30 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi altında toplaması Anadolu’da başlayan birliğin temeli olmuştu.) Bu yıkılışla ilgili bir çok teori bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biri de iklimsel değişikliklerin olmasıdır. Ani iklim değişikliklerinin insan hayatında ne denli önemli olduğunu bilmekteyiz. Hitit gibi ekonomisi tarıma dayalı devletlerin bu değişimlerden etkilenmemesi beklenemez. Sadece iklim değişiklikleri değil bununla birlikte iç dinamiklerin değişimi, siyasi çekişmeler, kuzey komşusu Gaşka/Kaşka’lar gibi sorunlarında rolü oldukça büyüktür.

Hitit imparatorluğunun yıkılışına takiben bir çok farklı etnik kökenli gruplar Anadolu’ya gelmiştir. Anadolu’ya bu dönemde Balkanlardan gelmeye başlayan Balkan/ Thrak göçmenleri dikkat çekmektedir. Bu etnik gruptan öne çıkan Thrak kavimlerinden üçü Mysler, Bythinler ve Phrgyler dir. Bu kavimlerin etkileri o kadar belirleyicidir ki Anadolu’nun orta ve kuzeybatısındaki bölgelerin adları antik çağda onların adını almıştır.

Peki genel olarak yukarıda bahsettiğimiz Phrygler neye inanıyorlardı? Dini inançları nasıldı?

Phrgylerin dini ilk bakışta tek tanrılı gibi görünmektedir. Dini inançlarının başında Matar yani “Ana” adını verdikleri bir tanrıça yer almaktadır. Matar farklı isimlerle anılsa da çoğunlukla Matar Kubilea, Matar Areyastin, Agdistis (Taş kadın) olarak adlandırılmıştır.

Başında yüksek başlığı (Polosu)ile betimlenmiş Matar Kubilea

Aslında Matar Kubilea Anadolu’ya yabancı bir tanrıça değildir. Anadoluda  Erken Neolitik çağdan beri bilinen ve saygı gören bir tanrıçadır. Anadolu için bereket anlamına gelir. Geç Hititler ona Kubaba, Helenler Meter Magale ve en bilinen şekliyle Kybele, Romalılar Magna Mater (Büyük Ana) demişlerdir.

Phrygler/Frigler için anlamı ise Matar Kubilea bir doğa tanrıçası, yabancı hayvanların hakimi (Potnia Theron), şehirlerin ve genç kızların koruyucusudur. Matar Kubilea Frigler (Phryg) için yüksek dağlarda ve kayalıklarda oturmaktadır. Zaten Kubilea ismi de Frig/Phrygler de dağ anlamına gelmektedir. Anadolu’da Erken Neolitikten beri bereketi temsil eden Ana tanrıça Phryg’lerde de aynı amaca hizmet etmektedir. Doğadaki tüm canlılığı, bereketi ve doğurganlığı temsil eden nitelikleri taşımaktadır.

Phryg eserlerinde ikonografi olarak gösterilen tek tanrıça olduğu için onun önemini anlamak hiçte zor değildir. Kabartmalarda betimlenen ana tanrıça yüksek bir başlık (Polos) ve üzerinde uzun giysiler görülür. Kapı eşliğinde ayakta durur ve elinde yırtıcı bir kuş bazende iki aslan ile birlikte betimlenir.

Bahar aylarında Phrygler bu tanrıça için özel ayinler düzenlerdi. Bu ayinler için tıpkı Yazılıkayada ki (Boğazköy) gibi açık hava tapınakları inşa etmişlerdi. Bunlardan en önemlilerini saymak istersek Midas şehrindeki Büyük Tapınak ile Küçük Bitmemiş Tapınak, Arslankaya, Arezastis, Büyük ve Küçük Küpi Kaya, Bahşiş, Maltaş ve Kumcaboğaz’dakiler sayılmalıdır. Yüksek kabartma tekniğinde gösterilen bu betimlerde ana tanrıçayı uzun giysileri içinde görmek hala mümkündür.

Büyükkale girişinde yeralan ve Midas şehrinde kayadan oyularak yapılmış basamaklara sahip olan anıt Ana Tanrıça için yapılmış en güzel sunaklardır. Ana tanrıçanın bazı betimlemelerinde yanında iki müzisyende görülmektedir.

Phrygler bu inanca muhtemelen büyük kral olarak da anılan Midas zamanında Geç Hitit Krallarından olan Pipiris ile yaptıkları dostluk sonrası sahip olmuşlardı. Bu kadar benimsenmesi ve sevilmesi ise belkide Thrak kökenli bu insanların geldikleri topraklardan esintiler taşıması olabilir.

Yakın bir zamanda ülkemize iade edilen Kybele/Kibele heykelininde Phrygler için olan anlam ve önemini sizlere aktarmak istedik.

Bu haberimizide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Related Articles

Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Helenistik dönemin ünlü heykeltraşlarından Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı. Roma dönem kopyaları Perge, Rodos ve...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Aspendos’ta Roma Dönemine Ait Nadir Nehir Tanrısı Genç Eurymedon Mozaiği Bulundu

18 Haziran 2026

18 Haziran 2026

Aspendos Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Roma Dönemi mozaiği, kentin tarihinde önemli bir yere sahip olan Eurymedon Nehri’ni genç bir nehir...

Büyük İskender’in Anadolu’da Perslere karşı ilk kazandığı zaferin 2.400 yıllık savaş alanı bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Arkeologlar, 20 yıllık araştırmanın ardından Büyük İskender’in Küçük Asya’yı ele geçirmek için girdiği ilk önemli savaş olan efsanevi Granikos Muharebesi’nin...

İzmir Smyrna Höyüğü’nde 5 Bin Yıllık Seramikler Bulundu: Erken Ticaretin İzleri

26 Eylül 2025

26 Eylül 2025

İzmir’in Bayraklı ilçesinde yer alan Smyrna Höyüğü’nde (yeni adı Bayraklı) yürütülen kazılarda 5 bin yıllık seramik kaplar ortaya çıkarıldı. Buluntular,...

Aizanoi’de “Afrodit” ve “Dionysos” un heykel başları bulundu

29 Ekim 2021

29 Ekim 2021

Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesinde yer alan 5 bin yıllık geçmişe sahip Aizanoi Antik Kenti kazılarında aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’in ve...

Adıyaman’da 1.500 Yıllık Kaya Mezar Tesadüfen Bulundu

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

İş makinesinin geçişi sırasında oluşan göçükte ilk incelemelere göre M. S. 500 yılından kalma kaya mezar içinde iskeletler bulundu. Adıyaman...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

17 Nisan 2024

17 Nisan 2024

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı...

20 Milyon Yıllık Fosil Ödeme Aracı Olarak Kullanılmış Olabilir

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Bu yıl gerçekleştirilen arkeolojik kazı çalışmalarında ilginç buluntu ve bilgilere ulaşılıyor. Bunlardan birisi de, Tyana Antik Kenti’nde ele geçirilen 20...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]