17 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Haçlı Ordusunun Korkulu Rüyası I. Kılıçaslan

Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu Süleyman Şah’ın en büyük oğlu olarak Gence’de dünyaya gelmiştir. Babasıyla birlikte geldiği Anadolu’da fetihlere katılmış ve devletin kuruluşuna tanıklık ederken babasınında en büyük yardımcısı olmuştur.

Halepte gerçekleşen Aynı selem savaşında babasını kaybeden I. Kılıçaslan yakalanarak Isfahan’a gönderilmiştir. 6 yıl burada kaldıktan sonra 1092’de serbest bırakılmış (Berkyaruk’un özel izniyle) ve İzniğe dönmüştür. İznik’te vekil Ebul Kasım’dan görevi teslim alıp babasının izinden yürümüştür.

İlk olarak Bizans’ın aldığı toprakları geri almıştır.Marmara denizi ve boğazları ticaret yolları olarak birleştirmiş. Gücüne güç katmak için Caka Bey’in kızı ile evlenmiştir. Caka Bey’in İzmir merkezli beyliği ile daha da güçlenmiştir. Bu evlilikten Şahin Şah isimli büyük oğlu doğmuştur. Diğer eşlerinden Mesud, Tuğrul Şah ve Arap isimli üç oğlu daha olmuştur.

Onun dönemi Anadolu için din ve vicdan özğürlüğü ile tanışma zamanı olmuştur. O bu şekilde tarihte eşi benzeri görülmemiş bir anlayış sahibiyken Haçlı savaşları ile karşı karşıya kalmıştır.

1096’da ilk gelen Haçlı ordusunu kolaylıkla imha edilmesi devamındaki büyük ordunun ciddiye alınmaması gibi sebeplerle İzniği kaybeden I. Kılıçaslan Anadolu’nun içlerine çekilmek zorunda kalmıştır. Kendisine Konya’yı başkent olarak seçmiş ve büyük Selçuklu devletine ittifak kurmak için teklifte bulunmuştur.

I.Haçlı ordusunun 1101’de İstanbul’u geçmesi neticesi sonucunda Danişmend Gazi Gümüştekin ile bazı Büyük Selçuklu beyleri Kılıçarslan’ın emrine asker göndermişlerdir. Haçlı ordusu karşısında kazandığı başarılar ile Anadolu’da Müslümanların varlık sebebi olmuştur. Bu başarılar Anadolu Selçuklu devletinin de büyüme istikameti değişmiştir. Orta Anadolu devletin merkezi olmuştur.

Batı’da Kulanaslan doğu’da Kılıçaslan fetihler yaparak sınırlarını genişletmeye başlamışlardır. Anadolu’daki Artuklular ve Ahlatşahlar dışında bütün Büyük Selçuklu beylerini Türkiye Selçuklu devletine bağlamıştır.

1107’de Musul’a gitmiş burada kendi için hutbe okutarak büyük Selçuklu devletinin varisi olarak kendini ilan ettirmiştir. Bu durum onun varlığından rahatsız olan  Büyük Selçuklu Artuklu beyi Necmeddin İlgazi, Halep beyi Rıdvan ve Musul beyi Çavlı bey güçlerini birleştirme kararı almışlardır.

13 Temmuz 1107’de Şensaniye Köyü yakınlarında Habur suyu kenarında Çavlı ile karşılaşmıştır. Askeri bakımdan zayıf olduklarını düşünen askerler savaş alanından kaçmaya başlayınca zor duruma düşmüştür.

Kendiside esir düşmemek için atını Habur suyuna sürmüş fakat zırhın ağırlığından boğulmuştur. Naaşı birkaç gün sonra bulunmuş ve Silvan’a götürülerek Kubbetü’s Sultan adıyla bilinen mezarlığa defnedilmiştir.

Dicle Üniversitesinin çalışmaları sayesinde uzun zamandır bulunamayan I. Kılıçaslan’ın Kubbetü’s-Sultan’ın adıyla anılan mezarlığı bulundu. Kaynak: DHA

Kubbetüs Sultan Mezarlığı Bulundu

Dicle Üniversitesinin çalışmaları sayesinde uzun zamandır bulunamayan I. Kılıçaslan’ın Kubbetü’s-Sultan’ın adıyla anılan mezarlığı bulundu.

