2 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı.

Aten olarak bilinen kayıp şehrin, MÖ 1391’den 1353’e kadar ülkeyi yöneten eski Mısır’ın 18. hanedanlığının dokuzuncu kralı Kral III.Amenhotep tarafından kurulduğuna inanılıyor. Luksor’un batı yakasında yer alan şehrin  dönemin en büyük idari ve endüstriyel yerleşim yeri olduğu düşünülüyor.

1922’de Luksor’un Krallar Vadisi’nde mezarının keşfedilmesinden bu yana Tutankamon’un altın maskesi ve yıllardır bulunan diğer eserler gibi bütün dünyanın hayal gücünü yakalayıp yakalayamayacağı henüz belli değil. Ama şu an ona rakip gibi görünüyor.

Aten, son buluntuların en önemlilerinden biri olmayı vaat ediyor.

Arkeologlar, Eylül ayında Kral Ramses III ve Amenhotep III tapınakları arasındaki alanda kazı yapmaya başladı. Kazının asıl amacının Kral Tutankhamen’in cenaze tapınağını bulmak olduğu belirtildi.

Yapılan açıklamada, açıklamada, “Haftalar içinde, her yönden kerpiç oluşumları görülmeye başladı. Ortaya çıkardıkları şey, iyi korunmuş durumda, neredeyse tamamlanmış duvarlara ve günlük hayatın aletleriyle dolu odalara sahip büyük bir şehrin alanıydı. Arkeolojik tabakalar binlerce yıldır el değmemiş, eski sakinler tarafından sanki dünmüş gibi bırakılmıştır” dendi.

Mısırlı arkeolog ve eski eserlerden sorumlu eski devlet bakanı Zahi Hawass açıklamasında, “Pek çok yabancı misyon bu şehri aradı ve bulamadı” dedi.

Zahi Hawass
Ünlü Mısırbilimci Zahi Hawass, Kayıp Luksor Şehri’nin keşfini duyurdu. Kaynak: https://www.elnacional.cat/

Şehir, III.Amenhotep döneminde ve aynı zamanda Akhenaton olarak da bilinen oğlu Amenhotep IV ile ortak vekilliği sırasında aktifti. Şehir daha sonra Tutankamon ve halefi Kral Ay tarafından kullanıldı.

Hawass, şehrin sokaklarının bazılarının yaklaşık 3 metre yüksekliğinde duvarları olan evlerle çevrili olduğunu söyledi.

Yapılan açıklamaya göre, arkeoloji ekibi yerleşime, Kral III.Amenotep’in kartuşu mühürlerini taşıyan şarap kapları, yüzükler, bok böcekleri, çanak çömlek ve çamur tuğlalarında bulunan hiyeroglif yazıtlar aracılığıyla tarihlendirdi.

Yapılan açıklamaya göre, arkeoloji ekibi yerleşime, Kral III.Amenotep’in kartuşu mühürlerini taşıyan şarap kapları, yüzükler, bok böcekleri, çanak çömlek ve çamur tuğlalarında bulunan hiyeroglif yazıtlar aracılığıyla tarihlendirdi.

Şimdiye kadar, şehrin birkaç yerleşim bölgesi ortaya çıkarıldı. Güney kesimde, arkeologlar bir fırın ve yiyecek depolamak için fırınlar ve çömleklerle tamamlanmış büyük bir mutfak buldular. Ayrıca zikzak duvarla çevrilmiş, tek girişi olan bir idari ve yerleşim bölgesi de buldular ve bu da güvenliği sağladığını öne sürüyordu.

Üçüncü bir alanda bir atölye vardı. Ekip, açıklamaya göre, görünüşe göre tapınaklar ve mezarlar için muska ve süs eşyaları üretmek için döküm kalıpları buldu.

“Kazı yapılan alanların tamamında misyon, eğirme ve dokuma gibi bir tür endüstriyel faaliyette kullanılan birçok alet buldu,” denilen açıklamada, metal ve cam yapımı cürufunun da bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Şehrin diğer bölgelerinde bir odada iki inek veya boğanın mezarları bulundu. Ve başka bir bölgede, kolları yanına uzatılmış ve dizlerinin etrafına bir ip dolanmış bir kişinin kalıntıları vardı. Ekibin, o dönemdeki sosyal uygulamalar hakkında daha fazla bilgi edinmek için her iki vakayı da araştırdığı belirtildi.

