4 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne işaret etmiş olabileceği açıklandı.

Medium kazları olarak anılan resim ilk bulunduğundan beri “Mısır’ın Mona Lisa’sı” olarak bilinmekte. Uzun zamandır bilinen ve hayranlık uyandıran bu eserin görünen o ki bugüne kadar kimse bilinmeyen bir türü tasvir ettiğinin farkına varmamış.

Bu resim 1800’lerde bir vezir olan Nefermaat’ın veya firavuna (yada oğluna) ve karısına hizmet eden en yüksek rütbeli memurun mezarında keşfedildi.  Kazlar, bir zamanlar vezir Nefermaat’ın karısı ve muhtemelen Kral Snefru’nun gelini olan Itet’in mezar şapelinin kuzey duvarında bulunan büyük bir sahnenin parçasıydı.

Queensland Üniversitesinde bir araştırmacı olan Dr. Anthony Romilia, 4600 yıllık bu kazların resimlerini incelerken kazların renklerindeki farklılığı farketti. Branta ruficollis olarak tanımlanan günümüzdeki modern kırmızı göğüslü kazlardan oldukça farklı göründüklerini tespit etti.

Araştırmacı, Queensland Üniversitesine yaptığı bir açıklamada, konu ile ilgili bilgilerini ve yaptığı araştırma sonuçları anlattı.

Romilio, çalışmada, modern kazlarla, onu göstermek için kullanılan renkler ve vücut işaretleri de dahil olmak üzere tasvir edilen üç kaz türünün ölçümlerini aldı. Resimdeki bir kaz türünün modern greylag kazına (Anser anser) benzediğini, ancak aynı zamanda bir fasulye kazı (A. Fabalis) olabileceğini, ikincisinin daha büyük beyaz önlü gooe’ya (A. albifrons) benzediğini buldu. Ama tam olarak resimdeki kazlar, hiçbir modern su kuşuyla eşleşmedi.

Yine de, diğer kuşlar doğru bir şekilde temsil edildiği için, bu üçüncü kaz türünün gerçekten soyu tükenmiş bir tür olup olmadığı veya hayatta kalan bir türün yanlış temsil edilip edilmediği belirsiz.  

Medium kazları
“Meidum Kazları”, Itet Şapeli’nde Nefermaat ve Itet’in mezarında bulundu. (Fotograf: CK Wilkinson)

Dr Romilio, herhangi bir Mısır arkeolojik alanında modern kırmızı göğüslü kazlardan (Branta ruficollis) hiçbir kemik bulunamadığını söyledi .

“İlginç bir şekilde, Girit’te benzer fakat aynı olmayan bir kuşun kemikleri bulundu” dedi.

“Zoolojik bir perspektiften, Mısır sanatı, şu anda küresel olarak nesli tükenmiş gibi görünen bu belirgin şekilde desenli kazın tek dokümantasyonudur.”

Dr Romilio, soyu tükenmiş hayvanların daha önce antik sanatta tanımlandığını, ancak tüm türlerin bilimsel olarak doğrulanmadığını söyledi.

Dr. Romilio Mısır’ın günümüzdeki gibi her zaman çöl olmadığını ve soyu tükenmiş türlerinde içinde bulunduğu büyük bir flora ve fauna zenginliğine bir zamanlar sahip olduğunu söyledi. Ayrıca sanatın kültürel bir iç görü sağladığını ve aynı zamanda bugün bilinmeyen birçok türünde grafiksel kaydını tutmamızı sağladığını belirtti.

Bunlar arasında modern sığırların öncülü olan yaban öküzü (Bos primigenius) ve daha önce bilinmeyen ceylan, Afrika antilopu, antilop ve eşek türleri bulunmaktadır.

Eski Mısır sanatı, binlerce yıl önce birlikte yaşadıkları hayvanları tasvir ederek bol miktarda yaşamı tasvir ediyor. Birçoğu modern türlerin vücut işaretleriyle yakından eşleşirken, diğerleri herhangi bir modern hayvandan farklıdır. Bu tür farklılıklar sanatsal ruhun bir sonucu muydu yoksa artık nesli tükenmiş hayvanların görsel bir kaydını mı sağlıyorlar? Bu soruların hepsini Dr romilio yazdığı kitabında cevaplamış.

