5 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Romalılar, şarabı nasıl lezzetlendirdi

Şarap, tarihin her döneminde görülen bir içecektir. Gündelik tüketilen içecek olması dışında şaraba, mitsel bir değer ve anlam yüklenir ve “Tanrıların kutsal içeceği” olarak kabul edilir.

Arkeolojik kazılarda üzüm ve şarap ile ilgili pek çok maddi eserlerle karşılıyor. Özellikle, Hitit, Urartu, Frig, Asur, Yunan ve Roma dönemi arkeolojik buluntuların ana temalarından biridir.

Bağcılık ve şarabın tarihinin Anadolu’da başladığı biliniyor. M. Ö. 10.000 yıllarından kalan pres artığı üzüm kalıntıları, M. Ö. 2000 yıllarında Anadolu krallıklarından Hititler’in bıraktığı başta kaya resimleri olmak üzere birçok arkeolojik bulguya sahibiz.

Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı
Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı

Hazar Denizi’nin güneyi, Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu yöreleri anavatanı olan şarap, Yunan ve Roma medeniyetlerinde de önemli bir içecekti.

Yunan panteonunda şarap tanrısı Zeus’un oğlu Dionysos’tur. Üzüm bağlarının koruyucusu Dionysos, şarabın mucidi olarak kabul edilir. Anadolu topraklarından doğan Dionysos kültü, Roma İmparatorluğuna Bacchus olarak geçmiştir.

Roma döneminde şarap, zengin ailelerin evlerinde depolanıp sıklıkla içtikleri bir içecekti. Halkta şarabı kullanıyor ancak onlar şarap evi (vinariae) olarak bilinen yerlerde içebiliyorlardı.

Kaliteli üzümleri veren bağları ellerinde bulunduran zengin Romalılar, tadımı daha hoş olması için çeşitli yollara başvuruyorlardı.

İçimi lezzetli şarapları elde etmek ve güvenli bir şekilde tutmak için Romalı üreticilerin kullandıkları yöntemlerden birisinin çam ağacından yapılan reçine olacağı bir araştırma ile ortaya çıktı.

Yunan Şarap Tanrısı Dionysos
Yunan Şarap Tanrısı Dionysos

Kimyager Louise Chassouant liderliğindeki bir ekip, Roma’nın yaklaşık 55 mil güneydoğusunda, San Felice Circeo’da bulunan bir deniz yatağından alınan 1.500 yıllık üç Roma amforasını inceledi.

Arkeobotanik (bitki kalıntılarının incelenmesi) yöntemleri kullanan ekip, Antik Romalıların şarabı nasıl yaptıklarını ve süreçte hangi elementleri kullandıklarını belirlediler.

2018 yılında günümüz San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ele geçen Roma amforalarının büyük bir kısmı M. Ö. 2. yy’ın ikinci yarısından 1. yy’ın ortalarına tarihlenen geç Greko-İtalik Dressel 1A tipine aittir.

Romalılar, amforaların içini bir tür su geçirmez katran oluşturmak için çam kullandıkları belirtilen çalışma makalesinde ancak bu katranın şarabın kendisini tatlandırmak için de yapılmış olabileceği öne sürüldü.

Çalışma ayrıca, çamın bölgeye özgü olmadığı için, büyük olasılıkla Romalılar, Calabria veya Sicilya’dan ithal etmiş olmaları gerektiğini ve 1500 yıl önce bölgeler arasındaki ticari bağlantıların mevcut arkeolojik ve tarihsel kanıtlarına güvenilirlik kattığını belirledi.

Araştırmacılar, multidisipliner bir yaklaşım kullanmanın bulgularının anahtarı olduğunu vurguladılar ve “eski uygulamaların anlaşılmasında tek bir yaklaşımla olacağından daha fazla sonuca vardıklarını” söylediler.

Çalışmaya dahil edilen amforaların ortaya çıkarıldığı San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ki sualtı arkeolojik araştırmaları, İtalya Kültür Bakanlığı tarafından düzenli olarak yürütülmeye devam ediyor.
Yüzey araştırmaları, Cumhuriyet döneminden Geç Roma dönemine ve Orta Çağ sonrası döneme kadar uzanan seramik buluntularla büyük ölçüde tutarlı bir kronolojik temsil ortaya koyuyor.