Kentin kuzeyinde büyük bir mezarlığın yanı sıra kayadan kesilmiş bir grup mezar bulundu.

Açıklamada, “Çalışma sürüyor ve misyon hazinelerle dolu el değmemiş mezarları ortaya çıkarmayı bekliyor.”

Bu kayıp şehir, son aylarda ülkede kazılan ve insanlara eski Mısır’ı yöneten hanedan hakkında yeni bir anlayış kazandıran bir dizi arkeolojik keşfin sonuncusu. Mısır hükümeti, bu keşiflerin ülkenin son yıllarda koronavirüs salgını ve siyasi huzursuzluğun vurduğu en önemli turizm endüstrisini canlandıracağını umuyor.

Kapak Fotoğrafı: Fotoğraf temsilidir/ iStock / Getty Images

Banner
Related Articles

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Polonya’da Mısır Tarlasında Bulunan Ortaçağ Hazinesi

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

Polonya’nın Słuszków köyünde 12. yüzyıldan kalma Polonya kralı Bolesław’un kayınbiraderi ve Ruthenian bir prensese ait olduğu söylenen madeni paralar ve...

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam...

Altay’dan gelen genetik veriler, bölgede daha önce bilinmeyen insan topluluğunun varlığını gösteriyor

12 Ocak 2023

12 Ocak 2023

Altay’dan elde edilen genetik veriler daha önce bilinmeyen yaklaşık 7500 yıllık yeni bir insan topluluğunun keşfedilmesini sağladı. Çalışma, Sibirya ve...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

İngiltere’de Orta Çağ Dönemine Ait Çin Parası Bulundu

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

İngiltere’de Orta Çağ dönemine ait Çin parası bulundu. Bu çağa ait paranın İngiltere’ye nasıl geldiği belli değil ancak paranın bulunması...

51.000 Yıllık Kemik Dünyanın En Eski Sanat Eseri Olarak Düşünülüyor

6 Temmuz 2021

6 Temmuz 2021

Berlin’in yaklaşık 150 mil güneybatısında, orta Almanya‘nın Harz Dağları’ndaki bir mağarada ortaya çıkarılan 51.000 yıllık geyik ayak kemiğinin dünyanın en...

Prusias ve Hypium Antik Kentinde Heyecanlı Gelişmeler

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Prusias ve Hypium Antik Kentinde beklenmeyen buluntulara ulaşılması heyecanlı gelişmelerin kazı boyunca devam edeceğinin sinyallerini veriyor. Düzce’nin Konuralp mahallesinde yer...

Çekya’da Yürüyüşçüler 3,7 Kilogram Ağırlığında Sırp/Boşnak Altın Sikke Keşfetti

29 Nisan 2025

29 Nisan 2025

Çekya Cumhuriyeti’nin huzurlu Zvičina Tepesi yamaçlarında doğa yürüyüşü yapan iki talihli gezgin, şans eseri olağanüstü bir keşfe imza attılar. Şubat...

Aberdeen Üniversitesi Benin Bronzunu Geri Veriyor

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Nijerya 1960 yılında bağımsızlığını kazandığından beri, Nijerya’dan çalınan Benin bronzlarının (pirinç rölyefler, bronz heykeller ve bir dizi fildişi oymalar dahil)...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Afrika Timsahları Altı Milyon Yıl Önce İspanya’da Yaşadı mı?

25 Ekim 2020

25 Ekim 2020

Milyonlarca yıl önce, farklı cins ve özelliklere sahip birkaç timsah türü Avrupa’da yaşadı ve hatta bazen bir arada yaşadı. Ancak...

Stonehenge yakınlarında bulunan dışkı insanların yemek kültürüne ışık tutuyor

20 Mayıs 2022

20 Mayıs 2022

Stonehenge’nin yapımında çalışan işçilerin kaldığı Durrington Duvarları olarak bilinen bir yerleşim yakınında bulunan dışkı dönemin yemek kültürü hakkında bilgi veriyor....

Tarihte kaybolmayan dünyanın en eski yazı sistemi “Kehanet Kemik Yazıtları”

5 Haziran 2023

5 Haziran 2023

“Jiaguwen” veya kehanet kemik yazıtları, insanların bugün kullandıkları Çince karakterlerin kaynağının yanı sıra en eski tam gelişmiş yazı karakterlerini taşıdığı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]