7 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araba Yarışları Konstantinopolis’i Nasıl Kurtardı?

Araba yarışları “ludi cirenses” Roma ve Bizans İmparatorlukları için vazgeçilmez sporlardan biriydi. Ludi’lerin düzenlendiği günler tatil günleri kabul edilirdi ve o gün kimse çalışmazdı. Festivallerin ve dini bayramların bir parçasıydı.

Ludi cirenses, yani araba yarışları her ne kadar Etrüks ve antik Yunan Medeniyetinden taklid edilmiş olsa bile kuşkusuz Roma İmparatorluğunda geliştirilmişti. Ayrıca Yunan  hipodromlarını da büyük sirklere dönüştürmüşlerdir. Roma’daki  Circus Maximus‘da bu sirklerin en önemlisi ve en büyüğüydü.

Aventinus ve Palatinus tepeleri arasında U şeklinde başlayan kum pisti yerini 250.000 bin oturma kapasiteli büyük bir taş binaya bırakmıştı.

Yarışın kendisi oldukça basitti: başlangıç noktasında on iki savaş arabası beklerdi ve organizasyon sahibi beyaz bir mendili (mappa) yere düşürdüğünde, başlangıç noktasındaki halat çekilirdi. “Spina” da yedi yumurta ve yedi yunusla sembolize edilen yedi tur yarışmak zorundaydılar. Her tur tamamlandığında, bir yumurta alınırdı. Yarış sırasında sürücüler her şeyi yapabilirdi. Birbirlerini ‘spinaya’ (merkezdeki dikenler) itmeye çalışır ya da sadece birbirleriyle  yarışmayı seçebilirlerdi, ama aynı zamanda atları yerine kırbaçlarını kullanarak birbirlerine vurabilirlerdi de. Bu şekilde çok sayıda kaza yaşandı ve çoğu araba sürücüsünün bu sebeple uzun bir hayatı olmadı.

Circus Maximus planı
Circus Maximus’un planı.

Yarışçılar farklı renklerle temsil ediliyor. Onları tutanlar arasında da oldukça şiddetli sahnelere sebep oluyorlardı. Bu renkler izleyiciler arasında bir rekabet yarattı ve genellikle rakip grupların destekçileri arasında şiddete yol açtı. Ve yarışlar gittikçe taraflar yüzünden siyasallaştı.

 

Roma imparatorluğunun çöküşü ile yarışlarda neredeyse solmaya yüz tuttu. Bizans imparatorluğu ise yarışları sosyal sınıfı ve siyasi gücü pekiştirmenin bir yolu olarak görüyordu ve İmparator için, tebaalarını kutlama için bir araya getirmek için etkili bir olaydı.

MS 447-448’de, Konstantinopolis’in, Konstantin ve Teodosyan duvarları bir dizi depremden dolayı ağır hasar gördü. Şehir zaten Attila liderliğindeki Hunlar tarafından işgal tehdidi altındaydı.

II. Theodosius, pretoryen vali Konstantin Flavius’a duvarları hızla tamir etmesini emretti (daha önce inşa etmesi dokuz yıl sürmüştü). Önündeki muazzam görevi fark eden Constantine Flavius, yardım için savaş arabası ekiplerinin gruplarına ulaştı ve yaklaşık 16.000 destekçiden oluşan bir iş gücü topladı.

Sultanahmet hipodromu
Bizans İmparatorluğu Konstantinopolis. (Sultanahmet at meydanı)

Vali Konstantin Flavius’a araba yarışlarının ruhunu burdaki ekibe kanalize etmeyi başardı. Her fraksiyona, bölümlerini diğerinden önce tamamlamak ve takımlarının zafer şerefini kazanmak için rekabetle çalışma usülüne dayanan bir duvar parçası verildi. “Mavi” ekip, Blakherna Kapısı’ndan Myriandrion Kapısı’na ve  “Yeşiller”  Myriandrion Kapısından Marmara Denizi’ne kadar uzanan surlarda çalıştı. Sadece altmış gün içinde, Konstantinopolis’in büyük surları restore edildi ve savunma hendeği enkazdan temizlendi.

