23 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı.

Geçmiş yıllarda keşfedilen demirden yapılmış damga mühürler, Mısır’ın 19. ve 25. hanedanlar dönemi M.Ö. 1292 ve 656 yılları arasında tarihlenmektedir.

Sığırların damgalanmasında kullanılan mühürlerin yaklaşık 4 inç (10.6 santimetre) uzunluğunda olması böylece buzağı büyüdükçe yara izi okunaklı oluyordu. Analiz edilen mühürler ise; bu büyüklüğün üçte biriydi, bu nedenle büyük sığırlar için çok küçüktü.

Makalenin yazarı Mısırbilimci Ella Karev, “O kadar küçükler ki, sığırlarda veya atlarda kullanılmalarını engelliyor. Olasılığı dışlamıyorum, ancak keçiler gibi küçük hayvanların damgalandığına dair hiçbir kanıtımız yok ve insanların damgalandığına dair çok fazla kanıt var” diye konuştu.

British Museum'da bulunan Mısır damga mührü
British Museum’da bulunan Mısır damga mührü

Karev şöyle devam etti: “Bu mühürlerin damga olarak tanımlanması, bu köleleştirilmiş kişilerin insanlıktan çıkarılmasını vurguluyor ve statülerinin sığır gibi diğer mülklerle eşit olduğunu ima ediyor.”

Araştırmacılar daha önce Mısır yazılarının ve işaretli köle tasvirlerinin yalnızca dövmelere atıfta bulunduğunu varsayıyorlardı, çünkü bu aynı zamanda o zamanlar yaygın bir uygulamaydı. Dövmeler eski Mısır’da daha dini ve dekoratif bir amaca sahipken, köleleri damgalamak, insanları Mısırlıların gözünde hayvanlar seviyesine yerleştiren açık, ayırt edilebilir bir işaret sağladı.

Mısır’da kölelik vardı. Ancak bazı araştırmacılara göre; Mısır’da yaşayan köleler bilinen köle yaşamına ait değillerdi. Belli hak ve serbestiye sahiplerdi. Bu görüşün yanında özellikle Kutsal Kitap referanslı bir diğer görüşe göre ise Mısırlılar, kölelere insanlık dışı yaklaşım içinde idiler, kölelere çok sert davranıyorlardı.

İsrailoğulları’nın Mısırlıların köleleri olduğu onlara çok eziyet çektirdikleri halde Mısır Krallığı’nın görkemine onların varlığı ile ulaşıldığını Mısır’dan Çıkış 1:12-14 şöyle bahseder.

İsrailoğullarının Mısır'dan Çıkışı

“Ama onları ne kadar çok etkiledilerse, o kadar çoğalırlar ve yurtdışına o kadar çok yayılırlar. Ve İsrailoğulları yüzünden takdir edildiler. Ve Mısırlılar İsrailoğullarını titizlikle hizmet etmeye zorladılar. Ve onlar hayatlarını ağır hizmetle, harçta, tuğlada ve tarladaki her türlü hizmette acı çektiler; bütün hizmetlerinde onları titizlikle hizmet ettirdiler.” Gerçekten de, Mısır krallığı kelimenin tam anlamıyla kölelerin sırtında inşa edildi.”

Kapak fotoğrafı Yukarı (güney) Mısır’da Luksor yakınlarındaki Medinet Habu’da savaş esirlerinin damgalandıklarını gösteriyor. Oriental Institute of the University of Chicago

Banner
Benzer Yazılar

Polonyalı arkeologlar, eski Mısır soylularının mezarlarında dokuz timsah kafası ortaya çıkardılar

28 Aralık 2022

28 Aralık 2022

Mısır’daki Theban Nekropolü’nü kazan Polonyalı arkeologlar, üst düzey soylulara ait iki mezarın içine gizlenmiş dokuz timsah kafası keşfettiler. Theban Nekropolü,...

İsrail’de Yunanca yazılı sapan taşı bulundu

8 Aralık 2022

8 Aralık 2022

İsrailli arkeologlar Yavne arkeolojik alan içinde yer alan antik sarayda Yunanca yazılı 2200 yıllık sapan taşı buldular. Sapan taşı, Helenistik...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Syedra antik kentini ziyaret edenler, popüler Roma oyunu “12 İşaret”i oynuyorlar

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Syedra Antik Kenti’nde, Romalıların popüler oyunu ’12 İşaret’ (ludus duodecim scriptorum) ziyaretçilere tanıtılıyor. “12 İşaret” oyunu...

Panaztepe kazılarında Erken Tunç Çağı mimari yapılara ulaşıldı

7 Kasım 2021

7 Kasım 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde yer alan 5000 yıllık Panaztepe yerleşiminde Erken Tunç Çağı mimari yapılarına ulaşıldı. M. Ö. 3000 yıllarına kadar...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Çanakkale Müzesi 1911 yılında 10 bin kuruş ödenekle kurulmuş

5 Ocak 2022

5 Ocak 2022

Osmanlı Devleti müzecilik tarihi denilince akla Osman Hamdi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gelir. Osman Hamdi Bey’in özverili çalışmalarının bir...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Bergama Antik Kenti Dijital Ortamda Yerini Aldı

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının da izniyle, Alman Enstitüsünün yaptığı çalışmalar sonucu  Bergama Antik Kenti MÖ. 3 yy. daki hali ile...

Kayseri Endürlük Kilisesi’nin İçler Acısı Hali

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Anadolu’nun her karış toprağı birçok medeniyetin bıraktığı kültürel varlıkları ile dolu… Anadolu, tarih öncesinden başlayan, Hatti, Hitit, Troia, Frig, Urartu...

Arkeologlar, Çin Seddi’nde 59 adet antik taş el bombası buldu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

Çinli arkeologlar, Beijing’de UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Badaling Çin Seddi’nin batı kısmındaki bir binanın kalıntılarından, 59 antik taş el...

Güney Afrika’da dünyanın bilinen en eski mezar alanı keşfedildi; Homo naledi mezarlığı

6 Haziran 2023

6 Haziran 2023

Güney Afrikalı paleontologlar, Johannesburg yakınlarındaki Rising Star Cave’de soyu tükenmiş hominin türü Homo naledi’ye ait mezar alanı keşfettiler. Paleoantropolog Lee...

St. Ivan Adası’ndaki Manastırın 1500 Yıllık Kutsal Su Kuyusu

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

St. Ivan Adası’ndaki Erken Hıristiyan manastırının 1500 yıllık kutsal kuyusu, Hristiyan arkeolojisi uzmanı Prof. Dr. Kazimir Popkonstantinov liderliğindeki bir arkeolog...

Tavşanlı Höyük’te 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken benzeri kılıç keşfedildi

18 Temmuz 2022

18 Temmuz 2022

8 bin yıllık geçmişe sahip olan Tavşanlı Höyük’te devam eden kazılarda 3 bin 300 yıllık eşsiz mühür ve Miken dönemi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]