18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar, Frankfurt Roma kenti NIDA’da en eski Hristiyan muskasını ortaya çıkardı

Frankfurt’ta ortaya çıkarılan antik bir gümüş muska, bölgedeki Hıristiyanlık tarihini 50 ila 100 yıl geriye götürüyor. Gümüş muska artık Kuzey Avrupa’da Hıristiyanlığın en eski fiziksel kanıtı olarak kabul ediliyor.

Muska kapsülü 2018 yılında Frankfurt’un hemen dışında kuzeybatıda, bugünkü Main metropolünün Roma dönemindeki öncül şehri olan Frankfurt Roma kenti NIDA’da bulundu. Bulgu, Frankfurt am Main Belediyesi tarafından 11 Aralık’ta yapılan bir basın açıklamasıyla duyuruldu. Gümüş muska, Frankfurt-Praunheim’daki “Heilmannstraße” mezarlığında 3. yüzyıldan kalma bir Roma mezarında bulundu.

Anıtlar Dairesi’nden sorumlu olan Planlama ve İskan Dairesi Başkanı Prof Dr. Marcus Gwechenberger şunları söyledi: “Kazıda sadece bir mezar değil, tüm bir Roma mezarlığı ortaya çıkarıldı. Bunlar paha biçilemez değerde buluntular.”

Özellikle bir mezar ön plana çıktı: 134 numaralı mezarda bir erkek iskeleti ile birlikte mezar eşyaları, bir tütsü kabı ve pişmiş kilden yapılmış bir testi bulundu. Ancak mezarın en özel parçası adamın çenesinin altındaydı: muhtemelen bir zamanlar boynundaki kurdeleye taktığı, gümüşten yapılmış küçük bir muska.

Üzerinde iki halka bulunan ve yaklaşık üç buçuk santimetre uzunluğunda olan küçük gümüş muska, MS 230-270 yılları arasında, zulüm nedeniyle alenen Hıristiyan olarak tanımlanmanın hâlâ tehlikeli olduğu bir döneme ait bir mezarda keşfedildi. Ancak Frankfurtlu bir adam için inancı o kadar önemliymiş ki, onu mezara götürmüş.

Tılsımın içinde “Frankfurt Gümüş Yazıtı” olarak bilinen kırılgan, yazılı gümüş bir folyo vardı ve bu folyo o kadar hassastı ki açılması parçalanmasına neden olabilirdi.

‘Frankfurt Gümüş Yazıtı’, 3. yüzyıla ait bir muska. Monument Office of the City of Frankfurt am Main/Uwe Dettmar

Zarar görmesini önlemek için, parşömeni elle açmaya yönelik ilk girişimlerden vazgeçilmiştir. Daha sonra mikroskop ve X-ışınlarıyla yapılan çalışmalar da pek başarılı olamadı. Sonunda 3 boyutlu bir X-ışını tekniği olan bilgisayarlı tomografi kullanıldı ve uzmanların parşömeni ellemek zorunda kalmadan sanal olarak “açmasına” olanak tanıdı. Bu işlem, dilbilimcilerin deşifre etmek için aylar harcadığı 18 satırlık Latince metni ortaya çıkardı.

Analizdeki zorluk gümüş levhanın rulo halinde olmasıydı, ancak yaklaşık 1800 yıl sonra tabii ki buruşmuş ve preslenmişti. CT kullanarak çok yüksek çözünürlükte tarayabildik ve 3 boyutlu bir model oluşturduk.” diyor LEIZA Görüntüleme Laboratuvarı Başkanı Dr. Ivan Calandra.

LEIZA ayrıca bu nesne için özel bir analiz yöntemi kullandı ve ardından taramanın her bir bölümünü sanal olarak parça parça bir araya getirdi, böylece tüm kelimeler görünür hale geldi. Metnin tamamı ancak bu dijital açma işlemi sayesinde deşifre edilebildi.

Yazıt, İsa Mesih’i öven cümlelerden oluşmakta ve şu sözleri içermektedir: “Kutsal! Kutsal! Kutsal! Tanrı’nın oğlu İsa Mesih adına. … Kendini Tanrı’nın Oğlu Rab İsa Mesih’in iradesine teslim eden adamı koru, çünkü İsa Mesih’in önünde her diz eğilir.”

Dr. Markus Scholz yazıtın tamamen Latince olmasının alışılmadık bir durum olduğunu söylüyor.

“Bu o dönem için alışılmadık bir durum. Normalde muskaların üzerindeki bu tür yazılar Yunanca ya da İbranice yazılırdı,” diye açıklıyor Scholz. Metin de çok sofistike. Yazarı özenli bir kâtip olmalı.”

Açılmış yazıt. Fotoğraf: Mainz Leibniz Arkeoloji Enstitüsü (LEIZA)

Yazıtta Hıristiyanlık dışında başka bir inanca atıfta bulunulmaması alışılmadık bir durumdur. Beşinci yüzyıla kadar, değerli metalden yapılan muskaların çeşitli inançları temsil etmesi yaygındı. Sıklıkla pagan ya da Yahudi etkilerinin izleri hâlâ görülmektedir. Ancak bu muskada başmelekler Raphael, Gabriel, Michael ya da Suriel’den, Yahudiliğin her şeye gücü yeten Tanrısından ya da İsraillilerin ataları İshak ve Yakup’tan bahsedilmemektedir. Ayrıca, şeytanlar gibi pagan unsurlar da yoktur. Tılsım tamamen Hıristiyanlığa aittir.

