6 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği iddiası gündeme geldi.

İsrail’de yayın yapan Zman Yisrael gazetesi, Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesini gündeme taşıyarak tartışmaları alevlendirdi.

Zman Yisrael, 2600 yıllık Siloa Yazıtı’nın İsrail’e verileceğini bir İsrailli yetkilinin sözlerine dayandırarak haberleştirdi. Bu haber hakkında Türk yetkilileri herhangi bir açıklama da bulunmadı.

Siloa Yazıtı, İsrail’e iadesi mümkün görünmüyor

1880 yılında Kudüs yakınlarında bulunup İstanbul Müze-i Hümayun’a (İstanbul Arkeoloji Müzeleri) getirilen Siloa Yazıtı, Yahudi tarihi açısından çok önemli bir belge…

Fenike alfabesi ile yazılan İbranice yazıt, geçmiş yıllarda da İsrail’e iade edilmesi gündeme gelmişti.

Bu kadar öneme haiz Siloa Yazıtı İsrail’e iade edilebilir mi?

Kültürel varlıkların doğdu yerde bulunması, sergilenmesi ilkesine göre hareket edilmeli midir?

Siloa Yazıtı

Ömer Erbil, Siloa yazıtı devlet malı, verilmesi namümkün! başlığında yazdığı makale de şu bilgilere yer verdi.

İsrail eserle ilgili neden bu kadar ısrarcı? Siloa Yazıtı ne anlatıyor? Bu eser biz de çalıntı mı? Öncelikle bu eser 1880 yılında o dönem Kudüs Osmanlı toprağıyken bulundu. Dönemin İmparatorluk müzesi olan Müze-i Hümayun yani İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne getirildi. Kudüs’te Aynı-Silvan çeşmesi suyunun, kayadan çıktığı yerde yapılan yer altı kanalının içinde bulunmuştu. 2700 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Fenike alfabesi ile yazılmış en eski İbrani yazısı olan bu yazıt, kanalın çıkış noktasına yakın, sol taraftaki kayaya yazılmıştı. Yazıt değişik uzunlukta altı satırdan meydana geliyor. Bu yazıtta, tünelin yapılışı ve işçilerin nasıl çalıştığı anlatılıyordu. Tevrat’ta söz edilen Kral Hizkiya’nın başından geçenleri ve Yahudilerin Kudüs’le tarihi bağlarını kanıtladığı için İsrail bu yazıtın peşini bırakmıyor.

DEVLET MALI NİTELİĞİNDE

Eser çalıntı olmaması ve ülkemiz de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde koruma altında olması, 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yasası kapsamında bulunması ve adı geçen kanunun 5. Maddesine göre devlet malı niteliğinde olması nedeniyle başka bir ülkeye verilmesi mümkün görünmüyor. 2863 sayılı yasanın 32. Maddesi, kültür varlıklarının sergileme maksadı dışında ülkemiz dışına çıkarılmasını yasaklıyor. Bu maddeye muhalefet ise 68.madde’de beş yıl ile on iki yıl hapis cezası ve beş bin gün adli para cezasıyla hükme bağlanmış. İşte bu bağlayıcı yasalar varken bir eserin başka bir ülkeye devri namümkün.

ESER İSTANBUL’A GELDİĞİNDE İSRAİL DİYE BİR DEVLET YOKTU

Üstelik Türkiye elindeki çalıntı eserleri mutlaka köken ülkelere iade ediyor. Irak, Suriye gibi ülkelere eserleri şartsız verildi. Yakın zamanda Uluslararası kaçakçı Aydın Dikmen’in deposunda yakalanan Peru kökenli eserler için de Peru ile iş birliği başlatıldı. İsrail Devletinin kurulmasından onlarca yıl önce kendi toprağında bulduğu ve devlet malı olan eserin iadesinin yasal zemini yok. Bu yaygarayı koparanlar tamamen İsrail tarafı.

Siloa Yazıtı neden bahsediyor

MÖ 7’nci yüzyılda Yahuda Krallığı’nı kuşatan Asur Kralı Sanherib’in şehre su kaynağını keseceğini düşünen Kral Hizkiya, kente su taşınması için bir tünel inşa etmeye karar verir.

Tünel inşasının her iki tarafından çalışan işçiler karşılaşmaya az kaldıklarını seslerini duyunca anlamışlar ve kaynağa “Siloam” adını vererek kavuştukları noktaya bu yazıtı koymuşlardır.

Yazıt 6 satırdan oluşmaktadır.

“1. satır:…kazısı; kazı nasıl yapıldı; daha….

