30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı.

Geçmiş yıllarda keşfedilen demirden yapılmış damga mühürler, Mısır’ın 19. ve 25. hanedanlar dönemi M.Ö. 1292 ve 656 yılları arasında tarihlenmektedir.

Sığırların damgalanmasında kullanılan mühürlerin yaklaşık 4 inç (10.6 santimetre) uzunluğunda olması böylece buzağı büyüdükçe yara izi okunaklı oluyordu. Analiz edilen mühürler ise; bu büyüklüğün üçte biriydi, bu nedenle büyük sığırlar için çok küçüktü.

Makalenin yazarı Mısırbilimci Ella Karev, “O kadar küçükler ki, sığırlarda veya atlarda kullanılmalarını engelliyor. Olasılığı dışlamıyorum, ancak keçiler gibi küçük hayvanların damgalandığına dair hiçbir kanıtımız yok ve insanların damgalandığına dair çok fazla kanıt var” diye konuştu.

British Museum'da bulunan Mısır damga mührü
British Museum’da bulunan Mısır damga mührü

Karev şöyle devam etti: “Bu mühürlerin damga olarak tanımlanması, bu köleleştirilmiş kişilerin insanlıktan çıkarılmasını vurguluyor ve statülerinin sığır gibi diğer mülklerle eşit olduğunu ima ediyor.”

Araştırmacılar daha önce Mısır yazılarının ve işaretli köle tasvirlerinin yalnızca dövmelere atıfta bulunduğunu varsayıyorlardı, çünkü bu aynı zamanda o zamanlar yaygın bir uygulamaydı. Dövmeler eski Mısır’da daha dini ve dekoratif bir amaca sahipken, köleleri damgalamak, insanları Mısırlıların gözünde hayvanlar seviyesine yerleştiren açık, ayırt edilebilir bir işaret sağladı.

Mısır’da kölelik vardı. Ancak bazı araştırmacılara göre; Mısır’da yaşayan köleler bilinen köle yaşamına ait değillerdi. Belli hak ve serbestiye sahiplerdi. Bu görüşün yanında özellikle Kutsal Kitap referanslı bir diğer görüşe göre ise Mısırlılar, kölelere insanlık dışı yaklaşım içinde idiler, kölelere çok sert davranıyorlardı.

İsrailoğulları’nın Mısırlıların köleleri olduğu onlara çok eziyet çektirdikleri halde Mısır Krallığı’nın görkemine onların varlığı ile ulaşıldığını Mısır’dan Çıkış 1:12-14 şöyle bahseder.

İsrailoğullarının Mısır'dan Çıkışı

“Ama onları ne kadar çok etkiledilerse, o kadar çoğalırlar ve yurtdışına o kadar çok yayılırlar. Ve İsrailoğulları yüzünden takdir edildiler. Ve Mısırlılar İsrailoğullarını titizlikle hizmet etmeye zorladılar. Ve onlar hayatlarını ağır hizmetle, harçta, tuğlada ve tarladaki her türlü hizmette acı çektiler; bütün hizmetlerinde onları titizlikle hizmet ettirdiler.” Gerçekten de, Mısır krallığı kelimenin tam anlamıyla kölelerin sırtında inşa edildi.”

Kapak fotoğrafı Yukarı (güney) Mısır’da Luksor yakınlarındaki Medinet Habu’da savaş esirlerinin damgalandıklarını gösteriyor. Oriental Institute of the University of Chicago

Banner
Related Articles

Ayanis Kalesi’nde ilk kez Urartulara ait çöplük alanı ortaya çıkarıldı

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Van Tuşpa sınırlarında Urartu Krallığı’nın görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam eden kazılarda ilk kez Urartulara ait çöplük alanı...

Demir Çağında La Hoya’da Yapılan Katliamın Kurbanlarını Bilim Adamları Analiz etti.

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

MÖ. Dördüncü yüzyılın ortalarında veya üçüncü yüzyılın sonlarına tarihlenen Demir Çağı yerleşmesi İspanya’nın kuzeyinde bulunan Rioja Alavesa bölgesinde bulunan, La...

