24 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısırlılar köleleri damgalıyordu

Eski Mısır metinleri, oymalar ve resimlerinin incelendiği bir araştırmaya göre, Mısırlılar köleleri demirden yapılmış damga mühürler ile damgalıyorlardı.

Geçmiş yıllarda keşfedilen demirden yapılmış damga mühürler, Mısır’ın 19. ve 25. hanedanlar dönemi M.Ö. 1292 ve 656 yılları arasında tarihlenmektedir.

Sığırların damgalanmasında kullanılan mühürlerin yaklaşık 4 inç (10.6 santimetre) uzunluğunda olması böylece buzağı büyüdükçe yara izi okunaklı oluyordu. Analiz edilen mühürler ise; bu büyüklüğün üçte biriydi, bu nedenle büyük sığırlar için çok küçüktü.

Makalenin yazarı Mısırbilimci Ella Karev, “O kadar küçükler ki, sığırlarda veya atlarda kullanılmalarını engelliyor. Olasılığı dışlamıyorum, ancak keçiler gibi küçük hayvanların damgalandığına dair hiçbir kanıtımız yok ve insanların damgalandığına dair çok fazla kanıt var” diye konuştu.

British Museum'da bulunan Mısır damga mührü
British Museum’da bulunan Mısır damga mührü

Karev şöyle devam etti: “Bu mühürlerin damga olarak tanımlanması, bu köleleştirilmiş kişilerin insanlıktan çıkarılmasını vurguluyor ve statülerinin sığır gibi diğer mülklerle eşit olduğunu ima ediyor.”

Araştırmacılar daha önce Mısır yazılarının ve işaretli köle tasvirlerinin yalnızca dövmelere atıfta bulunduğunu varsayıyorlardı, çünkü bu aynı zamanda o zamanlar yaygın bir uygulamaydı. Dövmeler eski Mısır’da daha dini ve dekoratif bir amaca sahipken, köleleri damgalamak, insanları Mısırlıların gözünde hayvanlar seviyesine yerleştiren açık, ayırt edilebilir bir işaret sağladı.

Mısır’da kölelik vardı. Ancak bazı araştırmacılara göre; Mısır’da yaşayan köleler bilinen köle yaşamına ait değillerdi. Belli hak ve serbestiye sahiplerdi. Bu görüşün yanında özellikle Kutsal Kitap referanslı bir diğer görüşe göre ise Mısırlılar, kölelere insanlık dışı yaklaşım içinde idiler, kölelere çok sert davranıyorlardı.

İsrailoğulları’nın Mısırlıların köleleri olduğu onlara çok eziyet çektirdikleri halde Mısır Krallığı’nın görkemine onların varlığı ile ulaşıldığını Mısır’dan Çıkış 1:12-14 şöyle bahseder.

İsrailoğullarının Mısır'dan Çıkışı

“Ama onları ne kadar çok etkiledilerse, o kadar çoğalırlar ve yurtdışına o kadar çok yayılırlar. Ve İsrailoğulları yüzünden takdir edildiler. Ve Mısırlılar İsrailoğullarını titizlikle hizmet etmeye zorladılar. Ve onlar hayatlarını ağır hizmetle, harçta, tuğlada ve tarladaki her türlü hizmette acı çektiler; bütün hizmetlerinde onları titizlikle hizmet ettirdiler.” Gerçekten de, Mısır krallığı kelimenin tam anlamıyla kölelerin sırtında inşa edildi.”

Kapak fotoğrafı Yukarı (güney) Mısır’da Luksor yakınlarındaki Medinet Habu’da savaş esirlerinin damgalandıklarını gösteriyor. Oriental Institute of the University of Chicago

Banner
Benzer Yazılar

Akadca yazılı tuğla, batı İran’daki Elam su temini sistemini ortaya çıkarabilir

27 Ocak 2024

27 Ocak 2024

İranlı arkeologlar, Dehloran Vadisi’nde Akadca yazılı bir tuğla ortaya çıkardılar. Akadca yazılı tuğla, Elamlıların su tedarik sistemini ortaya çıkarabilir. Keşfi...

5 bin yıl önce yemeği tabakta bırakıp kaçmalarının sebebi neydi?

