3 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar, Frankfurt Roma kenti NIDA’da en eski Hristiyan muskasını ortaya çıkardı

Frankfurt’ta ortaya çıkarılan antik bir gümüş muska, bölgedeki Hıristiyanlık tarihini 50 ila 100 yıl geriye götürüyor. Gümüş muska artık Kuzey Avrupa’da Hıristiyanlığın en eski fiziksel kanıtı olarak kabul ediliyor.

Muska kapsülü 2018 yılında Frankfurt’un hemen dışında kuzeybatıda, bugünkü Main metropolünün Roma dönemindeki öncül şehri olan Frankfurt Roma kenti NIDA’da bulundu. Bulgu, Frankfurt am Main Belediyesi tarafından 11 Aralık’ta yapılan bir basın açıklamasıyla duyuruldu. Gümüş muska, Frankfurt-Praunheim’daki “Heilmannstraße” mezarlığında 3. yüzyıldan kalma bir Roma mezarında bulundu.

Anıtlar Dairesi’nden sorumlu olan Planlama ve İskan Dairesi Başkanı Prof Dr. Marcus Gwechenberger şunları söyledi: “Kazıda sadece bir mezar değil, tüm bir Roma mezarlığı ortaya çıkarıldı. Bunlar paha biçilemez değerde buluntular.”

Özellikle bir mezar ön plana çıktı: 134 numaralı mezarda bir erkek iskeleti ile birlikte mezar eşyaları, bir tütsü kabı ve pişmiş kilden yapılmış bir testi bulundu. Ancak mezarın en özel parçası adamın çenesinin altındaydı: muhtemelen bir zamanlar boynundaki kurdeleye taktığı, gümüşten yapılmış küçük bir muska.

Üzerinde iki halka bulunan ve yaklaşık üç buçuk santimetre uzunluğunda olan küçük gümüş muska, MS 230-270 yılları arasında, zulüm nedeniyle alenen Hıristiyan olarak tanımlanmanın hâlâ tehlikeli olduğu bir döneme ait bir mezarda keşfedildi. Ancak Frankfurtlu bir adam için inancı o kadar önemliymiş ki, onu mezara götürmüş.

Tılsımın içinde “Frankfurt Gümüş Yazıtı” olarak bilinen kırılgan, yazılı gümüş bir folyo vardı ve bu folyo o kadar hassastı ki açılması parçalanmasına neden olabilirdi.

‘Frankfurt Gümüş Yazıtı’, 3. yüzyıla ait bir muska. Monument Office of the City of Frankfurt am Main/Uwe Dettmar

Zarar görmesini önlemek için, parşömeni elle açmaya yönelik ilk girişimlerden vazgeçilmiştir. Daha sonra mikroskop ve X-ışınlarıyla yapılan çalışmalar da pek başarılı olamadı. Sonunda 3 boyutlu bir X-ışını tekniği olan bilgisayarlı tomografi kullanıldı ve uzmanların parşömeni ellemek zorunda kalmadan sanal olarak “açmasına” olanak tanıdı. Bu işlem, dilbilimcilerin deşifre etmek için aylar harcadığı 18 satırlık Latince metni ortaya çıkardı.

Analizdeki zorluk gümüş levhanın rulo halinde olmasıydı, ancak yaklaşık 1800 yıl sonra tabii ki buruşmuş ve preslenmişti. CT kullanarak çok yüksek çözünürlükte tarayabildik ve 3 boyutlu bir model oluşturduk.” diyor LEIZA Görüntüleme Laboratuvarı Başkanı Dr. Ivan Calandra.

LEIZA ayrıca bu nesne için özel bir analiz yöntemi kullandı ve ardından taramanın her bir bölümünü sanal olarak parça parça bir araya getirdi, böylece tüm kelimeler görünür hale geldi. Metnin tamamı ancak bu dijital açma işlemi sayesinde deşifre edilebildi.

Yazıt, İsa Mesih’i öven cümlelerden oluşmakta ve şu sözleri içermektedir: “Kutsal! Kutsal! Kutsal! Tanrı’nın oğlu İsa Mesih adına. … Kendini Tanrı’nın Oğlu Rab İsa Mesih’in iradesine teslim eden adamı koru, çünkü İsa Mesih’in önünde her diz eğilir.”

Dr. Markus Scholz yazıtın tamamen Latince olmasının alışılmadık bir durum olduğunu söylüyor.

“Bu o dönem için alışılmadık bir durum. Normalde muskaların üzerindeki bu tür yazılar Yunanca ya da İbranice yazılırdı,” diye açıklıyor Scholz. Metin de çok sofistike. Yazarı özenli bir kâtip olmalı.”

Açılmış yazıt. Fotoğraf: Mainz Leibniz Arkeoloji Enstitüsü (LEIZA)

Yazıtta Hıristiyanlık dışında başka bir inanca atıfta bulunulmaması alışılmadık bir durumdur. Beşinci yüzyıla kadar, değerli metalden yapılan muskaların çeşitli inançları temsil etmesi yaygındı. Sıklıkla pagan ya da Yahudi etkilerinin izleri hâlâ görülmektedir. Ancak bu muskada başmelekler Raphael, Gabriel, Michael ya da Suriel’den, Yahudiliğin her şeye gücü yeten Tanrısından ya da İsraillilerin ataları İshak ve Yakup’tan bahsedilmemektedir. Ayrıca, şeytanlar gibi pagan unsurlar da yoktur. Tılsım tamamen Hıristiyanlığa aittir.

