29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Halawa Yerleşmesi

Erken Tunç Çağı’nın geç yerleşimlerinden biri olan Halawa ilk olarak M. Van Loon tarafından 1967’de III. binyıl kalıntılarını bulmasıyla keşfedilmiştir.

Tabka barajının inşası nedeniyle su basmış Fırat bölgesinde 1970’lerin ortalarında bir dizi kurtarma kazısı olarak başlanmıştır. Bu sürede 1977-1986 yılları arasında Saarland Üniversitesi; kazı başkanı başta Prof. Dr. Winfried Orthmann olmak üzere Halawa’daki arkeolojik kazılara başlanmıştır. Halawa kazı sonuçları şu ana kadar 1981 ve 1989’da iki ön raporda yayınlanmıştır. Biz de bilgileri bu raporlar sayesinde edinebiliyoruz.

Hawala yerleşmesi
Halawa yerleşmesi harita gösterimi

Halawa yerleşmesi coğrafi konum olarak Suriye’nin kuzeyinde yer almaktadır. Selenkahiye, Emar, Mumbaka ve Habuba Kabira yerleşmelerine komşudur. Bugünkü Halawa köyünün hemen yanında bulunan site, Suriye’nin orta Fırat bölgesindeki Esad Rezervuarı’nın doğu kıyısında yer almaktadır.

Yerleşme de Mâri Kralı Enna-Dagan’dan Ebla Kralı’na yazılan mektup bulunmuştur. Mâri’nin bir zamanlar fethedilen alanlar için Ebla’ya olan iddiasını göstermeyi amaçlayan bir mektuptur. Bu raporlarda, yüksek yerlerde bir prensin varlığından bahsedilir. Bu sebeple bu bölge J.-W. Meyer tarafından arkeolojik olarak doğrulanabilir merkezi yerler olarak tanımlanmıştır. Halawa çevresindeki alan muhtemelen Gasur Prensliği’nin bir parçasıydı ve Halawa, büyüklüğü nedeniyle bu prensliğin merkezi konumu olabilirdi.

Mimari olarak yerleşim, sokaklarla çevrili bloklardan oluşmaktadır. Toplam 80 konut birimi birbirinden ayırt edilebilir şekilde bulunmuştur. Hepsi aynı büyüklükte ve benzer bir kat planına sahiplerdir. Yerleşim genel olarak merkezi planlı bir izlenim vermektedir. Yerleşim yapıları yalnızca ekonomik koşullarla değil, aynı zamanda akrabalık ilişkileriyle ve belirli dini toplulukların sınırlandırılmasıyla da şekillenmiştir.

Binalar, katmanlar olarak ayrılmıştır. Örneğin bina katmanı 3 bina katmanı 2’den tamamen farklı bir yerleşim yapısına sahiptir. Yerleşimde merkezin en yüksek noktasında, 20x13m’lik bir bina kazılmıştır. İlk Tunç Çağı’nda yerleşimde bir şehir duvarının varlığı ortaya çıkmıştır. Kuzey, doğu ve güneyde duvarlı bir alanın varlığı biliniyor. Sadece doğudaki bir kapıdan birkaç binadan oluşan bir tapınak alanına erişimin sağlandığı düşünülüyor. Yerleşme alanları boyut ve oda yapıları açısından büyük farklılıklar göstermektedir.

Araştırmacılar tarafından bu farklılığın merkezi açıdan planlanmayan bir gelişme olduğu düşünülmektedir. Bunun yanında J.W. Meyer evlerde malzemeler için saklama kaplarının ve özel saklama odalarının varlığı nedeniyle, fazlalıkların sadece depolanabileceği değil, aynı zamanda satılıyor olabileceğinden de şüphelenmiştir. Fazlalıklarını doğrudan üst-merkeze taşıyan bir tarımsal üretim merkezi olan bir bina bulunmuştur.

Halawa’nın yerleşim sisteminin hem Erken Tunç Çağı’nda hem de Orta Tunç Çağı’nda yeniden inşa edilmeye çalışıldığı açıktır. Orta Tunç Çağı’nda bina planı olarak yerleşim tamamen farklı bir tabloya sahip ve kamu binalarının eksik olduğu anlaşılıyor. Bu da Halawa’nın bu dönemde merkezi bir yer olarak statüsünü kaybettiğini gösteriyor. Büyük depolama gemilerinin eksikliği de kısa vadeli gıda dağıtımına bağımlı bir nüfusun göstergesidir.