Vakıflar Genel Müdürlüğü “Ayasofya Kebir Cami İmparator Kapısı, aşınma ve ufak bir dokunma ile tahrip olmuştur”

20 Nisan 2022

20 Nisan 2022

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Ayasofya Cami İmparator Kapısı’nda oluşan tahribat haberleri üzerine bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tahribatın “aşınma, olağan yıpranma ve...

Terör ve Savaştan Büyük Zarar Gören Musul Müzesi Tekrar Kapılarını Açıyor

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

İnsanlık tarihinin en önemli eserlerine ev sahipliği yapan ancak Irak Savaşı ve sonrasında DEAŞ terör örgütünün acımasız terör saldırıları nedeniyle...

Mezarlıkta keşfedilen 600 yıllık Papalık boğası

10 Mayıs 2023

10 Mayıs 2023

Papalığın güç, otorite ve iktidarını göstermek için kullandığı Papalık Boğası mührü bir Orta Çağ mezarlığında ele geçti. Keşfedilen Papalık Boğası,...

Deprem, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütununu yıktı

12 Şubat 2023

12 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremde etkilenen kültürel varlıklardan birisi de Adıyaman Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütunu oldu. Kommagene Krallığı...

Şeytan’ın İkonografisi

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Bu yazımızda Şeytan’ın ikonografisi ile şeytan kimliğinin sanatta nasıl yavaş yavaş şekillendiğini Sanat tarihini esas alarak kısaca irdelemeye çalıştık. Şeytanın...

Paris Tren İstasyonu’nun yakınında kayıp antik nekropolde 2.000 yıllık mezarlar bulundu

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Arkeologlar, Paris’in merkezindeki bir tren istasyonunun sadece birkaç metre uzaklıktaki antik nekropolde 50 mezar keşfettiler ve bu mezarlar, günümüz Paris’inin...

5 bin yıl önce yemeği tabakta bırakıp kaçmalarının sebebi neydi?

4 Ekim 2022

4 Ekim 2022

Öyle arkeolojik buluntular vardır ki; elinize aldığınızda doğal felaket ya da düşman saldırısı sırasında insanların yaşadığı korkuyu, paniği, dehşet duygularını...

Gökçeseki kazıları Philadelphia Antik Kenti hakkında bilgilerimizi artıracak

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Anadolu Roma ve Bizans tarihinin önemli taşlarından birisi olan Gökçeseki Örenyeri’nde (Philadelphia Antik Kenti) ara verilen kazılara geçen yıl tekrar...

Diyarbakır’da 2.000 Yıllık Roma Caddesi Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Diyarbakır Amida Höyük kazıları Covid-19 salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Kazılar sırasında Roma dönemine ait 2.000 yıllık...

Vampir olduğunu düşündükleri kadının tekrar dirilmemesi için orakla sabitlemişler

2 Eylül 2022

2 Eylül 2022

Korku filmi denilince akla çoğunlukla Vampir Drakula gelir. Romanya’da yaşadığı düşünülen Vampir Drakula’nın birçok sinema filmi çekilmiştir. Vampir, yaşadığı şatoda...

Persepolis’te Bulunan Görkemli Geçit

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

İranlı araştırmacılar, İran’ın güneyindeki UNESCO tescilli Persepolis yakınlarında güçlü Akameniş İmparatorluğunun (yaklaşık MÖ 550 – 330) kurucusu olan Büyük Kiros’un...

Kanlıtaş Höyük’te Keşfedilen 8 Bin Yıllık Başsız Figürinler Neolitik Yapı Ritüelleriyle İlişkilendiriliyor

9 Haziran 2026

9 Haziran 2026

Kanlıtaş Höyüğü’nde keşfedilen yaklaşık 8 bin yıllık dört başsız kadın figürini, İç Batı Anadolu’daki Neolitik toplulukların yapı kapatma ritüellerine dair...

Körzüt Kalesi’nde Urartu Kralı Menua’nın ikinci tapınağı gün yüzüne çıkarılıyor

20 Aralık 2022

20 Aralık 2022

Van ilinin Muradiye ilçesine bağlı Uluşar mahallesinde yer alan Urartu Kralı Menua’nın yaptırdığı Körzüt Kalesi’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ikinci tapınak...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]