30 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne işaret etmiş olabileceği açıklandı.

Medium kazları olarak anılan resim ilk bulunduğundan beri “Mısır’ın Mona Lisa’sı” olarak bilinmekte. Uzun zamandır bilinen ve hayranlık uyandıran bu eserin görünen o ki bugüne kadar kimse bilinmeyen bir türü tasvir ettiğinin farkına varmamış.

Bu resim 1800’lerde bir vezir olan Nefermaat’ın veya firavuna (yada oğluna) ve karısına hizmet eden en yüksek rütbeli memurun mezarında keşfedildi.  Kazlar, bir zamanlar vezir Nefermaat’ın karısı ve muhtemelen Kral Snefru’nun gelini olan Itet’in mezar şapelinin kuzey duvarında bulunan büyük bir sahnenin parçasıydı.

Queensland Üniversitesinde bir araştırmacı olan Dr. Anthony Romilia, 4600 yıllık bu kazların resimlerini incelerken kazların renklerindeki farklılığı farketti. Branta ruficollis olarak tanımlanan günümüzdeki modern kırmızı göğüslü kazlardan oldukça farklı göründüklerini tespit etti.

Araştırmacı, Queensland Üniversitesine yaptığı bir açıklamada, konu ile ilgili bilgilerini ve yaptığı araştırma sonuçları anlattı.

Romilio, çalışmada, modern kazlarla, onu göstermek için kullanılan renkler ve vücut işaretleri de dahil olmak üzere tasvir edilen üç kaz türünün ölçümlerini aldı. Resimdeki bir kaz türünün modern greylag kazına (Anser anser) benzediğini, ancak aynı zamanda bir fasulye kazı (A. Fabalis) olabileceğini, ikincisinin daha büyük beyaz önlü gooe’ya (A. albifrons) benzediğini buldu. Ama tam olarak resimdeki kazlar, hiçbir modern su kuşuyla eşleşmedi.

Yine de, diğer kuşlar doğru bir şekilde temsil edildiği için, bu üçüncü kaz türünün gerçekten soyu tükenmiş bir tür olup olmadığı veya hayatta kalan bir türün yanlış temsil edilip edilmediği belirsiz.  

Medium kazları
“Meidum Kazları”, Itet Şapeli’nde Nefermaat ve Itet’in mezarında bulundu. (Fotograf: CK Wilkinson)

Dr Romilio, herhangi bir Mısır arkeolojik alanında modern kırmızı göğüslü kazlardan (Branta ruficollis) hiçbir kemik bulunamadığını söyledi .

“İlginç bir şekilde, Girit’te benzer fakat aynı olmayan bir kuşun kemikleri bulundu” dedi.

“Zoolojik bir perspektiften, Mısır sanatı, şu anda küresel olarak nesli tükenmiş gibi görünen bu belirgin şekilde desenli kazın tek dokümantasyonudur.”

Dr Romilio, soyu tükenmiş hayvanların daha önce antik sanatta tanımlandığını, ancak tüm türlerin bilimsel olarak doğrulanmadığını söyledi.

Dr. Romilio Mısır’ın günümüzdeki gibi her zaman çöl olmadığını ve soyu tükenmiş türlerinde içinde bulunduğu büyük bir flora ve fauna zenginliğine bir zamanlar sahip olduğunu söyledi. Ayrıca sanatın kültürel bir iç görü sağladığını ve aynı zamanda bugün bilinmeyen birçok türünde grafiksel kaydını tutmamızı sağladığını belirtti.

Bunlar arasında modern sığırların öncülü olan yaban öküzü (Bos primigenius) ve daha önce bilinmeyen ceylan, Afrika antilopu, antilop ve eşek türleri bulunmaktadır.

Eski Mısır sanatı, binlerce yıl önce birlikte yaşadıkları hayvanları tasvir ederek bol miktarda yaşamı tasvir ediyor. Birçoğu modern türlerin vücut işaretleriyle yakından eşleşirken, diğerleri herhangi bir modern hayvandan farklıdır. Bu tür farklılıklar sanatsal ruhun bir sonucu muydu yoksa artık nesli tükenmiş hayvanların görsel bir kaydını mı sağlıyorlar? Bu soruların hepsini Dr romilio yazdığı kitabında cevaplamış.

Bu sorunun cevabını verebilmek çok zor olsada her iki durumdada eski sanatçıların bizlere bıraktıkları gizem dışında görsel zenginliklerin de eşsiz olduğunu söyleyebiliriz. 5000 yıl sonra bile onların resimlerinde keşfedilecek değerler bulmak gerçekten insanlık tarihi açısından çok önemli. Görmek için bakmanın yeterli olmadığını artık biliyoruz ve eski eserlerden öğrenecek hala çok şeyimiz var.

Banner
Related Articles

Tüy kökenlerinin gizemi: Kabarık pterozorlar tartışmayı nasıl yeniden alevlendirdi?

