19 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Romalılar, şarabı nasıl lezzetlendirdi

Şarap, tarihin her döneminde görülen bir içecektir. Gündelik tüketilen içecek olması dışında şaraba, mitsel bir değer ve anlam yüklenir ve “Tanrıların kutsal içeceği” olarak kabul edilir.

Arkeolojik kazılarda üzüm ve şarap ile ilgili pek çok maddi eserlerle karşılıyor. Özellikle, Hitit, Urartu, Frig, Asur, Yunan ve Roma dönemi arkeolojik buluntuların ana temalarından biridir.

Bağcılık ve şarabın tarihinin Anadolu’da başladığı biliniyor. M. Ö. 10.000 yıllarından kalan pres artığı üzüm kalıntıları, M. Ö. 2000 yıllarında Anadolu krallıklarından Hititler’in bıraktığı başta kaya resimleri olmak üzere birçok arkeolojik bulguya sahibiz.

Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı
Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı

Hazar Denizi’nin güneyi, Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu yöreleri anavatanı olan şarap, Yunan ve Roma medeniyetlerinde de önemli bir içecekti.

Yunan panteonunda şarap tanrısı Zeus’un oğlu Dionysos’tur. Üzüm bağlarının koruyucusu Dionysos, şarabın mucidi olarak kabul edilir. Anadolu topraklarından doğan Dionysos kültü, Roma İmparatorluğuna Bacchus olarak geçmiştir.

Roma döneminde şarap, zengin ailelerin evlerinde depolanıp sıklıkla içtikleri bir içecekti. Halkta şarabı kullanıyor ancak onlar şarap evi (vinariae) olarak bilinen yerlerde içebiliyorlardı.

Kaliteli üzümleri veren bağları ellerinde bulunduran zengin Romalılar, tadımı daha hoş olması için çeşitli yollara başvuruyorlardı.

İçimi lezzetli şarapları elde etmek ve güvenli bir şekilde tutmak için Romalı üreticilerin kullandıkları yöntemlerden birisinin çam ağacından yapılan reçine olacağı bir araştırma ile ortaya çıktı.

Yunan Şarap Tanrısı Dionysos
Yunan Şarap Tanrısı Dionysos

Kimyager Louise Chassouant liderliğindeki bir ekip, Roma’nın yaklaşık 55 mil güneydoğusunda, San Felice Circeo’da bulunan bir deniz yatağından alınan 1.500 yıllık üç Roma amforasını inceledi.

Arkeobotanik (bitki kalıntılarının incelenmesi) yöntemleri kullanan ekip, Antik Romalıların şarabı nasıl yaptıklarını ve süreçte hangi elementleri kullandıklarını belirlediler.

2018 yılında günümüz San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ele geçen Roma amforalarının büyük bir kısmı M. Ö. 2. yy’ın ikinci yarısından 1. yy’ın ortalarına tarihlenen geç Greko-İtalik Dressel 1A tipine aittir.

Romalılar, amforaların içini bir tür su geçirmez katran oluşturmak için çam kullandıkları belirtilen çalışma makalesinde ancak bu katranın şarabın kendisini tatlandırmak için de yapılmış olabileceği öne sürüldü.

Çalışma ayrıca, çamın bölgeye özgü olmadığı için, büyük olasılıkla Romalılar, Calabria veya Sicilya’dan ithal etmiş olmaları gerektiğini ve 1500 yıl önce bölgeler arasındaki ticari bağlantıların mevcut arkeolojik ve tarihsel kanıtlarına güvenilirlik kattığını belirledi.

Araştırmacılar, multidisipliner bir yaklaşım kullanmanın bulgularının anahtarı olduğunu vurguladılar ve “eski uygulamaların anlaşılmasında tek bir yaklaşımla olacağından daha fazla sonuca vardıklarını” söylediler.

Çalışmaya dahil edilen amforaların ortaya çıkarıldığı San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ki sualtı arkeolojik araştırmaları, İtalya Kültür Bakanlığı tarafından düzenli olarak yürütülmeye devam ediyor.
Yüzey araştırmaları, Cumhuriyet döneminden Geç Roma dönemine ve Orta Çağ sonrası döneme kadar uzanan seramik buluntularla büyük ölçüde tutarlı bir kronolojik temsil ortaya koyuyor.

