8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Matar Kubilea’yı Tanıyalım

Hitit devletinin MÖ. 1200-1190’larda yıkılışıyla birlikte Anadolu bütünsellikten dağılışa doğru sürüklenme dönemine girdi. (Hitit devletinin küçük kent krallıklarını kendi yönetimi altında toplaması Anadolu’da başlayan birliğin temeli olmuştu.) Bu yıkılışla ilgili bir çok teori bulunmaktadır. Bunlardan en önemlilerinden biri de iklimsel değişikliklerin olmasıdır. Ani iklim değişikliklerinin insan hayatında ne denli önemli olduğunu bilmekteyiz. Hitit gibi ekonomisi tarıma dayalı devletlerin bu değişimlerden etkilenmemesi beklenemez. Sadece iklim değişiklikleri değil bununla birlikte iç dinamiklerin değişimi, siyasi çekişmeler, kuzey komşusu Gaşka/Kaşka’lar gibi sorunlarında rolü oldukça büyüktür.

Hitit imparatorluğunun yıkılışına takiben bir çok farklı etnik kökenli gruplar Anadolu’ya gelmiştir. Anadolu’ya bu dönemde Balkanlardan gelmeye başlayan Balkan/ Thrak göçmenleri dikkat çekmektedir. Bu etnik gruptan öne çıkan Thrak kavimlerinden üçü Mysler, Bythinler ve Phrgyler dir. Bu kavimlerin etkileri o kadar belirleyicidir ki Anadolu’nun orta ve kuzeybatısındaki bölgelerin adları antik çağda onların adını almıştır.

Peki genel olarak yukarıda bahsettiğimiz Phrygler neye inanıyorlardı? Dini inançları nasıldı?

Phrgylerin dini ilk bakışta tek tanrılı gibi görünmektedir. Dini inançlarının başında Matar yani “Ana” adını verdikleri bir tanrıça yer almaktadır. Matar farklı isimlerle anılsa da çoğunlukla Matar Kubilea, Matar Areyastin, Agdistis (Taş kadın) olarak adlandırılmıştır.

Başında yüksek başlığı (Polosu)ile betimlenmiş Matar Kubilea

Aslında Matar Kubilea Anadolu’ya yabancı bir tanrıça değildir. Anadoluda  Erken Neolitik çağdan beri bilinen ve saygı gören bir tanrıçadır. Anadolu için bereket anlamına gelir. Geç Hititler ona Kubaba, Helenler Meter Magale ve en bilinen şekliyle Kybele, Romalılar Magna Mater (Büyük Ana) demişlerdir.

Phrygler/Frigler için anlamı ise Matar Kubilea bir doğa tanrıçası, yabancı hayvanların hakimi (Potnia Theron), şehirlerin ve genç kızların koruyucusudur. Matar Kubilea Frigler (Phryg) için yüksek dağlarda ve kayalıklarda oturmaktadır. Zaten Kubilea ismi de Frig/Phrygler de dağ anlamına gelmektedir. Anadolu’da Erken Neolitikten beri bereketi temsil eden Ana tanrıça Phryg’lerde de aynı amaca hizmet etmektedir. Doğadaki tüm canlılığı, bereketi ve doğurganlığı temsil eden nitelikleri taşımaktadır.

Phryg eserlerinde ikonografi olarak gösterilen tek tanrıça olduğu için onun önemini anlamak hiçte zor değildir. Kabartmalarda betimlenen ana tanrıça yüksek bir başlık (Polos) ve üzerinde uzun giysiler görülür. Kapı eşliğinde ayakta durur ve elinde yırtıcı bir kuş bazende iki aslan ile birlikte betimlenir.

Bahar aylarında Phrygler bu tanrıça için özel ayinler düzenlerdi. Bu ayinler için tıpkı Yazılıkayada ki (Boğazköy) gibi açık hava tapınakları inşa etmişlerdi. Bunlardan en önemlilerini saymak istersek Midas şehrindeki Büyük Tapınak ile Küçük Bitmemiş Tapınak, Arslankaya, Arezastis, Büyük ve Küçük Küpi Kaya, Bahşiş, Maltaş ve Kumcaboğaz’dakiler sayılmalıdır. Yüksek kabartma tekniğinde gösterilen bu betimlerde ana tanrıçayı uzun giysileri içinde görmek hala mümkündür.

