9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi altında toplaması Anadolu’da başlayan birliğin temeli olmuştu.) Bu yıkılışla ilgili bir çok teori bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biri de iklimsel değişikliklerin olmasıdır. Ani iklim değişikliklerinin insan hayatında ne denli önemli olduğunu bilmekteyiz. Hitit gibi ekonomisi tarıma dayalı devletlerin bu değişimlerden etkilenmemesi beklenemez. Sadece iklim değişiklikleri değil bununla birlikte iç dinamiklerin değişimi, siyasi çekişmeler, kuzey komşusu Gaşka/Kaşka’lar gibi sorunlarında rolü oldukça büyüktür.

Hitit imparatorluğunun yıkılışına takiben bir çok farklı etnik kökenli gruplar Anadolu’ya gelmiştir. Anadolu’ya bu dönemde Balkanlardan gelmeye başlayan Balkan/ Thrak göçmenleri dikkat çekmektedir. Bu etnik gruptan öne çıkan Thrak kavimlerinden üçü Mysler, Bythinler ve Phrgyler dir. Bu kavimlerin etkileri o kadar belirleyicidir ki Anadolu’nun orta ve kuzeybatısındaki bölgelerin adları antik çağda onların adını almıştır.

Peki genel olarak yukarıda bahsettiğimiz Phrygler neye inanıyorlardı? Dini inançları nasıldı?

Phrgylerin dini ilk bakışta tek tanrılı gibi görünmektedir. Dini inançlarının başında Matar yani “Ana” adını verdikleri bir tanrıça yer almaktadır. Matar farklı isimlerle anılsa da çoğunlukla Matar Kubilea, Matar Areyastin, Agdistis (Taş kadın) olarak adlandırılmıştır.

Başında yüksek başlığı (Polosu)ile betimlenmiş Matar Kubilea

Aslında Matar Kubilea Anadolu’ya yabancı bir tanrıça değildir. Anadoluda  Erken Neolitik çağdan beri bilinen ve saygı gören bir tanrıçadır. Anadolu için bereket anlamına gelir. Geç Hititler ona Kubaba, Helenler Meter Magale ve en bilinen şekliyle Kybele, Romalılar Magna Mater (Büyük Ana) demişlerdir.

Phrygler/Frigler için anlamı ise Matar Kubilea bir doğa tanrıçası, yabancı hayvanların hakimi (Potnia Theron), şehirlerin ve genç kızların koruyucusudur. Matar Kubilea Frigler (Phryg) için yüksek dağlarda ve kayalıklarda oturmaktadır. Zaten Kubilea ismi de Frig/Phrygler de dağ anlamına gelmektedir. Anadolu’da Erken Neolitikten beri bereketi temsil eden Ana tanrıça Phryg’lerde de aynı amaca hizmet etmektedir. Doğadaki tüm canlılığı, bereketi ve doğurganlığı temsil eden nitelikleri taşımaktadır.

Phryg eserlerinde ikonografi olarak gösterilen tek tanrıça olduğu için onun önemini anlamak hiçte zor değildir. Kabartmalarda betimlenen ana tanrıça yüksek bir başlık (Polos) ve üzerinde uzun giysiler görülür. Kapı eşliğinde ayakta durur ve elinde yırtıcı bir kuş bazende iki aslan ile birlikte betimlenir.

Bahar aylarında Phrygler bu tanrıça için özel ayinler düzenlerdi. Bu ayinler için tıpkı Yazılıkayada ki (Boğazköy) gibi açık hava tapınakları inşa etmişlerdi. Bunlardan en önemlilerini saymak istersek Midas şehrindeki Büyük Tapınak ile Küçük Bitmemiş Tapınak, Arslankaya, Arezastis, Büyük ve Küçük Küpi Kaya, Bahşiş, Maltaş ve Kumcaboğaz’dakiler sayılmalıdır. Yüksek kabartma tekniğinde gösterilen bu betimlerde ana tanrıçayı uzun giysileri içinde görmek hala mümkündür.

Büyükkale girişinde yeralan ve Midas şehrinde kayadan oyularak yapılmış basamaklara sahip olan anıt Ana Tanrıça için yapılmış en güzel sunaklardır. Ana tanrıçanın bazı betimlemelerinde yanında iki müzisyende görülmektedir.

Phrygler bu inanca muhtemelen büyük kral olarak da anılan Midas zamanında Geç Hitit Krallarından olan Pipiris ile yaptıkları dostluk sonrası sahip olmuşlardı. Bu kadar benimsenmesi ve sevilmesi ise belkide Thrak kökenli bu insanların geldikleri topraklardan esintiler taşıması olabilir.

Yakın bir zamanda ülkemize iade edilen Kybele/Kibele heykelininde Phrygler için olan anlam ve önemini sizlere aktarmak istedik.

Bu haberimizide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Related Articles

Adıyaman’da 1.500 Yıllık Kaya Mezar Tesadüfen Bulundu

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

İş makinesinin geçişi sırasında oluşan göçükte ilk incelemelere göre M. S. 500 yılından kalma kaya mezar içinde iskeletler bulundu. Adıyaman...

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

22 Eylül 2022

22 Eylül 2022

Van Gölü’nde suların geri çekilmesi Urartu dönemi ana kayaya oyulmuş basamaklı limanı gün yüzüne çıkardı. Aşırı buharlaşma ve yağışların azalması...

Amastris Antik Kenti kurtarma kazılarında 2 bin yıllık amulet ortaya çıkarıldı

11 Kasım 2022

11 Kasım 2022

2014 yılında Bartın’ın Amasra ilçesinde okul inşaatı temel kazılarında Roma dönemi kalıntılarına ulaşılması sonrası gerçekleştirilen kurtarma kazılarında 2 bin yıllık...

Afyonkarahisar’da Tanrı Apollon Heykeli Bulundu

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Afyonkarahisar’da kanalizasyon çalışmaları sırasında Tanrı Apollon‘a ait olduğu düşünülen heykel bulundu. Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediyesi’nin sınırları içerisinde yer alan Sinanpaşa Höyüğü...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Çatalhöyük’te cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çatalhöyük Neolitik yerleşiminde cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu....

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Alexandria Troas kazılarında 2 bin 200 yıllık çarşı kapısı bulundu

18 Ekim 2021

18 Ekim 2021

Alexandria Troas kazılarında geçtiğimiz günlerde altar yapısı ortaya çıkarılmıştı. Şimdi de kentin çok önemli bir yapısına çarşı ile caddeyi bağlayan...

Tunç Çağı’nda savaş gemilerinin yapıldığı Dana Adası

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

Dana adası, Tunç Çağı’nda deniz kabilelerinin göçünden bu yana, Yunanlılar ve Persler arasındaki deniz savaşları da dahil olmak üzere birçok...

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Adada Antik Kenti, Pisidia’nın dağlık coğrafyasında 1.700 yıl boyunca kesintisiz süren kent yaşamının izlerini taşıyor. Helenistik dönemden...

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir

28 Haziran 2026

28 Haziran 2026

Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale kazılarında, üzerinde iki hayvan figürü bulunan tutamaklı bir damga mühür ortaya çıkarıldı. Kazı başkanı Doç. Dr....

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor....

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]