11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araba Yarışları Konstantinopolis’i Nasıl Kurtardı?

Araba yarışları “ludi cirenses” Roma ve Bizans İmparatorlukları için vazgeçilmez sporlardan biriydi. Ludi’lerin düzenlendiği günler tatil günleri kabul edilirdi ve o gün kimse çalışmazdı. Festivallerin ve dini bayramların bir parçasıydı.

Ludi cirenses, yani araba yarışları her ne kadar Etrüks ve antik Yunan Medeniyetinden taklid edilmiş olsa bile kuşkusuz Roma İmparatorluğunda geliştirilmişti. Ayrıca Yunan  hipodromlarını da büyük sirklere dönüştürmüşlerdir. Roma’daki  Circus Maximus‘da bu sirklerin en önemlisi ve en büyüğüydü.

Aventinus ve Palatinus tepeleri arasında U şeklinde başlayan kum pisti yerini 250.000 bin oturma kapasiteli büyük bir taş binaya bırakmıştı.

Yarışın kendisi oldukça basitti: başlangıç noktasında on iki savaş arabası beklerdi ve organizasyon sahibi beyaz bir mendili (mappa) yere düşürdüğünde, başlangıç noktasındaki halat çekilirdi. “Spina” da yedi yumurta ve yedi yunusla sembolize edilen yedi tur yarışmak zorundaydılar. Her tur tamamlandığında, bir yumurta alınırdı. Yarış sırasında sürücüler her şeyi yapabilirdi. Birbirlerini ‘spinaya’ (merkezdeki dikenler) itmeye çalışır ya da sadece birbirleriyle  yarışmayı seçebilirlerdi, ama aynı zamanda atları yerine kırbaçlarını kullanarak birbirlerine vurabilirlerdi de. Bu şekilde çok sayıda kaza yaşandı ve çoğu araba sürücüsünün bu sebeple uzun bir hayatı olmadı.

Circus Maximus planı
Circus Maximus’un planı.

Yarışçılar farklı renklerle temsil ediliyor. Onları tutanlar arasında da oldukça şiddetli sahnelere sebep oluyorlardı. Bu renkler izleyiciler arasında bir rekabet yarattı ve genellikle rakip grupların destekçileri arasında şiddete yol açtı. Ve yarışlar gittikçe taraflar yüzünden siyasallaştı.

 

Roma imparatorluğunun çöküşü ile yarışlarda neredeyse solmaya yüz tuttu. Bizans imparatorluğu ise yarışları sosyal sınıfı ve siyasi gücü pekiştirmenin bir yolu olarak görüyordu ve İmparator için, tebaalarını kutlama için bir araya getirmek için etkili bir olaydı.

MS 447-448’de, Konstantinopolis’in, Konstantin ve Teodosyan duvarları bir dizi depremden dolayı ağır hasar gördü. Şehir zaten Attila liderliğindeki Hunlar tarafından işgal tehdidi altındaydı.

II. Theodosius, pretoryen vali Konstantin Flavius’a duvarları hızla tamir etmesini emretti (daha önce inşa etmesi dokuz yıl sürmüştü). Önündeki muazzam görevi fark eden Constantine Flavius, yardım için savaş arabası ekiplerinin gruplarına ulaştı ve yaklaşık 16.000 destekçiden oluşan bir iş gücü topladı.

Sultanahmet hipodromu
Bizans İmparatorluğu Konstantinopolis. (Sultanahmet at meydanı)

Vali Konstantin Flavius’a araba yarışlarının ruhunu burdaki ekibe kanalize etmeyi başardı. Her fraksiyona, bölümlerini diğerinden önce tamamlamak ve takımlarının zafer şerefini kazanmak için rekabetle çalışma usülüne dayanan bir duvar parçası verildi. “Mavi” ekip, Blakherna Kapısı’ndan Myriandrion Kapısı’na ve  “Yeşiller”  Myriandrion Kapısından Marmara Denizi’ne kadar uzanan surlarda çalıştı. Sadece altmış gün içinde, Konstantinopolis’in büyük surları restore edildi ve savunma hendeği enkazdan temizlendi.

