29 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği iddiası gündeme geldi.

İsrail’de yayın yapan Zman Yisrael gazetesi, Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesini gündeme taşıyarak tartışmaları alevlendirdi.

Zman Yisrael, 2600 yıllık Siloa Yazıtı’nın İsrail’e verileceğini bir İsrailli yetkilinin sözlerine dayandırarak haberleştirdi. Bu haber hakkında Türk yetkilileri herhangi bir açıklama da bulunmadı.

Siloa Yazıtı, İsrail’e iadesi mümkün görünmüyor

1880 yılında Kudüs yakınlarında bulunup İstanbul Müze-i Hümayun’a (İstanbul Arkeoloji Müzeleri) getirilen Siloa Yazıtı, Yahudi tarihi açısından çok önemli bir belge…

Fenike alfabesi ile yazılan İbranice yazıt, geçmiş yıllarda da İsrail’e iade edilmesi gündeme gelmişti.

Bu kadar öneme haiz Siloa Yazıtı İsrail’e iade edilebilir mi?

Kültürel varlıkların doğdu yerde bulunması, sergilenmesi ilkesine göre hareket edilmeli midir?

Siloa Yazıtı

Ömer Erbil, Siloa yazıtı devlet malı, verilmesi namümkün! başlığında yazdığı makale de şu bilgilere yer verdi.

İsrail eserle ilgili neden bu kadar ısrarcı? Siloa Yazıtı ne anlatıyor? Bu eser biz de çalıntı mı? Öncelikle bu eser 1880 yılında o dönem Kudüs Osmanlı toprağıyken bulundu. Dönemin İmparatorluk müzesi olan Müze-i Hümayun yani İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne getirildi. Kudüs’te Aynı-Silvan çeşmesi suyunun, kayadan çıktığı yerde yapılan yer altı kanalının içinde bulunmuştu. 2700 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Fenike alfabesi ile yazılmış en eski İbrani yazısı olan bu yazıt, kanalın çıkış noktasına yakın, sol taraftaki kayaya yazılmıştı. Yazıt değişik uzunlukta altı satırdan meydana geliyor. Bu yazıtta, tünelin yapılışı ve işçilerin nasıl çalıştığı anlatılıyordu. Tevrat’ta söz edilen Kral Hizkiya’nın başından geçenleri ve Yahudilerin Kudüs’le tarihi bağlarını kanıtladığı için İsrail bu yazıtın peşini bırakmıyor.

DEVLET MALI NİTELİĞİNDE

Eser çalıntı olmaması ve ülkemiz de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde koruma altında olması, 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yasası kapsamında bulunması ve adı geçen kanunun 5. Maddesine göre devlet malı niteliğinde olması nedeniyle başka bir ülkeye verilmesi mümkün görünmüyor. 2863 sayılı yasanın 32. Maddesi, kültür varlıklarının sergileme maksadı dışında ülkemiz dışına çıkarılmasını yasaklıyor. Bu maddeye muhalefet ise 68.madde’de beş yıl ile on iki yıl hapis cezası ve beş bin gün adli para cezasıyla hükme bağlanmış. İşte bu bağlayıcı yasalar varken bir eserin başka bir ülkeye devri namümkün.

ESER İSTANBUL’A GELDİĞİNDE İSRAİL DİYE BİR DEVLET YOKTU

Üstelik Türkiye elindeki çalıntı eserleri mutlaka köken ülkelere iade ediyor. Irak, Suriye gibi ülkelere eserleri şartsız verildi. Yakın zamanda Uluslararası kaçakçı Aydın Dikmen’in deposunda yakalanan Peru kökenli eserler için de Peru ile iş birliği başlatıldı. İsrail Devletinin kurulmasından onlarca yıl önce kendi toprağında bulduğu ve devlet malı olan eserin iadesinin yasal zemini yok. Bu yaygarayı koparanlar tamamen İsrail tarafı.

Siloa Yazıtı neden bahsediyor

MÖ 7’nci yüzyılda Yahuda Krallığı’nı kuşatan Asur Kralı Sanherib’in şehre su kaynağını keseceğini düşünen Kral Hizkiya, kente su taşınması için bir tünel inşa etmeye karar verir.

Tünel inşasının her iki tarafından çalışan işçiler karşılaşmaya az kaldıklarını seslerini duyunca anlamışlar ve kaynağa “Siloam” adını vererek kavuştukları noktaya bu yazıtı koymuşlardır.