Yerleşimde bulunan kil tabletlerden de elde edilen bilgiye göre Fırat’ın batı yakasında yaklaşık 20 km uzaklıkta bulunan Emar, baskın merkezdir. 1994 yılında Tell Halawa’nın A bölümünde ele geçen küçük buluntular yayınlandı ve ön raporların yayınlanmış seramikleri birkaç kez karşılaştırmalı kronolojik çalışmalara konu olmuştur.

Halawa Yerleşmesinde Seramik

Fırat Vadisi içindeki seramiklerin kronolojik dizisinde Winfried Orthmann seramikleri üç aşamaya ayırdı. Bunların bazı özellikleri 1991’de E. Rova tarafından kaydedilmiştir.

Kısaca bahsedecek olursak En eski aşama yuvarlak zeminli ve eski malların baskın olduğu aşamadır Hama K, Tell Mardih, Mezopotamya dönemi ve Kuzey Suriye dönemlerine karşılık gelir. Sonraki aşama II, boyalı ve siyah bardaklar, dikey delinmiş kordon delikli kaplar, dışı kalınlaştırılmış ağızlı kaplar ve nispeten derli toplu bir görünüme sahip “Hama kapları” ile tanımlandı. Son olarak, en son aşama III’te, testiler ve kâseler üzerinde çok uçlu kenarların ortaya çıkması karakteristik bir özellik olmuştur.

Uruk dönemine tarihlenen seramiklerin de tipik özelliği ‘’S’’ şeklindeki kâselerdir. Seramik, arkeolojik kazılar sırasında ortaya çıkan en yaygın bulgudur. Kırılganlığı nedeniyle, seramiklerin kısa bir ömrü vardır. Bu nedenle seramikler, sürekli değişime tabi olmaları şartıyla kronolojik incelemeler için idealdir. Bunlar hem yerleşimin iç kronolojisine hem de diğer Kuzey Suriye bölgeleriyle karşılaştırmaya yardımcı olmaktadır.

Ele geçen diğer seramik buluntuları, temelde Orta Tunç Çağı’nın başlarına (MÖ 2000-1800)tarihlendirilmiştir. L. Nigro, Erken Tunç Çağı sonu ile Orta Tunç Çağı I arasındaki geçişin pürüzsüz olduğunu düşünmektedir. Buradaki belirleyici faktör tarihleme açısından önemli olan, seramiğin karşılaştırılmasıydı. Kil, taş ve kemik malzemelerinden yapılmış küçük buluntular ele geçmiştir ve malzemelerine göre ayrı ayrı incelenmişlerdir. Kemikler hariç olmak üzere, bulgulara göre münferit malzeme grupları içinde daha da fazla bir ayrım yapmak mümkündür.

Küçük seramik buluntular arasında; antropomorfik ve zoomorfik pişmiş toprak, araba modelleri, tütsü kutuları sayılabilir. Metal buluntular iğnelere ve diğer metal buluntulara ayrılır. Taş buluntulardan kabartma parçaları ele geçmiştir. Bunun yanında sürtünme taşları gibi kötü korunduğu için tasvir edilmeyen parçalar da vardır.

Mezar Gelenekleri

Son olarak biraz da mezarlık geleneklerinden bahsedecek olursak neredeyse tamamen yerleşim alanının dışında bir mezarlık bulunmuştur. Mezar eşyası olarak çömlek bıraktıklarını biliyoruz. Bu çömlekler dışa çekik ağızlı, şişkin ve basık gövdeli, düz diplidir. Oval biçimlendirilmiş, üzeri iri taş levhalarla örülmüş oda mezarlar yapmışlardır.

Kaynak : ORTHMANN, W., MEYER, W.J., ‘’Ausgrabungen in Halawa, Die Kleinfunde von Tell Halawa A, Band 6’’, (1994) Germany, Saarbrücken
ORTHMANN, W., HEMPELMANN, R.,‘’Ausgrabungen in Halawa, Die Bronzezeitliche Keramik von Tell Halawa A, Band 9’’, (2005) Germany, Saarbrücken

Banner
Related Articles

Araştırmacılar, yanmış kalıntılardan yola çıkarak İncil’de geçen Yahuda Krallığı’na karşı düzenlenen seferleri doğruladı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

İsrail’deki 17 arkeolojik alanda 21 yıkım katmanını, yanmış kalıntılarda kaydedilen dünyanın manyetik alanının yönünü ve / veya yoğunluğunu yeniden yapılandırarak...

