Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri sorgulatıyor. Güney Sibirya’da, Altay bölgesindeki Çumış (Chumysh) Nehri kıyısında ortaya çıkarılan bu nesne, üç ayının ritüel bir pozisyonda betimlendiği dikkat çekici bir tasvir taşıyor.
Erken Orta Çağ’a, 7. ya da 8. yüzyıla tarihlenen plaka, bugüne kadar daha çok kuzey tayga kuşağıyla ilişkilendirilen ayı kültünün bilinen en güney örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Asıl dikkat çekici olan ise, plakanın taşıdığı sembollerden çok, bulunduğu coğrafya.
Tayga ile bozkır arasında unutulmuş bir alan
Buluntunun ele geçtiği Çumış-Perekat mezarlığı, tayga ile bozkır arasında kalan orman-step kuşağında yer alıyor. Bu geçiş bölgesi, uzun yıllar boyunca arkeolojik araştırmaların odağında yer almadı; ne klasik bozkır kültürlerine ne de kuzey orman toplumlarına tam olarak uyuyordu.
Durum, nehir kıyısında yaşanan erozyon sonucu insan kemiklerinin açığa çıkmasıyla değişti. 2014–2019 yılları arasında yürütülen kazılarda, Neolitik dönemden Erken Orta Çağ’a uzanan gömülerin üst üste yer aldığı kompakt bir mezarlık ortaya çıkarıldı. Özellikle Erken Orta Çağ’a ait 17 mezarın büyük ölçüde yağmalanmamış olması, bölge açısından son derece nadir bir durum olarak öne çıkıyor.
Ayılarla gömülen kadın

Bronz plaka, 35–50 yaşları arasında olduğu tahmin edilen bir kadına ait mezarda bulundu. Mezarın antik dönemde kısmen bozulduğu anlaşılsa da, eşyaların büyük bölümü yerli yerindeydi. Araştırmacılar, bu müdahalenin sıradan bir yağmadan ziyade ritüel bir anlam taşıdığı görüşünde.
Plaka üzerinde, ön ayakları gövde altına katlanmış üç ayı başı dikey biçimde sıralanmış durumda. Arkeologlar bu düzenlemeyi “kurban pozisyonu” olarak tanımlıyor. Benzer ayı tasvirleri, Batı Sibirya’nın tayga bölgelerinde biliniyor ve bu kültürlerde ayının kozmoloji, atalar inancı ve koruyucu ruhlarla ilişkili olduğu kabul ediliyor.
Ancak bu örnek, alışılmış alanların çok dışında.

Bir eşya değil, bir kimlik göstergesi
Kadının mezarında bulunan diğer eşyalar, güney bozkır dünyasıyla güçlü bağlara işaret ediyor. Süslemeli kemer parçaları, erken Türk giyim geleneğiyle ilişkilendirilen yalancı koltlar (pseudo-kolts) ve benzeri takılar, Altay Dağları ve Tuva bölgesindeki örneklerle paralellik gösteriyor.
Bu bağlamda ayı tasvirli plaka, mezarda “yabancı” duran bir nesne gibi görünse de, konumu bunun aksini düşündürüyor. Araştırmacılara göre plaka, rastlantısal bir ticaret ürünü değil; mezara gömülen kişinin ve topluluğun benimsediği sembolik dünyanın bir parçasıydı.
Taklit değil, uyarlama
Mezarlığın diğer bölümleri de benzer bir tablo sunuyor. Bazı erkek mezarlarında, erken Türk cenaze geleneğiyle uyumlu biçimde at kalıntılarına rastlandı. Ancak bu atlar, bozkır dünyasında görülen tam gömülerden farklı olarak parçalara ayrılmış halde yerleştirilmiş.
Ayrıca normalde savaşçı erkek statüsünü simgeleyen süslü kemerlerin kadın ve çocuk mezarlarında da bulunması dikkat çekiyor. Bu durum, yerel toplulukların bozkır geleneklerini birebir kopyalamadığını; onları kendi sosyal ve inanç sistemleriyle uyumlu hâle getirdiğini gösteriyor.
İmparatorluk sınırı değil, kültürel temas hattı
Ayı figürü, Kuzey Avrasya’da uzun süredir koruyucu, atalara bağlı ve kozmik düzenle ilişkili bir anlam taşıyor. Bu sembolizm, 7. yüzyılda erken Türk siyasal etkisinin kuzeye doğru yayılmasıyla ortadan kalkmamış görünüyor.
Çumış-Perekat mezarlığı, sabit bir sınırdan ziyade, kültürlerin iç içe geçtiği bir temas hattını yansıtıyor. Burada tayga, bozkır ve yerel gelenekler yan yana var olmuş; biri diğerini tamamen silmemiş.
Mezarlardan elde edilen deri, yün ve ipek parçaları üzerinde yürütülen çalışmalar ile planlanan genetik analizler, bu topluluğun kökenleri hakkında daha net bilgiler sunabilir. Şimdilik ise, üç ayının bronz üzerine işlenmiş sessiz görüntüsü, Orta Çağ Avrasya’sında kimliklerin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu hatırlatıyor.
Fribus, A. V., & Grushin, S. P. (2025). Between taiga and steppe: A new find of a plaque depicting “bears in a sacrificial pose” from the Upper Ob region. Vestnik of Archaeology, Anthropology and Ethnography, 1(68), 81–95. https://doi.org/10.20874/2071-0437-2025-68-1-6
Kapak fotoğrafı:: Grave 30 at the Chumysh-Perekat cemetery, Early Medieval Altai. Photo by Alexey Fribus.
