30 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi altında toplaması Anadolu’da başlayan birliğin temeli olmuştu.) Bu yıkılışla ilgili bir çok teori bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biri de iklimsel değişikliklerin olmasıdır. Ani iklim değişikliklerinin insan hayatında ne denli önemli olduğunu bilmekteyiz. Hitit gibi ekonomisi tarıma dayalı devletlerin bu değişimlerden etkilenmemesi beklenemez. Sadece iklim değişiklikleri değil bununla birlikte iç dinamiklerin değişimi, siyasi çekişmeler, kuzey komşusu Gaşka/Kaşka’lar gibi sorunlarında rolü oldukça büyüktür.

Hitit imparatorluğunun yıkılışına takiben bir çok farklı etnik kökenli gruplar Anadolu’ya gelmiştir. Anadolu’ya bu dönemde Balkanlardan gelmeye başlayan Balkan/ Thrak göçmenleri dikkat çekmektedir. Bu etnik gruptan öne çıkan Thrak kavimlerinden üçü Mysler, Bythinler ve Phrgyler dir. Bu kavimlerin etkileri o kadar belirleyicidir ki Anadolu’nun orta ve kuzeybatısındaki bölgelerin adları antik çağda onların adını almıştır.

Peki genel olarak yukarıda bahsettiğimiz Phrygler neye inanıyorlardı? Dini inançları nasıldı?

Phrgylerin dini ilk bakışta tek tanrılı gibi görünmektedir. Dini inançlarının başında Matar yani “Ana” adını verdikleri bir tanrıça yer almaktadır. Matar farklı isimlerle anılsa da çoğunlukla Matar Kubilea, Matar Areyastin, Agdistis (Taş kadın) olarak adlandırılmıştır.

Başında yüksek başlığı (Polosu)ile betimlenmiş Matar Kubilea

Aslında Matar Kubilea Anadolu’ya yabancı bir tanrıça değildir. Anadoluda  Erken Neolitik çağdan beri bilinen ve saygı gören bir tanrıçadır. Anadolu için bereket anlamına gelir. Geç Hititler ona Kubaba, Helenler Meter Magale ve en bilinen şekliyle Kybele, Romalılar Magna Mater (Büyük Ana) demişlerdir.

Phrygler/Frigler için anlamı ise Matar Kubilea bir doğa tanrıçası, yabancı hayvanların hakimi (Potnia Theron), şehirlerin ve genç kızların koruyucusudur. Matar Kubilea Frigler (Phryg) için yüksek dağlarda ve kayalıklarda oturmaktadır. Zaten Kubilea ismi de Frig/Phrygler de dağ anlamına gelmektedir. Anadolu’da Erken Neolitikten beri bereketi temsil eden Ana tanrıça Phryg’lerde de aynı amaca hizmet etmektedir. Doğadaki tüm canlılığı, bereketi ve doğurganlığı temsil eden nitelikleri taşımaktadır.

Phryg eserlerinde ikonografi olarak gösterilen tek tanrıça olduğu için onun önemini anlamak hiçte zor değildir. Kabartmalarda betimlenen ana tanrıça yüksek bir başlık (Polos) ve üzerinde uzun giysiler görülür. Kapı eşliğinde ayakta durur ve elinde yırtıcı bir kuş bazende iki aslan ile birlikte betimlenir.

Bahar aylarında Phrygler bu tanrıça için özel ayinler düzenlerdi. Bu ayinler için tıpkı Yazılıkayada ki (Boğazköy) gibi açık hava tapınakları inşa etmişlerdi. Bunlardan en önemlilerini saymak istersek Midas şehrindeki Büyük Tapınak ile Küçük Bitmemiş Tapınak, Arslankaya, Arezastis, Büyük ve Küçük Küpi Kaya, Bahşiş, Maltaş ve Kumcaboğaz’dakiler sayılmalıdır. Yüksek kabartma tekniğinde gösterilen bu betimlerde ana tanrıçayı uzun giysileri içinde görmek hala mümkündür.

Büyükkale girişinde yeralan ve Midas şehrinde kayadan oyularak yapılmış basamaklara sahip olan anıt Ana Tanrıça için yapılmış en güzel sunaklardır. Ana tanrıçanın bazı betimlemelerinde yanında iki müzisyende görülmektedir.

