28 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araba Yarışları Konstantinopolis’i Nasıl Kurtardı?

Araba yarışları “ludi cirenses” Roma ve Bizans İmparatorlukları için vazgeçilmez sporlardan biriydi. Ludi’lerin düzenlendiği günler tatil günleri kabul edilirdi ve o gün kimse çalışmazdı. Festivallerin ve dini bayramların bir parçasıydı.

Ludi cirenses, yani araba yarışları her ne kadar Etrüks ve antik Yunan Medeniyetinden taklid edilmiş olsa bile kuşkusuz Roma İmparatorluğunda geliştirilmişti. Ayrıca Yunan  hipodromlarını da büyük sirklere dönüştürmüşlerdir. Roma’daki  Circus Maximus‘da bu sirklerin en önemlisi ve en büyüğüydü.

Aventinus ve Palatinus tepeleri arasında U şeklinde başlayan kum pisti yerini 250.000 bin oturma kapasiteli büyük bir taş binaya bırakmıştı.

Yarışın kendisi oldukça basitti: başlangıç noktasında on iki savaş arabası beklerdi ve organizasyon sahibi beyaz bir mendili (mappa) yere düşürdüğünde, başlangıç noktasındaki halat çekilirdi. “Spina” da yedi yumurta ve yedi yunusla sembolize edilen yedi tur yarışmak zorundaydılar. Her tur tamamlandığında, bir yumurta alınırdı. Yarış sırasında sürücüler her şeyi yapabilirdi. Birbirlerini ‘spinaya’ (merkezdeki dikenler) itmeye çalışır ya da sadece birbirleriyle  yarışmayı seçebilirlerdi, ama aynı zamanda atları yerine kırbaçlarını kullanarak birbirlerine vurabilirlerdi de. Bu şekilde çok sayıda kaza yaşandı ve çoğu araba sürücüsünün bu sebeple uzun bir hayatı olmadı.

Circus Maximus planı
Circus Maximus’un planı.

Yarışçılar farklı renklerle temsil ediliyor. Onları tutanlar arasında da oldukça şiddetli sahnelere sebep oluyorlardı. Bu renkler izleyiciler arasında bir rekabet yarattı ve genellikle rakip grupların destekçileri arasında şiddete yol açtı. Ve yarışlar gittikçe taraflar yüzünden siyasallaştı.

 

Roma imparatorluğunun çöküşü ile yarışlarda neredeyse solmaya yüz tuttu. Bizans imparatorluğu ise yarışları sosyal sınıfı ve siyasi gücü pekiştirmenin bir yolu olarak görüyordu ve İmparator için, tebaalarını kutlama için bir araya getirmek için etkili bir olaydı.

MS 447-448’de, Konstantinopolis’in, Konstantin ve Teodosyan duvarları bir dizi depremden dolayı ağır hasar gördü. Şehir zaten Attila liderliğindeki Hunlar tarafından işgal tehdidi altındaydı.

II. Theodosius, pretoryen vali Konstantin Flavius’a duvarları hızla tamir etmesini emretti (daha önce inşa etmesi dokuz yıl sürmüştü). Önündeki muazzam görevi fark eden Constantine Flavius, yardım için savaş arabası ekiplerinin gruplarına ulaştı ve yaklaşık 16.000 destekçiden oluşan bir iş gücü topladı.

Sultanahmet hipodromu
Bizans İmparatorluğu Konstantinopolis. (Sultanahmet at meydanı)

Vali Konstantin Flavius’a araba yarışlarının ruhunu burdaki ekibe kanalize etmeyi başardı. Her fraksiyona, bölümlerini diğerinden önce tamamlamak ve takımlarının zafer şerefini kazanmak için rekabetle çalışma usülüne dayanan bir duvar parçası verildi. “Mavi” ekip, Blakherna Kapısı’ndan Myriandrion Kapısı’na ve  “Yeşiller”  Myriandrion Kapısından Marmara Denizi’ne kadar uzanan surlarda çalıştı. Sadece altmış gün içinde, Konstantinopolis’in büyük surları restore edildi ve savunma hendeği enkazdan temizlendi.

Bu dönem Hunlar 100’den fazla şehri ele geçirmiş ve yönünü Konstantinopolis’e çevirmişti. Konstantinopolis’i tehlikede gören halk ise şehirden kaçmaya başlamıştı.

Surların tamamlandığını duyan Hunlar, Konstantinopolis’i fethetme planlarını terk ettiler ve bunun yerine dikkatlerini daha batıya, birçok Bizans kentini ve yerleşimini ele geçiren Balkanlar’a çevirdiler. Theodosius barış için sessiz kalmayı tercih etti. Hun İmparatoru Attila’yı Batı Roma İmparatorluğu’nun eski topraklarını işgal etmeye bıraktı.

Ludi kelime anlamı olarak halkın yararı ve eğlencesi için düzenlenen oyun demektir.

