7 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı.

Geçmiş yıllarda keşfedilen demirden yapılmış damga mühürler, Mısır’ın 19. ve 25. hanedanlar dönemi M.Ö. 1292 ve 656 yılları arasında tarihlenmektedir.

Sığırların damgalanmasında kullanılan mühürlerin yaklaşık 4 inç (10.6 santimetre) uzunluğunda olması böylece buzağı büyüdükçe yara izi okunaklı oluyordu. Analiz edilen mühürler ise; bu büyüklüğün üçte biriydi, bu nedenle büyük sığırlar için çok küçüktü.

Makalenin yazarı Mısırbilimci Ella Karev, “O kadar küçükler ki, sığırlarda veya atlarda kullanılmalarını engelliyor. Olasılığı dışlamıyorum, ancak keçiler gibi küçük hayvanların damgalandığına dair hiçbir kanıtımız yok ve insanların damgalandığına dair çok fazla kanıt var” diye konuştu.

British Museum'da bulunan Mısır damga mührü
British Museum’da bulunan Mısır damga mührü

Karev şöyle devam etti: “Bu mühürlerin damga olarak tanımlanması, bu köleleştirilmiş kişilerin insanlıktan çıkarılmasını vurguluyor ve statülerinin sığır gibi diğer mülklerle eşit olduğunu ima ediyor.”

Araştırmacılar daha önce Mısır yazılarının ve işaretli köle tasvirlerinin yalnızca dövmelere atıfta bulunduğunu varsayıyorlardı, çünkü bu aynı zamanda o zamanlar yaygın bir uygulamaydı. Dövmeler eski Mısır’da daha dini ve dekoratif bir amaca sahipken, köleleri damgalamak, insanları Mısırlıların gözünde hayvanlar seviyesine yerleştiren açık, ayırt edilebilir bir işaret sağladı.

Mısır’da kölelik vardı. Ancak bazı araştırmacılara göre; Mısır’da yaşayan köleler bilinen köle yaşamına ait değillerdi. Belli hak ve serbestiye sahiplerdi. Bu görüşün yanında özellikle Kutsal Kitap referanslı bir diğer görüşe göre ise Mısırlılar, kölelere insanlık dışı yaklaşım içinde idiler, kölelere çok sert davranıyorlardı.

İsrailoğulları’nın Mısırlıların köleleri olduğu onlara çok eziyet çektirdikleri halde Mısır Krallığı’nın görkemine onların varlığı ile ulaşıldığını Mısır’dan Çıkış 1:12-14 şöyle bahseder.

İsrailoğullarının Mısır'dan Çıkışı

“Ama onları ne kadar çok etkiledilerse, o kadar çoğalırlar ve yurtdışına o kadar çok yayılırlar. Ve İsrailoğulları yüzünden takdir edildiler. Ve Mısırlılar İsrailoğullarını titizlikle hizmet etmeye zorladılar. Ve onlar hayatlarını ağır hizmetle, harçta, tuğlada ve tarladaki her türlü hizmette acı çektiler; bütün hizmetlerinde onları titizlikle hizmet ettirdiler.” Gerçekten de, Mısır krallığı kelimenin tam anlamıyla kölelerin sırtında inşa edildi.”

Kapak fotoğrafı Yukarı (güney) Mısır’da Luksor yakınlarındaki Medinet Habu’da savaş esirlerinin damgalandıklarını gösteriyor. Oriental Institute of the University of Chicago

Banner
Benzer Yazılar

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Pandora V Operasyonu

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

Tarihi eser kaçakçılarına yönelik Dünya genelinde İnterpol, Europol ve Dünya Gümrük Örgütü ortaklaşa Pandora V adı altında bir operasyon düzenledi....

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

Konuşma Dilinin Kayıp Halkası Bulundu mu?

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İnsan, konuşan bir varlıktır. Konuşma dili sayesinde evrimini hızlandırmıştır. İnsanın, konuşma ile diğer canlı varlıklar arasında sivrilmesini sağlamıştır. Peki, konuşma...

Tataristan’da Bulgar-Altın Orda Dönemine Ait Arkeolojik Kompleks Gün Yüzüne Çıkarıldı

19 Mart 2025

19 Mart 2025

Tataristan’ın Alekseevski bölgesinde, otoyol yenileme çalışmaları sırasında, Orta Çağ’a ışık tutacak önemli bir arkeolojik keşif yapıldı. Bulgar-Altın Orda dönemine ait...

Çeşme Kalesi’nin görüntüsünü bozan büfeler tepki topluyor

17 Şubat 2022

17 Şubat 2022

Osmanlı padişahı II. Bayezid döneminde 1508 yılında inşa edilen Çeşme Kalesi’nin önünde inşası devam eden betonarme 4 büfe ilçe halkının...

2.000 yıllık antik bir “aynalık” Çin’deki aristokrat yaşama ışık tutuyor

18 Mayıs 2022

18 Mayıs 2022

Pekin’deki arkeologlar, Han Hanedanlığı döneminde yüksek soylular tarafından sevilen 2.000 yıllık bir aynalık başarıyla yeniden oluşturdular. Aynalık, öğrencileriyle etkileşime giren...

Meksika’da Çiftçiler Nadir Bulunan Bir Kadın Heykeli Buldu

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Meksikalı çiftçiler narenciye bahçesini kazarken nadir bulunan bir heykel keşfettiler. Meksika’nın Veracruz eyaletinde, Hidalgo Amajac’ta bulunan bu kadın figürü yetkililerde...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

İsveç’in 7000 yaşındaki “kadın şamanı” nasıl canlandırıldı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

1980’lerin başında Trelleborg yakınlarındaki Skateholm arkeolojik alanında Mezar XXII’nin kazımı sırasında bulunan “kadın şamanı” canlandırıldı. Mezar XXII alanın kazımında MÖ...

2.000 Yıl Önce Guatemala’da Geliştirilen Antik Maya Su Arıtma Sistemi ‘Bugün Hala Çalışacak’ Durumda!

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Antik Maya, Mesoamerica halkı dünyanın en eski su arıtma sistemlerinden biri geliştirdi. Bugün bile bu çalışma kullanılabilir durumdadır. ABD’li uzmanlar,...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Gizli Taş Çemberlerin Sırları Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

İskoçya’da St Andrews Üniversitesi’ndeki araştırmacıların ünlü Calanais çemberine yakın bölgede gömülü olan taşlar hakkında daha fazla bilgi ortaya çıkarmalarına olanak...

İnsanlık Tarihinin Başlangıcı Berlin’de: Göbeklitepe ve Taş Tepeler Sergisi Açılıyor

8 Şubat 2026

8 Şubat 2026

İnsanlığın en eski yerleşik topluluklarına dair hikâye, bu kez Avrupa’nın kalbinde anlatılacak. 10 Şubat’ta Berlin’de açılacak kapsamlı bir sergi, Göbeklitepe...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]