Yazıt 6 satırdan oluşmaktadır.

“1. satır:…kazısı; kazı nasıl yapıldı; daha….

  1. satır: Kazmalar anı doğrultuda ve birbirine karşı idiler. Kanalın açılmasına üç arşın kala sesler işitildi.
  2. satır: Bu sesler karşılıklı olarak birbirine bağıranların sesi idi. Çünkü orada kuzey ve güneyinden açılan tünel birleşiyordu. Ve o gün
  3. satır: Kanal açılmış oldu. Tünelin açılması ile her iki tarafta ki işçiler ve kazmaları karşılaştılar.
  4. satır: Sular kaynaktan bin arşın uzaklıktaki havuza aktı ve
  5. satır: İşçilerin başları üstündeki kayanın yüksekliği yüz endaze idi.”
Banner
Benzer Yazılar

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür. Buğday, arpa ekimi...

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor....

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Antikythera mekanizmasının bulunduğu yerde devasa mermer kafa ortaya çıktı

20 Haziran 2022

20 Haziran 2022

Yunanistan Kültür Bakanlığı, dünyanın ilk analog bilgisayarı olarak kabul edilen Antikythera mekanizmasının çıkarıldığı yerde devasa mermer kafanın bulunduğunu bildirdi. 1900’lü...

Rusya’nın Suzdal bölgesinde nadir bulunan bir hazine ortaya çıkarıldı

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Rusya’nın Suzdal bölgesinde nadir görülen bir hazine buldular. Suzdal Opolye’nin daha önce keşfedilmemiş alanlarından birinde...

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

Karkamış Antik Kenti kazıları Geç Hitit Dönemine Işık Tutuyor

6 Mayıs 2022

6 Mayıs 2022

Türkiye Suriye sınırında yer alan Karkamış Antik Kenti’nde devam eden kazılar Tunç Çağı özellikle de Geç Hitit Dönemine ait bulgular...

Demir Çağı dönemi at figürü Hasankeyf Kalesi kazılarında ortaya çıkarıldı

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Batman’ın Hasankeyf ilçesinde yürütülen Hasankeyf Kalesi kazı çalışmalarında MÖ 600 yıllarına tarihlendirilen at...

Arkeologlar, acımasız Publius Vedius Pollio’nun oturma odasının antik mozaiğini ortaya çıkardılar

13 Aralık 2022

13 Aralık 2022

Napoli Üniversitesi’nden “L’Orientale” arkeologları Pausilypon Arkeoloji Parkı’nda Publius Vedius Pollio’nun villasına ait bir mozaik ortaya çıkardılar. Park, Roma döneminde günümüz...

Suudi Arabistan çölünde gizemli ve gerçek boyutlu deve oymaları bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Arkeologlar, Suudi Arabistan’ın Nafud çölünün güney sınırına yakın bir kayanın üzerinde gerçek boyutlu deve oymaları buldular. Kuzey Arabistan’ın Neolitik dönemi,...

Kuzey İngiltere’deki Derbyshire’da 3.700 Yıllık Bronz Çağı Tören Alanı Keşfedildi

24 Mart 2025

24 Mart 2025

İngiltere’nin Derbyshire bölgesinde, Matlock yakınlarındaki Farley Wood ormanında arkeologlar önemli bir keşfe imza attı. Yapılan kazılarda, 3700 yıl öncesine, yani...

Noceto Vasca Votiva’nın gizemi su ritüeli miydi?

13 Haziran 2021

13 Haziran 2021

Noceto Vasca Votiva, 2005 yılında kuzey İtalya’daki küçük bir tepede keşfedilen türünün tek örneği bir ahşap yapıdır. Bir müstakil ev...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

Ermenistan’da bulunan un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı

14 Mayıs 2023

14 Mayıs 2023

Ermeni ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip Ermenistan’ın Metsamor antik kentinde un dolu 3000 yıllık sütunlu yapı ortaya çıkardılar. PAP...

Vindolanda, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümünü bir sunak keşfiyle kutluyor

9 Şubat 2022

9 Şubat 2022

Vindolanda Roma Kalesi kazı ekibi, Hadrian Duvarı’nın 1900’ncü yıldönümü şaşırtıcı bir arkeolojik keşif sonucunda elde edilen bir taş sunakla kutlanmaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]