22 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği iddiası gündeme geldi.

İsrail’de yayın yapan Zman Yisrael gazetesi, Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesini gündeme taşıyarak tartışmaları alevlendirdi.

Zman Yisrael, 2600 yıllık Siloa Yazıtı’nın İsrail’e verileceğini bir İsrailli yetkilinin sözlerine dayandırarak haberleştirdi. Bu haber hakkında Türk yetkilileri herhangi bir açıklama da bulunmadı.

Siloa Yazıtı, İsrail’e iadesi mümkün görünmüyor

1880 yılında Kudüs yakınlarında bulunup İstanbul Müze-i Hümayun’a (İstanbul Arkeoloji Müzeleri) getirilen Siloa Yazıtı, Yahudi tarihi açısından çok önemli bir belge…

Fenike alfabesi ile yazılan İbranice yazıt, geçmiş yıllarda da İsrail’e iade edilmesi gündeme gelmişti.

Bu kadar öneme haiz Siloa Yazıtı İsrail’e iade edilebilir mi?

Kültürel varlıkların doğdu yerde bulunması, sergilenmesi ilkesine göre hareket edilmeli midir?

Siloa Yazıtı

Ömer Erbil, Siloa yazıtı devlet malı, verilmesi namümkün! başlığında yazdığı makale de şu bilgilere yer verdi.

İsrail eserle ilgili neden bu kadar ısrarcı? Siloa Yazıtı ne anlatıyor? Bu eser biz de çalıntı mı? Öncelikle bu eser 1880 yılında o dönem Kudüs Osmanlı toprağıyken bulundu. Dönemin İmparatorluk müzesi olan Müze-i Hümayun yani İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne getirildi. Kudüs’te Aynı-Silvan çeşmesi suyunun, kayadan çıktığı yerde yapılan yer altı kanalının içinde bulunmuştu. 2700 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Fenike alfabesi ile yazılmış en eski İbrani yazısı olan bu yazıt, kanalın çıkış noktasına yakın, sol taraftaki kayaya yazılmıştı. Yazıt değişik uzunlukta altı satırdan meydana geliyor. Bu yazıtta, tünelin yapılışı ve işçilerin nasıl çalıştığı anlatılıyordu. Tevrat’ta söz edilen Kral Hizkiya’nın başından geçenleri ve Yahudilerin Kudüs’le tarihi bağlarını kanıtladığı için İsrail bu yazıtın peşini bırakmıyor.

DEVLET MALI NİTELİĞİNDE

Eser çalıntı olmaması ve ülkemiz de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde koruma altında olması, 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yasası kapsamında bulunması ve adı geçen kanunun 5. Maddesine göre devlet malı niteliğinde olması nedeniyle başka bir ülkeye verilmesi mümkün görünmüyor. 2863 sayılı yasanın 32. Maddesi, kültür varlıklarının sergileme maksadı dışında ülkemiz dışına çıkarılmasını yasaklıyor. Bu maddeye muhalefet ise 68.madde’de beş yıl ile on iki yıl hapis cezası ve beş bin gün adli para cezasıyla hükme bağlanmış. İşte bu bağlayıcı yasalar varken bir eserin başka bir ülkeye devri namümkün.

ESER İSTANBUL’A GELDİĞİNDE İSRAİL DİYE BİR DEVLET YOKTU

Üstelik Türkiye elindeki çalıntı eserleri mutlaka köken ülkelere iade ediyor. Irak, Suriye gibi ülkelere eserleri şartsız verildi. Yakın zamanda Uluslararası kaçakçı Aydın Dikmen’in deposunda yakalanan Peru kökenli eserler için de Peru ile iş birliği başlatıldı. İsrail Devletinin kurulmasından onlarca yıl önce kendi toprağında bulduğu ve devlet malı olan eserin iadesinin yasal zemini yok. Bu yaygarayı koparanlar tamamen İsrail tarafı.

Siloa Yazıtı neden bahsediyor

MÖ 7’nci yüzyılda Yahuda Krallığı’nı kuşatan Asur Kralı Sanherib’in şehre su kaynağını keseceğini düşünen Kral Hizkiya, kente su taşınması için bir tünel inşa etmeye karar verir.

Tünel inşasının her iki tarafından çalışan işçiler karşılaşmaya az kaldıklarını seslerini duyunca anlamışlar ve kaynağa “Siloam” adını vererek kavuştukları noktaya bu yazıtı koymuşlardır.

Yazıt 6 satırdan oluşmaktadır.

“1. satır:…kazısı; kazı nasıl yapıldı; daha….