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Tüy deyince ilk akla gelen hayvanlar kuşlardır. Bilinen en eski kuş olan Archæopteryx’in fosilleri yaklaşık 160 yıl önce ilk kez...

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

Batlamyus’un Haritasındaki Gizemli Göl Yemen’in Antik Su Geçmişine mi İşaret Ediyor?

8 Haziran 2026

8 Haziran 2026

Batlamyus’un antik Arabia haritalarında görülen gizemli göl, yeni bir arkeolojik keşif olarak değil, eski haritaların bıraktığı ilginç bir soru olarak...

İzmir Arkeolojisi Müzesi’nde 2 bin yıllık Tanrı Hermes ve Herme heykelcikleri ilk kez sergileniyor

7 Aralık 2022

7 Aralık 2022

İzmir Arkeoloji Müzesi, “12 Ay 12 Sergi” projesi kapsamında müze envanterine kayıtlı olup şimdiye kadar sergilenmemiş 2 bin yıllık Tanrı...

Kerkenes’te Proto-Türk İzleri Araştırılıyor: Pteria Antik Kenti’nde Yeni Kazı Sezonu Başladı

21 Haziran 2026

21 Haziran 2026

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde, Kerkenes Harabeleri olarak bilinen Pteria Antik Kenti’nde yeni dönem kazı çalışmaları başladı. Anadolu’nun en büyük Demir Çağı...

Mevlana Müzesi’ni 3D Sanal Teknoloji İle Ziyaret Edebilirsiniz

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

“Dinle, bu ney nasıl şikayet ediyor, ayrılıkları nasıl anlatıyor” beyiti ile başlar ünlü düşünür, Gönül Sultanı Hz. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî,...

Afrika’nın Unutulmuş Krallığı “Kush”

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Sudan’da kurulmuş olan en eski krallıklardan biridir. Bu krallık 5000 yıl önce muhteşem bir krallık kurmuş ve nedense akabinde unutulmuştur....

Bilinmeyen Büyük İmparatorluklar “Aksum İmparatorluğu”

27 Kasım 2020

27 Kasım 2020

Aksumite/Aksum İmparatorluğu, Etiyopya’da MS 100’den MS 940’a kadar var olan eski bir krallıktı. Axum / Aksum antik kentine odaklanan ulus,...

“Anadolu Antik DNA” projesi Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi olduğunu gösteriyor

8 Eylül 2022

8 Eylül 2022

Türkiye merkezli gerçekleştirilen “Anadolu Antik DNA” projesi Van bölgesini merkez edinen Demir Çağı medeniyeti Urartuların kökeninin Anadolu ve Levant bölgesi...

Hatsuyume Gecesi Gördüğünüz Rüyalar Tüm Yılınızı Etkiliyor “Japon Gelenekleri”

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

Rüya yorumlamak ve geleceği rüyalara göre anlamaya çalışmak insanın var oluşundan beri olağan bir durumdur. Kutsal kitaplarda bile bu durum...

Şeytan’ın İkonografisi

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Bu yazımızda Şeytan’ın ikonografisi ile şeytan kimliğinin sanatta nasıl yavaş yavaş şekillendiğini Sanat tarihini esas alarak kısaca irdelemeye çalıştık. Şeytanın...

İstanbul Saraçhane kazılarında1.500 yıllık gizli yeraltı geçidi ortaya çıkarıldı

16 Mayıs 2023

16 Mayıs 2023

Latin istilası sırasında tahrip olan İstanbul’un Saraçhane semtindeki Aziz Polyeuktos Kilisesi kalıntılarında devam eden kazılarda, 1.500 yıllık bir yeraltı geçidi...

Finlandiya’da Bir Tarlada Bulunan Küçük Rozet, Orta Çağ’ın En Nadir Hacı Buluntularından Biri Çıktı

25 Haziran 2026

25 Haziran 2026

Finlandiya’nın güneybatısında bir tarlada bulunan küçük ve kırık bir metal parça, Orta Çağ Baltık dünyasının en nadir hacı rozetlerinden biri...

Facebook’ta satılık Maya arkeolojik alanı Yucatán’da ve Meksika’da tartışmalara yol açtı

31 Mart 2023

31 Mart 2023

Facebook Marketplace’te satılık 249 hektardan fazla arazi, Yucatan’da ve Meksika’da tartışmalara yol açtı. Sosyal medyada reklamı yapılan mülk, Yucatán eyaletinin...

Roma İmparatoru Hadrianus heykeline ait parçalar ortaya çıkarıldı

10 Eylül 2021

10 Eylül 2021

Alabanda Antik Kenti’nde, Roma İmparatoru Publius Aelius Traianus Hadrianus heykeline ait bazı parçalar gün yüzüne çıkarıldı. Roma İmparatorluğu’nun “beş iyi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]