Büyükkale girişinde yeralan ve Midas şehrinde kayadan oyularak yapılmış basamaklara sahip olan anıt Ana Tanrıça için yapılmış en güzel sunaklardır. Ana tanrıçanın bazı betimlemelerinde yanında iki müzisyende görülmektedir.

Phrygler bu inanca muhtemelen büyük kral olarak da anılan Midas zamanında Geç Hitit Krallarından olan Pipiris ile yaptıkları dostluk sonrası sahip olmuşlardı. Bu kadar benimsenmesi ve sevilmesi ise belkide Thrak kökenli bu insanların geldikleri topraklardan esintiler taşıması olabilir.

Yakın bir zamanda ülkemize iade edilen Kybele/Kibele heykelininde Phrygler için olan anlam ve önemini sizlere aktarmak istedik.

Bu haberimizide okumak isteyebilirsiniz!

Banner
Related Articles

Asur Ticaret Koloni Çağı’nda evlilik, boşanma, nafaka ve aile konutu

22 Ağustos 2021

22 Ağustos 2021

Anadolu’da yazılı tarih Asurlu tüccarların kurduğu ticaret kolonileri ile başlamıştır. Asur Ticaret Koloni Çağı olarak nitelendirilen bu dönem sayesinde Anadolu’da...

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik...

Yedi Kültürün Bir Arada Olduğu Ödüllü Troya Müzesi

7 Mayıs 2021

7 Mayıs 2021

2020 yılı Avrupa yılın müzesi ödülünün sahibi olan Troya Müzesi, Troas Bölgesi Arkeolojisi, Troya’nın Tunç Çağı, İlyada Destanı ve Troya...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Definecilerin 5000 Yıllık Talanı

9 Ocak 2021

9 Ocak 2021

Defineciler, tarihe zarar vermeye devam ediyor. Para kazanma hırsı ile gözleri dönen defineciler bu seferde 5000 yıllık geçmişimizi talan ettiler....

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

Aziz Thaddeus’un mezarının Eğil Kalesi kazılarında bulunduğu düşünülüyor

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Diyarbakır’da bulunan Eğil Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda 1600-1900 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, mezarlardan...

Aççana Höyük’te 3800 yıllık Akadca kil tablet bulundu

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

Şubat ayında yaşanan iki büyük yıkıcı depremden etkilenen Hatay’daki Aççana Höyük’te devam eden çalışmalarda 3800 yıllık Akadca çivi yazılı kil...

Diyarbakır’da eski bir taş ocağında 54 çocuk mezarı bulundu

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, eski bir taş ocağı olduğu düşünülen alanda 0-6 yaş arası 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, şu...

Satala Antik Kenti’nde Mısır Tanrıçası İsis’in Bronz Büstü Bulundu

25 Ekim 2025

25 Ekim 2025

Roma lejyonlarının dini çeşitliliğine ışık tutan bronz İsis büstü, Karadeniz’in dağlarında doğu inançlarının izlerini gün yüzüne çıkardı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesinde...

Afyonkarahisar’da Tanrı Apollon Heykeli Bulundu

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Afyonkarahisar’da kanalizasyon çalışmaları sırasında Tanrı Apollon‘a ait olduğu düşünülen heykel bulundu. Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediyesi’nin sınırları içerisinde yer alan Sinanpaşa Höyüğü...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Side Antik Kenti’nde Roma Dönemi Caddesi ve Daha Önce Kazılmamış Sokaklar Ortaya Çıkarıldı

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar...

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen yapılarla karşılaşıldı

17 Kasım 2022

17 Kasım 2022

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen birçok salur damgalı mezar yapıları ile karşılaşıldı. 1071 öncesi toplu mezar ve kurgan yapılarına Çorum’un...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]