21 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Patara Antik Kenti Deniz Feneri Yapay Zeka İle Yeniden İnşaa Ediliyor

Patara Antik Kenti içinde yer alan, Roma İmparatoru Nero’nun yaptırdığı ve  M. S. 1481 yaşanan tsunamide yıkıldığı tahmin edilen deniz fenerinin yeniden inşası için yapay zeka teknolojisi kullanıldı.

Fethiye-Kalkan arasında Xanthos Vadisi‘nin güneybatı ucunda bugünkü Ovagelemiş Köyü’nde yer alan Patara Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 2020 Patara Yılı olarak kabul edildi. Patara aynı zamanda arkeolojik ve tarihsel değerlerinin yanında Akdeniz kaplumbağaları Caretta-Carettaların milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavruladıkları ender sahillerden biri olması ile de ayrı bir öneme sahiptir.

Likya’nın başkenti olan Patara Antik Kenti‘nin kazı çalışmalarına 1988 yılında başlanıldı. Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fahri Işık ve eşi Prof. Dr. Havva İşkan Işık tarafından başlatılan kazılarda bugüne kadar Likya medeniyeti başta olmak üzere yüzlerce tarihi eser ortaya çıkarıldı.

Patara kazılarında ortaya çıkarılan en önemli eserlerden birisi M.S. 64 yılında Roma İmparatoru Nero tarafından yaptırılan deniz feneridir. Kazıların başlamasından tam 12 yıl sonra Prof. Dr. Fahri Işık tarafından tespit edilen ve daha sonra kazı başkanlığını devralan Prof. Dr. Havva İşkan Işık tarafından ortaya çıkarılan fenerin 2 bin 500 orijinal taş içerdiği tespit edilmiştir.

2 bin 500 taş yeniden birleştiriliyor

M.S. 64 yılında Roma İmparatoru Nero tarafından yaptırılan ve 1481 yılındaki deprem ve tsunamide tamamının yıkıldığı düşünülen deniz feneri, tamamlanan 6 metre podyumun üzerine, yüksekten düşme nedeniyle statik açıdan kullanılması mümkün olmayan taşlar yenileriyle değiştirilerek inşa ediliyor.

DHA ajansının haberine göre; uygulama ihalesi ise Antalya Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) Kültür Varlıkları Müdürlüğü tarafından yapıldı.

15’inci yüzyılda Rodos depremi ve bu nedenle Akdeniz’de oluşan tsunami nedeniyle yıkıldığı düşünülen deniz fenerinin, yeniden inşasından sonraki yıllarda olası deprem veya tsunamide yıkılmaması için de teknik rapor hazırlandı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nden (İTÜ) Dr. Cenk Üstündağ tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda rekonstrüksiyonda çelik spiral, çelik boru, çelik tijler, saf epoksi reçinesi yapıştırıcı, karbon fiber hasır donatı, yüksek mukavemetli doğal hidrolik kireç bağlayıcılı harç gibi malzemeler kullanılacak.

Patara Antik Kenti Deniz Feneri
Patara Antik Kenti Deniz Feneri

2 bin 500 taşın röntgeni çekildi

Uzun yıllar süren kazılarda çıkartılan 2 bin 500 taşın, alanda kurulan taş hastanesinde tek tek röntgeni çekilip, laboratuvarda yapılan fiziki ve kimyasal incelemelerin ardından yapay zeka teknolojileri de kullanılarak, bilgisayar programı yardımıyla orijinal yerleri belirlendi.

Prof. Dr. Havva İşkan’ın mimarlık ekibiyle birlikte bizzat alanda çalıştığı rekonstrüksiyon işleminin bilim danışmanı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Mimarlık Bölümü Başkanı Dr. Şahabettin Öztürk, kazılarda çıkartılan yaklaşık 2 bin 500 taşın üç boyutlu olarak lazer çalışmalarının yapıldığını, bütün boyutlarının tarandığını açıkladı.

