25 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Patara Antik Kenti Deniz Feneri Yapay Zeka İle Yeniden İnşaa Ediliyor

Patara Antik Kenti içinde yer alan, Roma İmparatoru Nero’nun yaptırdığı ve  M. S. 1481 yaşanan tsunamide yıkıldığı tahmin edilen deniz fenerinin yeniden inşası için yapay zeka teknolojisi kullanıldı.

Fethiye-Kalkan arasında Xanthos Vadisi‘nin güneybatı ucunda bugünkü Ovagelemiş Köyü’nde yer alan Patara Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 2020 Patara Yılı olarak kabul edildi. Patara aynı zamanda arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında Akdeniz kaplumbağaları Caretta-Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.

Likya’nın başkenti olan Patara Antik Kenti‘nin kazı çalışmalarına 1988 yılında başlanıldı. Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fahri Işık ve eşi Prof. Dr. Havva İşkan Işık tarafından başlatılan kazılarda bugüne kadar Likya medeniyeti başta olmak üzere yüzlerce tarihi eser ortaya çıkarıldı.

Patara kazılarında ortaya çıkarılan en önemli eserlerden birisi M.S. 64 yılında Roma İmparatoru Nero tarafından yaptırılan deniz feneridir. Kazıların başlamasından tam 12 yıl sonra Prof. Dr. Fahri Işık tarafından tespit edilen ve daha sonra kazı başkanlığını devralan Prof. Dr. Havva İşkan Işık tarafından ortaya çıkarılan fenerin 2 bin 500 orijinal taş içerdiği tespit edilmiştir.

2 bin 500 taş yeniden birleştiriliyor

M.S. 64 yılında Roma İmparatoru Nero tarafından yaptırılan ve 1481 yılındaki deprem ve tsunamide tamamının yıkıldığı düşünülen deniz feneri, tamamlanan 6 metre podyumun üzerine, yüksekten düşme nedeniyle statik açıdan kullanılması mümkün olmayan taşlar yenileriyle değiştirilerek inşa ediliyor.

DHA ajansının haberine göre; uygulama ihalesi ise Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) Kültür Varlıkları Müdürlüğü tarafından yapıldı.

15’inci yüzyılda Rodos depremi ve bu nedenle Akdeniz’de oluşan tsunami nedeniyle yıkıldığı düşünülen deniz fenerinin, yeniden inşasından sonraki yıllarda olası deprem veya tsunamide yıkılmaması için de teknik rapor hazırlandı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) Dr. Cenk Üstündağ tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda rekonstrüksiyonda çelik spiral, çelik boru, çelik tijler, saf epoksi reçinesi yapıştırıcı, karbon fiber hasır donatı, yüksek mukavemetli doğal hidrolik kireç bağlayıcılı harç gibi malzemeler kullanılacak.

Patara Antik Kenti Deniz Feneri
Patara Antik Kenti Deniz Feneri

2 bin 500 taşın röntgeni çekildi

Uzun yıllar süren kazılarda çıkartılan 2 bin 500 taşın, alanda kurulan taş hastanesinde tek tek röntgeni çekilip, laboratuvarda yapılan fiziki ve kimyasal incelemelerin ardından yapay zeka teknolojileri de kullanılarak, bilgisayar programı yardımıyla orijinal yerleri belirlendi.

Prof. Dr. Havva İşkan’ın mimarlık ekibiyle birlikte bizzat alanda çalıştığı rekonstrüksiyon işleminin bilim danışmanı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mimarlık Bölümü Başkanı Dr. Şahabettin Öztürk, kazılarda çıkartılan yaklaşık 2 bin 500 taşın üç boyutlu olarak lazer çalışmalarının yapıldığını, bütün boyutlarının tarandığını açıkladı.

Bin yıla yakın toprak altındaydı

Dr. Öztürk, taşların fenerin yıkılmasından sonra kum altında kaldığını, bugün yeniden inşasında taşların korunmuş olmasının büyük avantaj sağladığına dikkat çekti. Hemen yan tarafında kurulan taş hastanesinde her taşın fiziksel ve kimyasal özelliğinin laboratuvarda analiz edildiğini kaydeden Dr. Öztürk, Birinci derecede kanıt niteliği olmasa da Nero dönemine ait bazı sikkeler üzerinde de fenerin genel konumuyla ilgili bazı verilerden yararlanıldı.

Çokgen ve dikdörtgen taşlardan içbükey ve dışbükey yüzeylerle çalışılan taşlar, konumlarını ancak gerçek yerlerine oturtulduğunda karşılıyor. Çalışmanın uzun sürmesinin sebebi taş hastanesindeki taşların tek tek röntgenlerin çekilerek iç kısmında doku kaybı var mı yok mu, analizleri yapıldı. Çürük olanların kullanılmaması, sağlamların ise birebir kullanılması gerekiyor” dedi.

Yapay zeka teknolojisi

Taşların orijinal yerlerinin belirlenmesi için yapı sistemi yazılımı olan Revit programı kullanıldığını anlatan Dr. Öztürk, “Bütün veriler programa işlendi. Yaklaşık 2 bin 500 taşın bilgisayar ortamında birçok deneme-yanılma yöntemiyle yüzde 80-90 uygunluğu tespit edildi.

Kanaatimce elde ettiğimiz ön veri yüzde 80 oranında orijinal taş, yüzde 20 oranında da yeni taş kullanılacağı varsayılmaktadır. Böylelikle deniz feneri yeniden ayağa kaldırılacak ve bu restorasyon değil rekonstrüksiyon işlemi, yani yapıyı yeniden kurma anlamında” diye konuştu.

