4 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Erken Orta Çağ Altaylarında Bulunan Ayı Tasvirli Bronz Plaka, Unutulmuş Bir Kültürel Sınırı Ortaya Koyuyor

Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri sorgulatıyor. Güney Sibirya’da, Altay bölgesindeki Çumış (Chumysh) Nehri kıyısında ortaya çıkarılan bu nesne, üç ayının ritüel bir pozisyonda betimlendiği dikkat çekici bir tasvir taşıyor.

Erken Orta Çağ’a, 7. ya da 8. yüzyıla tarihlenen plaka, bugüne kadar daha çok kuzey tayga kuşağıyla ilişkilendirilen ayı kültünün bilinen en güney örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Asıl dikkat çekici olan ise, plakanın taşıdığı sembollerden çok, bulunduğu coğrafya.

Tayga ile bozkır arasında unutulmuş bir alan

Buluntunun ele geçtiği Çumış-Perekat mezarlığı, tayga ile bozkır arasında kalan orman-step kuşağında yer alıyor. Bu geçiş bölgesi, uzun yıllar boyunca arkeolojik araştırmaların odağında yer almadı; ne klasik bozkır kültürlerine ne de kuzey orman toplumlarına tam olarak uyuyordu.

Durum, nehir kıyısında yaşanan erozyon sonucu insan kemiklerinin açığa çıkmasıyla değişti. 2014–2019 yılları arasında yürütülen kazılarda, Neolitik dönemden Erken Orta Çağ’a uzanan gömülerin üst üste yer aldığı kompakt bir mezarlık ortaya çıkarıldı. Özellikle Erken Orta Çağ’a ait 17 mezarın büyük ölçüde yağmalanmamış olması, bölge açısından son derece nadir bir durum olarak öne çıkıyor.

Ayılarla gömülen kadın

Çumış-Perekat nekropolü, 30 no’lu mezar. “Kurban pozisyonunda ayılar” tasvirli bronz plaka. Kaynak: Fribus & Grushin, 2025.

Bronz plaka, 35–50 yaşları arasında olduğu tahmin edilen bir kadına ait mezarda bulundu. Mezarın antik dönemde kısmen bozulduğu anlaşılsa da, eşyaların büyük bölümü yerli yerindeydi. Araştırmacılar, bu müdahalenin sıradan bir yağmadan ziyade ritüel bir anlam taşıdığı görüşünde.

Plaka üzerinde, ön ayakları gövde altına katlanmış üç ayı başı dikey biçimde sıralanmış durumda. Arkeologlar bu düzenlemeyi “kurban pozisyonu” olarak tanımlıyor. Benzer ayı tasvirleri, Batı Sibirya’nın tayga bölgelerinde biliniyor ve bu kültürlerde ayının kozmoloji, atalar inancı ve koruyucu ruhlarla ilişkili olduğu kabul ediliyor.

Ancak bu örnek, alışılmış alanların çok dışında.

Erken Orta Çağ Altayları’nda Çumış-Perekat nekropolünün 30 no’lu mezarı; bronz, altın, demir ve taştan yapılmış kişisel süs eşyaları, kemer parçaları, boncuklar, bir bıçak ve bir arduvaz levhayı göstermektedir. Kaynak: Fribus & Grushin, 2025.

Bir eşya değil, bir kimlik göstergesi

Kadının mezarında bulunan diğer eşyalar, güney bozkır dünyasıyla güçlü bağlara işaret ediyor. Süslemeli kemer parçaları, erken Türk giyim geleneğiyle ilişkilendirilen yalancı koltlar (pseudo-kolts) ve benzeri takılar, Altay Dağları ve Tuva bölgesindeki örneklerle paralellik gösteriyor.

Bu bağlamda ayı tasvirli plaka, mezarda “yabancı” duran bir nesne gibi görünse de, konumu bunun aksini düşündürüyor. Araştırmacılara göre plaka, rastlantısal bir ticaret ürünü değil; mezara gömülen kişinin ve topluluğun benimsediği sembolik dünyanın bir parçasıydı.

Taklit değil, uyarlama

Mezarlığın diğer bölümleri de benzer bir tablo sunuyor. Bazı erkek mezarlarında, erken Türk cenaze geleneğiyle uyumlu biçimde at kalıntılarına rastlandı. Ancak bu atlar, bozkır dünyasında görülen tam gömülerden farklı olarak parçalara ayrılmış halde yerleştirilmiş.

Ayrıca normalde savaşçı erkek statüsünü simgeleyen süslü kemerlerin kadın ve çocuk mezarlarında da bulunması dikkat çekiyor. Bu durum, yerel toplulukların bozkır geleneklerini birebir kopyalamadığını; onları kendi sosyal ve inanç sistemleriyle uyumlu hâle getirdiğini gösteriyor.

İmparatorluk sınırı değil, kültürel temas hattı

Ayı figürü, Kuzey Avrasya’da uzun süredir koruyucu, atalara bağlı ve kozmik düzenle ilişkili bir anlam taşıyor. Bu sembolizm, 7. yüzyılda erken Türk siyasal etkisinin kuzeye doğru yayılmasıyla ortadan kalkmamış görünüyor.