Eser, koruyucu bir tılsımın yanı sıra bireysel bağlılığın bir sembolü olarak da işlev görmüş olmalıdır. Frankfurt bölgesi o dönemde Roma İmparatorluğu tarafından yönetiliyordu ve bu da Hıristiyanlığın açıkça uygulanmasını tehlikeli hale getiriyordu. Adamın inancını gizlice mi yoksa alenen mi sürdürdüğü hâlâ bilinmiyor.

Bu bulgu, Alpler’in kuzeyinde Hıristiyanlığa dair daha önce bulunan ve yaklaşık MS 300 yılına tarihlenen eserlerden ve tarihi referanslardan elde edilen kanıtların öncesine dayanmaktadır.

Bölgedeki ilk Hıristiyanların yaşamlarına benzersiz bir pencere açan bu keşif, uzmanlar tarafından dikkat çekici ve sansasyonel olarak nitelendirildi. Onların inançlarını savunurken gösterdikleri coşkuya ve karşılaştıkları tehlikelere dikkat çekiyor.

FRANKFURT.DE – DAS OFFIZIELLE STADTPORTAL

Kapak fotoğrafı: Frankfurt am Main Şehri Anıt Ofisi/Uwe Dettmar

Banner
Related Articles

Termessos’ta Bağımsızlık Yazıtı ve Aşık Kemikleriyle İşleyen Antik Kehanet Sistemi Bulundu

12 Haziran 2026

12 Haziran 2026

Antalya’daki Termessos Antik Kenti’nde yapılan araştırmalar, kentin giriş kapısında iki dikkat çekici iz ortaya çıkardı. Biri “Bağımsız Termessosluların” haklarını ilan...

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

Yeni araştırma; Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni bir bakış açısı getiriyor

31 Temmuz 2023

31 Temmuz 2023

Anadolu’nun kadim medeniyetleri Hitit, Luvi, Likya ve Friglerin kullandığı ve günümüzde dünyanın yarısının konuştuğu Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni...

Klazomenai Antik Kenti’ne iş makinesi girdi kazı başkanı suskun

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

İzmir Urla ilçesinde bulunan Klazomenai Antik Kenti’nde İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan alınan izinle, İzmir Arkeoloji Müzesi...

İtalya’da Camorra’dan Alınan Arazide Roma Villası Keşfedildi: Cicero’nun Damadı Dolabella’ya Ait Olabilir

4 Nisan 2026

4 Nisan 2026

İtalya’nın güney kıyılarında, bir zamanlar mafyanın kontrolünde olan bir arazi, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Yıllarca kapalı kalan Villa Ferretti...

Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor

7 Mart 2023

7 Mart 2023

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim...

Süpermarket inşaat alanında Roma taban mozaiği bulundu

18 Mart 2023

18 Mart 2023

Oxford Arkeolojisi arkeologlarından oluşan bir ekip, İngiltere’nin Buckinghamshire kentindeki Olney kasabasında kurulacak süpermarketin inşaat alanında Roma taban mozaiği keşfetti. Bir...

İngiltere’de en büyük Anglo-Sakson mezarlığı keşfedildi

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

İngiltere’de yapımı devam eden hızlı tren ray döşeme çalışmalarından önce arkeolojik kazı çalışmalarına devam HS2 arkeologları İngiltere’de şimdiye kadar görülen...

İran’da 5000 yıllık taş eşya atölyesi bulundu

24 Ocak 2023

24 Ocak 2023

İranlı arkeologlar, İran’ın Kerman Eyaleti’ndeki Jiroft’ta yaptıkları kazılar sırasında MÖ 3. Binyıla kadar uzandığı tahmin edilen bir taş eşya atölyesinin...

Binlerce yıllık diş taşı Paleolitik insanın Paleo diyeti yapmadığını gösteriyor

27 Ekim 2022

27 Ekim 2022

Paleolitik Dönem araştırmalarında elde edilen verilere bakıldığında insanların tek yönlü beslenmeyi seçtiği görülür. Özellikle, mağaralarda ele geçen kemik ve taştan...

Dilin Yapısı 40 Milyon Öncesine Dayanıyor

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en büyük özelliği kullandığı dildir. Dilin yapısının temellerinin ne zaman atıldığı ve nasıl günümüze kadar...

İngiltere’de Orta Çağ Dönemine Ait Çin Parası Bulundu

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

İngiltere’de Orta Çağ dönemine ait Çin parası bulundu. Bu çağa ait paranın İngiltere’ye nasıl geldiği belli değil ancak paranın bulunması...

Orta Asya Nehir Medeniyetlerinin Yıkılmasının Sebebi Cengiz Han Değilmiş!

20 Aralık 2020

20 Aralık 2020

Orta Asyada nehir kenarına kurulmuş bir çok şehrin Moğol istilaları neticesinde yok olduğu görüşü hakimdir. Uzun süredir devam eden bu...

Genetik Analiz, Bir Kadını Bakır Çağı İspanya’sında En Yüksek Rütbeli Birey Olarak Ortaya Koyuyor: “Fildişi Hanımefendi”

7 Temmuz 2023

7 Temmuz 2023

Scientific Reports dergisinde 6 Temmuz Perşembe günü yayınlanan bir araştırmaya göre, İberya’daki antik Bakır Çağı toplumundaki en yüksek statülü birey,...

Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin 600 yıllık damga mühür ortaya çıkarıldı

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında devam eden Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]