4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne işaret etmiş olabileceği açıklandı.

Medium kazları olarak anılan resim ilk bulunduğundan beri “Mısır’ın Mona Lisa’sı” olarak bilinmekte. Uzun zamandır bilinen ve hayranlık uyandıran bu eserin görünen o ki bugüne kadar kimse bilinmeyen bir türü tasvir ettiğinin farkına varmamış.

Bu resim 1800’lerde bir vezir olan Nefermaat’ın veya firavuna (yada oğluna) ve karısına hizmet eden en yüksek rütbeli memurun mezarında keşfedildi.  Kazlar, bir zamanlar vezir Nefermaat’ın karısı ve muhtemelen Kral Snefru’nun gelini olan Itet’in mezar şapelinin kuzey duvarında bulunan büyük bir sahnenin parçasıydı.

Queensland Üniversitesinde bir araştırmacı olan Dr. Anthony Romilia, 4600 yıllık bu kazların resimlerini incelerken kazların renklerindeki farklılığı farketti. Branta ruficollis olarak tanımlanan günümüzdeki modern kırmızı göğüslü kazlardan oldukça farklı göründüklerini tespit etti.

Araştırmacı, Queensland Üniversitesine yaptığı bir açıklamada, konu ile ilgili bilgilerini ve yaptığı araştırma sonuçları anlattı.

Romilio, çalışmada, modern kazlarla, onu göstermek için kullanılan renkler ve vücut işaretleri de dahil olmak üzere tasvir edilen üç kaz türünün ölçümlerini aldı. Resimdeki bir kaz türünün modern greylag kazına (Anser anser) benzediğini, ancak aynı zamanda bir fasulye kazı (A. Fabalis) olabileceğini, ikincisinin daha büyük beyaz önlü gooe’ya (A. albifrons) benzediğini buldu. Ama tam olarak resimdeki kazlar, hiçbir modern su kuşuyla eşleşmedi.

Yine de, diğer kuşlar doğru bir şekilde temsil edildiği için, bu üçüncü kaz türünün gerçekten soyu tükenmiş bir tür olup olmadığı veya hayatta kalan bir türün yanlış temsil edilip edilmediği belirsiz.  

Medium kazları
“Meidum Kazları”, Itet Şapeli’nde Nefermaat ve Itet’in mezarında bulundu. (Fotograf: CK Wilkinson)

Dr Romilio, herhangi bir Mısır arkeolojik alanında modern kırmızı göğüslü kazlardan (Branta ruficollis) hiçbir kemik bulunamadığını söyledi .

“İlginç bir şekilde, Girit’te benzer fakat aynı olmayan bir kuşun kemikleri bulundu” dedi.

“Zoolojik bir perspektiften, Mısır sanatı, şu anda küresel olarak nesli tükenmiş gibi görünen bu belirgin şekilde desenli kazın tek dokümantasyonudur.”

Dr Romilio, soyu tükenmiş hayvanların daha önce antik sanatta tanımlandığını, ancak tüm türlerin bilimsel olarak doğrulanmadığını söyledi.

Dr. Romilio Mısır’ın günümüzdeki gibi her zaman çöl olmadığını ve soyu tükenmiş türlerinde içinde bulunduğu büyük bir flora ve fauna zenginliğine bir zamanlar sahip olduğunu söyledi. Ayrıca sanatın kültürel bir iç görü sağladığını ve aynı zamanda bugün bilinmeyen birçok türünde grafiksel kaydını tutmamızı sağladığını belirtti.

Bunlar arasında modern sığırların öncülü olan yaban öküzü (Bos primigenius) ve daha önce bilinmeyen ceylan, Afrika antilopu, antilop ve eşek türleri bulunmaktadır.

