15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar, Frankfurt Roma kenti NIDA’da en eski Hristiyan muskasını ortaya çıkardı

Frankfurt’ta ortaya çıkarılan antik bir gümüş muska, bölgedeki Hıristiyanlık tarihini 50 ila 100 yıl geriye götürüyor. Gümüş muska artık Kuzey Avrupa’da Hıristiyanlığın en eski fiziksel kanıtı olarak kabul ediliyor.

Muska kapsülü 2018 yılında Frankfurt’un hemen dışında kuzeybatıda, bugünkü Main metropolünün Roma dönemindeki öncül şehri olan Frankfurt Roma kenti NIDA’da bulundu. Bulgu, Frankfurt am Main Belediyesi tarafından 11 Aralık’ta yapılan bir basın açıklamasıyla duyuruldu. Gümüş muska, Frankfurt-Praunheim’daki “Heilmannstraße” mezarlığında 3. yüzyıldan kalma bir Roma mezarında bulundu.

Anıtlar Dairesi’nden sorumlu olan Planlama ve İskan Dairesi Başkanı Prof Dr. Marcus Gwechenberger şunları söyledi: “Kazıda sadece bir mezar değil, tüm bir Roma mezarlığı ortaya çıkarıldı. Bunlar paha biçilemez değerde buluntular.”

Özellikle bir mezar ön plana çıktı: 134 numaralı mezarda bir erkek iskeleti ile birlikte mezar eşyaları, bir tütsü kabı ve pişmiş kilden yapılmış bir testi bulundu. Ancak mezarın en özel parçası adamın çenesinin altındaydı: muhtemelen bir zamanlar boynundaki kurdeleye taktığı, gümüşten yapılmış küçük bir muska.

Üzerinde iki halka bulunan ve yaklaşık üç buçuk santimetre uzunluğunda olan küçük gümüş muska, MS 230-270 yılları arasında, zulüm nedeniyle alenen Hıristiyan olarak tanımlanmanın hâlâ tehlikeli olduğu bir döneme ait bir mezarda keşfedildi. Ancak Frankfurtlu bir adam için inancı o kadar önemliymiş ki, onu mezara götürmüş.

Tılsımın içinde “Frankfurt Gümüş Yazıtı” olarak bilinen kırılgan, yazılı gümüş bir folyo vardı ve bu folyo o kadar hassastı ki açılması parçalanmasına neden olabilirdi.

‘Frankfurt Gümüş Yazıtı’, 3. yüzyıla ait bir muska. Monument Office of the City of Frankfurt am Main/Uwe Dettmar

Zarar görmesini önlemek için, parşömeni elle açmaya yönelik ilk girişimlerden vazgeçilmiştir. Daha sonra mikroskop ve X-ışınlarıyla yapılan çalışmalar da pek başarılı olamadı. Sonunda 3 boyutlu bir X-ışını tekniği olan bilgisayarlı tomografi kullanıldı ve uzmanların parşömeni ellemek zorunda kalmadan sanal olarak “açmasına” olanak tanıdı. Bu işlem, dilbilimcilerin deşifre etmek için aylar harcadığı 18 satırlık Latince metni ortaya çıkardı.

Analizdeki zorluk gümüş levhanın rulo halinde olmasıydı, ancak yaklaşık 1800 yıl sonra tabii ki buruşmuş ve preslenmişti. CT kullanarak çok yüksek çözünürlükte tarayabildik ve 3 boyutlu bir model oluşturduk.” diyor LEIZA Görüntüleme Laboratuvarı Başkanı Dr. Ivan Calandra.

LEIZA ayrıca bu nesne için özel bir analiz yöntemi kullandı ve ardından taramanın her bir bölümünü sanal olarak parça parça bir araya getirdi, böylece tüm kelimeler görünür hale geldi. Metnin tamamı ancak bu dijital açma işlemi sayesinde deşifre edilebildi.

Yazıt, İsa Mesih’i öven cümlelerden oluşmakta ve şu sözleri içermektedir: “Kutsal! Kutsal! Kutsal! Tanrı’nın oğlu İsa Mesih adına. … Kendini Tanrı’nın Oğlu Rab İsa Mesih’in iradesine teslim eden adamı koru, çünkü İsa Mesih’in önünde her diz eğilir.”

Dr. Markus Scholz yazıtın tamamen Latince olmasının alışılmadık bir durum olduğunu söylüyor.

“Bu o dönem için alışılmadık bir durum. Normalde muskaların üzerindeki bu tür yazılar Yunanca ya da İbranice yazılırdı,” diye açıklıyor Scholz. Metin de çok sofistike. Yazarı özenli bir kâtip olmalı.”

Açılmış yazıt. Fotoğraf: Mainz Leibniz Arkeoloji Enstitüsü (LEIZA)

Yazıtta Hıristiyanlık dışında başka bir inanca atıfta bulunulmaması alışılmadık bir durumdur. Beşinci yüzyıla kadar, değerli metalden yapılan muskaların çeşitli inançları temsil etmesi yaygındı. Sıklıkla pagan ya da Yahudi etkilerinin izleri hâlâ görülmektedir. Ancak bu muskada başmelekler Raphael, Gabriel, Michael ya da Suriel’den, Yahudiliğin her şeye gücü yeten Tanrısından ya da İsraillilerin ataları İshak ve Yakup’tan bahsedilmemektedir. Ayrıca, şeytanlar gibi pagan unsurlar da yoktur. Tılsım tamamen Hıristiyanlığa aittir.

