26 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan “Khalkedon” ile tarih öncesine ulaşılırken, neredeyse her karış toprağında Byzantion, Roma, Doğu Roma (Bizans) ve Osmanlı İmparatorluğu medeniyetlerinin varlıklarını görebiliyoruz.

Kıtaları birbirine bağlayan zengin açık hava müzesi İstanbul’da 2008 yılında bir arkeoloğun “burada bir şey yok” dediği yerde Bizans dönemi mimari yapının varlığı ortaya çıktı.

İHA’da yer alan habere göre; Fatih ilçesinde üç katlı bir apartmanın altında Bizans dönemine ait kilise kalıntıları görenleri şaşkına çeviriyor.

Laurentius Kilisesi’ne ait bir sarnıç
2008 yılında bir arkeoloğun burada bir şey yok dediği yerde Laurentius Kilisesi’ne ait bir sarnıç çıktı. FOTO: İHA

Laurentius Kilisesi’ne ait bir sarnıç olduğunu ve kilisenin daha sonra Şeyh Murad Mescidi’ne çevrildiğini belirten Doç. Dr. Hasan Ferudun Özgümüş, buranın Bizans İmparatorluğu döneminde İstanbul’da yaşanan su sorunundan dolayı sarnıca çevrildiğini ifade etti.

“Laurentius Kilisesi’nin alt yapısı sarnıç haline getirilmiş”

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden Doç. Dr. Hasan Ferudun Özgümüş, sarnıç hakkında şu bilgileri verdi:

“Burası Lavyertus Kilisesi’nin alt yapısı ve sarnıç olarak yapılmamıştır. Çünkü Bizans yani Doğu Roma döneminde İstanbul’da su sorunu olduğu için çok sarnıç var. Bazı alt yapılar sarnıca çevriliyor. Bu da onlardan bir tanesi. 12. yüzyıl Laurentius Kilisesi’nin alt yapısı sarnıç haline getirilmiş. Var olan kilise daha sonra direkt camiye çevrildi. Şeyh Murat Mescidi olarak kullanıldı.”

“Bu bir katliamdır”

“İki tane eski ev yapılmıştı üstüne. 2000 senesinde bu evlerden biri yıkılmıştı, diğeri ise şu an ev duruyor. 2008 yılında bir arkeoloğun ‘burada bir şey yoktur’ diyerek onun raporuna dayanarak bunu yıktılar. Üzerine de apartman yapıldı. Bu bir katliamdır. Çok önemli bir eserimiz yok olup gitti. Kemerleri temizleyip arkalarına gidebilsek başka kalıntılar da çıkar.”

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar, Utah Çölü’nde Buzul Çağı insan ayak izlerini keşfettiler – 12.000 yıldan daha eski olabilir.

27 Temmuz 2022

27 Temmuz 2022

Cornell Üniversitesi’nde Araştırma Bilimcisi olan Daron Duke ve Thomas Urban, Utah Çölü’nde 88 korunmuş Buzul Çağı insan ayak izi keşfetti....

Arkeologlar Çin’in İlk İmparatorunun Mozolesinde Bir Terracotta Komutan ve Savaşçıyı Ortaya Çıkardı

12 Ocak 2025

12 Ocak 2025

Arkeologlar, Çin’deki ünlü Terracotta Ordusu sahasında üst düzey bir askeri komutanı tasvir eden 2 bin yıllık nadir bir heykel ortaya...

Kırgızistan’da 2500 yıllık geyik taşı bulundu

10 Nisan 2023

10 Nisan 2023

Kırgızistan’ın Naryn bölgesinde yer alan Tarmal-Sai yerleşiminde bir geyik taşı keşfedildi. Bronz ve Demir Çağ göçebe toplumları tarafından dikilen geyik...

Chichén Itzá’da yılan miğferi takan yontulmuş antik savaşçı yüz heykeli bulundu

14 Kasım 2023

14 Kasım 2023

Meksika’daki Chichén Itzá’da Casa Colorada arkeolojik kompleksinde, yılan başlıklı antropomorfik bir yüz heykeli bulundu. 9 Kasım Perşembe günü, Meksika Ulusal...

Patara’da 2 bin 600 yıllık köpek balığı kemikleri bulundu

12 Ağustos 2022

12 Ağustos 2022

Patara Antik Kenti’nde 2 bin 600 yıllık köpek balığı ve vatoz omurga kemikleri bulundu. Kemikler Patara’da yaşayan halkın beslenme alışkanlıkları...

Amerika’da 1200 yıl suya direnen ahşap kano ele geçti

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Ahşap maddesinin su içerisinde ne kadar bir süre sağlam kalabileceği üzerinde tahmin yürütsek herhalde en fazla 3 yıl 5 yıl...

Aborjinler’in Göç Yolları Haritası Yayınlandı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Avustralya’nın kadim halkı Aborjinler’in göç yolları haritası yayınlandı. Aborjinler’in, Avustralya kıtasına nasıl geldikleri ve kıta içinde nasıl hareket ettiklerine dair...

Asar Kayası İkinci Kurul Kalesi Olabilir

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Ordulu doğa savunucuları, Asar Kayası bölgesinin Anadolu tarihine ışık tutan Kurul Kalesi gibi benzer tarihsel kalıntılara sahip bir alan olabileceğini...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

Hititlere ait 3.500 yıllık “Kutsal Evlilik” tableti ziyarete açıldı

13 Aralık 2021

13 Aralık 2021

Bin tanrılı devlet olarak bilinen Hititler, kutsallık üzerinde hassasiyetle duran bir medeniyetti. Hititler, Tanrıların öfkesini üzerlerine çekmemek, onları mutlu etmek...

Ünlü Mimar Jean Nouvel Suudi Arabistan’da Kaya Konutları Arasında Gizli Tatil Köyü Tasarladı

29 Ekim 2020

29 Ekim 2020

Jean Nouvel, kuzeybatı Arabistan’da kültürel bir vaha olan Al-Ula’nın kaya konutlarında gizlenmiş bir tatil yeri olan Sharaan için yeni tasarımlar...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

İskit Altınları Ukrayna’ya geri dönüyor

15 Kasım 2021

15 Kasım 2021

İskit Altınları, “Kırım: Karadeniz’in Altın ve Gizemleri” adlı sergi ile, 2014 yazında Amsterdam’daki Allard Pearson Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılmıştı. Ancak,...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Zeugma Mozaik Müzesi Geçen Yıl 1 Milyon Ziyaretçiyi Ağırladı

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Zeugma Müzesi adını Belkıs/Zeugma Antik Kenti’nden almıştır. Tarihi kent Gaziantep ili Nizip İlçesi, Belkıs Köyü sınırları içerisinde bulunmakla birlikte Fırat...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]