Bu sorunun cevabını verebilmek çok zor olsada her iki durumdada eski sanatçıların bizlere bıraktıkları gizem dışında görsel zenginliklerin de eşsiz olduğunu söyleyebiliriz. 5000 yıl sonra bile onların resimlerinde keşfedilecek değerler bulmak gerçekten insanlık tarihi açısından çok önemli. Görmek için bakmanın yeterli olmadığını artık biliyoruz ve eski eserlerden öğrenecek hala çok şeyimiz var.

Banner
Related Articles

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Sırbistan’da büyülü Roma fallus rüzgar çanı ortaya çıkarıldı

15 Kasım 2023

15 Kasım 2023

Arkeologlar, Sırbistan’ın doğusundaki Kostolac bölgesindeki Viminacium antik kentinde yapılan kazılar sırasında tintinnabulum olarak bilinen bir Roma fallus rüzgar çanı ortaya...

Sümer kenti Lagash’ta 5000 yıllık kamusal yemek alanı keşfedildi

2 Şubat 2023

2 Şubat 2023

Sümer kenti Lagash’ta devam eden kazılarda arkeologlar 5000 yıllık kamusal alan keşfettiler. Güney Mezopotamya’nın en büyük ve güçlü kentlerinden olan...

Büklükale’de bulunan 3.300 yıllık bir tablet, Hitit İmparatorluğu’nun bir yabancı istilası ile karşı karşıya kaldığını gösteriyor

11 Mart 2024

11 Mart 2024

Anadolu’nun ilk merkezi devleti olarak kabul edilen Hitit İmparatorluğu, MÖ 1600 yıllarında yükselmeye başlamış; güçlü bir siyasi ve askeri birlik...

Batı Kazakistan’da Erken Demir Çağı’na Ait 150 Gizemli Kurgan Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Kazakistan’ın Batı Kazakistan Bölgesi’nde (WKO) çalışan arkeologlar, alışılmadık biçimlere sahip yaklaşık yüz elli kurgan keşfetti. Bu keşif, erken bozkır medeniyetlerine...

Deprem, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütununu yıktı

12 Şubat 2023

12 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremde etkilenen kültürel varlıklardan birisi de Adıyaman Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütunu oldu. Kommagene Krallığı...

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

26 Mayıs 2021

26 Mayıs 2021

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve...

Arkeologlar, Frankfurt Roma kenti NIDA’da en eski Hristiyan muskasını ortaya çıkardı

14 Aralık 2024

14 Aralık 2024

Frankfurt’ta ortaya çıkarılan antik bir gümüş muska, bölgedeki Hıristiyanlık tarihini 50 ila 100 yıl geriye götürüyor. Gümüş muska artık Kuzey...

Akdeniz Sularında Batan Gazze Batığında 1100 Yıllık Zeytin Çekirdekleri Keşfedildi

13 Mart 2025

13 Mart 2025

1100 yıl önce Gazze’den yola çıkan ve Antalya kıyılarında yakalandığı fırtınada sulara gömülen Gazze batığında 1100 yıllık zeytin çekirdeklerini ortaya...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Hırvatistan’ın Split Şehrine Bağlı Manuš Bölgesinde Antik Roma Pazarı Bulundu!

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Tarihçi ve arkeolog Luka Jelić 1897 gibi erken bir tarihte antik yerleşiminin Diocletianus Sarayı’nın inşasından önce Split bölgesinde var olduğu...

Eski Asur başkenti Khorsabad’da yapılan yeni bir manyetik araştırma, ABD Beyaz Sarayı’nın iki katı büyüklüğünde 127 odalı bir villayı ortaya çıkardı

27 Aralık 2024

27 Aralık 2024

Kuzey Irak’taki arkeologlar, bir zamanlar Asur’un eski başkenti olan Khorsabad’da kapsamlı bir manyetik araştırma gerçekleştirdiler ve bu teknolojinin yardımıyla 127...

Yaramazlık Yapan Çocukları Cezalandıran Krampus Gecesi Şeytanı

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Avrupa’nın bazı yörelerinde Hristiyanların 6 Aralık tarihinde kutladıkları Aziz Nicholas Günü‘nde,  yaramazlık yapan çocukları cezalandırdığına  inandıkları bir şeytan varmış. Bu...

Orta Asya’nın usta tüccarları, diplomatları ve din adamları Soğdlular

2 Haziran 2023

2 Haziran 2023

Soğdlular, Orta Asya’da Soğdiana adı verilen bir bölgede yaşamış bir halktır. Soğdlular, MÖ 6. yüzyıldan itibaren MÖ 8. yüzyıla kadar...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]