22 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Erzurum’da Taşbaba Heykeli Bulundu

Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlayan ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılan taşbaba heykeli Erzurum’da bulundu.

Türk beylerinin liderliklerinin ebedileşmesi için dikilen taşbaba heykeli Erzurum’un Akşar Beldesi’ne bağlı Ormanlı köyünde bulundu.

Aytaç Alver adlı köylü tarafından bulunan taşbaba heykeli 1 metre 20 santim boyunda. Üzerinde yer alan şekillerin fazla belirgin olmadığı görülmekte…

Taşbaba heykeli üzerinde inceleme yapan Erzurum Müze Müdürü Hüsnü Genç ve Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yavuz Günaşdı, Alver’in gösterdiği bölgede yapılan kontrol ve inceleme sonrasında bulunan yeni taşbaba heykelinin yanında, başka tarihi değere sahip eserler de olabileceği ihtimali üzerinde durdular.

“Proto-Türk Heykel Sanatının Başlangıcını Oluşturuyorlar”

Ormanlı Mahallesi’nin 2 kilometre güneydoğusunda yapılan araştırmalar ışığında birçok taşbabanın var olabileceği anlaşılan alanda daha önce de bir taşbaba heykelinin bulunduğunu hatırlatan Doç. Dr. Yavuz Günaşdı, şunları söyledi:

“Orta Asya, Kafkasya ve Anadolu bağlantısının izlerine taşıyan bu taşbaba heykelleri oldukça önemli. Tespit edilen ikinci taşbaba 1 metre 23 santim uzunluğunda ve 47 santim genişliğinde. Kısmen yüz kısmı ile elleri, kemeri ve kemerinin hemen üzerinde yer alan ve kama olduğu düşünülen motiflerin işlendiği görüldü. Bu heykeller Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlamış ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayılmıştır. M.Ö. 17’nci yüzyıldan itibaren bu heykel sanatı Kafkasya yoluyla Anadolu’ya taşınmıştır. Tespit edilen bu heykeller, Hakkâri stelleri ve İran Meşgin bölgesindeki heykeller ile düşünüldüğünde Proto-Türk heykel sanatının başlangıcını oluşturmaktadır. Bu alanda mutlaka kazı çalışması yapılmalıdır. Anadolu’daki Türk tarihinin izlerini günümüzden 3000-3500 yıl daha önceye götürebilecek olan bu buluntulardan bir diğeri daha Erzurum Müzesine götürülerek koruma altına alındı.”

Erzurumda bulunan taşbaba heykeli
Taşbaba heykel; Orta Asya’da Okunyev kültüründen itibaren başlamış ve Andronova kültür çağı boyunca tüm Avrasya kıtasına yayıldığı görülmektedir.

“Bu Bölgede Bulunan İkinci Taşbaba, Türkiye’de Başka Bir Örneği Yok”

Taşbabaların eski Türk geleneklerine göre Türk beyleri için önemli ve hatıra olarak onun büyüklüğünü göstermek için şerefine dikilen mezar taşları olduğunu ifade eden Müze Müdürü Hüsnü Genç, şöyle konuştu:

“Gördüğümüz bu taş, eski Türklerin kullandığı ve bizim de ‘taşbaba’ dediğimiz bir mezar taşıdır. Bu taşlar günümüzde kullanılan mezarların baş kısmına konulan şahide kısmını oluşturuyor. Bu mezar taşlarının ilki Prof. Dr. Veli Sevin hocamız tarafından Hakkari’de bulundu ki onlar taşbaba değil, stel olarak geçiyordu. Bizim burada bulduğumuz taş ise taşbaba sınıfında yaklaşık olarak M.Ö 2000’li yıllara tarihlenen, Geç Tunç Çağı dediğimiz beylikler dönemine ait, tabii o zamanlarda böyle devletler yok, beylikler, aşiretler şeklinde yaşıyorlar. Bunlar Erzurum’da bulunan ilk Türk izleri. Türkiye için önemli olan bir konu. Taşbabanın bulunduğu yerin hemen arkasındaki kale ise muhtemelen Erken Tunç Çağı’na ait. Bu kalenin günümüze kadar ulaşan kısmının Ortaçağ’da da yolların güvenliğini sağlamak amacıyla yoğun şekilde kullanıldığını görmekteyiz. Bu taşın tek örneği yine bu bölgede geçen yıl bulunmuştur ve şu an Erzurum Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu bulduğumuz taş ise ikinci taşbaba oluyor. Türkiye’de başka örneği yok. Benzerleri Orta Asya, Moğolistan, Tacikistan, Türkmenistan, Çin’e kadar uzanan bölgede bulunmaktadır. Bu taşlar İlk Türklere ait taşlardır.”

Haber Kaynak: DHA Turgay İpek

Banner
Benzer Yazılar

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

11 Ocak 2021

11 Ocak 2021

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti ödenek yetersizliğinden kazılamıyor

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposluk merkezi olan İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti’nde 2013 yılında başlayan kazı çalışmalarına ödenek yetersizliğinden devam...

Örümcek Tanrısının 3.200 Yıllık Resmi Belgelendi

25 Mart 2021

25 Mart 2021

Eskiçağ insanı tanrıları hayvan biçimli olarak tasvir ediyordu. Hayvan biçimi verilerek tasvir edilen tanrılara literatürde zoomorfik tanrı tanımlaması yapılmaktadır. Bu...

Brezilya’da çok nadir görülen bir dinozor türünün kalıntıları keşfedildi

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Araştırmacılar, 70 milyon yıl önce Brezilya’da yaşamış dişsiz, iki ayaklı bir dinozor türünün kalıntılarını ortaya çıkardı ve bunu “son derece...

35.000 yıl önce ölen Afrikalı adamın yüzü yeniden canlandırıldı

4 Nisan 2023

4 Nisan 2023

Kutsal Nil kıyısında elinde baltayla ölen Afrikalı bir adamın yüzü 35.000 yıl sonra yeniden canlandırıldı. 17 ila 29 yaşları arasında...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

13-14. Yüzyıllara tarihlenen Kurşun Tablet Eski Bir Litvanya Yazısı İle Yazılmış Olabilir mi?

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Litvanya’nın Vilnius kentindeki Büyük Dükler Sarayı Müzesi’nde, 20 yıl önce keşfedilmesine rağmen hala deşifre edilmemiş bir yazıya sahip, 13-14 yüzyıllara...

Mısır’daki Marea Antik Kenti’nde keşfedilen binlerce ‘Nummi Minimi’ sikkesi incelendi

20 Aralık 2023

20 Aralık 2023

Varşova Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi’nden nümismatistler, İskenderiye’nin 45 kilometre güneybatısında bulunan Marea Antik Kenti’nde keşfedilen; önce göz ardı edilen binlerce küçük...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]