4 Ekim 2022

4 Ekim 2022

Öyle arkeolojik buluntular vardır ki; elinize aldığınızda doğal felaket ya da düşman saldırısı sırasında insanların yaşadığı korkuyu, paniği, dehşet duygularını...

Arkeologlar Ermenistan’daki kazılar sırasında altın kolye dolu mezar ortaya çıkardılar

27 Mart 2023

27 Mart 2023

Polonyalı ve Ermeni bilim insanlarından oluşan bir arkeolog ekibi, Ermenistan’ın Metsamor kentinde içinde iki iskelet bulunan altın kolye dolu bir...

Antik Selinus Kenti’nde Arkeolojik Yüzey Araştırması Başlıyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), Selinus Antik Kenti ve çevresinde kapsamlı bir arkeolojik yüzey araştırması başlatıyor. Bu önemli proje, Anadolu’nun...

Korsika adasında bulunan 6.000 yıllık yerleşim yeri

5 Mayıs 2023

5 Mayıs 2023

Fransa’nın Sotta kasabasında sosyal konut yapılacak alanda çalışan arkeologlar Punta Campana’nın (Korsika adası) yamaçlarını kazdılar ve geniş bir Neolitik alan...

Tripolis kazılarında altı yıl önce gövdesi bulunan heykelin başı ortaya çıkarıldı

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Helenistik dönemde Apollonia ismiyle kurulan ve daha sonra Tripolis ismiyle anılan antik kentte yapılan kazılarda altı yıl önce bir heykelin...

Tunel Wielki mağarasında 500 milyon yıllık çakmaktaşı aletler bulundu

9 Ekim 2022

9 Ekim 2022

Yaklaşık 20 yıl önce Kraków-Częstochowa Jura’daki Tunel Wielki mağarasında yapılan kazılar sırasında keşfedilen kemik ve küçük çakmaktaşı aletlerin analiz sonuçları...

Dünya’nın En Eski Müzelerinden Biri Olan Egmore Kasım’dan İtibaren Çevrimiçi Gezilebilecek!

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Hindistan’ın Chinnai şehrinde (Tamil Nadu eyaletinin başkenti. – Madras olarak da bilinir.)bulunan 169 yıllık Egmore Devlet Müzesi’ndeki zengin koleksiyonların bir...

Geç Kalkolitik Çağın Hac Merkezi “Göz Tapınağı”

29 Eylül 2020

29 Eylül 2020

İnsanlığın kalkolitik çağda ki hac merkezlerinden birisi olan “Göz Tapınağı” (Eye Temple) Göbeklitepe gibi önemli bir inanç merkez üssüdür. Tell...

Arkeologlar, Maya sıvasını dayanıklı kılan gizli bileşeni keşfettiler

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Maya duvar ustaları, birçoğu bugün hala ayakta duran görkemli yapıları inşa etmek için kullandıkları sıvaları bilinmeyen bir formülle yapıyorlardı. Granada...

Altay’da Keşfedilen Erken Türk Çağı’na Ait Nadir Petroglifler

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Devlet Arkeoloji Üniversitesi tarafından yapılan bir arkeolojik yüzey araştırması, Ulazhonsky Bölgesi’ndeki Pazyryk mezar höyüklerinin yakınında bulunan ortaçağ kaya sanatı incelendi....

Kofun Anahtar Deliği Mezarları Hakkında Yeni Bilgilere Ulaşılıyor

20 Ocak 2022

20 Ocak 2022

MS 3 ve 7. yüzyıl arasında Japon yönetici ve zengin sınıf üyeleri için yapılan Kofun anahtar deliği mezarları gizemlerini korumaya...

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne...

Arkeologlar, Çin’de türünün en küçük Neolitik çömleğini keşfettiler

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Çin’in doğusundaki Henan Eyaleti, Xinzheng’deki Peiligang bölgesinde kazı yapan arkeologlar, türünün en küçüğü olan Neolitik bir çömlek keşfettiler. Bu tür...

Yazılı kaynaklar, cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü ortaya koyuyor

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

Kopenhag ve Oxford Üniversitesi’nden araştırmacılar, Mezopotamya’da elde edilen yazılı kaynaklarda cinsiyetle ilgili öpüşmenin 4.500 yıl önce Mezopotamya halkları arasında görüldüğünü...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]