Dicle Üniversitesi Diyarbakır Silvan’da olduğu bilinen ama bulunamayan mezarlık için bir komisyon kurmuştu.

Bağlar mahallesinde bulunan iki tarihi mezarda çalışma yapıldı. 3 gün süren çalışmalar sonucu buluntular Dicle Üniversitesine götürüldü.

Diyarbakır Dicle Üniversitesi (DÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç, mezarla ilgili şu bilgileri verdi:

”Sultan 1. Kılıçarslan’ın, Habur Çayı’nda boğularak şehit olduğu ve Silvan’da defnedildiği biliniyor ama mezar yeri bir türlü tespit edilemiyordu. 2 tarihçi, 1 sanat tarihçisi, 1 arkeolog ve 1 yazma eser uzmanından oluşan komisyonumuz, veriler ışığında Silvan’daki muhtemel yerleri inceledi. Yöre halkıyla hep temas halinde olundu. Güzel haber bu hafta içinde geldi. Silvan merkezindeki Orta Çeşme Parkı’ndaki türbede iki mezarın, Kılıçarslan ve kızı Saide Hanım’a ait olduğu komisyonumuz tarafından belirlendi. Anadolu tarihine ışık tutacak olan bu gelişmenin Diyarbakır ve Silvan için hayırlı neticeler vereceğini temenni ediyor, başta Valimiz Münir Karaloğlu olmak üzere katkı sunan herkese üniversitem adına teşekkür ediyorum.” dedi.

Banner
Related Articles

Perre kazılarında medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Adıyaman’da bulunan Perre Antik Kenti’nde devam eden kazılarda medusa başlıklı askeri madalya ortaya çıkarıldı. 20 yıldan bu yana devam eden...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Polonya’daki Soldau toplama kampının yakınındaki iki toplu mezarda 8.000 kurbanın külleri bulundu.

15 Temmuz 2022

15 Temmuz 2022

Polonyalı yetkililer, II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından katledilen en az 8.000 Polonyalının küllerini içeren eski Nazi toplama kampı Soldau...

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

Demir Çağı Savaşçılarının Kuş Tüyü Yatakları Araştırmacıları Şaşırttı

28 Mart 2021

28 Mart 2021

İsveç’te bulunan 7 nci yüzyıla ait Viking öncesi döneme tarihlendirilen mezarlardan şaşırtıcı sonuçlar geliyor. Demir çağına tarihlendirilen mezarlıktaki savaşçıların kuş...

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

Dünya Arkeoloji Günü Kutlu Olsun!

17 Ekim 2020

17 Ekim 2020

Arkeoloji, Türkçe’ye yanlışlıkla da olsa kazı bilim olarak çevrilmiş bilim dalıdır. Halbuki kazı çalışmaları arkeolojinin sadece alt dallarından biridir. Arkeoloji...

Murat Çavga,”Sümela’da diskovari eğlencenin kime ne faydası var”

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Türkiye’nin önemli kültür varlıklarından Trabzon’un Maçka ilçesi Karadağ eteklerinde bulunan Sümela Manastırı’na özel izin alarak giren DJ Ahmet Şenterzi, Volkan...

Hun imparatoru Atilla Roma’ya sadece altın için mi saldırıyordu?

15 Aralık 2022

15 Aralık 2022

Avrupa’da Tanrı’nın Kırbacı olarak tanınan Avrupa Hun İmparatoru Atilla, hükümdarlığı boyunca Batı ve Doğu Roma’nın korkulu rüyası olmuştu. MS 434-453...

Homo sapiens ve Neandertal beraber yaşadı mı?

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Arkeologlar, insan evriminin son halkasını oluşturan Neandertal ile Homo sapiens tarihin herhangi bir anında beraber yaşamış olabilirler mi? Sorusuna cevap...

Umman’da 4 Bin Yıllık Taş Oyun Tahtası Bulundu

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Arkeologlar, Umman’daki Ayn Bani Saidah köyü yakınlarında yer alan Tunç Çağı ve Demir Çağı yerleşim kazılarında 4 bin yıllık taş...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]