10 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araba Yarışları Konstantinopolis’i Nasıl Kurtardı?

Araba yarışları “ludi cirenses” Roma ve Bizans İmparatorlukları için vazgeçilmez sporlardan biriydi. Ludi’lerin düzenlendiği günler tatil günleri kabul edilirdi ve o gün kimse çalışmazdı. Festivallerin ve dini bayramların bir parçasıydı.

Ludi cirenses, yani araba yarışları her ne kadar Etrüks ve antik Yunan Medeniyetinden taklid edilmiş olsa bile kuşkusuz Roma İmparatorluğunda geliştirilmişti. Ayrıca Yunan  hipodromlarını da büyük sirklere dönüştürmüşlerdir. Roma’daki  Circus Maximus‘da bu sirklerin en önemlisi ve en büyüğüydü.

Aventinus ve Palatinus tepeleri arasında U şeklinde başlayan kum pisti yerini 250.000 bin oturma kapasiteli büyük bir taş binaya bırakmıştı.

Yarışın kendisi oldukça basitti: başlangıç noktasında on iki savaş arabası beklerdi ve organizasyon sahibi beyaz bir mendili (mappa) yere düşürdüğünde, başlangıç noktasındaki halat çekilirdi. “Spina” da yedi yumurta ve yedi yunusla sembolize edilen yedi tur yarışmak zorundaydılar. Her tur tamamlandığında, bir yumurta alınırdı. Yarış sırasında sürücüler her şeyi yapabilirdi. Birbirlerini ‘spinaya’ (merkezdeki dikenler) itmeye çalışır ya da sadece birbirleriyle  yarışmayı seçebilirlerdi, ama aynı zamanda atları yerine kırbaçlarını kullanarak birbirlerine vurabilirlerdi de. Bu şekilde çok sayıda kaza yaşandı ve çoğu araba sürücüsünün bu sebeple uzun bir hayatı olmadı.

Circus Maximus planı
Circus Maximus’un planı.

Yarışçılar farklı renklerle temsil ediliyor. Onları tutanlar arasında da oldukça şiddetli sahnelere sebep oluyorlardı. Bu renkler izleyiciler arasında bir rekabet yarattı ve genellikle rakip grupların destekçileri arasında şiddete yol açtı. Ve yarışlar gittikçe taraflar yüzünden siyasallaştı.

 

Roma imparatorluğunun çöküşü ile yarışlarda neredeyse solmaya yüz tuttu. Bizans imparatorluğu ise yarışları sosyal sınıfı ve siyasi gücü pekiştirmenin bir yolu olarak görüyordu ve İmparator için, tebaalarını kutlama için bir araya getirmek için etkili bir olaydı.

MS 447-448’de, Konstantinopolis’in, Konstantin ve Teodosyan duvarları bir dizi depremden dolayı ağır hasar gördü. Şehir zaten Attila liderliğindeki Hunlar tarafından işgal tehdidi altındaydı.

II. Theodosius, pretoryen vali Konstantin Flavius’a duvarları hızla tamir etmesini emretti (daha önce inşa etmesi dokuz yıl sürmüştü). Önündeki muazzam görevi fark eden Constantine Flavius, yardım için savaş arabası ekiplerinin gruplarına ulaştı ve yaklaşık 16.000 destekçiden oluşan bir iş gücü topladı.

Sultanahmet hipodromu
Bizans İmparatorluğu Konstantinopolis. (Sultanahmet at meydanı)

Vali Konstantin Flavius’a araba yarışlarının ruhunu burdaki ekibe kanalize etmeyi başardı. Her fraksiyona, bölümlerini diğerinden önce tamamlamak ve takımlarının zafer şerefini kazanmak için rekabetle çalışma usülüne dayanan bir duvar parçası verildi. “Mavi” ekip, Blakherna Kapısı’ndan Myriandrion Kapısı’na ve  “Yeşiller”  Myriandrion Kapısından Marmara Denizi’ne kadar uzanan surlarda çalıştı. Sadece altmış gün içinde, Konstantinopolis’in büyük surları restore edildi ve savunma hendeği enkazdan temizlendi.

Bu dönem Hunlar 100’den fazla şehri ele geçirmiş ve yönünü Konstantinopolis’e çevirmişti. Konstantinopolis’i tehlikede gören halk ise şehirden kaçmaya başlamıştı.