Sihirli yılan büyüleriyle süslenmiş bir Mısır mezarı keşfedildi

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Giza ve Saqqara arasındaki Abusir’deki kazılar sırasında, Çek Mısırbilim Enstitüsü’ndeki (CIE) arkeologlar, mezarın sakinini yılan ısırıklarına karşı koruyan sihirli büyülere...

Arabistan’da Mustatil Yapılar Sığır Kültünün 7.000 Yıllık Taş Kalıntıları Olabilir

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Arabistan’ın kuzeybatısında mustatil taş kalıntılarını inceleyen arkeologlar, bu taş kalıntıların 7.000 yıllık sığır kültü için kullanılan alanlar olabileceğini düşünüyorlar. Arapça...

Gazze Şeridi’nde bir çiftçi 4.500 yıllık Kenan tanrıça heykeli buldu

25 Nisan 2022

25 Nisan 2022

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Khan Yunus şehrinde bir çiftçi, arazisinde çalışırken 4.500 yıllık Kenan tanrıça heykeli buldu. Turizm ve Eski Eserler...

Arkeologlar Mısır kraliçesinin mezarında 5000 yıllık şarap buldular

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Uluslararası arkeoloji ekibi Yukarı Mısır’da Kraliçe Merneith’e ait olan mezarda açılmamış mühürlü çömleklerin içinde 5000 yıllık şarap buldu. Kraliçe Merneith’in...

Dünyanın En Eski Elbisesi “Tarkhan Elbisesi”

24 Nisan 2021

24 Nisan 2021

Yaşamın olmasa olmaz üçlüsü beslenme barınma ve giyinme… İlk insanın hayvan kürkleri ile kendisini soğuktan korumak için giyim ürünleri yaptıklarını...

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

18 Ocak 2023

18 Ocak 2023

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Mısır’da kraliyet sfenks heykeli ortaya çıkarıldı

6 Mart 2023

6 Mart 2023

Bir Mısır arkeolojik misyonu, Mısır’ın güneyinde Roma dönemi kireçtaşı kabininin içinde bir kraliyet sfenks heykeli keşfetti. Eski Eserler Bakanlığı Pazartesi...

Antik Mısır mühürlü hayvan adak kutuları

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

Antik Mısır’da, hayvanlar genellikle tapınaklarda ve evlerde beslendi. Bazı hayvanlar tanrı ve tanrıçaların sembolü olarak kabul edildi. Bu nedenle, özellikle...

Mısır’da bulunan bir mağara resmi, Hz. İsa’nın Doğumundan 3.000 yıl önce bir doğum sahnesini tasvir ediyor

21 Aralık 2023

21 Aralık 2023

Mısır’ın Sahra Çölü’nde şimdiye kadar bulunan en eski doğum sahnesini tasvir eden 5.000 yıllık kaya sanatı bulundu: Ebeveynler arasında yeni...

Tarihi Bağlantılara Işık Tutan Keşif: III. Ramses’in Kraliyet Yazıtı Güney Ürdün’de Bulundu

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Arkeoloji dünyası, Ürdün’ün güneyindeki büyüleyici Wadi Rum Koruma Alanı’nda yapılan dikkat çekici bir keşifle heyecanlandı. Mısır Firavunu III. Ramses’in (MÖ...

Memlükler’in kale kuşatmasında attıkları taşın üzerindeki ilginç Arapça yazıt

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Günümüzde, topçu birlikleri düşman mevzilerine atacakları bombaların üzerine bir iki kelimeden oluşan mesajlar yazarlar. Hava saldırılarında da bu tip mesajlar...

İsrail’de Dünyanın En Eski Camisi Bulunmuş Olabilir

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Dünyanın en eski camilerinden biri, İsrail’in Celile Denizi kıyılarında bir arkeolog ekibi tarafından ortaya çıkarıldı. Caminin kalıntıları, orijinal olarak Bizans...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]