8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Romalılar, şarabı nasıl lezzetlendirdi

Şarap, tarihin her döneminde görülen bir içecektir. Gündelik tüketilen içecek olması dışında şaraba, mitsel bir değer ve anlam yüklenir ve “Tanrıların kutsal içeceği” olarak kabul edilir.

Arkeolojik kazılarda üzüm ve şarap ile ilgili pek çok maddi eserlerle karşılıyor. Özellikle, Hitit, Urartu, Frig, Asur, Yunan ve Roma dönemi arkeolojik buluntuların ana temalarından biridir.

Bağcılık ve şarabın tarihinin Anadolu’da başladığı biliniyor. M. Ö. 10.000 yıllarından kalan pres artığı üzüm kalıntıları, M. Ö. 2000 yıllarında Anadolu krallıklarından Hititler’in bıraktığı başta kaya resimleri olmak üzere birçok arkeolojik bulguya sahibiz.

Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı
Üzüm Hititlerde önemli bir besin kaynağıdır. Bağcılık ön planda görülür. Fotoğraf: Konya Ereğli İvriz Kaya Anıtı

Hazar Denizi’nin güneyi, Kafkasya ve Kuzey Doğu Anadolu yöreleri anavatanı olan şarap, Yunan ve Roma medeniyetlerinde de önemli bir içecekti.

Yunan panteonunda şarap tanrısı Zeus’un oğlu Dionysos’tur. Üzüm bağlarının koruyucusu Dionysos, şarabın mucidi olarak kabul edilir. Anadolu topraklarından doğan Dionysos kültü, Roma İmparatorluğuna Bacchus olarak geçmiştir.

Roma döneminde şarap, zengin ailelerin evlerinde depolanıp sıklıkla içtikleri bir içecekti. Halkta şarabı kullanıyor ancak onlar şarap evi (vinariae) olarak bilinen yerlerde içebiliyorlardı.

Kaliteli üzümleri veren bağları ellerinde bulunduran zengin Romalılar, tadımı daha hoş olması için çeşitli yollara başvuruyorlardı.

İçimi lezzetli şarapları elde etmek ve güvenli bir şekilde tutmak için Romalı üreticilerin kullandıkları yöntemlerden birisinin çam ağacından yapılan reçine olacağı bir araştırma ile ortaya çıktı.

Yunan Şarap Tanrısı Dionysos
Yunan Şarap Tanrısı Dionysos

Kimyager Louise Chassouant liderliğindeki bir ekip, Roma’nın yaklaşık 55 mil güneydoğusunda, San Felice Circeo’da bulunan bir deniz yatağından alınan 1.500 yıllık üç Roma amforasını inceledi.

Arkeobotanik (bitki kalıntılarının incelenmesi) yöntemleri kullanan ekip, Antik Romalıların şarabı nasıl yaptıklarını ve süreçte hangi elementleri kullandıklarını belirlediler.

2018 yılında günümüz San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ele geçen Roma amforalarının büyük bir kısmı M. Ö. 2. yy’ın ikinci yarısından 1. yy’ın ortalarına tarihlenen geç Greko-İtalik Dressel 1A tipine aittir.

Romalılar, amforaların içini bir tür su geçirmez katran oluşturmak için çam kullandıkları belirtilen çalışma makalesinde ancak bu katranın şarabın kendisini tatlandırmak için de yapılmış olabileceği öne sürüldü.

Çalışma ayrıca, çamın bölgeye özgü olmadığı için, büyük olasılıkla Romalılar, Calabria veya Sicilya’dan ithal etmiş olmaları gerektiğini ve 1500 yıl önce bölgeler arasındaki ticari bağlantıların mevcut arkeolojik ve tarihsel kanıtlarına güvenilirlik kattığını belirledi.

Araştırmacılar, multidisipliner bir yaklaşım kullanmanın bulgularının anahtarı olduğunu vurguladılar ve “eski uygulamaların anlaşılmasında tek bir yaklaşımla olacağından daha fazla sonuca vardıklarını” söylediler.