  1. satır: Kazmalar anı doğrultuda ve birbirine karşı idiler. Kanalın açılmasına üç arşın kala sesler işitildi.
  2. satır: Bu sesler karşılıklı olarak birbirine bağıranların sesi idi. Çünkü orada kuzey ve güneyinden açılan tünel birleşiyordu. Ve o gün
  3. satır: Kanal açılmış oldu. Tünelin açılması ile her iki tarafta ki işçiler ve kazmaları karşılaştılar.
  4. satır: Sular kaynaktan bin arşın uzaklıktaki havuza aktı ve
  5. satır: İşçilerin başları üstündeki kayanın yüksekliği yüz endaze idi.”
Banner
Related Articles

İzmir Arkeoloji Müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesine Bir Prenses Kemeri İle Başladı

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyecek. Projeye ilk olarak Urartu Krallığından...

Thames Nehri’nde 5000 yıllık insan kemiği bulundu

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Londra Thames Nehri’nde kürek sporu yapan grafik sanatçısı Simon Hunt, nehir yatağı üzerinde bir insan uyluk kemiği veya üst bacak...

Lincoln Katedrali’ndeki 10 Nadir Eser Çevrimiçi Yayında

9 Mayıs 2021

9 Mayıs 2021

Lincoln Katedrali’nde  bulunan nadir eserler artık çevrimiçi olarak halkın erişimine açıldı. Çevrimiçi halka açılan Lincoln Katedrali’nin ilk koleksiyonu gümüş koleksiyon...

Uzmanlar, Garibin Tepe’de bulunan anıtsal ve üç boyutlu Urartu heykelinin sırrını ortaya çıkarmak üzere

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Van’ın Tuşba İlçesi’nde geçen yıl kurtarma kazısı yapılan alanda arkeologlar tarafından yaklaşık 1 ton ağırlığında Urartular dönemine ait bazalt taşından...

Erken Orta Çağ Altaylarında Bulunan Ayı Tasvirli Bronz Plaka, Unutulmuş Bir Kültürel Sınırı Ortaya Koyuyor

4 Şubat 2026

4 Şubat 2026

Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri...

Stonehenge Tüneline Tepkiler Büyüyor

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Tarihin en güzel ve ünlü tanıklarından olan Stonehenge dün tünel karşıtı protestestolara ev sahipliği yaptı. Geçtiğimiz aylarda İngiliz Hükümetinin anıtın...

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı ve Onun Şatosu

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Acımasızlık, kan ve vahşetin esiri olmuş hükümdarlar tarihin her döneminde olagelmiştir. Yaptığı acımasız ve zalim işkenceler ile adı hiç silinmeyen,...

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

2 Mayıs 2026

2 Mayıs 2026

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir...

Tarihi Mısır Sarayı Yıkılıyor

27 Ağustos 2021

27 Ağustos 2021

Mısır Eski Eserler Yüksek Kurulu genel sekreteri Mostafa Waziri’ye göre, Luksor Tapınağı’nın bitişiğinde bulunan tarihi Tevfik Paşa Andraos Sarayı, çatlaklar...

Antarktika Buzulu 9200 Yıl Önce Gerçekleşen Güneş Patlamasının İzlerini Barındırıyor

24 Mart 2022

24 Mart 2022

Son yılların en soğuk ve yağışlı günlerini geçiriyoruz. Mart ayının son haftasında meteoroloji hala bizlere bahar sıcaklığını yaşayacağız müjdesini veremiyor....

Bir Orta Çağ Tersanesinin Kazısı Sırasında Roma Merkür Başı Keşfedildi

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan Kent’teki Smallhythe Place bölgesindeki bir Orta Çağ tersanesinin kazısı sırasında Roma Merkür başı keşfedildi. Bir Roma...

İspanya’da bulunan saç telleri Avrupa’daki en eski uyuşturucu kullanımını gösterdi

6 Nisan 2023

6 Nisan 2023

İspanya’da bir mezar alanında ele geçen 3.000 yıllık saç telleri üzerinde yapılan analizler Avrupa’da en eski uyuşturucu kullanımına dair bulgulara...

Avrupa’da keşfedilen türünün en büyük deniz kaplumbağası fosili İspanya’da ortaya çıkarıldı

22 Kasım 2022

22 Kasım 2022

Kuzey İspanya’da, bilim adamları yeni bir muazzam deniz kaplumbağası türünün kalıntılarını keşfettiler. Tarih öncesi yaratık, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan, yaklaşık...

Tevrat’ta Adı Geçen Kral II. Yarovam’a Ait Mühür Bulundu

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

1980’de bir pazarda çok düşük bir ücretle satın alınan kil baskılı yazıtın MÖ 8. yüzyıl paleo-İbranice olarak yazılmış. Bu kil...

Vaftizci Yahya’nın şehit edildiği Herod’un sarayı yeniden inşa edilecek

4 Şubat 2022

4 Şubat 2022

Hz. İsa’nın gelişini müjdeleyen Vaftizci Yahya’nın başının kesilerek şehit edildiği Herod’un Sarayı yeniden inşa edilecek. Vaftizci Yahya’nın şehit edildiği Herod...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]