Surların tamamlandığını duyan Hunlar, Konstantinopolis’i fethetme planlarını terk ettiler ve bunun yerine dikkatlerini daha batıya, birçok Bizans kentini ve yerleşimini ele geçiren Balkanlar’a çevirdiler. Theodosius barış için sessiz kalmayı tercih etti. Hun İmparatoru Attila’yı Batı Roma İmparatorluğu’nun eski topraklarını işgal etmeye bıraktı.

Ludi kelime anlamı olarak halkın yararı ve eğlencesi için düzenlenen oyun demektir.

Kaynak: http://penelope.uchicago.edu/~grout/encyclopaedia_romana/circusmaximus/circusmaximus.html

Banner
Benzer Yazılar

Hırvatistan’ın Split Şehrine Bağlı Manuš Bölgesinde Antik Roma Pazarı Bulundu!

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Tarihçi ve arkeolog Luka Jelić 1897 gibi erken bir tarihte antik yerleşiminin Diocletianus Sarayı’nın inşasından önce Split bölgesinde var olduğu...

İtalyan arkeologlar, çamurun içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel çıkardılar

10 Kasım 2022

10 Kasım 2022

İtalya’nın başkenti Roma’nın kuzeyinde bir eski hamamın çamur kalıntıları içinde çok iyi korunmuş 24 bronz heykel keşfedildi. Keşfi gerçekleştiren İtalyan...

Minos sanatının eşsiz eseri olan Pylos Combat Agate, Prehistorik çağın Davut’u olmalı

22 Kasım 2021

22 Kasım 2021

3.500 yıllık bir Yunan mezarında bulunan eser o kadar iyi tasarlanmış ki, bir Rönesans eseri kadar canlı ve gerçekçi bir...

Pompeii kurbanlarının DNA analizi şaşırtıcı sonuçlar verdi

28 Mayıs 2022

28 Mayıs 2022

M. S. 79 yılında Vezüv yanardağının şiddetli patlaması ile yerle bir olan Pompeii’nin küller arasında kalan iki kurbanın DNA analizi...

Bulgaristan’da 1500 Yıllık Roma Yerleşimi Gün Yüzüne Çıktı

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Bulgaristan’ın Pazarcık bölgesindeki Borimeçkovo köyü yakınlarında, doğalgaz boru hattı projesi öncesi yapılan arkeolojik kazılarda, Geç Roma dönemine ait ve yangınla...

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil...

Bulunan İskelet Vezüv’den Kaçanları Kurtarmaya Çalışan Subaya Ait Olabilir

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

2.000 yıl önce patlayan Vezüv Yanardağı birçok insanın ölümüne yol açmıştı. Patlamanın şiddeti ve Vezüv’ün çıkardığı lav ve küf bulutu...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

Antik Dünya’da akşamdan kalanlar için uygulanan ilginç tedavi yöntemi

10 Kasım 2021

10 Kasım 2021

Felekten bir gece çalalım diye başlayan eğlencelerin sabahı her zaman hoş olmuyor. Ertesi günün sabahı gözler, şiddetli baş ağrısı, mide...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Girit Adası’nda nadir görülen Minos Dönemi mezar ve ölü hediyeleri bulundu

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

Girit Adası’nın doğusunda yer alan Lasithi’de devam eden Sissi arkeoloji kazılarında adada nadir görülen Minos Dönemi mezar ve ölü hediyeleri...

St. Ivan Adası’ndaki Manastırın 1500 Yıllık Kutsal Su Kuyusu

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

St. Ivan Adası’ndaki Erken Hıristiyan manastırının 1500 yıllık kutsal kuyusu, Hristiyan arkeolojisi uzmanı Prof. Dr. Kazimir Popkonstantinov liderliğindeki bir arkeolog...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Antik Roma Kolonisi Liternum’da Önemli Arkeolojik Keşifler: Gladyatör Mezarı ve İmparatorluk Dönemi Yapıları Gün Yüzüne Çıktı

22 Mart 2025

22 Mart 2025

İtalya’nın Campania bölgesindeki Giugliano’da bulunan antik Roma kolonisi Liternum’da yapılan son arkeolojik kazılar, koloninin zengin tarihine ışık tutan İmparatorluk dönemine...

Arkeologlar Antik Trakya Kenti Perperikon’da yeni bir tapınak ortaya çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Arkeologlar, Antik Trakya Kenti Perperikon saray tapınak alanının sadece on metre uzaklığında başka bir tapınak keşfettiler. Tapınak keşfini ekip başkanı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]