21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Romalılar, şarabı nasıl lezzetlendirdi

Şarap, tarihin her döneminde görülen bir içecektir. Gündelik tüketilen içecek olması dışında şaraba, mitsel bir değer ve anlam yüklenir ve “Tanrıların kutsal içeceği” olarak kabul edilir.

Arkeolojik kazılarda üzüm ve şarap ile ilgili pek çok maddi eserlerle karşılıyor. Özellikle, Hitit, Urartu, Frig, Asur, Yunan ve Roma dönemi arkeolojik buluntuların ana temalarından biridir.

Bağcılık ve şarabın tarihinin Anadolu’da başladığı biliniyor. M. Ö. 10.000 yıllarından kalan pres artığı üzüm kalıntıları, M. Ö. 2000 yıllarında Anadolu krallıklarından Hititler’in bıraktığı başta kaya resimleri olmak üzere birçok arkeolojik bulguya sahibiz.

Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı
Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı

Hazar Denizi’nin güneyi, Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu yöreleri anavatanı olan şarap, Yunan ve Roma medeniyetlerinde de önemli bir içecekti.

Yunan panteonunda şarap tanrısı Zeus’un oğlu Dionysos’tur. Üzüm bağlarının koruyucusu Dionysos, şarabın mucidi olarak kabul edilir. Anadolu topraklarından doğan Dionysos kültü, Roma İmparatorluğuna Bacchus olarak geçmiştir.

Roma döneminde şarap, zengin ailelerin evlerinde depolanıp sıklıkla içtikleri bir içecekti. Halkta şarabı kullanıyor ancak onlar şarap evi (vinariae) olarak bilinen yerlerde içebiliyorlardı.

Kaliteli üzümleri veren bağları ellerinde bulunduran zengin Romalılar, tadımı daha hoş olması için çeşitli yollara başvuruyorlardı.

İçimi lezzetli şarapları elde etmek ve güvenli bir şekilde tutmak için Romalı üreticilerin kullandıkları yöntemlerden birisinin çam ağacından yapılan reçine olacağı bir araştırma ile ortaya çıktı.

Yunan Şarap Tanrısı Dionysos
Yunan Şarap Tanrısı Dionysos

Kimyager Louise Chassouant liderliğindeki bir ekip, Roma’nın yaklaşık 55 mil güneydoğusunda, San Felice Circeo’da bulunan bir deniz yatağından alınan 1.500 yıllık üç Roma amforasını inceledi.

Arkeobotanik (bitki kalıntılarının incelenmesi) yöntemleri kullanan ekip, Antik Romalıların şarabı nasıl yaptıklarını ve süreçte hangi elementleri kullandıklarını belirlediler.

2018 yılında günümüz San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ele geçen Roma amforalarının büyük bir kısmı M. Ö. 2. yy’ın ikinci yarısından 1. yy’ın ortalarına tarihlenen geç Greko-İtalik Dressel 1A tipine aittir.

Romalılar, amforaların içini bir tür su geçirmez katran oluşturmak için çam kullandıkları belirtilen çalışma makalesinde ancak bu katranın şarabın kendisini tatlandırmak için de yapılmış olabileceği öne sürüldü.

Çalışma ayrıca, çamın bölgeye özgü olmadığı için, büyük olasılıkla Romalılar, Calabria veya Sicilya’dan ithal etmiş olmaları gerektiğini ve 1500 yıl önce bölgeler arasındaki ticari bağlantıların mevcut arkeolojik ve tarihsel kanıtlarına güvenilirlik kattığını belirledi.

Araştırmacılar, multidisipliner bir yaklaşım kullanmanın bulgularının anahtarı olduğunu vurguladılar ve “eski uygulamaların anlaşılmasında tek bir yaklaşımla olacağından daha fazla sonuca vardıklarını” söylediler.

Çalışmaya dahil edilen amforaların ortaya çıkarıldığı San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ki sualtı arkeolojik araştırmaları, İtalya Kültür Bakanlığı tarafından düzenli olarak yürütülmeye devam ediyor.
Yüzey araştırmaları, Cumhuriyet döneminden Geç Roma dönemine ve Orta Çağ sonrası döneme kadar uzanan seramik buluntularla büyük ölçüde tutarlı bir kronolojik temsil ortaya koyuyor.

