üzerinde bir eylem olasılığı) üzerine yapılan araştırmayı kullanarak, bir uzman tarafından fırlatıldığında küremsilerin maruz kalacağı mermi hareketlerini simüle ettiler. Bu simülasyonlar daha sonra bu mermilerin impala gibi orta büyüklükteki bir av hayvanına zarar verme olasılığını tahmin etmek için kullanıldı. Araştırmacılar, analiz edilen taşların% 81’inin 25 metreye kadar mesafelerde önemli hasar vermiş olabileceğini buldu.

Daha fazlasını okumak isterseniz: https://www.sciencedaily.com/releases/2016/08/160810090205.htm

Banner
Benzer Yazılar

Worcestershire’da İmparator Neron dönemine ait altın ve gümüş Roma sikkelerinden oluşan bir hazine bulundu

8 Aralık 2024

8 Aralık 2024

Batı İngiltere’deki Worcestershire’da inşaat çalışmaları sırasında İmparator Neron’nun saltanatına dayanan bir Roma ve Demir Çağı gümüş sikke hazinesi bulundu. 1.368...

Buzul Çağı mağara resimleri yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Buzul Çağı avcılarının mağara duvarlarına yaptıkları resimlerde yer alan noktalamalar ve diğer semboller yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir. Buzul Çağı...

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Kız Kulesi restorasyon çalışmalarını inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon çalışmalarının yıl sonuna kadar bitirilmesini hedeflediklerini söyledi....

Bir İlk: Güney Kore’de Mücevher Böceği Kanatlarıyla Süslenmiş 1400 Yıllık Silla Tacı Gün Yüzüne Çıkarıldı

26 Mayıs 2025

26 Mayıs 2025

Doğa ile ihtişamın büyüleyici birleşimini yansıtan bir keşifle, Güney Koreli arkeologlar Silla Krallığı’na ait antik bir mezarda, kafatasına yerleştirilmiş 1400...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

II. Dünya Savaşı’nda kullanılan 500.000 hayalet seramik madeni para bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Japonya’nın Kyoto kentinde eski bir üreticinin deposunda, II. Dünya Savaşı sırasında yaşanan metal sıkıntısı nedeniyle üretilen yaklaşık 500 bin Maboroshi...

Deniz arkeoloğu Wisconsin Gölü’nde 3.000 yıllık kano keşfetti

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinin adını aldığı Wisconsin gölünde bir deniz arkeoloğu 3.000 yıllık kano keşfetti. Kızılderili kabilelerinin 14 bin...

Hitit İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan nadir 3 bin 300 yıllık bronz miğfer

17 Temmuz 2022

17 Temmuz 2022

Hitit İmparatorluğu’nun önemli kült merkezlerinden biri olan Şapinuva’da 2002 yılında gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan 3 bin 300 yıllık bronz...

Tarih öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapıya ait buluntulara ulaşıldı

31 Ekim 2021

31 Ekim 2021

Anadolu mimarisinde yedinci ve sekizinci bin yıl öncesi bilinen ilk balkonlu mimari yapının buluntularına ulaşıldı. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesindeki Domuztepe Höyüğü...

Umman’da 5.000 yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfedildi

3 Ocak 2023

3 Ocak 2023

Ummanlı arkeologlar, Al Gharyein arkeolojik alanında devam eden kazılarda 5 bin yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfettiler. Al Gharyein...

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

2000 yıllık hançer, Roma ile kabile savaşçıları arasında uzun zamandır unutulmuş bir savaşın yerini ortaya koyuyor

18 Aralık 2023

18 Aralık 2023

İsviçre’de gönüllü bir arkeolog ve diş hekimliği öğrencisi Lucas Schmid, 2019’da 2000 yıllık gümüş ve pirinç bir hançer keşfetti. Roma...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

Kuveyt’in Failaka Adası’nda 4.000 yıllık Dilmun Tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Mosgard Müzesi liderliğindeki Danimarka-Kuveyt ortak kazı ekibi, Basra Körfezi’ndeki Kuveyt’in Failika Adası’nda M. Ö. 3.200-320 yılları arasında yaşamış erken Dilmun...

Polonya’daki kazılar sırasında nadir görülen enkolpion keşfedildi

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Arkeologlar, Polonya’nın Silezya Voyvodalığı’nın Lubliniec bölgesinde bulunan Woźniki’de, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik piskoposlar tarafından boyuna takılan, ortasında bir simge...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]