7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi altında toplaması Anadolu’da başlayan birliğin temeli olmuştu.) Bu yıkılışla ilgili bir çok teori bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biri de iklimsel değişikliklerin olmasıdır. Ani iklim değişikliklerinin insan hayatında ne denli önemli olduğunu bilmekteyiz. Hitit gibi ekonomisi tarıma dayalı devletlerin bu değişimlerden etkilenmemesi beklenemez. Sadece iklim değişiklikleri değil bununla birlikte iç dinamiklerin değişimi, siyasi çekişmeler, kuzey komşusu Gaşka/Kaşka’lar gibi sorunlarında rolü oldukça büyüktür.

Hitit imparatorluğunun yıkılışına takiben bir çok farklı etnik kökenli gruplar Anadolu’ya gelmiştir. Anadolu’ya bu dönemde Balkanlardan gelmeye başlayan Balkan/ Thrak göçmenleri dikkat çekmektedir. Bu etnik gruptan öne çıkan Thrak kavimlerinden üçü Mysler, Bythinler ve Phrgyler dir. Bu kavimlerin etkileri o kadar belirleyicidir ki Anadolu’nun orta ve kuzeybatısındaki bölgelerin adları antik çağda onların adını almıştır.

Peki genel olarak yukarıda bahsettiğimiz Phrygler neye inanıyorlardı? Dini inançları nasıldı?

Phrgylerin dini ilk bakışta tek tanrılı gibi görünmektedir. Dini inançlarının başında Matar yani “Ana” adını verdikleri bir tanrıça yer almaktadır. Matar farklı isimlerle anılsa da çoğunlukla Matar Kubilea, Matar Areyastin, Agdistis (Taş kadın) olarak adlandırılmıştır.

Başında yüksek başlığı (Polosu)ile betimlenmiş Matar Kubilea

Aslında Matar Kubilea Anadolu’ya yabancı bir tanrıça değildir. Anadoluda  Erken Neolitik çağdan beri bilinen ve saygı gören bir tanrıçadır. Anadolu için bereket anlamına gelir. Geç Hititler ona Kubaba, Helenler Meter Magale ve en bilinen şekliyle Kybele, Romalılar Magna Mater (Büyük Ana) demişlerdir.

Phrygler/Frigler için anlamı ise Matar Kubilea bir doğa tanrıçası, yabancı hayvanların hakimi (Potnia Theron), şehirlerin ve genç kızların koruyucusudur. Matar Kubilea Frigler (Phryg) için yüksek dağlarda ve kayalıklarda oturmaktadır. Zaten Kubilea ismi de Frig/Phrygler de dağ anlamına gelmektedir. Anadolu’da Erken Neolitikten beri bereketi temsil eden Ana tanrıça Phryg’lerde de aynı amaca hizmet etmektedir. Doğadaki tüm canlılığı, bereketi ve doğurganlığı temsil eden nitelikleri taşımaktadır.

Phryg eserlerinde ikonografi olarak gösterilen tek tanrıça olduğu için onun önemini anlamak hiçte zor değildir. Kabartmalarda betimlenen ana tanrıça yüksek bir başlık (Polos) ve üzerinde uzun giysiler görülür. Kapı eşliğinde ayakta durur ve elinde yırtıcı bir kuş bazende iki aslan ile birlikte betimlenir.

Bahar aylarında Phrygler bu tanrıça için özel ayinler düzenlerdi. Bu ayinler için tıpkı Yazılıkayada ki (Boğazköy) gibi açık hava tapınakları inşa etmişlerdi. Bunlardan en önemlilerini saymak istersek Midas şehrindeki Büyük Tapınak ile Küçük Bitmemiş Tapınak, Arslankaya, Arezastis, Büyük ve Küçük Küpi Kaya, Bahşiş, Maltaş ve Kumcaboğaz’dakiler sayılmalıdır. Yüksek kabartma tekniğinde gösterilen bu betimlerde ana tanrıçayı uzun giysileri içinde görmek hala mümkündür.

Büyükkale girişinde yeralan ve Midas şehrinde kayadan oyularak yapılmış basamaklara sahip olan anıt Ana Tanrıça için yapılmış en güzel sunaklardır. Ana tanrıçanın bazı betimlemelerinde yanında iki müzisyende görülmektedir.

Phrygler bu inanca muhtemelen büyük kral olarak da anılan Midas zamanında Geç Hitit Krallarından olan Pipiris ile yaptıkları dostluk sonrası sahip olmuşlardı. Bu kadar benimsenmesi ve sevilmesi ise belkide Thrak kökenli bu insanların geldikleri topraklardan esintiler taşıması olabilir.

Yakın bir zamanda ülkemize iade edilen Kybele/Kibele heykelininde Phrygler için olan anlam ve önemini sizlere aktarmak istedik.

Bu haberimizide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Related Articles

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

Puduhepa’nın memleketi Lawazantiya’nın yeri Tatarlı Höyük ile aydınlanacak

8 Kasım 2021

8 Kasım 2021

Hitit İmparatorluğu’nun güçlü krallarından III. Hattusili’nin karısı Puduhepa’nın doğup büyüdüğü yer olan Lawazantiya’nın yerinin belirlenmesini sağlayacak bulgulara Tatarlı Höyük kazıları...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Hititlerde Bira Tutkusu

29 Eylül 2020

29 Eylül 2020

Biranın keşfi günümüzden binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Mezopotamya kültürlerinden başlayarak hemen hemen bir çok uygarlıkta biranın karşılığına denk gelen kelimelerin...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

M.Ö. 8000 Yılında Çatalhöyük İnsanı Ne Yiyor Ne İçiyordu?

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Yerleşik kültürün ilk örneği olan Çatalhöyük’de M.Ö. 8000 yılında yaşayan insanlar ne yiyor ne içiyordu? Bu sorunun cevabını Max Planck...

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Efes’ten Gelen Ustanın Elleriyle Yükselen Stratonikeia Kütüphanesi Yeniden Ortaya Çıkarılıyor

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Muğla’nın Yatağan ilçesinde, yüzyıllardır suskunluğa bürünen bir bilgi mabedi, arkeolojik kazılar sayesinde yeniden ortaya çıkarılıyor. “Gladyatörler Şehri” olarak bilinen Stratonikeia...

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

6.500 yıllık İnönü Mağarası Anadolu Tarihine Işık Tutuyor

21 Ağustos 2021

21 Ağustos 2021

Kuzey Anadolu’da bilinen en eski Protohistorik insan yerleşim izleri görülen 6.500 yıllık İnönü Mağarası, Erken Tunç Çağı dönemi kültürü hakkında...

Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin 600 yıllık damga mühür ortaya çıkarıldı

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında devam eden Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]