Bin yıla yakın toprak altındaydı

Dr. Öztürk, taşların fenerin yıkılmasından sonra kum altında kaldığını, bugün yeniden inşasında taşların korunmuş olmasının büyük avantaj sağladığına dikkat çekti. Hemen yan tarafında kurulan taş hastanesinde her taşın fiziksel ve kimyasal özelliğinin laboratuvarda analiz edildiğini kaydeden Dr. Öztürk, Birinci derecede kanıt niteliği olmasa da Nero dönemine ait bazı sikkeler üzerinde de fenerin genel konumuyla ilgili bazı verilerden yararlanıldı.

Çokgen ve dikdörtgen taşlardan içbükey ve dışbükey yüzeylerle çalışılan taşlar, konumlarını ancak gerçek yerlerine oturtulduğunda karşılıyor. Çalışmanın uzun sürmesinin sebebi taş hastanesindeki taşların tek tek röntgenlerin çekilerek iç kısmında doku kaybı var mı yok mu, analizleri yapıldı. Çürük olanların kullanılmaması, sağlamların ise birebir kullanılması gerekiyor” dedi.

Yapay zeka teknolojisi

Taşların orijinal yerlerinin belirlenmesi için yapı sistemi yazılımı olan Revit programı kullanıldığını anlatan Dr. Öztürk, “Bütün veriler programa işlendi. Yaklaşık 2 bin 500 taşın bilgisayar ortamında birçok deneme-yanılma yöntemiyle yüzde 80-90 uygunluğu tespit edildi.

Kanaatimce elde ettiğimiz ön veri yüzde 80 oranında orijinal taş, yüzde 20 oranında da yeni taş kullanılacağı varsayılmaktadır. Böylelikle deniz feneri yeniden ayağa kaldırılacak ve bu restorasyon değil rekonstrüksiyon işlemi, yani yapıyı yeniden kurma anlamında” diye konuştu.

Dünya’da örneği yok

2 bin yıllık bir deniz fenerinin yaklaşık yüzde 80 oranında orijinal taşlarıyla yeniden inşası bakımından Türkiye’deki ilk uygulama olduğunu da belirten Dr. Öztürk, yüzde 80’i orijinal malzeme kullanılan dünyada da hiçbir örneği olmadığını açıkladı. Dr. Öztürk, Bu anlamda ilk uygulama diyebileceğimiz önemli bir yapıdır. Yaklaşık 26.5 metre yüksekliğinde, 6 metre çapında silindirik bir gövde üzerinde yukarı sarmal şekilde çıkan mimari bir yapı dokusu” dedi.

Patara Antik Kenti kazı başkanı Prof. Dr. Havva İşkan
Patara Antik Kenti kazı başkanı Prof. Dr. Havva İşkan

Nero’nun prestij projesi

Roma İmparatoru Nero’nun prestij projesi olduğu belirtilen deniz fenerinin üzerinde, kimin tarafından yapıldığı, yapım tarihiyle ilgili altın harflerle yazıt bulunuyor. Kazılarda çıkarılan taş yazıtlarda, Patara Meclisi ve Patara halkının dönemin valisi Sextus Marcius’a hitaben, ‘Likya halkını 8 yıl boyunca hiç rüşvet almadan, hakça yönettiğiniz için ve şehrimizi güzel yapılarla süslediğiniz için teşekkür ederiz’ yazısı yer alıyor.

“Ülkemiz evrensel değerde bir anıt esere daha kavuşacak”

Deniz fenerinin kazısını yapan Prof. Dr. Havva İşkan Işık da şunları söyledi:

“Sayın Kültür ve Turizm Bakanımızın önermesi ve Cumhurbaşkanımızın onayı ile kabul edilen 2020 Patara Yılında Antalya Valiliği ve Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından başlatılan çalışmalarımız tamamlandığında, ülkemiz evrensel değerde bir anıt esere daha kavuşacaktır.

