21 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın oluşumu 135-65 milyon yıl olan Üst Kretase dönemine tarihlenmektedir.

Thessaly Theopetra Mağarası Orta ve Üst Paleolitik’in yanı sıra Mezolitik ve Neolitik kültür kalıntılarını içeren Yunanistan’daki en uzun arkeolojik dizilerden birini içerir . Kayıtlar, sedimanter özelliklere ve botanik kalıntılara dayanan önemli paleoçevresel veriler göstermiştir.

Kireçtaşından oluşturulan mağara, Orta Paleolitik dönemden beri iskan edilmiş ve yeni bulgular, bu ilk halkların yaşamlarına yeni bir bakış açısı veriyor.

Theopetra’daki kazılar, Yunanistan Kültür ve Spor Bakanlığı Paleoantropoloji ve Mağaracılık Ephorate of Palaeoanthroplogy ve Speleography onursal başkanı olan arkeolog Dr. Catherine Kyparissi-Apostolika’nın yönetiminde 1987 yılında başladı.

En yeni bulgular Neolitik çağda Theopetra Mağarası’nda tahminen 43 kişinin yaşadığını gösteriyor . Uzmanlar diyetlerinde buğday, arpa, zeytin, baklagiller ve biraz et yediklerini bile doğruladılar.

Dr. Kyparissi-Apostolika tarafından sunulan son veriler, mağaranın binlerce yıldır insanlar için bir sığınak olarak hizmet verdiğini göstermektedir ve büyük olasılıkla, mevcut hava koşullarına bağlı olarak mağarayı terk ettikleri dönemler olmuştur. Bu binlerce yıl boyunca iklim tekrar tekrar değişti.
Son yıllarda mağara, savaş zamanlarında yerel halk için ve bazen de hayvan barınakları için bir sığınak olarak hizmet etti.

Dr. Kyparissi-Apostolika’ya göre, bölgede insan mezarları da bulundu, bu mezarların bu mağarada yaşayanların olduğuna dair hiçbir şüphe yok. İki gömü, buzul sonrası Üst Paleolitik döneme ve biri MÖ 14.990-14.060’a ; diğer üç mezar ise Mezolitik döneme karşılık gelir ve MÖ 7.000 ile 7.500 arasına tarihlenmektedir.
Tüm iskeletler muhtemelen Homo Sapiens türüne aittir.

Theopetra kayası

Orta Paleolitik dönemin daha derin katmanlarında gömü bulunamadı, ancak dünyanın herhangi bir yerinde çok nadir bulunan bir yerde insan ayak izleri keşfedildi. Ancak bu katmanlarda bulunan taş alet türlerine göre muhtemelen bu dönemde Neandertal halkı orada yaşıyordu.

Neolitik döneme ait insan kemiklerinin paleopatolojik analizine göre, o dönemde mağarada yaşayan tahmini 43 kişinin oldukça sağlıklı göründüğünü bildirdi.
Mağara MÖ. 4000 civarında sakinlerince terkedildi. Neolitik çağın sonlarına doğru karstik borularla mağaraya giren suyun kuvveti ve yine erozyon nedeniyle büyük parçaların çatıdan ayrılıp çökmesi, muhtemelen başka bir yer arayışında olan Mağara sakinlerini buradan ayrılmaya mecbur etti.

Güneydoğu Avrupa’nın tarihöncesi için önemi nedeniyle mağara, ziyaretçilere açık bir arkeolojik sit alanı haline gelirken, buluntuları mağaradan çok uzak olmayan köyün girişindeki Theopetra Mağara Dokümantasyon ve Eğitim Merkezi’nde (Müze) sergileniyor.