Çalışmaya dahil edilen amforaların ortaya çıkarıldığı San Felice Circeo limanına yakın bir deniz yatağında ki sualtı arkeolojik araştırmaları, İtalya Kültür Bakanlığı tarafından düzenli olarak yürütülmeye devam ediyor.
Yüzey araştırmaları, Cumhuriyet döneminden Geç Roma dönemine ve Orta Çağ sonrası döneme kadar uzanan seramik buluntularla büyük ölçüde tutarlı bir kronolojik temsil ortaya koyuyor.

Çalışma PLOS ONE‘da yayınlandı.

Banner
Related Articles

Suriye’de 4000 Yıllık Savaş Anıtı “Beyaz Anıt” Ortaya Çıkarıldı

28 Mayıs 2021

28 Mayıs 2021

Arkeologlar, Suriye‘de Mısır Sakkara’da bulunan Eski Mısır Basamaklı Piramidine benzeyen 4.000 yıllık bir savaş anıtı ortaya çıkardılar. Yapımında kullanılan malzemelerin...

Hitit Mutfağı ve Kültürü

19 Kasım 2020

19 Kasım 2020

Hitit mutfağında öncelikle ekmeğin çok özel bir yeri vardır. Sadece yiyecek olarak değil adak olarak da ekmeğin kullanıldığını görmek mümkündür....

Arkeologlar Kırım Dağları’nda 1.600 yıllık asil kadınlara ait mezarlar ve altın takılar buldu

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

Arkeologlar, Kırım Dağları’nda Bahçesaray bölgesinin Mangup yaylasında, altın ve gümüş takılarla dolu soylu kadınlara ait mezarlar buldular. Rusya Bilimler Akademisi’ne...

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Araştırmacılar, Neandertallerin İnsanlarla Aynı İşitme Kapasitesine Sahip ve Konuşabildiklerini Söylüyor

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Bilim insanları, insan evrimi konusunda uzun süredir devam eden bir soruyu çözmüş olabileceklerine inanıyorlar. Neandertal kulaklarının sanal olarak yeniden yapılandırılması...

Diyarbakır’da eski bir taş ocağında 54 çocuk mezarı bulundu

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde, eski bir taş ocağı olduğu düşünülen alanda 0-6 yaş arası 54 çocuk mezarı ortaya çıkarıldı. Arkeologlar, şu...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

İsveç’te keşfedilen iki eşsiz Orta Çağ gemi batığı denizdeki yaşam hakkında bilgiler veriyor

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

İsveç’teki Varberg arkeolojik kazı alanında çarklı olarak bilinen iki eşsiz Orta Çağ gemi batığı keşfedildi. Batık içinde elde edilen mürettebata...

Araştırmacılar, yanmış kalıntılardan yola çıkarak İncil’de geçen Yahuda Krallığı’na karşı düzenlenen seferleri doğruladı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

İsrail’deki 17 arkeolojik alanda 21 yıkım katmanını, yanmış kalıntılarda kaydedilen dünyanın manyetik alanının yönünü ve / veya yoğunluğunu yeniden yapılandırarak...

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

Japonya’nın muhtemelen en eski bronz döküm taş kalıpları Yoshinogari harabelerinde keşfedildi

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Japonya’nın Saga bölgesinin batı vilayetindeki Yoshinogari Harabeleri’nde, bronz eserler için taş döküm kalıpları da dahil olmak üzere kalıntılar bulundu. Saga...

Almanya’da bir müzede 483 Kelt altın sikkeden oluşan koleksiyon çalındı

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde bir müzede 483 adet Kelt altın sikkeden oluşan bir koleksiyon çalındı. Bavyera polisi, 2100 yıllık Kelt altın...

Arkeologlar Ukrayna’da Erken Demir Çağı’na ait kil heykelcikler keşfetti

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Arkeologlar, Ukrayna’nın batısındaki Dinyester Nehri üzerindeki tarihi bir şehir olan Halych yakınlarındaki Krylos köyündeki Metropolitan Chambers yakınında Erken Demir Çağı’na...

Umman’da Yeni Bir Arkeolojik Sit Alanı Keşfedildi

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Umman Miras ve Turizm Bakanlığı yakın zamanda Al Dakhiliyah Valiliği, Sumail (Samail) Eyaleti, Al Khobar kasabasında antik bir alan keşfetti. Oman...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]