Eser, koruyucu bir tılsımın yanı sıra bireysel bağlılığın bir sembolü olarak da işlev görmüş olmalıdır. Frankfurt bölgesi o dönemde Roma İmparatorluğu tarafından yönetiliyordu ve bu da Hıristiyanlığın açıkça uygulanmasını tehlikeli hale getiriyordu. Adamın inancını gizlice mi yoksa alenen mi sürdürdüğü hâlâ bilinmiyor.

Bu bulgu, Alpler’in kuzeyinde Hıristiyanlığa dair daha önce bulunan ve yaklaşık MS 300 yılına tarihlenen eserlerden ve tarihi referanslardan elde edilen kanıtların öncesine dayanmaktadır.

Bölgedeki ilk Hıristiyanların yaşamlarına benzersiz bir pencere açan bu keşif, uzmanlar tarafından dikkat çekici ve sansasyonel olarak nitelendirildi. Onların inançlarını savunurken gösterdikleri coşkuya ve karşılaştıkları tehlikelere dikkat çekiyor.

FRANKFURT.DE – DAS OFFIZIELLE STADTPORTAL

Kapak fotoğrafı: Frankfurt am Main Şehri Anıt Ofisi/Uwe Dettmar

Banner
Related Articles

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Hollandalı balıkçılar, Texel kıyılarında asırlık oyulmuş ahşap kafa heykeli çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Hollanda Wadden Adaları’nın Texel kıyılarında balık ağlarına olağanüstü işçilikle oyulmuş ahşap kafa heykeli takıldı. 1 Ağustos Salı günü, karides teknesi...

Mısır El-Ezher Üniversitesi Mumyaların Sergilenmesine Karşı Çıkıyor

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Mısır’ın önde gelen dini kurumlarından biri olan El-Ezher Üniversitesi’nin, eski Mısır mezarlarının kazılması ve mezarlarından çıkartılan mumyaların sergilenmesini yasaklaması protestolara...

İnsanların Büyük Beyinlerinin Gelişimini Ne Tetikledi?

15 Mart 2021

15 Mart 2021

İnsanların büyük beyinlerinin gelişimi bilim insanları tarafından hala tam anlamıyla çözümlenemeyen bir olaydır. Bu yüzden her yıl farklı hipotezler geliştiren...

Arkeologlar Ukrayna’da Erken Demir Çağı’na ait kil heykelcikler keşfetti

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Arkeologlar, Ukrayna’nın batısındaki Dinyester Nehri üzerindeki tarihi bir şehir olan Halych yakınlarındaki Krylos köyündeki Metropolitan Chambers yakınında Erken Demir Çağı’na...

İsveç’te Viking Dönemi Hristiyan Mezarlar Bulundu

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Sigtuna’da Viking dönemi yedi Hristiyan mezarı bulundu. Arkeologlara göre, Viking dönemi mezarlar şehrin en eski zamanlarına, 10. yüzyılın sonlarına tarihleniyor....

Arkeologlar, Vaftizci Yahya’nın Ölüme Mahkum Edildiği Yerin Keşfedildiğini Söylüyorlar

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Arkeologlar, Hz. İsa’nın gelişini önceden haber veren bir vaiz olan Vaftizci Yahya’nın (Hz. Yahya) MS 29 civarında ölüm cezasına çarptırıldığı yeri belirlediklerini iddia...

Fransa’daki Kelt Nekropolünde Muhteşem Demir Çağı Eserleri Ortaya Çıkarıldı

18 Nisan 2025

18 Nisan 2025

Fransa’nın pitoresk coğrafyasında, Vichy kasabasının hemen kuzeyinde yer alan Creuzier-le-Neuf, topraklarının altında binlerce yıllık bir geçmişi saklıyordu. 2022 yılında gerçekleştirilen...

Çin’de 80 milyon yıl öncesine ait ‘dinozor dans pisti’ bulundu

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

Çin’de araştırmacılar, literatürde “dinozor dans pisti” olarak tanımlanan 1.600 metrekarelik bir alanda birçok dinozor ayak izi buldular. Dinozor dans pistinde...

Tarihi Urartulara dayanan Zernaki Tepe’de kale suru ortaya çıkarıldı

14 Ekim 2022

14 Ekim 2022

Van’ın Erçiş ilçesi Yukarı Işıklı mahallesinde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi’nin tek ızgara planlı antik kenti Zernaki Tepe’de kale suru...

2. Dünya Savaşı kalıntılarını arayan amatörler 2.000 yıllık Roma kılıcı keşfetti

17 Şubat 2025

17 Şubat 2025

Polonyalı metal dedektörü meraklılarından oluşan INVENTUM Derneği üyeleri, Polonya’nın Kraków-Częstochowa Yaylası’nda 2. Dünya Savaşı kalıntıları ararken 2.000 yıllık bir Roma...

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

Suudi Arabistan’da Keşfedilen Neolitik Döneme Ait Kaya Oyma Tapınak ve Yazıtlar

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Suudi Miras Komisyonu tarafından yönetilen bir projede, çok uluslu bir arkeolog ekibi, en son teknolojileri kullanarak Al-Faw bölgesinde Neolitik Döneme...

Bronz Çağı Taş Levha Avrupa’nın Bilinen En Eski Haritası Çıktı

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Fransa’da 1900 yılında bulunan ve yüzyılı aşkın süredir unutulmuş olan süslü bir Bronz Çağı’ndan kalma taş levha, Avrupa’nın bilinen en...

Roma Mahkemelerinde Savunma Yapan İlk Kadın Avukat Manilia

14 Ocak 2022

14 Ocak 2022

Eski Çağ tarihinde ata erkil yapının hakim olduğunu görürüz. Ticarette, sanatta, edebiyatta, kısacası sosyal hayatın her alanında erkek egemen anlayış...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]