9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Romalılar, şarabı nasıl lezzetlendirdi

Şarap, tarihin her döneminde görülen bir içecektir. Gündelik tüketilen içecek olması dışında şaraba, mitsel bir değer ve anlam yüklenir ve “Tanrıların kutsal içeceği” olarak kabul edilir.

Arkeolojik kazılarda üzüm ve şarap ile ilgili pek çok maddi eserlerle karşılıyor. Özellikle, Hitit, Urartu, Frig, Asur, Yunan ve Roma dönemi arkeolojik buluntuların ana temalarından biridir.

Bağcılık ve şarabın tarihinin Anadolu’da başladığı biliniyor. M. Ö. 10.000 yıllarından kalan pres artığı üzüm kalıntıları, M. Ö. 2000 yıllarında Anadolu krallıklarından Hititler’in bıraktığı başta kaya resimleri olmak üzere birçok arkeolojik bulguya sahibiz.

Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı
Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı

Hazar Denizi’nin güneyi, Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu yöreleri anavatanı olan şarap, Yunan ve Roma medeniyetlerinde de önemli bir içecekti.

Yunan panteonunda şarap tanrısı Zeus’un oğlu Dionysos’tur. Üzüm bağlarının koruyucusu Dionysos, şarabın mucidi olarak kabul edilir. Anadolu topraklarından doğan Dionysos kültü, Roma İmparatorluğuna Bacchus olarak geçmiştir.

Roma döneminde şarap, zengin ailelerin evlerinde depolanıp sıklıkla içtikleri bir içecekti. Halkta şarabı kullanıyor ancak onlar şarap evi (vinariae) olarak bilinen yerlerde içebiliyorlardı.

Kaliteli üzümleri veren bağları ellerinde bulunduran zengin Romalılar, tadımı daha hoş olması için çeşitli yollara başvuruyorlardı.

İçimi lezzetli şarapları elde etmek ve güvenli bir şekilde tutmak için Romalı üreticilerin kullandıkları yöntemlerden birisinin çam ağacından yapılan reçine olacağı bir araştırma ile ortaya çıktı.

Yunan Şarap Tanrısı Dionysos
Yunan Şarap Tanrısı Dionysos

Kimyager Louise Chassouant liderliğindeki bir ekip, Roma’nın yaklaşık 55 mil güneydoğusunda, San Felice Circeo’da bulunan bir deniz yatağından alınan 1.500 yıllık üç Roma amforasını inceledi.

Arkeobotanik (bitki kalıntılarının incelenmesi) yöntemleri kullanan ekip, Antik Romalıların şarabı nasıl yaptıklarını ve süreçte hangi elementleri kullandıklarını belirlediler.

2018 yılında günümüz San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ele geçen Roma amforalarının büyük bir kısmı M. Ö. 2. yy’ın ikinci yarısından 1. yy’ın ortalarına tarihlenen geç Greko-İtalik Dressel 1A tipine aittir.

Romalılar, amforaların içini bir tür su geçirmez katran oluşturmak için çam kullandıkları belirtilen çalışma makalesinde ancak bu katranın şarabın kendisini tatlandırmak için de yapılmış olabileceği öne sürüldü.

Çalışma ayrıca, çamın bölgeye özgü olmadığı için, büyük olasılıkla Romalılar, Calabria veya Sicilya’dan ithal etmiş olmaları gerektiğini ve 1500 yıl önce bölgeler arasındaki ticari bağlantıların mevcut arkeolojik ve tarihsel kanıtlarına güvenilirlik kattığını belirledi.

Araştırmacılar, multidisipliner bir yaklaşım kullanmanın bulgularının anahtarı olduğunu vurguladılar ve “eski uygulamaların anlaşılmasında tek bir yaklaşımla olacağından daha fazla sonuca vardıklarını” söylediler.

Çalışmaya dahil edilen amforaların ortaya çıkarıldığı San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ki sualtı arkeolojik araştırmaları, İtalya Kültür Bakanlığı tarafından düzenli olarak yürütülmeye devam ediyor.
Yüzey araştırmaları, Cumhuriyet döneminden Geç Roma dönemine ve Orta Çağ sonrası döneme kadar uzanan seramik buluntularla büyük ölçüde tutarlı bir kronolojik temsil ortaya koyuyor.

Çalışma PLOS ONE‘da yayınlandı.

Banner
Related Articles

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Altay’dan gelen genetik veriler, bölgede daha önce bilinmeyen insan topluluğunun varlığını gösteriyor

12 Ocak 2023

12 Ocak 2023

Altay’dan elde edilen genetik veriler daha önce bilinmeyen yaklaşık 7500 yıllık yeni bir insan topluluğunun keşfedilmesini sağladı. Çalışma, Sibirya ve...

Avrupa’da bir cenaze töreni olarak insan yamyamlığının en eski kanıtı

7 Ekim 2023

7 Ekim 2023

Yeni bir araştırmaya göre yamyamlık, yaklaşık 15.000 yıl önce Kuzey Avrupa’da yaygın bir cenaze töreni uygulamasıydı; insanlar ölülerini zorunluluktan değil,...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Kastabala Antik Kenti’nde 2500 yıllık masklar bulundu

7 Ocak 2022

7 Ocak 2022

Osmaniye’nin 12 km doğusunda yer alan Kastabala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazılarda 2500 yıllık masklar bulundu. Roma İmparatorluğu ve Roma döneminin...

Saqqara’da Prens Waser-If-Re’nin Mezarı Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Ünlü Mısır bilimci Zahi Hawass liderliğindeki Mısır Yüksek Eski Eserler Konseyi ve Zahi Hawass Arkeoloji ve Miras Vakfı’nın ortak yürüttüğü...

Romanya’da bulunan 6 bin 500 yıllık mezar içinde 169 altın yüzük çıkarıldı

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Romanya’nın Crişana eyaletinin Bihor ilçesinde bulunan Biharia Komününün yakınında ortaya çıkarılan M. Ö. 4500 yılına ait bir kadına ait mezar...

Tadım Höyük’te 6000 Yıllık Ünik Kutsal Ocak Keşfedildi

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Elazığ il merkezinde yer alan Tadım Höyük’te kazı çalışmalarını sürdüren arkeologlar, 6000 yıl öncesine tarihlenen iki eşsiz bezemeli kutsal ocak...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 500 yıllık ahşap merdiven parçası bulundu

12 Nisan 2022

12 Nisan 2022

Neolitik dönem ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük’te sürdürülen kazılarda 8 bin 500 yıllık ahşap merdivene ait parça bulundu. Çatalhöyük yerleşiminde...

Avrupa’da mumyalama düşünülenden daha eski olabilir

5 Mart 2022

5 Mart 2022

Portekiz’in Sado Vadisi’nde yer alan 8 bin yıl öncesine tarihlenen avcı-toplayıcı mezarlık alanları üzerine yapılan yeni araştırma, Avrupa’da mumyalama işleminin...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

Tarih öncesi dönemde anneler, çocuklarına ebeveynlik yapma konusunda bizimden çok daha yetenekliydi

24 Kasım 2021

24 Kasım 2021

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nin (ANU) yakın tarihli bir araştırmasına göre, eski kültürlerde yeni doğan bebeklerin ölüm oranı, yetersiz sağlık bakımı, hastalık...

Arkeologlar, Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Göttingen Üniversitesi’nden arkeologlar, Atina’nın güneyindeki Thorikos’ta Atina’daki en eski Demir Çağı evini keşfettiler. Keşif, erken Yunan tarihi için beklenmedik ve...

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]