29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı.

Geçmiş yıllarda keşfedilen demirden yapılmış damga mühürler, Mısır’ın 19. ve 25. hanedanlar dönemi M.Ö. 1292 ve 656 yılları arasında tarihlenmektedir.

Sığırların damgalanmasında kullanılan mühürlerin yaklaşık 4 inç (10.6 santimetre) uzunluğunda olması böylece buzağı büyüdükçe yara izi okunaklı oluyordu. Analiz edilen mühürler ise; bu büyüklüğün üçte biriydi, bu nedenle büyük sığırlar için çok küçüktü.

Makalenin yazarı Mısırbilimci Ella Karev, “O kadar küçükler ki, sığırlarda veya atlarda kullanılmalarını engelliyor. Olasılığı dışlamıyorum, ancak keçiler gibi küçük hayvanların damgalandığına dair hiçbir kanıtımız yok ve insanların damgalandığına dair çok fazla kanıt var” diye konuştu.

British Museum'da bulunan Mısır damga mührü
British Museum’da bulunan Mısır damga mührü

Karev şöyle devam etti: “Bu mühürlerin damga olarak tanımlanması, bu köleleştirilmiş kişilerin insanlıktan çıkarılmasını vurguluyor ve statülerinin sığır gibi diğer mülklerle eşit olduğunu ima ediyor.”

Araştırmacılar daha önce Mısır yazılarının ve işaretli köle tasvirlerinin yalnızca dövmelere atıfta bulunduğunu varsayıyorlardı, çünkü bu aynı zamanda o zamanlar yaygın bir uygulamaydı. Dövmeler eski Mısır’da daha dini ve dekoratif bir amaca sahipken, köleleri damgalamak, insanları Mısırlıların gözünde hayvanlar seviyesine yerleştiren açık, ayırt edilebilir bir işaret sağladı.

Mısır’da kölelik vardı. Ancak bazı araştırmacılara göre; Mısır’da yaşayan köleler bilinen köle yaşamına ait değillerdi. Belli hak ve serbestiye sahiplerdi. Bu görüşün yanında özellikle Kutsal Kitap referanslı bir diğer görüşe göre ise Mısırlılar, kölelere insanlık dışı yaklaşım içinde idiler, kölelere çok sert davranıyorlardı.

İsrailoğulları’nın Mısırlıların köleleri olduğu onlara çok eziyet çektirdikleri halde Mısır Krallığı’nın görkemine onların varlığı ile ulaşıldığını Mısır’dan Çıkış 1:12-14 şöyle bahseder.

İsrailoğullarının Mısır'dan Çıkışı

“Ama onları ne kadar çok etkiledilerse, o kadar çoğalırlar ve yurtdışına o kadar çok yayılırlar. Ve İsrailoğulları yüzünden takdir edildiler. Ve Mısırlılar İsrailoğullarını titizlikle hizmet etmeye zorladılar. Ve onlar hayatlarını ağır hizmetle, harçta, tuğlada ve tarladaki her türlü hizmette acı çektiler; bütün hizmetlerinde onları titizlikle hizmet ettirdiler.” Gerçekten de, Mısır krallığı kelimenin tam anlamıyla kölelerin sırtında inşa edildi.”

Kapak fotoğrafı Yukarı (güney) Mısır’da Luksor yakınlarındaki Medinet Habu’da savaş esirlerinin damgalandıklarını gösteriyor. Oriental Institute of the University of Chicago

Banner
Related Articles

Eski Mısır sürme içeriğinin düşünülenden daha çeşitli olduğu ortaya çıktı

28 Nisan 2022

28 Nisan 2022

Araştırmacılar, Londra’daki Petrie Müzesi koleksiyonundan 11 sürme kabının içeriğini analiz ettiler ve sürme tarifinin önceden düşünülenden daha çeşitli olduğunu ortaya...

Maya Treni çalışması sırasında ortaya çıkarılan Maya mısır tanrısı tasvirli vazo

10 Ocak 2024

10 Ocak 2024

Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) arkeologlar, Maya Treni projesi kurtarma çalışmaları yürütüyorlar. Çalışmalarda bir mısır tanrısının oyulmuş görüntüsüne sahip...

Bir Battaniye Yapmak İçin Kaç Hindi Tüyü Gerekir?

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Atalarımızın bizim kadar şanslı olmadıkları dönemlerde kendilerini sıcak tutabilmek için alternatif bir çok şeye ihtiyaçları vardı. Bu alternatiflerden bazıları da...

Hititlere ait 3.500 yıllık “Kutsal Evlilik” tableti ziyarete açıldı

13 Aralık 2021

13 Aralık 2021

Bin tanrılı devlet olarak bilinen Hititler, kutsallık üzerinde hassasiyetle duran bir medeniyetti. Hititler, Tanrıların öfkesini üzerlerine çekmemek, onları mutlu etmek...

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

İzmir’de 14 bin yıllık insan izleri bulunan mağarada çalışmalar devam ediyor

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

İzmir’in Dikili ilçesinde 14 bin yıl öncesine uzanan insan izlerinin bulunduğu mağarada inceleme ve araştırma çalışmalarına aralıksız devam ediliyor. Dikili...

“Gladyatörler Kenti” olarak bilinen Stratonikeia Antik Kenti’nin ana caddesinin kazı çalışmaları başladı

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Muğla’nın Yatağan ilçesinde “Gladyatörler kenti” olarak bilinen Stratonikeia Antik Kenti’nin ana caddesinin kazı çalışmaları başladı. Stratonikeia Antik Kenti kazı başkanlığını...

Kanıtlar Neandertallerin Modern İnsanlardan Önce Teknelere Bindiğini Gösteriyor

27 Ekim 2020

27 Ekim 2020

Modern insanların bir alt türü veya tamamen ayrı bir tür olarak kabul edilen Neandertaller, yaklaşık 300.000 yıl öncesinden 24.000 yıl...

Tarihi Balat Surp Hraştagabet Khorenyan Ermeni Okulu Kaderine Terkedildi

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

İstanbul’un tarihi semtlerinden Balat’ın sokaklarını gezerken karşınıza içler acısı hali ile kaderine terkedilmiş, ölmesi beklenen hasta gibi duran tarihi Surp...

Aswan’daki Isis Tapınağı Keşfinden 150 Yıl Sonra Ziyarete Açıldı

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Aswan’daki Isis Tapınağı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ve turizm hizmetlerinin geliştirilmesinin ardından halka yeniden açıldı. Aswan’ın merkezindeki bir yerleşim bölgesinde bulunan...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

Azerbaycan Dağlarında 2.200 Yıllık Atropatene Yerleşimi Bulundu

15 Temmuz 2026

15 Temmuz 2026

Azerbaycan’ın güneyindeki dağlık bölgede yaklaşık 2.200 yıl öncesine tarihlenen büyük bir Atropatene yerleşimi keşfedildi. Alanda büyük yapılar, odalar, savunma amaçlı...

Vahiy Kitabı ile büyü tabletleri arasında benzerlikler bulundu

11 Şubat 2023

11 Şubat 2023

Johannes Gutenberg Üniversitesi Mainz’dan (JGU) Dr. Michael Hölscher başkanlığındaki bir araştırma projesi, vahiy kitabının büyü tabletleri ile benzer bazı ifadelere...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]