26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mezolitik Dönemde Kullanılan Dikenli Uçların Malzeme Seçimi Şaşırttı

Bir zamanlar İngiltere Avrupa kıtasına bağlıydı. Zaman içinde bu bağlantı koptu ve aradaki bölge sular altında kaldı. Modern insanlar şimdi dalgaların altında kalan topraklarda yaşayan insanların eski eserlerini keşfetmeye başladılar.

Bu kayıp yerlerden biride Doggerland. İngiltere ve Hollanda arasında bulunuyor ve bugün Hollanda sahillerinde yıkanan sayısız kültürel nesne ile kendini hatırlatmaya devam ediyor.

Bu eserler arasında, kemikten oyulmuş bir çok dikenli noktaya sahip olanların 11.000 yıl öncesinde Doggerland’da veya çevresinde yaşayan mezolitik dönem toplayıcılarına ait bir tür silah olduğu düşünülüyor.

Hollanda’daki Leiden Üniversitesi’nden arkeolog Joannes Dekker New Scientist’e verdiği demeçte, “Bunların mermi noktaları olduklarından oldukça eminiz,” dedi ve muhtemelen okları veya belki de mızrakları süsleyen dikenli noktaların tören öğeleri olarak, silah veya alet olarak aktif kullanım belirtilerini gösterdiğine işaret etti.

“Yeniden bilenmişler ve bilenme onların tekrar kullanıldıklarını gösterir.”

Yapılan araştırma sonuçları şaşırtıcı bir gerçeği ortaya çıkardı.

Doggerland’da dikenli uç imalatında kullanılan insan ve rahim ağzı kemik malzemeleri kullanılmıştı. Bununla birlikte kızıl geyik kemikleride bunların yapımı için kullanılmaktaydı

Yaban öküzü ( Bos primigenius ), karaca ( Capreolus capreolus ) ve yaban domuzu ( Sus scrofa ) gibi diğer türlerin kemiklerinden de yararlanmış olunmalıdır.

Araştırmacılar bu seçimlerin ekonomik bir karar olmadığını belittiler. Yazarlar makalelerinde, “Hemen geri dönen bir yiyecek arama tarzı kullanan avcı-toplayıcılar hakkındaki etnografik veriler, sömürülen hayvan kaynaklarının miktarının, avcının kendi topladığı biyokütleden birkaç kat daha yüksek olduğunu gösteriyor” diye yazdılar .

“Başka bir deyişle, insan kemikleri normalde avcı-toplayıcıların kullanabileceği toplam kemik miktarının yalnızca küçük bir kısmını oluşturur … Bu nedenle, insan kemiği için fırsatçı seçilimin pek olası olmadığını varsaymak mantıklıdır.

Öyleyse, eski Doggerland avcılarının insan kemiklerini kasıtlı olarak kullanmasını ne açıklayabilir?

Kesin olarak bilmemizin bir yolu yok, ancak araştırmacılar, kızıl geyik kemiklerinin kullanımının türe atfedilen bir tür kültüre özgü anlam veya sembolizmi yansıtmış olabileceğini varsayıyor.

Benzer şekilde, insan kemiği uçları ritüel amaçlara hizmet etmiş olabilir ve bir tür cenaze törenini temsil edebilir.

makalenin orijinalini okumak isterseniz https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2352409X20304697 sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Banner
Related Articles

Müzekart GNS ile Efes Antik Kenti ücretsiz gezilebilecek

5 Temmuz 2022

5 Temmuz 2022

Gençler, Müzekart GNS uygulaması ile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ücretsiz gezebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı...

Tanrı Mars’ın Gravürü Romalılara mı Yoksa Britonlara mı Ait?

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

İngiltere’nin, Colchester şehrinde bulunan Roma dönemine ait mücevherden yapılmış yüzük mührün düşünülen tarihten çok daha eski olduğu ortaya çıktı. Üzerinde...

Halikarnassos Surları Bodrum Turizmine Kazandırılıyor

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Muğla’nın Bodrum ilçesinde tarihi “Halikarnassos Surları’nın” kurtarma çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bodrum Sualtı ve Arkeoloji Müzesi denetimdeki Halikarnassos Batı...

Azerbaycan Dağlarında 2.200 Yıllık Atropatene Yerleşimi Bulundu

15 Temmuz 2026

15 Temmuz 2026

Azerbaycan’ın güneyindeki dağlık bölgede yaklaşık 2.200 yıl öncesine tarihlenen büyük bir Atropatene yerleşimi keşfedildi. Alanda büyük yapılar, odalar, savunma amaçlı...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

Hatsuyume Gecesi Gördüğünüz Rüyalar Tüm Yılınızı Etkiliyor “Japon Gelenekleri”

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

Rüya yorumlamak ve geleceği rüyalara göre anlamaya çalışmak insanın var oluşundan beri olağan bir durumdur. Kutsal kitaplarda bile bu durum...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

Dünyanın En Eski “Emojileri” Bulunmuş Olabilir

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Günümüzden binlerce yıl önce henüz yazı dili gelişmeden insanlar birbiri ile iletişime geçmek için tarih öncesi emojileri kullanmış olabilirler mi?...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Napoli’de Augustus dönemi su kemerinin daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu keşfedildi

4 Şubat 2023

4 Şubat 2023

Augustus dönemi su kemerinin yaklaşık yarım mil uzunluğundaki daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu, güney İtalya’nın Napoli kentinde keşfedildi. Cocceivs...

Anadolu’nun İçlerinde Fenike İzleri: Oluz Höyük’te Olası Bebek Küp Mezarları Bulundu

30 Aralık 2025

30 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bebek ve cenin mezarları, Fenike dünyasına ait ritüel uygulamaların Anadolu’nun içlerine...

İspanya’da bulunan saç telleri Avrupa’daki en eski uyuşturucu kullanımını gösterdi

6 Nisan 2023

6 Nisan 2023

İspanya’da bir mezar alanında ele geçen 3.000 yıllık saç telleri üzerinde yapılan analizler Avrupa’da en eski uyuşturucu kullanımına dair bulgulara...

Arkeologlar, Çin Seddi’nde 59 adet antik taş el bombası buldu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

Çinli arkeologlar, Beijing’de UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Badaling Çin Seddi’nin batı kısmındaki bir binanın kalıntılarından, 59 antik taş el...

Stonehenge, Waun Mawn Anıtı’nın Parçalarından mı Yapıldı?

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Stonehenge bir çok gizemi barındıran ve hala gizemini koruyan bir anıt. Şimdi birde bu gizemlere yaklaşık 280 kilometre öteden taşınmış...

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]