Bu dönem Hunlar 100’den fazla şehri ele geçirmiş ve yönünü Konstantinopolis’e çevirmişti. Konstantinopolis’i tehlikede gören halk ise şehirden kaçmaya başlamıştı.

Surların tamamlandığını duyan Hunlar, Konstantinopolis’i fethetme planlarını terk ettiler ve bunun yerine dikkatlerini daha batıya, birçok Bizans kentini ve yerleşimini ele geçiren Balkanlar’a çevirdiler. Theodosius barış için sessiz kalmayı tercih etti. Hun İmparatoru Attila’yı Batı Roma İmparatorluğu’nun eski topraklarını işgal etmeye bıraktı.

Ludi kelime anlamı olarak halkın yararı ve eğlencesi için düzenlenen oyun demektir.

Kaynak: http://penelope.uchicago.edu/~grout/encyclopaedia_romana/circusmaximus/circusmaximus.html

Banner
Benzer Yazılar

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Fransa’da keşfedilen anıtsal Roma kompleksi

20 Mart 2023

20 Mart 2023

Kuzeydoğu Fransa’daki Reims şehrinde, arkeologlar MS 2. – 3. yüzyıldan kalma anıtsal Roma kompleksi keşfettiler. Yapı, bir U’nun kollarını oluşturan...

Taşa oyulmuş 2000 yıllık Antik Yunan ‘okul yıllığı’ bulundu

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Tarihçiler , İskoçya Ulusal Müzeleri koleksiyonundaki bir mermer levha üzerindeki eski bir Yunanca yazıtın nadir bulunan bir “Antik Yunan okul yıllığı”...

Pompeii’de Bulunan Büyük İskender Mozaiği Restore Edilecek

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

Pompeii’de bulunan en önemli eserlerden biri olan Büyük İskender mozaiği restore edilecek. Napoli Arkeoloji Müzesi yetkililerinin yaptığı açıklamada, Pompeii’de bulunan...

Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağı bulunmuş olabilir

11 Ekim 2022

11 Ekim 2022

Yunan ve Avusturyalı arkeologlar, M. S. 6’ncı yüzyılda terk edilmiş Antik Samikon Kenti’nde Poseidon tapınağına ulaşmış olabilirler. Samikon kenti, Eleia...

Amazon Kadın Savaşçıları Gerçekten Var mıydı?

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Tarihte savaşçı kadınlar olarak bilinen Amazonlar‘ın varlığı arkeoloji ve tarih biliminde sürekli tartışılan konu olmuştur. Kimi bilim insanları, bu savaşçı...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Via Tiburtina’da Cumhuriyet dönemine ait bir Roma köprüsü keşfedildi

28 Şubat 2022

28 Şubat 2022

Roma Şehri’nin kuzeydoğusuna giden antik Roma yolu Via Tiburtina’nın 12. kilometresinde, Cumhuriyet döneminden kalma nadir bir köprünün kalıntıları keşfedildi. Köprü,...

Antik Dünya’nın en büyük agorasına sahip İtalya’nın Selinunte kentinde yapılan kazılarda “Sonuçlar beklentilerin çok ötesine geçti”

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Yunan döneminin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İtalya’nın Selinunte Antik Kenti’nde, 33.000 metrekarelik alana sahip antik dünyanın en büyük...

Roma İmparatorluğunun zümrüt madenleri göçebelerin eline geçmiş olabilir

7 Mart 2022

7 Mart 2022

Universitat Autònoma de Barcelona ve Varşova Üniversitesi’nden arkeologlar tarafından yapılan yeni araştırma, Roma İmparatorluğu zümrüt madenlerinin 4. yüzyılda göçebelerin eline...

Kıbrıs’ta Stibadium Mimari Yapısı Bulundu

13 Temmuz 2021

13 Temmuz 2021

Baf Arkeoloji Parkı’nda kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, stibadium adı verilen mimari yapı ortaya çıkardılar. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer...

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Antik Roma’da Gönüllü Kadın Gladyatörler

21 Mart 2021

21 Mart 2021

Çok az insan, kadın gladyatörlerin, Roma’da arenada dövüştüğünü biliyor. Bu gladyatör kadınların bazıları savaşmaya zorlanırken, bazıları da para ya da...

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]