Eser, koruyucu bir tılsımın yanı sıra bireysel bağlılığın bir sembolü olarak da işlev görmüş olmalıdır. Frankfurt bölgesi o dönemde Roma İmparatorluğu tarafından yönetiliyordu ve bu da Hıristiyanlığın açıkça uygulanmasını tehlikeli hale getiriyordu. Adamın inancını gizlice mi yoksa alenen mi sürdürdüğü hâlâ bilinmiyor.

Bu bulgu, Alpler’in kuzeyinde Hıristiyanlığa dair daha önce bulunan ve yaklaşık MS 300 yılına tarihlenen eserlerden ve tarihi referanslardan elde edilen kanıtların öncesine dayanmaktadır.

Bölgedeki ilk Hıristiyanların yaşamlarına benzersiz bir pencere açan bu keşif, uzmanlar tarafından dikkat çekici ve sansasyonel olarak nitelendirildi. Onların inançlarını savunurken gösterdikleri coşkuya ve karşılaştıkları tehlikelere dikkat çekiyor.

FRANKFURT.DE – DAS OFFIZIELLE STADTPORTAL

Kapak fotoğrafı: Frankfurt am Main Şehri Anıt Ofisi/Uwe Dettmar

Banner
Related Articles

Aramice yazı karakterlerinin bulunan ilk örneklerinin yer aldığı kitabeler bölgenin tarihini aydınlatması bekleniyor

17 Eylül 2022

17 Eylül 2022

Van ilinin Erçiş ilçesinde 270 hektarlık alana yayılmış antik kent kazılarında keşfedilen Aramice yazı karakterlerinin ilk örneklerini içeren dört kitabe...

125.000 $ ‘a Titanik Gemisini Sualtında Ziyaret Edebilirsiniz!

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Titanik severlere müjdeli bir haber Ocean Gate Expeditions şirketinden geldi. Şirket Titanik enkazı üzerinde bir denizaltı araştırması ve keşif gezisi...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Ayasofya’nın bakımsız kalan yeraltı yapıları temizlenerek ziyarete açılacak

5 Ocak 2025

5 Ocak 2025

Dünyanın en harikulade eserleri arasında yer alan Ayasofya’nın, yeraltı tünelleri, tonozları, koridorları ve üç odalı yeraltı türbesinin temizlenerek ziyarete açılması...

Tüm Neandertaller Erkek Değildi “Sheanderthal”

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Zamanın lahitinden çıkan ilk Neandertal yüzü bir kadına aitti. 1848 Cebelitarık’ta Forbes taş ocağında bulunmuştu. İlk tanınan Neandertal, Alfred Russel Wallace...

Almanya’da ortaya çıkarılan İskandinav Bronz Çağı salonu, efsanevi Kral Hinz’in toplantı salonu olabilir

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Almanya’nın Berlin kentinin kuzeybatısındaki Seddin’deki (Prignitz bölgesi) “kraliyet mezarı” yakınında yapılan kazılarda Tunç Çağı’ndan kalma bir salon keşfedildi. Yapının, altın...

Bakır Çağı Mezarlığında Ortaya Çıkan Altın Eserler

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Miskolc’daki Herman Ottó Müzesi’nden arkeologlar, eski bir mezarlığın kazıları sırasında bir altın eser hazinesi keşfettiler. Keşif, Macaristan’ın Borsod-Abaúj-Zemplén ilçesindeki Bükkábrány...

Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi selden kısmen etkilendi

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Şanlıurfa’da yaşanan sel felaketinde Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi’nin kısmen etkilendiğini açıkladı. Bakanlığın yayınladığı...

Ambar Barajı Suları Altında Kalacak Gre Fılla Höyüğü Taşınıyor

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

M. Ö. 7 binli yıllara ait Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem buluntuları keşfedilen Gre Fılla Höyüğü, Ambar Barajı suları altında kalacak....

Gizliliği Kaldırılan CIA Uydu Casus Programı, Kayıp Antik Roma Kalelerini Ortaya Çıkardı

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Arkeologlar, Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) gizliliği kaldırılmış bir uydu casusluk programından alınan görüntüleri kullanarak antik imparatorluğun sınırlarını yeniden çizen “devasa”...

Yunan Tanrısı Apollon’u Tasvir Eden 2000 Yıllık Mühür Kudüs’te Bulundu

8 Kasım 2020

8 Kasım 2020

Yunan tanrı panteonunda müziğin, sanatların, Güneş’in, ateşin ve şiirin tanrısı, Apollon‘un tasvir edildiği 2000 yıllık mühür Kudüs’te bulundu. Olympos Dağı’nın...

Patara Antik Kenti Deniz Feneri Yapay Zeka İle Yeniden İnşaa Ediliyor

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Patara Antik Kenti içinde yer alan, Roma İmparatoru Nero’nun yaptırdığı ve  M. S. 1481 yaşanan tsunamide yıkıldığı tahmin edilen deniz...

1800 yıllık kurşun tabutun içinde mücevherlerle süslenmiş Romalı kız

9 Nisan 2023

9 Nisan 2023

Scopus Dağı arkeolojik kazılarında kurşun bir tabut bulundu. Tabut açıldığında mücevherleri ile birlikte gömülmüş bir Romalı kız görüldü. Romalı kız,...

Bilinmeyen Büyük İmparatorluklar “Aksum İmparatorluğu”

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Aksumite/Aksum İmparatorluğu, Etiyopya’da MS 100’den MS 940’a kadar var olan eski bir krallıktı. Axum / Aksum antik kentine odaklanan ulus,...

Urartu Kralı II. Rusa Döneminde Yapılan Sarayın Fil Ayakları Çıkarılacak

15 Ekim 2021

15 Ekim 2021

M. Ö. 685-645 yılları arasında hüküm süren Urartu Kralı II. Rusa tarafından inşa edilen sarayın fil ayaklarının çıkarılması için çalışmalar...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]