20 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın oluşumu 135-65 milyon yıl olan Üst Kretase dönemine tarihlenmektedir.

Thessaly Theopetra Mağarası Orta ve Üst Paleolitik’in yanı sıra Mezolitik ve Neolitik kültür kalıntılarını içeren Yunanistan’daki en uzun arkeolojik dizilerden birini içerir . Kayıtlar, sedimanter özelliklere ve botanik kalıntılara dayanan önemli paleoçevresel veriler göstermiştir.

Kireçtaşından oluşturulan mağara, Orta Paleolitik dönemden beri iskan edilmiş ve yeni bulgular, bu ilk halkların yaşamlarına yeni bir bakış açısı veriyor.

Theopetra’daki kazılar, Yunanistan Kültür ve Spor Bakanlığı Paleoantropoloji ve Mağaracılık Ephorate of Palaeoanthroplogy ve Speleography onursal başkanı olan arkeolog Dr. Catherine Kyparissi-Apostolika’nın yönetiminde 1987 yılında başladı.

En yeni bulgular Neolitik çağda Theopetra Mağarası’nda tahminen 43 kişinin yaşadığını gösteriyor . Uzmanlar diyetlerinde buğday, arpa, zeytin, baklagiller ve biraz et yediklerini bile doğruladılar.

Dr. Kyparissi-Apostolika tarafından sunulan son veriler, mağaranın binlerce yıldır insanlar için bir sığınak olarak hizmet verdiğini göstermektedir ve büyük olasılıkla, mevcut hava koşullarına bağlı olarak mağarayı terk ettikleri dönemler olmuştur. Bu binlerce yıl boyunca iklim tekrar tekrar değişti.
Son yıllarda mağara, savaş zamanlarında yerel halk için ve bazen de hayvan barınakları için bir sığınak olarak hizmet etti.

Dr. Kyparissi-Apostolika’ya göre, bölgede insan mezarları da bulundu, bu mezarların bu mağarada yaşayanların olduğuna dair hiçbir şüphe yok. İki gömü, buzul sonrası Üst Paleolitik döneme ve biri MÖ 14.990-14.060’a ; diğer üç mezar ise Mezolitik döneme karşılık gelir ve MÖ 7.000 ile 7.500 arasına tarihlenmektedir.
Tüm iskeletler muhtemelen Homo Sapiens türüne aittir.

Theopetra kayası

Orta Paleolitik dönemin daha derin katmanlarında gömü bulunamadı, ancak dünyanın herhangi bir yerinde çok nadir bulunan bir yerde insan ayak izleri keşfedildi. Ancak bu katmanlarda bulunan taş alet türlerine göre muhtemelen bu dönemde Neandertal halkı orada yaşıyordu.

Neolitik döneme ait insan kemiklerinin paleopatolojik analizine göre, o dönemde mağarada yaşayan tahmini 43 kişinin oldukça sağlıklı göründüğünü bildirdi.
Mağara MÖ. 4000 civarında sakinlerince terkedildi. Neolitik çağın sonlarına doğru karstik borularla mağaraya giren suyun kuvveti ve yine erozyon nedeniyle büyük parçaların çatıdan ayrılıp çökmesi, muhtemelen başka bir yer arayışında olan Mağara sakinlerini buradan ayrılmaya mecbur etti.

Güneydoğu Avrupa’nın tarihöncesi için önemi nedeniyle mağara, ziyaretçilere açık bir arkeolojik sit alanı haline gelirken, buluntuları mağaradan çok uzak olmayan köyün girişindeki Theopetra Mağara Dokümantasyon ve Eğitim Merkezi’nde (Müze) sergileniyor.

Mağara 2009 yılında ziyaretçilere açılmıştı fakat heyelan tehlikesi nedeniyle 2016’da kapatılmıştır. Heyelan riski yüzünden halen kapalı durumdadır.

https://greece.greekreporter.com/2020/10/14/new-findings-in-theopetra-cave-shed-light-on-neolithic-era-in-greece/ sitesinden çeviri yapılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Pompeii kazılarında kölelerin ve eşeklerin acımasızca çalıştırıldığı değirmen ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Vezüv yanardağının yerle bir ettiği (MS 79) Roma kenti Pompeii’de devam eden kazılarda kölelerin ve eşeklerin acımasız bir şekilde çalıştırıldıkları...

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

Kuzey İsrail’de “Meryem’den Doğan İsa” Yazan Yunanca Bir Yazıt Ortaya Çıkarıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

The Jerusalem Post’un haberine göre, İsrail Eski Eserler Dairesi bugün yaptığı açıklamada, “Meryem’den doğan İsa ” adını taşıyan 1.500 yıllık...

2.000 Yıl Önce Guatemala’da Geliştirilen Antik Maya Su Arıtma Sistemi ‘Bugün Hala Çalışacak’ Durumda!

26 Ekim 2020

26 Ekim 2020

Antik Maya, Mesoamerica halkı dünyanın en eski su arıtma sistemlerinden biri geliştirdi. Bugün bile bu çalışma kullanılabilir durumdadır. ABD’li uzmanlar,...

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

Çin’de kucaklaşan aşıkların 1600 yıllık mezarı bulundu

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Jilin Üniversitesi’ne göre, arkeologlar yakın zamanda Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen kucaklaşan aşıkların mezarı hakkında bir çalışma yayınladılar. Mezar, 2020...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Metropolis’te Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” bulundu

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

İzmir Torbalı ilçesi’nde yer alan Metropolis Antik Kenti’nde Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” ortaya çıkarıldı. Temeli 5 bin...

Sebastia kazıları 100 Yıl Aradan Sonra Yeniden Başladı: Antik Samiriye’nin Tarihi Gün Yüzüne Çıkıyor

8 Haziran 2025

8 Haziran 2025

Yaklaşık bir asırdır arkeolojik çalışmalardan uzak kalan antik Sebastia kentinde yeniden başlatılan kazılar, tarih araştırmacılarını ve uzmanları heyecanlandıran bulgulara sahne...

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

500 yıllık tarihi Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek

6 Şubat 2022

6 Şubat 2022

Diyarbakır’da 16. yüzyılda inşa edilen, cemaati olmadığı için harap durumda bulunan Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek. Diyarbakır’ın merkez Sur...

Güney Amerika’nın En Eski Uygarlığı Olarak Bilinen Caral Kültürüne Ait Yeni Bir Piramit Keşfedildi

8 Şubat 2025

8 Şubat 2025

Caral Arkeoloji Bölgesi ekibi, Peru’nun Lima Bölgesi, Barranca ilindeki Supe Vadisi’nde, Dünya Mirası listesindeki Caral-Supe Kutsal Şehri’nin bir kilometre batısında...

Bilimsel Çalışma Ortaya Koydu: Hititler 3 Bin Yıl Önce Gelişmiş Bir Hijyen Kültürüne Sahipti

31 Ocak 2026

31 Ocak 2026

Hititler denildiğinde akla genellikle savaşlar, krallar, çivi yazılı tabletler ve tanrılar gelir. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu güçlü Anadolu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]