Eski Mısır sanatı, binlerce yıl önce birlikte yaşadıkları hayvanları tasvir ederek bol miktarda yaşamı tasvir ediyor. Birçoğu modern türlerin vücut işaretleriyle yakından eşleşirken, diğerleri herhangi bir modern hayvandan farklıdır. Bu tür farklılıklar sanatsal ruhun bir sonucu muydu yoksa artık nesli tükenmiş hayvanların görsel bir kaydını mı sağlıyorlar? Bu soruların hepsini Dr romilio yazdığı kitabında cevaplamış.

Bu sorunun cevabını verebilmek çok zor olsada her iki durumdada eski sanatçıların bizlere bıraktıkları gizem dışında görsel zenginliklerin de eşsiz olduğunu söyleyebiliriz. 5000 yıl sonra bile onların resimlerinde keşfedilecek değerler bulmak gerçekten insanlık tarihi açısından çok önemli. Görmek için bakmanın yeterli olmadığını artık biliyoruz ve eski eserlerden öğrenecek hala çok şeyimiz var.

Banner
Related Articles

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

2 bin 300 yıllık Ana Tanrıça Kybele İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor

4 Mart 2022

4 Mart 2022

Anadolu’da uzun zaman bolluk ve bereketin dağıtıcısı olarak kabul edilen Ana Tanrıça Kybele’nin Ege Bölgesi kazılarında bulunan 2 bin 300...

Ihlara Vadisi “Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi

17 Mart 2022

17 Mart 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarının en önemli merkezlerinden biri olan ve irili ufaklı ilk kiliselere ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi için “Kontrollü...

Çin’de bulunan eyer, şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski eyer olabilir

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

Uluslararası bir arkeolog ekibi, Çin’deki bir kazı alanında eyer ortaya çıkardılar. Uzmanlara göre bulunan eyer, şimdiye kadar bilinen en eski...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Şaşırtıcı keşif; Romalıların ve Anglosaksonların bir arada yattığı mezarlık ortaya çıkarıldı

14 Mart 2023

14 Mart 2023

Mezarlıklar, toplumlarda dini, milli ve gelenekler gözetilerek ayrı alanlarda oluşturulur. Günümüzde Müslüman, Hristiyan ve Yahudi mezarlıkları gibi oluşturulan mezarlıklar uygulamada...

Arkeologlar, Endonezya’da 7.000 yıllık kaplan köpekbalığı dişi bıçakları keşfetti

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Endonezya’nın Sulawesi adasında yapılan kazılar inanılmaz bir bulgu ortaya çıkardı; bıçak şeklinde şekillendirilmiş ve yaklaşık 7.000 yaşında olduğu düşünülen iki...

Trier Üniversitesi’nin Dijital Para Dolabı Artık Erişilebilir

19 Şubat 2024

19 Şubat 2024

Tarihi sikkeler, koleksiyonlar ve sergiler için mücevher parçalarından çok daha fazlasıdır özellikle araştırmacılar için ilgi çekicidir. Trier Üniversitesi, birkaç yıldır...

Viking Kadınlarında Keşfedilen Üç Garip Kafatası Modifikasyonu

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Son yıllarda araştırmalar Viking Çağı’nda kalıcı vücut modifikasyonu için kanıtlar sağladı. Bu araştırmaların sonuncusu, Baltık Denizi’ndeki Gotland adasından kafatasları uzatılmış...

Arkeologlar 1.000 yıllık kemik paten buldu

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Přerov kentinde 1.000 yıllık bir kemik paten keşfettiler. Buluntu, bölgedeki insanların Orta Çağ’da kış sporları yaptığının kanıtı...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeşilova ve Yassıtepe höyük temalı otobüsü sefere çıkardı

31 Mart 2022

31 Mart 2022

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerinin tanıtımı için çalışmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

İran’ın Kaldar Mağarasında İnsan Göçündeki ‘Kayıp Halka’nın Bir Parçası Bulunmuş Olabilir

4 Nisan 2021

4 Nisan 2021

Kaldar mağarası, İran’daki Orta ve Üst Paleolitik Çağ’dan geçişe kanıt sağlayan önemli bir arkeolojik sit alanıdır. Mağara, 1.290 metre yükseklikte, Lorestan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]