6 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı.

Aten olarak bilinen kayıp şehrin, MÖ 1391’den 1353’e kadar ülkeyi yöneten eski Mısır’ın 18. hanedanlığının dokuzuncu kralı Kral III.Amenhotep tarafından kurulduğuna inanılıyor. Luksor’un batı yakasında yer alan şehrin  dönemin en büyük idari ve endüstriyel yerleşim yeri olduğu düşünülüyor.

1922’de Luksor’un Krallar Vadisi’nde mezarının keşfedilmesinden bu yana Tutankamon’un altın maskesi ve yıllardır bulunan diğer eserler gibi bütün dünyanın hayal gücünü yakalayıp yakalayamayacağı henüz belli değil. Ama şu an ona rakip gibi görünüyor.

Aten, son buluntuların en önemlilerinden biri olmayı vaat ediyor.

Arkeologlar, Eylül ayında Kral Ramses III ve Amenhotep III tapınakları arasındaki alanda kazı yapmaya başladı. Kazının asıl amacının Kral Tutankhamen’in cenaze tapınağını bulmak olduğu belirtildi.

Yapılan açıklamada, açıklamada, “Haftalar içinde, her yönden kerpiç oluşumları görülmeye başladı. Ortaya çıkardıkları şey, iyi korunmuş durumda, neredeyse tamamlanmış duvarlara ve günlük hayatın aletleriyle dolu odalara sahip büyük bir şehrin alanıydı. Arkeolojik tabakalar binlerce yıldır el değmemiş, eski sakinler tarafından sanki dünmüş gibi bırakılmıştır” dendi.

Mısırlı arkeolog ve eski eserlerden sorumlu eski devlet bakanı Zahi Hawass açıklamasında, “Pek çok yabancı misyon bu şehri aradı ve bulamadı” dedi.

Zahi Hawass
Ünlü Mısırbilimci Zahi Hawass, Kayıp Luksor Şehri’nin keşfini duyurdu. Kaynak: https://www.elnacional.cat/

Şehir, III.Amenhotep döneminde ve aynı zamanda Akhenaton olarak da bilinen oğlu Amenhotep IV ile ortak vekilliği sırasında aktifti. Şehir daha sonra Tutankamon ve halefi Kral Ay tarafından kullanıldı.

Hawass, şehrin sokaklarının bazılarının yaklaşık 3 metre yüksekliğinde duvarları olan evlerle çevrili olduğunu söyledi.

Yapılan açıklamaya göre, arkeoloji ekibi yerleşime, Kral III.Amenotep’in kartuşu mühürlerini taşıyan şarap kapları, yüzükler, bok böcekleri, çanak çömlek ve çamur tuğlalarında bulunan hiyeroglif yazıtlar aracılığıyla tarihlendirdi.

Yapılan açıklamaya göre, arkeoloji ekibi yerleşime, Kral III.Amenotep’in kartuşu mühürlerini taşıyan şarap kapları, yüzükler, bok böcekleri, çanak çömlek ve çamur tuğlalarında bulunan hiyeroglif yazıtlar aracılığıyla tarihlendirdi.

Şimdiye kadar, şehrin birkaç yerleşim bölgesi ortaya çıkarıldı. Güney kesimde, arkeologlar bir fırın ve yiyecek depolamak için fırınlar ve çömleklerle tamamlanmış büyük bir mutfak buldular. Ayrıca zikzak duvarla çevrilmiş, tek girişi olan bir idari ve yerleşim bölgesi de buldular ve bu da güvenliği sağladığını öne sürüyordu.

Üçüncü bir alanda bir atölye vardı. Ekip, açıklamaya göre, görünüşe göre tapınaklar ve mezarlar için muska ve süs eşyaları üretmek için döküm kalıpları buldu.

“Kazı yapılan alanların tamamında misyon, eğirme ve dokuma gibi bir tür endüstriyel faaliyette kullanılan birçok alet buldu,” denilen açıklamada, metal ve cam yapımı cürufunun da bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Şehrin diğer bölgelerinde bir odada iki inek veya boğanın mezarları bulundu. Ve başka bir bölgede, kolları yanına uzatılmış ve dizlerinin etrafına bir ip dolanmış bir kişinin kalıntıları vardı. Ekibin, o dönemdeki sosyal uygulamalar hakkında daha fazla bilgi edinmek için her iki vakayı da araştırdığı belirtildi.