  1. satır: Kazmalar anı doğrultuda ve birbirine karşı idiler. Kanalın açılmasına üç arşın kala sesler işitildi.
  2. satır: Bu sesler karşılıklı olarak birbirine bağıranların sesi idi. Çünkü orada kuzey ve güneyinden açılan tünel birleşiyordu. Ve o gün
  3. satır: Kanal açılmış oldu. Tünelin açılması ile her iki tarafta ki işçiler ve kazmaları karşılaştılar.
  4. satır: Sular kaynaktan bin arşın uzaklıktaki havuza aktı ve
  5. satır: İşçilerin başları üstündeki kayanın yüksekliği yüz endaze idi.”
Banner
Benzer Yazılar

Bangkok’un Batısında 3000 Yıllık Balina İskeleti Bulundu

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Bangkok’un batısındaki Samut Sakhon’da 3000 yıldan daha uzun bir süre önce bu denizlerde yüzmüş olduğu düşünülen bir balina iskeleti bulundu....

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

IŞİD Tarafından Yıkılan Palmira Antik Kenti Yeni Bir Sergi İle Hatırlanacak

4 Şubat 2021

4 Şubat 2021

Işid tarafından tahrip edilen Palmira Antik Kenti ve onu savunurken ölen Halid El Es’ad’ın çalışmaları Getty Research Institute tarafından sergilenecek....

Bilinmeyen Büyük İmparatorluklar “Aksum İmparatorluğu”

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Aksumite/Aksum İmparatorluğu, Etiyopya’da MS 100’den MS 940’a kadar var olan eski bir krallıktı. Axum / Aksum antik kentine odaklanan ulus,...

İnka Kurban Ritüeline Dair Bildiklerimiz Değişiyor: Çocuk Mumyalarda Ölüm Sonrası Müdahale İzleri

3 Şubat 2026

3 Şubat 2026

And Dağları’nın zirvelerinde bulunan İnka çocuk mumyaları, uzun yıllar boyunca tek bir anın tanığı olarak görüldü: ritüel kurban.Yeni bilimsel veriler,...

Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Hinduizm’de en üst tanrıça olarak kabul edilen Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı. Tanrıça Durga, Hinduizm’de dişil ve yaratıcı...

İngiltere’nin en önemli Roma yollarından birinin bir bölümü güneydoğu Londra’daki Old Kent Yolu’nun altında ortaya çıkarıldı

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Arkeologlar, güneydoğu Londra’daki Old Kent Yolu’nun altında, Roma döneminde inşa edilen en önemli yollardan birinin parçası olan bir Roma yolu...

Kibyra Antik Kentinde Yeni Keşifler

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Burdur ilindeki Kibyra antik kentinde ait iki tanrı heykeli ortaya çıkarıldı. Kibyra (veya Cibyra Magna), MÖ ikinci yüzyılda dört şehir...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Amerika’da 1200 yıl suya direnen ahşap kano ele geçti

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Ahşap maddesinin su içerisinde ne kadar bir süre sağlam kalabileceği üzerinde tahmin yürütsek herhalde en fazla 3 yıl 5 yıl...

Dünyanın En Büyük Yürüyen Memelisine Ait Fosil

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Paleontologlar, Çin’in kuzeybatısındaki Gansu Eyaletindeki Linxia havzasında dünyanın en büyük yürüyen memelisine ait fosil buldular. Çinli ve Amerikalı paleontologlardan oluşan ekip...

Roma’yı sarsan Teutoburg savaş alanında yok edilen 19. Lejyonu’nun metal imzası keşfedildi

6 Aralık 2022

6 Aralık 2022

Araştırmacılar, yeni bir kimyasal analiz yöntemi kullanarak, Almanya’nın Kalkriese kentindeki Teutoburg Ormanı Savaşı alanında elde edilen eserlerde Roma 19. Lejyonu’nun...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Dünyanın en eski erotik grafitisi Yunan adası Astypalaia’da bulunuyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Tarih öncesi arkeoloji uzmanı Dr. Andreas Vlachopoulos Dünyanın en eski erotik grafitisini keşfettiğinde takvimler 2014 yılını gösteriyordu. Dr. Andreas Vlachopoulos...

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni keşifler: Karahantepe’de gerçekçi yüz ifadesine sahip insan heykeli bulundu

3 Ekim 2023

3 Ekim 2023

Göbeklitepe ve Karahantepe’de yeni buluntular keşfedildi. Göbekli Tepe, yaklaşık 12.000 yıllık tarihiyle dünyanın en eski megalitik alanıdır ve Karahantepe adında bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]