29 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği iddiası gündeme geldi.

İsrail’de yayın yapan Zman Yisrael gazetesi, Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesini gündeme taşıyarak tartışmaları alevlendirdi.

Zman Yisrael, 2600 yıllık Siloa Yazıtı’nın İsrail’e verileceğini bir İsrailli yetkilinin sözlerine dayandırarak haberleştirdi. Bu haber hakkında Türk yetkilileri herhangi bir açıklama da bulunmadı.

Siloa Yazıtı, İsrail’e iadesi mümkün görünmüyor

1880 yılında Kudüs yakınlarında bulunup İstanbul Müze-i Hümayun’a (İstanbul Arkeoloji Müzeleri) getirilen Siloa Yazıtı, Yahudi tarihi açısından çok önemli bir belge…

Fenike alfabesi ile yazılan İbranice yazıt, geçmiş yıllarda da İsrail’e iade edilmesi gündeme gelmişti.

Bu kadar öneme haiz Siloa Yazıtı İsrail’e iade edilebilir mi?

Kültürel varlıkların doğdu yerde bulunması, sergilenmesi ilkesine göre hareket edilmeli midir?

Siloa Yazıtı

Ömer Erbil, Siloa yazıtı devlet malı, verilmesi namümkün! başlığında yazdığı makale de şu bilgilere yer verdi.

İsrail eserle ilgili neden bu kadar ısrarcı? Siloa Yazıtı ne anlatıyor? Bu eser biz de çalıntı mı? Öncelikle bu eser 1880 yılında o dönem Kudüs Osmanlı toprağıyken bulundu. Dönemin İmparatorluk müzesi olan Müze-i Hümayun yani İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne getirildi. Kudüs’te Aynı-Silvan çeşmesi suyunun, kayadan çıktığı yerde yapılan yer altı kanalının içinde bulunmuştu. 2700 yıllık olduğu tahmin ediliyor. Fenike alfabesi ile yazılmış en eski İbrani yazısı olan bu yazıt, kanalın çıkış noktasına yakın, sol taraftaki kayaya yazılmıştı. Yazıt değişik uzunlukta altı satırdan meydana geliyor. Bu yazıtta, tünelin yapılışı ve işçilerin nasıl çalıştığı anlatılıyordu. Tevrat’ta söz edilen Kral Hizkiya’nın başından geçenleri ve Yahudilerin Kudüs’le tarihi bağlarını kanıtladığı için İsrail bu yazıtın peşini bırakmıyor.

DEVLET MALI NİTELİĞİNDE

Eser çalıntı olmaması ve ülkemiz de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde koruma altında olması, 2863 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Yasası kapsamında bulunması ve adı geçen kanunun 5. Maddesine göre devlet malı niteliğinde olması nedeniyle başka bir ülkeye verilmesi mümkün görünmüyor. 2863 sayılı yasanın 32. Maddesi, kültür varlıklarının sergileme maksadı dışında ülkemiz dışına çıkarılmasını yasaklıyor. Bu maddeye muhalefet ise 68.madde’de beş yıl ile on iki yıl hapis cezası ve beş bin gün adli para cezasıyla hükme bağlanmış. İşte bu bağlayıcı yasalar varken bir eserin başka bir ülkeye devri namümkün.

ESER İSTANBUL’A GELDİĞİNDE İSRAİL DİYE BİR DEVLET YOKTU

Üstelik Türkiye elindeki çalıntı eserleri mutlaka köken ülkelere iade ediyor. Irak, Suriye gibi ülkelere eserleri şartsız verildi. Yakın zamanda Uluslararası kaçakçı Aydın Dikmen’in deposunda yakalanan Peru kökenli eserler için de Peru ile iş birliği başlatıldı. İsrail Devletinin kurulmasından onlarca yıl önce kendi toprağında bulduğu ve devlet malı olan eserin iadesinin yasal zemini yok. Bu yaygarayı koparanlar tamamen İsrail tarafı.

Siloa Yazıtı neden bahsediyor

MÖ 7’nci yüzyılda Yahuda Krallığı’nı kuşatan Asur Kralı Sanherib’in şehre su kaynağını keseceğini düşünen Kral Hizkiya, kente su taşınması için bir tünel inşa etmeye karar verir.

Tünel inşasının her iki tarafından çalışan işçiler karşılaşmaya az kaldıklarını seslerini duyunca anlamışlar ve kaynağa “Siloam” adını vererek kavuştukları noktaya bu yazıtı koymuşlardır.

Yazıt 6 satırdan oluşmaktadır.

“1. satır:…kazısı; kazı nasıl yapıldı; daha….

