6 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı.

Aten olarak bilinen kayıp şehrin, MÖ 1391’den 1353’e kadar ülkeyi yöneten eski Mısır’ın 18. hanedanlığının dokuzuncu kralı Kral III.Amenhotep tarafından kurulduğuna inanılıyor. Luksor’un batı yakasında yer alan şehrin  dönemin en büyük idari ve endüstriyel yerleşim yeri olduğu düşünülüyor.

1922’de Luksor’un Krallar Vadisi’nde mezarının keşfedilmesinden bu yana Tutankamon’un altın maskesi ve yıllardır bulunan diğer eserler gibi bütün dünyanın hayal gücünü yakalayıp yakalayamayacağı henüz belli değil. Ama şu an ona rakip gibi görünüyor.

Aten, son buluntuların en önemlilerinden biri olmayı vaat ediyor.

Arkeologlar, Eylül ayında Kral Ramses III ve Amenhotep III tapınakları arasındaki alanda kazı yapmaya başladı. Kazının asıl amacının Kral Tutankhamen’in cenaze tapınağını bulmak olduğu belirtildi.

Yapılan açıklamada, açıklamada, “Haftalar içinde, her yönden kerpiç oluşumları görülmeye başladı. Ortaya çıkardıkları şey, iyi korunmuş durumda, neredeyse tamamlanmış duvarlara ve günlük hayatın aletleriyle dolu odalara sahip büyük bir şehrin alanıydı. Arkeolojik tabakalar binlerce yıldır el değmemiş, eski sakinler tarafından sanki dünmüş gibi bırakılmıştır” dendi.

Mısırlı arkeolog ve eski eserlerden sorumlu eski devlet bakanı Zahi Hawass açıklamasında, “Pek çok yabancı misyon bu şehri aradı ve bulamadı” dedi.

Zahi Hawass
Ünlü Mısırbilimci Zahi Hawass, Kayıp Luksor Şehri’nin keşfini duyurdu. Kaynak: https://www.elnacional.cat/

Şehir, III.Amenhotep döneminde ve aynı zamanda Akhenaton olarak da bilinen oğlu Amenhotep IV ile ortak vekilliği sırasında aktifti. Şehir daha sonra Tutankamon ve halefi Kral Ay tarafından kullanıldı.

Hawass, şehrin sokaklarının bazılarının yaklaşık 3 metre yüksekliğinde duvarları olan evlerle çevrili olduğunu söyledi.

Yapılan açıklamaya göre, arkeoloji ekibi yerleşime, Kral III.Amenotep’in kartuşu mühürlerini taşıyan şarap kapları, yüzükler, bok böcekleri, çanak çömlek ve çamur tuğlalarında bulunan hiyeroglif yazıtlar aracılığıyla tarihlendirdi.

Yapılan açıklamaya göre, arkeoloji ekibi yerleşime, Kral III.Amenotep’in kartuşu mühürlerini taşıyan şarap kapları, yüzükler, bok böcekleri, çanak çömlek ve çamur tuğlalarında bulunan hiyeroglif yazıtlar aracılığıyla tarihlendirdi.

Şimdiye kadar, şehrin birkaç yerleşim bölgesi ortaya çıkarıldı. Güney kesimde, arkeologlar bir fırın ve yiyecek depolamak için fırınlar ve çömleklerle tamamlanmış büyük bir mutfak buldular. Ayrıca zikzak duvarla çevrilmiş, tek girişi olan bir idari ve yerleşim bölgesi de buldular ve bu da güvenliği sağladığını öne sürüyordu.

Üçüncü bir alanda bir atölye vardı. Ekip, açıklamaya göre, görünüşe göre tapınaklar ve mezarlar için muska ve süs eşyaları üretmek için döküm kalıpları buldu.

“Kazı yapılan alanların tamamında misyon, eğirme ve dokuma gibi bir tür endüstriyel faaliyette kullanılan birçok alet buldu,” denilen açıklamada, metal ve cam yapımı cürufunun da bulunduğunu da sözlerine ekledi.

Şehrin diğer bölgelerinde bir odada iki inek veya boğanın mezarları bulundu. Ve başka bir bölgede, kolları yanına uzatılmış ve dizlerinin etrafına bir ip dolanmış bir kişinin kalıntıları vardı. Ekibin, o dönemdeki sosyal uygulamalar hakkında daha fazla bilgi edinmek için her iki vakayı da araştırdığı belirtildi.