Dünya’da örneği yok

2 bin yıllık bir deniz fenerinin yaklaşık yüzde 80 oranında orijinal taşlarıyla yeniden inşası bakımından Türkiye’deki ilk uygulama olduğunu da belirten Dr. Öztürk, yüzde 80’i orijinal malzeme kullanılan dünyada da hiçbir örneği olmadığını açıkladı. Dr. Öztürk, Bu anlamda ilk uygulama diyebileceğimiz önemli bir yapıdır. Yaklaşık 26.5 metre yüksekliğinde, 6 metre çapında silindirik bir gövde üzerinde yukarı sarmal şekilde çıkan mimari bir yapı dokusu” dedi.

Patara Antik Kenti kazı başkanı Prof. Dr. Havva İşkan
Patara Antik Kenti kazı başkanı Prof. Dr. Havva İşkan

Nero’nun prestij projesi

Roma İmparatoru Nero’nun prestij projesi olduğu belirtilen deniz fenerinin üzerinde, kimin tarafından yapıldığı, yapım tarihiyle ilgili altın harflerle yazıt bulunuyor. Kazılarda çıkarılan taş yazıtlarda, Patara Meclisi ve Patara halkının dönemin valisi Sextus Marcius’a hitaben, ‘Likya halkını 8 yıl boyunca hiç rüşvet almadan, hakça yönettiğiniz için ve şehrimizi güzel yapılarla süslediğiniz için teşekkür ederiz’ yazısı yer alıyor.

“Ülkemiz evrensel değerde bir anıt esere daha kavuşacak”

Deniz fenerinin kazısını yapan Prof. Dr. Havva İşkan Işık da şunları söyledi:

“Sayın Kültür ve Turizm Bakanımızın önermesi ve Cumhurbaşkanımızın onayı ile kabul edilen 2020 Patara Yılında Antalya Valiliği ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından başlatılan çalışmalarımız tamamlandığında, ülkemiz evrensel değerde bir anıt esere daha kavuşacaktır.

Hepsine, bir bilim insanı olarak şükranlarımı sunuyorum. Antalya’nın simgelerinden biri olmaya aday fenerimiz için çalışmalarımızı çok disiplinli biçimde ve yüksek teknolojiden yararlanarak sürdürüyoruz. Roma İmparatorluğunun prestij yapılarından biri olan bu fenerin üzerinde Nero, ‘Denizcilerin selameti için yaptırdım’ demektedir. Biz de bu feneri ülkemize ve bu ülkenin kahraman denizcilerine armağan etmenin kıvancını yaşayacağımız gün için çalışıyoruz.”

Kaynak T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, DHA

Banner
Benzer Yazılar

“Cheddar Man” Avrupalılara ait doğru bilenen yanlış bilgileri ortaya çıkardı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Bilim, özellikle de sosyal bilimler,  kendini sürekli yenileyen bir disiplindir. Yeni bir çalışma yeni bir bulgu geçmişte doğru olarak kabul...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Kuzey Moğolistan’da bulunan 42.000 yıllık bir kolye, bilinen en eski fallik sanat olabilir

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, kuzey Moğolistan’da, oyulmuş bir fallusun bilinen en eski örneği olabilecek bir kolye ucu buldu. Bu kolye,...

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

Restorasyonları Biten 3 Müze Ziyaretçilerini Bekliyor

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Restorasyon çalışmaları biten Tunceli Müzesi, Konya Akşehir Taş Eserler Müzesi, Bursa Türk-İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese) ziyaretçilerine kapılarını açtı. Tunceli...

Polonya’daki kazılar sırasında nadir görülen enkolpion keşfedildi

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Arkeologlar, Polonya’nın Silezya Voyvodalığı’nın Lubliniec bölgesinde bulunan Woźniki’de, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik piskoposlar tarafından boyuna takılan, ortasında bir simge...

Fatsa’nın Gaga Gölün de Kilise Kalıntıları Bulundu

20 Ekim 2020

20 Ekim 2020

Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Gaga Gölü’nün derinliklerinde batık bir kilisenin kalıntılarına rastlandı. Yüzeyin 15 metre altında (50 fit) altında kalan...

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Antalya’daki Side Antik Kenti’nde taşlara kazınmış birkaç satırlık yazılar, Anadolu’nun en az bilinen dillerinden birini çözmeye çalışan araştırmacılar için giderek...

Uzmanlar, Garibin Tepe’de bulunan anıtsal ve üç boyutlu Urartu heykelinin sırrını ortaya çıkarmak üzere

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Van’ın Tuşba İlçesi’nde geçen yıl kurtarma kazısı yapılan alanda arkeologlar tarafından yaklaşık 1 ton ağırlığında Urartular dönemine ait bazalt taşından...

Gizemli Çıplak Süvari Neyi Temsil Ediyor?

30 Haziran 2021

30 Haziran 2021

Kuzey İngiltere‘deki Hadrian Duvarı’nın yakınında, arkeologlar çıplak süvari tasvirinin oyulmuş bir kumtaşı levhasını keşfettiler. Northumberland’deki Hadrian Duvarı yakınındaki Vindolanda’daki Roma...

Kazakistan’da Tunç Çağı’na ait 4.000 yıllık büyük boyutlu bir bozkır piramidi keşfedildi

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

L. N. Gumilyov Avrasya Ulusal Üniversitesi arkeologları, Kazakistan bozkırlarında bir at kültü ile ilişkili büyük bir Tunç Çağı bozkır piramidi...

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

Dünyanın Kanıtlanan En Eski Şikesi Büyük Antinoeia Oyunlarında Yapıldı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Dünyamız üzerinde eski olan yüzlerce şey var bunlardan biri de insanların kazanma tutkusu. Kazanma tutkusunun olduğu bir yerde hilenin de...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]