Çalışma PLOS ONE‘da yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Anadolu arkeolojisinin duayen ismi Prof. Dr. Refik Duru hayatını kaybetti

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Anadolu arkeolojisinin duayen ismi Hacılar Höyük kazısı Onursal Başkanı Prof. Dr. Refik Duru hayatını kaybetti. Arkeolojiye adanmış 92 yıllık bir...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Karakuş Tümülüsü’nün gizemi jeoradarla ortaya çıkarılacak

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

2 bin yıllık Karakuş Tümülüsü’nün gizemini ortaya çıkarmak için jeoradar çalışması başlatıldı. Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Kaan Kadıoğlu, “Bu çalışmayla...

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

10 Şubat 2023

10 Şubat 2023

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır. Kenevirin dokuma hammaddesi...

Almanya’da bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel keşfedildi

22 Nisan 2024

22 Nisan 2024

Almanya’nın Stuttgart kentindeki Roma kalesini kazan arkeologlar, bir Roma tanrısını tasvir eden bir heykel ortaya çıkardılar. MÖ 7000 yılından beri,...

Gazimağusa Limanı’nda Hellenistik Döneme Ait Antik Kaya Mezar Gün Yüzüne Çıkarıldı

24 Haziran 2025

24 Haziran 2025

Kuzey Kıbrıs’ın tarihi derinliklerinden yeni bir keşif daha! Gazimağusa Limanı’nda yapılan arkeolojik incelemeler sonucunda, Hellenistik Döneme tarihlenen kaya oyma bir...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Gizli Taş Çemberlerin Sırları Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

İskoçya’da St Andrews Üniversitesi’ndeki araştırmacıların ünlü Calanais çemberine yakın bölgede gömülü olan taşlar hakkında daha fazla bilgi ortaya çıkarmalarına olanak...

“Posta pullarının Mona Lisa’sı” 15 Milyon Dolara Satışa Çıkıyor

28 Nisan 2021

28 Nisan 2021

Dünyanın en eski pulu olarak bilinen 1 sentlik posta pulu “Posta Pullarının Mona Lisa’sı” başkent Londra’daki Sotheby’s Müzayede Evi’nde gösterime...

Bergama Antik Kenti Dijital Ortamda Yerini Aldı

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının da izniyle, Alman Enstitüsünün yaptığı çalışmalar sonucu  Bergama Antik Kenti MÖ. 3 yy. daki hali ile...

İnsanlığın Doğduğu Topraklarda Bulunan Yerleşim İzleri Üzerine Notlar

29 Mart 2021

29 Mart 2021

İnsanlığın doğduğu toprakların Afrika olduğu artık kesin bir bilgi olarak kayıtlara geçmiştir. Afrika’dan iklim değişikliği nedeniyle (ya da merak duygusuyla)...

Belçika’da Arkeologlar Roma Dönemine Ait Çok İyi Korunmuş Bir Köpek İskeleti Keşfetti

25 Mart 2025

25 Mart 2025

Belçika’nın Zottegem kenti yakınlarındaki Velzeke’de arkeologlar, MS 1. ila 3. yüzyıllara tarihlenen bir Roma yerleşiminde yaptıkları kazılarda oldukça ilginç bir...

Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde Elamit figürün parçaları bulundu

9 Mayıs 2023

9 Mayıs 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde kilden yapılmış Elamit figürün parçaları bulundu. Elam İmparatorluğunun...

Kazakistan Liri, Sutton Hoo kalıntısında bulunan lir ile benzer çıktı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Kazakistan’ın güneybatısındaki Dzhetyasar bölgesinde 1973 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bir dizi ahşap nesne bulunmuş ama uzmanlar bu buluntuya fazla ilgi...

Şamanlar, Tanrılar ve Ruhlar Arasında: Bulgaristan’ın Gizemli Orta Asya Kökenlerine Yolculuk

2 Temmuz 2025

2 Temmuz 2025

Modern sınırlar çizilmeden çok önce, görünmeyenle iletişim kurmaya dayanan şamanlar liderliğindeki kadim ruhani gelenekler, geniş Avrasya bozkırlarını kat ederek ritüellerde,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]