Kentin kuzeyinde büyük bir mezarlığın yanı sıra kayadan kesilmiş bir grup mezar bulundu.

Açıklamada, “Çalışma sürüyor ve misyon hazinelerle dolu el değmemiş mezarları ortaya çıkarmayı bekliyor.”

Bu kayıp şehir, son aylarda ülkede kazılan ve insanlara eski Mısır’ı yöneten hanedan hakkında yeni bir anlayış kazandıran bir dizi arkeolojik keşfin sonuncusu. Mısır hükümeti, bu keşiflerin ülkenin son yıllarda koronavirüs salgını ve siyasi huzursuzluğun vurduğu en önemli turizm endüstrisini canlandıracağını umuyor.

Kapak Fotoğrafı: Fotoğraf temsilidir/ iStock / Getty Images

Banner
Benzer Yazılar

İstanbullular Müze Gazhane’de Göbeklitepe’yi sanal ortamda gezebilecek

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

İnsanlık tarihinin bilinen en eski kült yapılarına ev sahipliği yapan Göbeklitepe’yi, İstanbullular, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği proje ile Müze Gazhane’de...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Dünyanın en eski runik alfabesi ile yazılmış sözcüğün yer aldığı taş keşfedildi

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Yazı, Sümerliler tarafından bulundu ve geliştirildi. Zamanla dünyanın birçok noktasında yazı kullanılmaya başladı. Norveç’te bilinen en eski yazı rün bunlardan...

Dünyaca Ünlü Lascaux Mağarası Sanal Ortamda Gezilebilecek

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Üst Paleolitik dönemine ait yüzlerce paryetal duvar resmini içinde barındıran Dünyaca ünlü tarihi Lascaux Mağarası sanal ortamda gezilebilecek. Fransa’nın güneybatısındaki...

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Dünya’nın En Eski Tekne Yapım Alanı Bouldnor Cliff

5 Ekim 2020

5 Ekim 2020

İngiltere’nin Wight Adası’ndaki Yarmouth’un 1 km doğusunda bulunan Bouldnor Cliff denizin 11 m. aşağısında bulunmuştur. Batıdan doğuya doğru uzanmakta olan...

Tataristan’da Bulgar-Altın Orda Dönemine Ait Arkeolojik Kompleks Gün Yüzüne Çıkarıldı

19 Mart 2025

19 Mart 2025

Tataristan’ın Alekseevski bölgesinde, otoyol yenileme çalışmaları sırasında, Orta Çağ’a ışık tutacak önemli bir arkeolojik keşif yapıldı. Bulgar-Altın Orda dönemine ait...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

Polonya’da MÖ 8000-7000’e Tarihlenen Mezolitik Toplu Mezar: Bedenleri Birbirine Sarılmış Bir Aile Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Orłowo köyüne bağlı Inowrocław komününde, bir gaz boru hattı inşaatı sırasında, bedenleri birbirine sarılmış gibi duran dört kişilik bir toplu...

Sahra Çölü’nün Kaybolan Cenneti

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Bugünkü Sahra Çölü’nün büyük kısımları binlerce yıl önce yeşildi. Zürafaların ve timsahların tarih öncesi gravürleri, çölde yüzen insanları bile gösteren bir...

Neandertaller sembolik düşünme yeteneğine sahipti, sanatsal nesneler yaratabiliyorlardı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Trento Üniversitesi’nden arkeolog yakın zamanlı kazılardan elde edilen veriler sonrası “Neandertallerin sembolik düşünme yeteneğine sahip ve sanatsal nesneler yaratabildiklerini söyleyebiliriz”...

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Çatalhöyük’te “Ölüler Evi” bulundu: 20 insan kalıntısı ortaya çıkarıldı

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Konya’nın güneydoğusunda yer alan ve Neolitik çağın en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’te, Polonyalı arkeologların yürüttüğü kazılar yeni bir keşfi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]