Phrygler bu inanca muhtemelen büyük kral olarak da anılan Midas zamanında Geç Hitit Krallarından olan Pipiris ile yaptıkları dostluk sonrası sahip olmuşlardı. Bu kadar benimsenmesi ve sevilmesi ise belkide Thrak kökenli bu insanların geldikleri topraklardan esintiler taşıması olabilir.

Yakın bir zamanda ülkemize iade edilen Kybele/Kibele heykelininde Phrygler için olan anlam ve önemini sizlere aktarmak istedik.

Bu haberimizide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Benzer Yazılar

Define Avcıları Yine Boş Durmadı 3 bin 500 Yıllık Antik Kenti Talan Ettiler

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Anadolu topraklarının bizlere sunduğu toprak üstü toprak altı kültürel miraslar defineciler tarafından talan edilmeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile...

Haydarpaşa Kazılarında Helenistik Dönem Mezar Ortaya Çıkarıldı

10 Nisan 2022

10 Nisan 2022

Haydarpaşa tren garı peronlarının kaldırılması ile başlayan arkeolojik kazılarda Helenistik ((MÖ 330-MÖ 30) döneme ait kiremit mezar bulundu. Haydarpaşa tren...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eser; Çavlum Mühürü

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Eskişehir Alpu Ovası’nda yer alan Çavlum Köyü kurtarma kazılarında ortaya çıkarılan damga mühür, Anadolu’da bulunmuş en eski lületaşı eseri özelliği...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara ili, Ulus ilçesi Atpazarı olarak adlandırılan semtte, Kale Mahallesi mevkiinde, kentsel sit alanı içinde yer almaktadır....

Antik Likya kenti Phaselis’in plaj projeleri iptal edildi

6 Nisan 2024

6 Nisan 2024

Mahkeme, Antalya’nın güneyindeki antik Likya kenti Phaselis’in Bostanlık ve Alacasu koylarında geçen yıl şubat ayında ihalesi yapılan halk plajı projelerinin...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Diyarbakır’da 2.000 Yıllık Roma Caddesi Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Diyarbakır Amida Höyük kazıları Covid-19 salgının yarattığı olumsuzluklara rağmen tüm hızıyla devam ediyor. Kazılar sırasında Roma dönemine ait 2.000 yıllık...

Ayanis Kalesi’nde ilk kez Urartulara ait çöplük alanı ortaya çıkarıldı

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Van Tuşpa sınırlarında Urartu Krallığı’nın görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam eden kazılarda ilk kez Urartulara ait çöplük alanı...

8 bin yıllık benzersiz “balık figürlü” ev aleti bulundu

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

İzmir tarihini 8 bin 500 yıl geriye taşıyan Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerindeki kazı çalışmalarında, şimdiye kadar rastlanılmamış benzersiz “balık figürlü”...

Tenedos Antik Kenti’nde 2700 yıllık çocuk mezarlığı keşfedildi

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Takaoğlu başkanlığında Tenedos antik kenti’nde devam eden kazılarda 2700...

Arkeologlar Başur Höyük’te Genç Kızların Törensel Olarak Kurban Edildiği 4.800 Yıllık Tunç Çağı Mezarlarını Ortaya Çıkardı

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Mezopotamya ve Anadolu’da ilk uygarlıklar ortaya çıkmaya başlarken, sosyal yapı, ekonomi ve kültürde önemli dönüşümler yaşandı. Bu döneme ışık tutan...

Baraj suları altında kalan Gre Fılla Höyük’te yılan kabartmalı aletler bulundu

10 Mart 2023

10 Mart 2023

Ambar Çayı üzerinde kurulan barajın suları altında kalan Gre Fılla Höyük ve Kendale Hecela höyüklerinde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında yılan kabartmalı...

4000 Yıllık Çivi Yazılı Tablet, Asurlu Bir Tüccarın Miras Planını Gün Yüzüne Çıkarıyor

19 Mayıs 2025

19 Mayıs 2025

Kayseri ili sınırlarında yer alan Kültepe-Kaniš yerleşimi, Anadolu’nun en erken yazılı belgelerinin bulunduğu bir arkeolojik alan olarak öne çıkar. Burada,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]