Çalışma PLOS ONE‘da yayınlandı.

Banner
Related Articles

3200 yıllık mezar içinde Miken bronz kılıçları bulundu

15 Mart 2023

15 Mart 2023

Yunan arkeologlar, Mora Yarımadası’nın Achaia bölgesindeki Aegio şehri yakınlarında MÖ 12. yüzyıla dayanan Miken nekropolünde yer alan bir mezarda Miken...

İstanbul’un 7’nci Tepesindeki Bulgur Palas İBB Tarafından Satın Alındı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

İstanbul’un önemli tarihi yapılarından İstanbul’un 7’nci tepesindeki Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alındı. İstanbul’un 7’nci tepesinde yer...

Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru bulundu

26 Ekim 2021

26 Ekim 2021

Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok yerleşim izi görülen Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru ortaya ortaya çıkarıldı. Tatarlı...

Arkeologlar İran’da BMAC Uygarlığıyla Bağlantılı Tunç Çağı Mezarları Keşfetti

12 Mart 2026

12 Mart 2026

İran’ın kuzeydoğusunda yapılan kazılar, Tunç Çağı toplumlarının Orta Asya ile olan ilişkilerine yeni bir ışık tutuyor. Arkeologlar, Kuzey Horasan eyaletindeki...

Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası UNESCO listesine girdi

27 Temmuz 2021

27 Temmuz 2021

Çin’de çevrimiçi düzenlenen UNESCO 44’üncü Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Çin’in Fujian eyaletinde bulunan Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası tarihi...

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

24 Ocak 2021

24 Ocak 2021

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki...

Amastris Antik Kenti kurtarma kazılarında 2 bin yıllık amulet ortaya çıkarıldı

11 Kasım 2022

11 Kasım 2022

2014 yılında Bartın’ın Amasra ilçesinde okul inşaatı temel kazılarında Roma dönemi kalıntılarına ulaşılması sonrası gerçekleştirilen kurtarma kazılarında 2 bin yıllık...

Antik Mısır’da Bulunan Mezarlık Dünyanın En Eski Evcil Hayvan Mezarlığı Olabilir

3 Mart 2021

3 Mart 2021

2011 yılında Berenice limanında bulunan yüzlerce hayvan iskeleti buranın bir evcil hayvan mezarlığı olarak kullanıldığını düşündürmüştür. Hayvanların boynundaki tasma ve...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

Ukrayna’da bir mağarada 5000 yıllık kadın figürinleri keşfedildi

15 Mayıs 2023

15 Mayıs 2023

Arkeologlar, batı Ukrayna’nın Borshchiv Bölgesi’ndeki Verteba Mağarası’nda bir delik içinde gizlenmiş kilden yapılmış beş kadın figürini keşfettiler. Yaklaşık 5.000 yıl...

Moldova’da 2,300 Yıllık İskit Mezarı Açıldı: İçinden Nadir Bir Tütsülük ve Gizemli Bir Ritüel Taşı Çıktı

17 Mayıs 2026

17 Mayıs 2026

Moldova’nın doğusunda, Gura Bîcului yakınlarındaki bir tümülüsün altında 2,300 yıllık bir İskit mezarı ortaya çıkarıldı. Mezar odasında seramik kaplar, ok...

İspanya’da Müslümanlara ait 8yy. Mezarlığı Keşfedildi

20 Kasım 2020

20 Kasım 2020

Yol çalışmaları sırasında işçiler eski bir İslami mezarlık alanı keşfettiler. İspanya’da bulunan bu mezarlığın İslam dininin burada yayılması hakkında daha...

Amazon Kadın Savaşçıları Gerçekten Var mıydı?

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Tarihte savaşçı kadınlar olarak bilinen Amazonlar‘ın varlığı arkeoloji ve tarih biliminde sürekli tartışılan konu olmuştur. Kimi bilim insanları, bu savaşçı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]