Hepsine, bir bilim insanı olarak şükranlarımı sunuyorum. Antalya’nın simgelerinden biri olmaya aday fenerimiz için çalışmalarımızı çok disiplinli biçimde ve yüksek teknolojiden yararlanarak sürdürüyoruz. Roma İmparatorluğunun prestij yapılarından biri olan bu fenerin üzerinde Nero, ‘Denizcilerin selameti için yaptırdım’ demektedir. Biz de bu feneri ülkemize ve bu ülkenin kahraman denizcilerine armağan etmenin kıvancını yaşayacağımız gün için çalışıyoruz.”

Kaynak T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, DHA

Banner
Benzer Yazılar

Şaşırtıcı Keşif: Guatemala’da arkeologlar antik Maya kentindeki gizli mahalleyi ortaya çıkardı

28 Eylül 2021

28 Eylül 2021

Yakın tarihli bir lidar analizi, uzun süredir doğal bir tepe olduğu düşünülen Central Tikal’in Kayıp Dünya Kompleksi’ni çevreleyen bölgenin aslında...

3300 yıllık Hitit Altın İşlemeli Bilezik Çorum Müzesi’nde Sergileniyor

28 Mart 2022

28 Mart 2022

Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyünde bir çiftçinin tarlasını sürerken bulduğu 3300 yıllık Hitit altın işlemeli bilezik Çorum Müzesi’nde sergileniyor....

Tanrı Zeus’un Poseidon’un Hışmından Kurtulmak İçin Kaçtığı Mağara

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Yunan panteonunun tepe noktasını Tanrı Zeus işgal eder. Tanrı Zeus, panteonda tanrıların kralıdır. Göklerin, şimşeklerin ve gök gürültülerinin tanrısıdır. Gücün...

Roma’ya meydan okuyan denizlerin kraliçesi: ‘Kraliçe Teuta’

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

İlirya Kraliçesi Teuta, İlirya antik çağının ve Arnavut mirasının en sıra dışı figürlerinden biridir. Korsan kraliçesi olarak da adlandırıldı. Onun...

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

İstanbullular Müze Gazhane’de Göbeklitepe’yi sanal ortamda gezebilecek

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

İnsanlık tarihinin bilinen en eski kült yapılarına ev sahipliği yapan Göbeklitepe’yi, İstanbullular, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği proje ile Müze Gazhane’de...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Antik Dünya’nın en büyük agorasına sahip İtalya’nın Selinunte kentinde yapılan kazılarda “Sonuçlar beklentilerin çok ötesine geçti”

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Yunan döneminin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İtalya’nın Selinunte Antik Kenti’nde, 33.000 metrekarelik alana sahip antik dünyanın en büyük...

Kral Tutankhamun’un Mumyalanmış Ereksiyon Halindeki Penisi Eski Dini Mücadeleyi Gösterebilir

15 Şubat 2022

15 Şubat 2022

Mısır kralı Tutankhamun, babası tarafından serbest bırakılan bir dini devrime karşı savaşmak için penisinin 90 derecelik bir açıyla mumyalanması da...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

Roma Dönemi Hispania’sında Keşfedilen Bilinen En Eski Taş Kalıp, Sikke Üretimine Işık Tutuyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

İspanya’nın Porcuna kentinde, antik Obulco yerleşiminde yapılan kazılar, Roma Hispania’sında madeni para üretiminin en eski kanıtını gün yüzüne çıkardı. Jaén...

Kuzey Moğolistan’da bulunan 42.000 yıllık bir kolye, bilinen en eski fallik sanat olabilir

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, kuzey Moğolistan’da, oyulmuş bir fallusun bilinen en eski örneği olabilecek bir kolye ucu buldu. Bu kolye,...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

Horasan’da keşfedilen Ahameniş dönemine ait altı kuleli dairesel bir yapı

5 Nisan 2024

5 Nisan 2024

Arkeologlar, Güney Horasan’daki Bircend yakınlarında, MÖ 6. yüzyılda inşa edilmiş, Ahameniş dönemine ait altı kuleli, dairesel bir kerpiç bina ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]