Mağara 2009 yılında ziyaretçilere açılmıştı fakat heyelan tehlikesi nedeniyle 2016’da kapatılmıştır. Heyelan riski yüzünden halen kapalı durumdadır.

https://greece.greekreporter.com/2020/10/14/new-findings-in-theopetra-cave-shed-light-on-neolithic-era-in-greece/ sitesinden çeviri yapılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

21 Aralık Kış Gündönümününde Gündoğumunu Stonehenge’de Canlı İzleyebilirsiniz

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Bu sene 21 Aralık kış gündönümünü Stonehenge’de izlemeye ne dersiniz? English Heritage’ten yapılan açıklamalar doğrultusunda bu sene 21 aralıkta gerçekleşecek...

Sağlık ve Temizlik Tanrıçası ‘Hygieia’nın Heykeli Bulundu

19 Ağustos 2021

19 Ağustos 2021

Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökhan Coşkun’un kazı koordinatörlüğünde devam eden Aizanoi Antik Kenti...

Antandros Antik Kenti’nde 2.400 Yıllık Mezar Ortaya Çıkarıldı

31 Temmuz 2021

31 Temmuz 2021

2000 yılında yüzey araştırması ile başlayan  Antandros Antik Kenti kazılarının bu yılki çalışmalarında 2.400 yıllık pitos mezar ortaya çıkarıldı. Mysia...

Tüy kökenlerinin gizemi: Kabarık pterozorlar tartışmayı nasıl yeniden alevlendirdi?

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Tüy deyince ilk akla gelen hayvanlar kuşlardır. Bilinen en eski kuş olan Archæopteryx’in fosilleri yaklaşık 160 yıl önce ilk kez...

Trier Üniversitesi’nin Dijital Para Dolabı Artık Erişilebilir

19 Şubat 2024

19 Şubat 2024

Tarihi sikkeler, koleksiyonlar ve sergiler için mücevher parçalarından çok daha fazlasıdır özellikle araştırmacılar için ilgi çekicidir. Trier Üniversitesi, birkaç yıldır...

Kaçakçılar Roma Antik Kentini Tarumar Ettiler

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Anadolu’nun eşsiz kültürel değerlerini heba eden kaçakçılar bu seferde Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Hisarcıklı Kalesi bölgesinde bulunan Roma döneminden kalma antik...

İspanya’da bulunan 2000 yıldan daha eski bir Keltiberya şehri

16 Temmuz 2023

16 Temmuz 2023

Madrid Politeknik Üniversitesi, İspanya’nın kuzeyindeki Soria eyaletinde bir Roma kampının ve Keltiberya kenti Titiakos’un keşfedildiğini duyurdu. Buna ek olarak, üniversiteden...

Yapay Zekâ, Hitit Çivi Yazılı Tabletlerde Antik Kâtiplerin El Yazısını Ayırt Edebiliyor

18 Mayıs 2026

18 Mayıs 2026

Hitit çivi yazılı tabletler, binlerce yıl önce Anadolu’da kurulan güçlü bir devletin hafızasını taşıyor. Ancak bu hafızanın büyük bölümü bugün...

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

14 Mayıs 2021

14 Mayıs 2021

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Tunel Wielki mağarasında 500 milyon yıllık çakmaktaşı aletler bulundu

9 Ekim 2022

9 Ekim 2022

Yaklaşık 20 yıl önce Kraków-Częstochowa Jura’daki Tunel Wielki mağarasında yapılan kazılar sırasında keşfedilen kemik ve küçük çakmaktaşı aletlerin analiz sonuçları...

Neolitik Çağ’da kazın evcilleştirilmesine dair kanıtlar bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

Yangtze Nehri vadisinde bulunan kaz kemikleri üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kazlar 7000 yıl kadar önce Çin’de evcilleştirilmiş olabilir. Tavukların...

Kültepe’de bulunan 2000 yıllık Anisa Levhası, o dönemde Anadolu’da Yunanca konuşulduğunu gösteriyor

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

Asur ticaret koloni çağının en önemli karumu olan Kültepe/Kanesh de yapılan kazılarda bulunan 2000 yıllık meclis kararına sahip Anisa Levhası,...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]