Çumış-Perekat mezarlığı, sabit bir sınırdan ziyade, kültürlerin iç içe geçtiği bir temas hattını yansıtıyor. Burada tayga, bozkır ve yerel gelenekler yan yana var olmuş; biri diğerini tamamen silmemiş.

Mezarlardan elde edilen deri, yün ve ipek parçaları üzerinde yürütülen çalışmalar ile planlanan genetik analizler, bu topluluğun kökenleri hakkında daha net bilgiler sunabilir. Şimdilik ise, üç ayının bronz üzerine işlenmiş sessiz görüntüsü, Orta Çağ Avrasya’sında kimliklerin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu hatırlatıyor.

Fribus, A. V., & Grushin, S. P. (2025). Between taiga and steppe: A new find of a plaque depicting “bears in a sacrificial pose” from the Upper Ob region. Vestnik of Archaeology, Anthropology and Ethnography, 1(68), 81–95. https://doi.org/10.20874/2071-0437-2025-68-1-6

Kapak fotoğrafı:: Grave 30 at the Chumysh-Perekat cemetery, Early Medieval Altai. Photo by Alexey Fribus.

Banner
Benzer Yazılar

Kars Kızıl Mağaralar defineciler tarafından talan ediliyor

2 Ocak 2023

2 Ocak 2023

Kars merkeze 20 km uzaklıkta bulunan Kars halkının Kızıl Mağaralar olarak bildiği Borluk Deresi Vadisi içinde yer alan mağaraların defineciler...

Liangzhu Müzesi, Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi İle Genç Müze Severleri Kendine Çekiyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Liangzhu Müzesi, AR, VR teknolojileriyle gençleri etkileyecek bir sistem kurdu.1 Kasım’dan bu yana AR gözlükleri resmi olarak Liangzhu Müzesi’ndeki rehberli...

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

2.000 Yıl Önce Guatemala’da Geliştirilen Antik Maya Su Arıtma Sistemi ‘Bugün Hala Çalışacak’ Durumda!

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Antik Maya, Mesoamerica halkı dünyanın en eski su arıtma sistemlerinden biri geliştirdi. Bugün bile bu çalışma kullanılabilir durumdadır. ABD’li uzmanlar,...

Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde 1.500 yıllık vaftizhane bulundu

3 Aralık 2021

3 Aralık 2021

Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yer alan Kadı Kalesi-Anaia Höyüğü’nde MS 5’nci yüzyılda yapıldığı tahmin edilen vaftizhane ortaya çıkarıldı. Kuşadası Kadı Kalesi...

Çin Seddi Yakınlarında Antik Kale Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2021

16 Haziran 2021

Çin Seddi, Dünya’nın bilinen en uzun savunma amaçlı yapılan bir mimari yapıdır. Uzunluğu tam olarak bilinmeyen yapı, Çin’in doğusunda Pekin...

Amazon Yağmur Ormanlarında 12.500 Yıllık İnsan ve Hayvan Resimleri Bulundu

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Her geçen gün arkeologlar yeni keşifleri ile bizleri şaşırtmaya devam ediyor. İnsan ve dünya tarihi üzerinde ki bilgilerimiz bu keşifler...

Tuva’da Bulunan İskit Kral ve Kraliçesi’nin Yüzleri Yeniden Yapılandırıldı

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

1997’de Arzhan-2  höyüğünde bulunan ve 2001-2003 yılları arasında Rus-Alman araştırmacılardan oluşan bir ekip tarafından incelenen İskit “Kral” ve ‘Kraliçesi’nin” cenazeleri, arkeologlar...

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk arkeolojik deney başladı

19 Ocak 2022

19 Ocak 2022

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda arkeologlar Flinders Üniversitesi’nden Doçent Doktor Alice Gorman ve California’daki Chapman Üniversitesi’nden Doçent Doktor Justin Walsh uzayda ilk...

Van’daki Kevenli Kalesi’nde 76 Çivi Yazılı Pithos Ortaya Çıkarıldı: Urartuların En Büyük Depo Merkezi

7 Eylül 2025

7 Eylül 2025

Van’ın İpekyolu ilçesindeki Kevenli Kalesi’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, Urartu Krallığı dönemine ait 76 adet dev pithos (depo küpü) bulundu. Üzerlerinde...

1,5 Milyon yıllık ayak izleri Kenya’da iki Antik İnsan türünün birlikte varlığını ortaya çıkardı

1 Aralık 2024

1 Aralık 2024

Kenya’daki Turkana Gölü’nün antik kıyılarında bulunan korunmuş ayak izleri sayesinde araştırmacılar, iki antik insan türünün bir milyon yıldan uzun bir...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

Bu çizim İzlanda’da şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilir

17 Haziran 2023

17 Haziran 2023

Doğu İzlanda’daki arkeologlar, ülkede şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilecek bir Viking gemisi çizilmiş bir kumtaşı buldular. Taş, Doğu...

Suriye’de Batı Hun İmparatorluğu’na ait yazıt bulundu

18 Eylül 2021

18 Eylül 2021

Suriye’nin Rakka kenti yakınlarında bulunan Sura Antik Kenti’nde, Batı Hun İmparatorluğu’na ait bilinen en eski yazıt ortaya çıktı. Suriye’de yaşanan...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]