Çalışma PLOS ONE‘da yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Altay’da Keşfedilen Erken Türk Çağı’na Ait Nadir Petroglifler

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Devlet Arkeoloji Üniversitesi tarafından yapılan bir arkeolojik yüzey araştırması, Ulazhonsky Bölgesi’ndeki Pazyryk mezar höyüklerinin yakınında bulunan ortaçağ kaya sanatı incelendi....

Adramytteion Antik Kenti kazılarında Roma hamamına ait yer altı ısıtma sistemi ortaya çıkarıldı

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

Antik çağ tarihçilerinden Strabon, Heredot ve Stephanos Byzantinos’un eserlerinde adı geçen Adramytteion Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Roma dönemine ait...

Man Adası’nda Viking Hazinesi Bulundu

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Man Adası’nda emekli bir polis memuru en az 1000 yıllık Viking takıları buldu. Keşif, Kath Giles tarafından bir metal dedektörü...

Kibyra Antik Kenti’nin yuvarlak planlı çeşme yapısının restorasyonu tamamlandı

26 Aralık 2022

26 Aralık 2022

Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra Antik Kenti’nin tamamen yıkık halde bulunan yuvarlak planlı çeşmesi altı yıl süren zorlu restorasyon...

Kastabala Antik Kenti’nde 2500 yıllık masklar bulundu

7 Ocak 2022

7 Ocak 2022

Osmaniye’nin 12 km doğusunda yer alan Kastabala Antik Kenti’nde gerçekleştirilen kazılarda 2500 yıllık masklar bulundu. Roma İmparatorluğu ve Roma döneminin...

Kuzey İngiltere’nin Carlisle kentinde ortaya çıkarılan iki anıtsal Roma heykel başı

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

3. yüzyılın başlarına tarihlendirilen iki anıtsal Roma heykel başı, kuzey İngiltere’deki Carlisle’deki bir kriket kulübünde yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı....

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Almanya’da ortaya çıkarılan İskandinav Bronz Çağı salonu, efsanevi Kral Hinz’in toplantı salonu olabilir

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Almanya’nın Berlin kentinin kuzeybatısındaki Seddin’deki (Prignitz bölgesi) “kraliyet mezarı” yakınında yapılan kazılarda Tunç Çağı’ndan kalma bir salon keşfedildi. Yapının, altın...

Tek Tanrılı Dinlerin Başlangıç Noktası Oluz Höyük’te Havangah Namazı Kılınmış Olabilir

25 Mart 2022

25 Mart 2022

Amasya ilinin 25 kilometre batısında yer alan Oluz Höyük, dinsel yapılanma yönünden zengin bulgular veren antik kenttir. 15 yıldır devam...

Kudüs de Erken İslam Dönemine Ait 4 altın sikke bulundu.

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

Kudüs Golan Bölge Konseyi tarafından Hispin’de yeni bir mahalle inşası yapımı planı dahilinde İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından yapılan arkeolojik...

Arkeologlar Tikal’de Teotihuacan Mimarisine Benzeyen Yeni Bir Piramit Keşfetti

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Araştırmacılar, Guatemala’daki Tikal’de yeni bir piramit kompleksi keşfettiler. Guatemala’nın Petén bölgesindeki El Mirador’un yaklaşık 65 km güneyinde, Maya uygarlığının önemli bir bölgesi olan...

Roma’ya meydan okuyan denizlerin kraliçesi: ‘Kraliçe Teuta’

31 Ekim 2023

31 Ekim 2023

İlirya Kraliçesi Teuta, İlirya antik çağının ve Arnavut mirasının en sıra dışı figürlerinden biridir. Korsan kraliçesi olarak da adlandırıldı. Onun...

Arkeologlar, Çin Seddi’nde 59 adet antik taş el bombası buldu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

Çinli arkeologlar, Beijing’de UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Badaling Çin Seddi’nin batı kısmındaki bir binanın kalıntılarından, 59 antik taş el...

Mısırlı arkeologlar, Ölüler Kitabı’ndan metinler içeren papirüs keşfetti

20 Ocak 2023

20 Ocak 2023

Mısır’ın Sakkara bölgesinde çalışan arkeologlar, bir yüzyıldan beri ilk kez Ölüler Kitabı’ndan metinler içeren 16 metre uzunluğunda bir papirüs ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]