Bu dönem Hunlar 100’den fazla şehri ele geçirmiş ve yönünü Konstantinopolis’e çevirmişti. Konstantinopolis’i tehlikede gören halk ise şehirden kaçmaya başlamıştı.

Surların tamamlandığını duyan Hunlar, Konstantinopolis’i fethetme planlarını terk ettiler ve bunun yerine dikkatlerini daha batıya, birçok Bizans kentini ve yerleşimini ele geçiren Balkanlar’a çevirdiler. Theodosius barış için sessiz kalmayı tercih etti. Hun İmparatoru Attila’yı Batı Roma İmparatorluğu’nun eski topraklarını işgal etmeye bıraktı.

Ludi kelime anlamı olarak halkın yararı ve eğlencesi için düzenlenen oyun demektir.

Kaynak: http://penelope.uchicago.edu/~grout/encyclopaedia_romana/circusmaximus/circusmaximus.html

Banner
Related Articles

Atina’da Yunan Tanrısı Hermes’e Ait Heykel Başı Bulundu

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

Antik Yunan Medeniyeti mitolojisinde yolcuların, tüccarların, habercilerin, kumarbazların ve hırsızların tanrısı olarak nitelendirilen Hermes’e ait heykel başı Atina‘da bulundu. Yunanistan...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Tunç Çağı’nda Kullanılan Linear A Yazı Sistemi

15 Temmuz 2021

15 Temmuz 2021

Sümerlilerin ekonomik hayatın bir gereği olarak buldukları yazı tarihsel süreç içerinde birçok aşama geçirmiştir. Bu aşamalardan birisi de Minos uygarlığının...

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı. Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir...

Stratonikeia Antik Kentinin Mitolojik Maskeleri

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

3.000 yıllık Stratonikeia antik kentinde yapılan arkeolojik kazılarda, 2.200 yıl öncesine tarihlendirilen taş blokları süsleyen 10 maske daha ortaya çıktı....

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

St. Ivan Adası’ndaki Manastırın 1500 Yıllık Kutsal Su Kuyusu

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

St. Ivan Adası’ndaki Erken Hıristiyan manastırının 1500 yıllık kutsal kuyusu, Hristiyan arkeolojisi uzmanı Prof. Dr. Kazimir Popkonstantinov liderliğindeki bir arkeolog...

Antik Yunan Gökbilimcisi Aratus’un Anıt Mezarı Antik Şehir Soli Pompeipolis’te bulundu!

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Mersin ilinde bulunan antik kent Soli Pompeipolis’te çalışan arkeologlar, MÖ 315 doğumlu Yunan şair ve astronom Aratus’un anıt mezarının açılışını...

Antik Yunan Medeniyetinde Şifacı Kadınlar

8 Kasım 2020

8 Kasım 2020

Antik Yunan kaynaklarında kadınlar çeşitli ilaç hazırlama tekniklerinde uzmanlaşmış olsalar dahi genelde bilgilerini kötü yönde kullandıkları düşünülmüş ve yazılmıştır. İnsanlar,...

Kibatos Kalesi Deşifre Ediliyor

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Yalova’nın Altınova ilçesinde Yalova Kıyıları Antik Liman ve Sualtı Yüzey Araştırması kapsamında yaklaşık 2 yıldır sürdürülmekte olan çalışmalar neticesinde Bizans...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Pompeii kurbanlarının DNA analizi şaşırtıcı sonuçlar verdi

28 Mayıs 2022

28 Mayıs 2022

M. S. 79 yılında Vezüv yanardağının şiddetli patlaması ile yerle bir olan Pompeii’nin küller arasında kalan iki kurbanın DNA analizi...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Pompeii’de Keşfedilen Dünyanın İlk Mağazaları

26 Aralık 2020

26 Aralık 2020

Arkeolojik keşifler arttıkça eski kültürler hakkında ki bilgilerimizde artıyor. Eğlence anlayışımızın kökenlerinde eski kültürlerin olması bir çok bakımdan şaşırtıcı bir...

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]