  1. satır: Kazmalar anı doğrultuda ve birbirine karşı idiler. Kanalın açılmasına üç arşın kala sesler işitildi.
  2. satır: Bu sesler karşılıklı olarak birbirine bağıranların sesi idi. Çünkü orada kuzey ve güneyinden açılan tünel birleşiyordu. Ve o gün
  3. satır: Kanal açılmış oldu. Tünelin açılması ile her iki tarafta ki işçiler ve kazmaları karşılaştılar.
  4. satır: Sular kaynaktan bin arşın uzaklıktaki havuza aktı ve
  5. satır: İşçilerin başları üstündeki kayanın yüksekliği yüz endaze idi.”
Banner
Benzer Yazılar

Tüy kökenlerinin gizemi: Kabarık pterozorlar tartışmayı nasıl yeniden alevlendirdi?

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Tüy deyince ilk akla gelen hayvanlar kuşlardır. Bilinen en eski kuş olan Archæopteryx’in fosilleri yaklaşık 160 yıl önce ilk kez...

Almanya’da bir müzede 483 Kelt altın sikkeden oluşan koleksiyon çalındı

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde bir müzede 483 adet Kelt altın sikkeden oluşan bir koleksiyon çalındı. Bavyera polisi, 2100 yıllık Kelt altın...

Topraklarını kiralayarak gelir elde eden Amos

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Antik Çağ boyunca Anadolu’da kurulmuş küçük büyük krallıkların hepsinin gelir kaynağı savaşlardan elde edilen ganimetlerdi. Halktan alınan vergiler, vassallardan gelen...

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil...

Çin’in Shanxi Eyaletinde iyi korunmuş Ming Hanedanlığı mezarı ortaya çıkarıldı

18 Mart 2024

18 Mart 2024

Shanxi Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Kuzey Çin’in Shanxi eyaletinin Xinzhou şehrinde Ming Hanedanlığı’ndan (1368-1644) iyi korunmuş bir mezar...

Mısırlı Arkeologlar Nil Deltası’nda 110 Antik Mezar Buldu

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Nil deltası üzerinde çalışan Mısırlı arkeologlar, Mısır’ın Firavun krallıklarının ortaya çıkmasından önceki dönemine ait düzinelerce nadir bulunan hanedanlık öncesi mezarı...

2.500 yıllık Fenike gemi enkazı İspanyol arkeologlar tarafından kurtarılıyor

6 Temmuz 2023

6 Temmuz 2023

İspanya’nın güneydoğusundaki Murcia bölgesinde su altında 2.500 yıllık bir Fenike gemi enkazı bulundu. 2.500 yıl öncesine dayanan olağanüstü bir Fenike...

Metropolis Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Kadın Heykelinin Çıkarılış Anları

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İzmir’in Torbalı ilçesinde yer alan Metropolis Antik Kenti 2021 kazı çalışmaları başladı. Metropolis Antik kent kazı çalışmalarının ilk buluntusu 1.800...

İspanyol arkeologlar, kumların altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ve bir Tunç Çağı mezarı ortaya çıkardılar

22 Ekim 2022

22 Ekim 2022

İspanyol arkeologlar, İspanya’nın Cadiz kentindeki Trafalgar Burnu’nu çevreleyen kum tepelerinin altında Roma dönemine ait bir balık çiftliği, hamam ile Tunç...

Mısırlı çocuk 142 köpekle birlikte gömülü bulundu

17 Ocak 2023

17 Ocak 2023

Faiyum Oasis nekropolündeki kazılarda 142 köpekle birlikte gömülmüş bir çocuk mezarı bulundu. 142 köpekle gömülü çocuk mezarının yer aldığı nekropol...

Çivi yazılı iki kil tablet kayıp Kenan dilinin çözülmesini sağladı

5 Şubat 2023

5 Şubat 2023

Eski Babil çivi yazısıyla Akad dilinin Eski Babil lehçesi ile yazılmış iki kil tableti inceleyen araştırmacılar kayıp Kenan dilinin çözümünü...

Oluz höyük dinsel kökleri ile şaşırtmaya devam ediyor

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Amasya Oluz Höyük kazıları devam ediyor. Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen Oluz Höyük kazıları ile Anadolu dinsel kökler ile...

İzmir Kazılarında 8.500 Yıllık Küçük El Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Haziran 2021

4 Haziran 2021

2021 arkeoloji kazı faaliyetleri başladı. İlk buluntu haberi 8.500 yıllık küçük bir el aletinin ortaya çıkarıldığı İzmir Bornova ilçesindeki Yeşilova...

Kültepe’de bulunan 2000 yıllık Anisa Levhası, o dönemde Anadolu’da Yunanca konuşulduğunu gösteriyor

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

Asur ticaret koloni çağının en önemli karumu olan Kültepe/Kanesh de yapılan kazılarda bulunan 2000 yıllık meclis kararına sahip Anisa Levhası,...

Baraj suları altında kalan Gre Fılla Höyük’te yılan kabartmalı aletler bulundu

10 Mart 2023

10 Mart 2023

Ambar Çayı üzerinde kurulan barajın suları altında kalan Gre Fılla Höyük ve Kendale Hecela höyüklerinde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında yılan kabartmalı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]