Kentin kuzeyinde büyük bir mezarlığın yanı sıra kayadan kesilmiş bir grup mezar bulundu.

Açıklamada, “Çalışma sürüyor ve misyon hazinelerle dolu el değmemiş mezarları ortaya çıkarmayı bekliyor.”

Bu kayıp şehir, son aylarda ülkede kazılan ve insanlara eski Mısır’ı yöneten hanedan hakkında yeni bir anlayış kazandıran bir dizi arkeolojik keşfin sonuncusu. Mısır hükümeti, bu keşiflerin ülkenin son yıllarda koronavirüs salgını ve siyasi huzursuzluğun vurduğu en önemli turizm endüstrisini canlandıracağını umuyor.

Kapak Fotoğrafı: Fotoğraf temsilidir/ iStock / Getty Images

Banner
Benzer Yazılar

Asteroit Çarpmasaydı Dinozorlar Hala Dünyanın Hakimi Olabilirdi

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Yapılan yeni araştırma sonuçları dinazorların yaşadığı dönemde dünyaya çarpan Asteroit olmasaydı dinazorların dünyaya hakim olmaya devam edebileceğini söylüyor. Dinozorlar, Geç...

Arkeologlar, Alfabenin Kayıp Halkasını Buldular

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Yazı, uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Ekonomik hayatın bir sonucu olarak ortaya çıkan yazı, Mezopotamya halklarından Sümerliler tarafından bulunmuş...

Arkeolog kimdir? Arkeolog atamalarında son durum nedir?

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Arkeolog, eski çağlarda yaşayan medeniyetlerden toprak ve su altında kalan taşınır, taşınmaz kültür varlıklarını kazı yönetimi ile ortaya çıkaran arkeoloji...

Ayasofya Camii’nin tarihi su haznesi ayakkabılık oldu

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Geçtiğimiz günlerde Sanat Tarihi Derneği’nin sosyal medya hesabından duyurduğu ve büyük tepki toplayan Ayasofya Camii’nin İmparatorluk Kapısı tahribatından sonra şimdide...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

2600 yıllık toprak çömlek, bir İran müzesinde çöp kutusu olarak kullanılıyor

14 Kasım 2023

14 Kasım 2023

Medler döneminden kalma 2600 yıllık bir toprak çömlek, İran’ın kuzeyindeki Gilan eyaletinin başkenti Reşt’teki bir müzede çöp kutusu olarak hizmet...

Süryanice yazılmış en eski İncil el yazması çeviri keşfedildi

7 Nisan 2023

7 Nisan 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden bir araştırmacı, MS 3. yüzyılda Süryanice yazılmış ve MS 6. yüzyılda kopyalanmış İncil’e ait küçük bir el...

Arnavutluk’ta kayıp 2 bin yıllık antik kent Bassania bulunmuş olabilir

19 Haziran 2022

19 Haziran 2022

Arnavutluk’un kuzeybatısında İşkodra köyü yakınlarında 2018 yılında bir antik kentin izleri tespit edilmişti. Kazılarda ele edilen ilk bulgular 2 bin...

Arkeologlar, Litvanya’da Yıkılan Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat Sandığı’nı Ortaya Çıkardılar

30 Ağustos 2021

30 Ağustos 2021

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan kazılarda, Holokost sırasında Naziler tarafından tahrip edilen ve daha sonra Sovyetler tarafından tekrar yerle bir edilen Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat...

Hadrianaupolis’te Roma kalesi ortaya çıkarılıyor

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Karabük Eskipazar ilçesinde bulunan Hadrianaupolis Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazı çalışmalarında 1700 yıllık Roma Kalesi ortaya çıkarılıyor. “Karadeniz’in Zeugması”...

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Blaundos’ta 2 bin yıllık Roma dönemine ait ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Garnizon kenti olarak bilinen Blaundos Antik Kenti’nde yapılan kazılarda, Erken Roma dönemine ait 2 bin yıllık ‘anıtsal mezar’ ortaya çıkarıldı....

Antandros Antik Kenti’nde 2.400 Yıllık Mezar Ortaya Çıkarıldı

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

2000 yılında yüzey araştırması ile başlayan  Antandros Antik Kenti kazılarının bu yılki çalışmalarında 2.400 yıllık pitos mezar ortaya çıkarıldı. Mysia...

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

17 Mayıs 2022

17 Mayıs 2022

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]