Kaynak: http://penelope.uchicago.edu/~grout/encyclopaedia_romana/circusmaximus/circusmaximus.html

Banner
Benzer Yazılar

İtalya’da Camorra’dan Alınan Arazide Roma Villası Keşfedildi: Cicero’nun Damadı Dolabella’ya Ait Olabilir

4 Nisan 2026

4 Nisan 2026

İtalya’nın güney kıyılarında, bir zamanlar mafyanın kontrolünde olan bir arazi, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Yıllarca kapalı kalan Villa Ferretti...

Homeros’un Şiirlerine Alfabenin Tarihine Işık Tutan Nestor’un Kupası

7 Ekim 2021

7 Ekim 2021

İtalya’nın Napoli kentinin hemen dışındaki Pitoresk Ischia adasında bulunan bir mezarda ele geçen Nestor’un Kupası, Homeros’un şiirlerine ve alfabenin tarihine...

Antik Roma Kenti Sınırlarını Gösteren Nadir Sınır Taşı Bulundu

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

İtalyan arkeologlar, Roma döneminden kalma kanalizasyon şebekesinin kazımı sırasında antik Roma kenti sınırlarını belirleyen nadir sınır taşlarından birisini buldular. MS...

Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağı bulunmuş olabilir

11 Ekim 2022

11 Ekim 2022

Yunan ve Avusturyalı arkeologlar, M. S. 6’ncı yüzyılda terk edilmiş Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağına ulaşmış olabilirler. Samikon kenti, Eleia...

Hvar Adası’nda Yeni Bir Geç Antik Nekropol Keşfedildi

11 Haziran 2021

11 Haziran 2021

Hırvatistan‘ın Hvar kasabasındaki aynı adla anılan Hvar Adası’nda bulunan Radoevi Sarayı’nın bahçesindeki koruma kazıları, iki ay süren yoğun arkeolojik çalışmaların...

Roma’yı sarsan Teutoburg savaş alanında yok edilen 19. Lejyonu’nun metal imzası keşfedildi

6 Aralık 2022

6 Aralık 2022

Araştırmacılar, yeni bir kimyasal analiz yöntemi kullanarak, Almanya’nın Kalkriese kentindeki Teutoburg Ormanı Savaşı alanında elde edilen eserlerde Roma 19. Lejyonu’nun...

Ipswich’te Roma döneminden kalma çok iyi korunmuş çapa bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

İngiltere’nin Ipswich kasabasında Roma veya muhtemelen geç Demir Çağı dönemi yaklaşık 2 bin yıllık çok iyi korunmuş nadir bir örnek...

Napoli’de Augustus dönemi su kemerinin daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu keşfedildi

4 Şubat 2023

4 Şubat 2023

Augustus dönemi su kemerinin yaklaşık yarım mil uzunluğundaki daha önce bilinmeyen bir yeraltı yolu, güney İtalya’nın Napoli kentinde keşfedildi. Cocceivs...

Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda Bulunan Sütunlar Yeniden Yükseliyor

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Lagina Hekate Kutsal Alanı Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunmaktadır. Leyne ismiyle anılan yörede Karialılara ait önemli bir kutsal alandır. Ünü günümüze...

Antik Dünya’nın en büyük agorasına sahip İtalya’nın Selinunte kentinde yapılan kazılarda “Sonuçlar beklentilerin çok ötesine geçti”

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Yunan döneminin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İtalya’nın Selinunte Antik Kenti’nde, 33.000 metrekarelik alana sahip antik dünyanın en büyük...

İtalyan Hükümeti Kolezyum’a Açılır Kapanır Zemin İnşa Edecek

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

MS.80’de tamamlanan Kolezyum, İtalya’nın en önemli yapılarından biridir. İtalyan Hükümeti, sanat performanslarının ünlü arenada yapılabilmesi için Kolezyuma (Colosseum) amfi tiyatrosuna geri...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

Kıbrıs’ta Stibadium Mimari Yapısı Bulundu

13 Temmuz 2021

13 Temmuz 2021

Baf Arkeoloji Parkı’nda kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, stibadium adı verilen mimari yapı ortaya çıkardılar. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer...

Roma döneminde kullanılan ilginç kandiller

18 Kasım 2021

18 Kasım 2021

Kandiller, antik dünyanın günlük yaşamı ile ilgili birçok bilgiyi günümüze aktaran önemli buluntulardır. Kazılarda ortaya çıkarılan kandiller, dönemin sosyal, ekonomik,...

Tunç Çağı’nda Kullanılan Linear A Yazı Sistemi

15 Temmuz 2021

15 Temmuz 2021

Sümerlilerin ekonomik hayatın bir gereği olarak buldukları yazı tarihsel süreç içerinde birçok aşama geçirmiştir. Bu aşamalardan birisi de Minos uygarlığının...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]