29 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın oluşumu 135-65 milyon yıl olan Üst Kretase dönemine tarihlenmektedir.

Thessaly Theopetra Mağarası Orta ve Üst Paleolitik’in yanı sıra Mezolitik ve Neolitik kültür kalıntılarını içeren Yunanistan’daki en uzun arkeolojik dizilerden birini içerir . Kayıtlar, sedimanter özelliklere ve botanik kalıntılara dayanan önemli paleoçevresel veriler göstermiştir.

Kireçtaşından oluşturulan mağara, Orta Paleolitik dönemden beri iskan edilmiş ve yeni bulgular, bu ilk halkların yaşamlarına yeni bir bakış açısı veriyor.

Theopetra’daki kazılar, Yunanistan Kültür ve Spor Bakanlığı Paleoantropoloji ve Mağaracılık Ephorate of Palaeoanthroplogy ve Speleography onursal başkanı olan arkeolog Dr. Catherine Kyparissi-Apostolika’nın yönetiminde 1987 yılında başladı.

En yeni bulgular Neolitik çağda Theopetra Mağarası’nda tahminen 43 kişinin yaşadığını gösteriyor . Uzmanlar diyetlerinde buğday, arpa, zeytin, baklagiller ve biraz et yediklerini bile doğruladılar.

Dr. Kyparissi-Apostolika tarafından sunulan son veriler, mağaranın binlerce yıldır insanlar için bir sığınak olarak hizmet verdiğini göstermektedir ve büyük olasılıkla, mevcut hava koşullarına bağlı olarak mağarayı terk ettikleri dönemler olmuştur. Bu binlerce yıl boyunca iklim tekrar tekrar değişti.
Son yıllarda mağara, savaş zamanlarında yerel halk için ve bazen de hayvan barınakları için bir sığınak olarak hizmet etti.

Dr. Kyparissi-Apostolika’ya göre, bölgede insan mezarları da bulundu, bu mezarların bu mağarada yaşayanların olduğuna dair hiçbir şüphe yok. İki gömü, buzul sonrası Üst Paleolitik döneme ve biri MÖ 14.990-14.060’a ; diğer üç mezar ise Mezolitik döneme karşılık gelir ve MÖ 7.000 ile 7.500 arasına tarihlenmektedir.
Tüm iskeletler muhtemelen Homo Sapiens türüne aittir.

Theopetra kayası

Orta Paleolitik dönemin daha derin katmanlarında gömü bulunamadı, ancak dünyanın herhangi bir yerinde çok nadir bulunan bir yerde insan ayak izleri keşfedildi. Ancak bu katmanlarda bulunan taş alet türlerine göre muhtemelen bu dönemde Neandertal halkı orada yaşıyordu.

Neolitik döneme ait insan kemiklerinin paleopatolojik analizine göre, o dönemde mağarada yaşayan tahmini 43 kişinin oldukça sağlıklı göründüğünü bildirdi.
Mağara MÖ. 4000 civarında sakinlerince terkedildi. Neolitik çağın sonlarına doğru karstik borularla mağaraya giren suyun kuvveti ve yine erozyon nedeniyle büyük parçaların çatıdan ayrılıp çökmesi, muhtemelen başka bir yer arayışında olan Mağara sakinlerini buradan ayrılmaya mecbur etti.

Güneydoğu Avrupa’nın tarihöncesi için önemi nedeniyle mağara, ziyaretçilere açık bir arkeolojik sit alanı haline gelirken, buluntuları mağaradan çok uzak olmayan köyün girişindeki Theopetra Mağara Dokümantasyon ve Eğitim Merkezi’nde (Müze) sergileniyor.

Mağara 2009 yılında ziyaretçilere açılmıştı fakat heyelan tehlikesi nedeniyle 2016’da kapatılmıştır. Heyelan riski yüzünden halen kapalı durumdadır.

https://greece.greekreporter.com/2020/10/14/new-findings-in-theopetra-cave-shed-light-on-neolithic-era-in-greece/ sitesinden çeviri yapılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Rusya’nın Suzdal bölgesinde nadir bulunan bir hazine ortaya çıkarıldı

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Rusya’nın Suzdal bölgesinde nadir görülen bir hazine buldular. Suzdal Opolye’nin daha önce keşfedilmemiş alanlarından birinde...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

Brezilya’da çok nadir görülen bir dinozor türünün kalıntıları keşfedildi

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Araştırmacılar, 70 milyon yıl önce Brezilya’da yaşamış dişsiz, iki ayaklı bir dinozor türünün kalıntılarını ortaya çıkardı ve bunu “son derece...

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Milion Taşı Kazı Alanında İnsan Kabartması Bulundu

18 Temmuz 2021

18 Temmuz 2021

Doğu Roma döneminden kalan Milion Taşı (Milyon Taşı olarak da bilinir) İstanbul’un tarihi miraslarından birisidir. İstanbul’un Fatih ilçesi Cağaloğlu semtinde...

Bangkok’un Batısında 3000 Yıllık Balina İskeleti Bulundu

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Bangkok’un batısındaki Samut Sakhon’da 3000 yıldan daha uzun bir süre önce bu denizlerde yüzmüş olduğu düşünülen bir balina iskeleti bulundu....

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

Aziz Thaddeus’un mezarının Eğil Kalesi kazılarında bulunduğu düşünülüyor

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Diyarbakır’da bulunan Eğil Kalesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda 1600-1900 yıl öncesine ait mezarlar bulundu. Kazı başkanı Prof. Dr. Vecihi Özkaya, mezarlardan...

Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki 600 yıllık bir kilisenin kalıntıları aranırken 1.000 yıllık bir kült alanı keşfedildi

26 Şubat 2024

26 Şubat 2024

Arkeologlar, Almanya’nın Chiemsee Gölü’ndeki bir ada olan Fraueninsel’de, 1800’lerin başında yıkılan 600 yıllık bir kilisenin kalıntılarını ararken 1.000 yıldır yeraltında...

2000 yıllık hançer, Roma ile kabile savaşçıları arasında uzun zamandır unutulmuş bir savaşın yerini ortaya koyuyor

18 Aralık 2023

18 Aralık 2023

İsviçre’de gönüllü bir arkeolog ve diş hekimliği öğrencisi Lucas Schmid, 2019’da 2000 yıllık gümüş ve pirinç bir hançer keşfetti. Roma...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

18.000 yıl önce, geç Pleistosen insanları “Dünyanın En Tehlikeli Kuşunu” yumurtadan çıkarıp büyütmüş olabilir.

2 Ekim 2021

2 Ekim 2021

Araştırmacılar, yumurta kabuğunun, insanlar ve kuşlar arasındaki geçmiş etkileşimleri netleştirme potansiyeline sahip, az çalışılmış bir arkeolojik malzeme olduğunu söylüyor. Bununla...

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]