12 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan “Khalkedon” ile tarih öncesine ulaşılırken, neredeyse her karış toprağında Byzantion, Roma, Doğu Roma (Bizans) ve Osmanlı İmparatorluğu medeniyetlerinin varlıklarını görebiliyoruz.

Kıtaları birbirine bağlayan zengin açık hava müzesi İstanbul’da 2008 yılında bir arkeoloğun “burada bir şey yok” dediği yerde Bizans dönemi mimari yapının varlığı ortaya çıktı.

İHA’da yer alan habere göre; Fatih ilçesinde üç katlı bir apartmanın altında Bizans dönemine ait kilise kalıntıları görenleri şaşkına çeviriyor.

Laurentius Kilisesi’ne ait bir sarnıç
2008 yılında bir arkeoloğun burada bir şey yok dediği yerde Laurentius Kilisesi’ne ait bir sarnıç çıktı. FOTO: İHA

Laurentius Kilisesi’ne ait bir sarnıç olduğunu ve kilisenin daha sonra Şeyh Murad Mescidi’ne çevrildiğini belirten Doç. Dr. Hasan Ferudun Özgümüş, buranın Bizans İmparatorluğu döneminde İstanbul’da yaşanan su sorunundan dolayı sarnıca çevrildiğini ifade etti.

“Laurentius Kilisesi’nin alt yapısı sarnıç haline getirilmiş”

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden Doç. Dr. Hasan Ferudun Özgümüş, sarnıç hakkında şu bilgileri verdi:

“Burası Lavyertus Kilisesi’nin alt yapısı ve sarnıç olarak yapılmamıştır. Çünkü Bizans yani Doğu Roma döneminde İstanbul’da su sorunu olduğu için çok sarnıç var. Bazı alt yapılar sarnıca çevriliyor. Bu da onlardan bir tanesi. 12. yüzyıl Laurentius Kilisesi’nin alt yapısı sarnıç haline getirilmiş. Var olan kilise daha sonra direkt camiye çevrildi. Şeyh Murat Mescidi olarak kullanıldı.”

“Bu bir katliamdır”

“İki tane eski ev yapılmıştı üstüne. 2000 senesinde bu evlerden biri yıkılmıştı, diğeri ise şu an ev duruyor. 2008 yılında bir arkeoloğun ‘burada bir şey yoktur’ diyerek onun raporuna dayanarak bunu yıktılar. Üzerine de apartman yapıldı. Bu bir katliamdır. Çok önemli bir eserimiz yok olup gitti. Kemerleri temizleyip arkalarına gidebilsek başka kalıntılar da çıkar.”

Banner
Benzer Yazılar

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

2500 Yıllık Afrodit Tapınağı Keşfedildi

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Arkeologlar, İzmir iline bağlı Çeşme ve Urla ilçesi civarında Tanrıça Afrodit adına yapılmış 2500 yıllık bir tapınak keşfettiler. İzmir’e bağlı...

Laodikya’da Ortaya Çıkarılan Gizli Kiliseli Ev

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

Denizli sınırları içerisinde yer alan antik kent Laodikya’da kazı çalışmaları sırasında içerisinde bir kilisede  bulunan 20 odalı bir peristilyum ortaya...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası UNESCO listesine girdi

27 Temmuz 2021

27 Temmuz 2021

Çin’de çevrimiçi düzenlenen UNESCO 44’üncü Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Çin’in Fujian eyaletinde bulunan Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası tarihi...

İskoçya’nın Highlands bataklığında keşfedilen en eski tartan

2 Nisan 2023

2 Nisan 2023

Yeni araştırmalara göre, İskoç Yaylaları’ndaki bir bataklıkta keşfedilen bir kumaş parçası, şimdiye kadar keşfedilen en eski geleneksel tartan olabilir. 1980’lerin...

Arkeologlar, Çin’de türünün en küçük Neolitik çömleğini keşfettiler

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Çin’in doğusundaki Henan Eyaleti, Xinzheng’deki Peiligang bölgesinde kazı yapan arkeologlar, türünün en küçüğü olan Neolitik bir çömlek keşfettiler. Bu tür...

Kuzey Yunanistan’daki MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezar sakinlerinin kimlikleri tespit edildi

26 Ocak 2024

26 Ocak 2024

Kuzey Yunanistan’daki Vergina’da bozulmamış MÖ 4. yüzyıl Kraliyet Mezarları’nın sakinlerinin kimlikleri tespit edildi. Mezarlar, İskender’in babasının, üvey annesinin, üvey kardeşlerinin...

Aydıntepe Yer Altı Şehri Kazıları Devam Ediyor

15 Mart 2021

15 Mart 2021

Bayburt’ta 1996 yılında bulunan Altıntepe yer altı şehri kazıları devam ediyor. Altıntepe ilçesinde inşaat kazısı sırasında ortaya çıkarılan yer altı...

Cooper Creek’in kurumuş nehir yatağında Aborjin bumerangları keşfedildi

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Cooper Creek nehrinde kısmen gömülü olan son derece nadir 4 bumerang ortaya çıkarıldı. İlk bumerang, kuruyan nehir yatağında çöpleri temizleyen...

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

Mahkeme Assos için kararını verdi

24 Şubat 2022

24 Şubat 2022

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yer alan MÖ 2 bin yılına tarihlendirilen Assos Antik Limanı, kaya ıslahı çalışmaları için Ayvacık Kaymakamlığı tarafından...

Alexandria Troas Antik Kenti’nde 2.000 Yıllık Altar Bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

M. S. 1 ve 4’ncü yüzyıllarda döneminin en büyük ticari limanına sahip Alexandria Troas Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 2.000 yıllık...

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]