7 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Mısır’ın Mona Lisa’sı Soyu Tükenmiş Bir Kaz Olabilir

“Medium kazları” olarak bilinen yaklaşık 4600 yıllık eserin detaylı incelenmesi sonucunda resimdeki kazların muhtemelen nesli tükenmiş olan bir kaz türüne işaret etmiş olabileceği açıklandı.

Medium kazları olarak anılan resim ilk bulunduğundan beri “Mısır’ın Mona Lisa’sı” olarak bilinmekte. Uzun zamandır bilinen ve hayranlık uyandıran bu eserin görünen o ki bugüne kadar kimse bilinmeyen bir türü tasvir ettiğinin farkına varmamış.

Bu resim 1800’lerde bir vezir olan Nefermaat’ın veya firavuna (yada oğluna) ve karısına hizmet eden en yüksek rütbeli memurun mezarında keşfedildi.  Kazlar, bir zamanlar vezir Nefermaat’ın karısı ve muhtemelen Kral Snefru’nun gelini olan Itet’in mezar şapelinin kuzey duvarında bulunan büyük bir sahnenin parçasıydı.

Queensland Üniversitesinde bir araştırmacı olan Dr. Anthony Romilia, 4600 yıllık bu kazların resimlerini incelerken kazların renklerindeki farklılığı farketti. Branta ruficollis olarak tanımlanan günümüzdeki modern kırmızı göğüslü kazlardan oldukça farklı göründüklerini tespit etti.

Araştırmacı, Queensland Üniversitesine yaptığı bir açıklamada, konu ile ilgili bilgilerini ve yaptığı araştırma sonuçları anlattı.

Romilio, çalışmada, modern kazlarla, onu göstermek için kullanılan renkler ve vücut işaretleri de dahil olmak üzere tasvir edilen üç kaz türünün ölçümlerini aldı. Resimdeki bir kaz türünün modern greylag kazına (Anser anser) benzediğini, ancak aynı zamanda bir fasulye kazı (A. Fabalis) olabileceğini, ikincisinin daha büyük beyaz önlü gooe’ya (A. albifrons) benzediğini buldu. Ama tam olarak resimdeki kazlar, hiçbir modern su kuşuyla eşleşmedi.

Yine de, diğer kuşlar doğru bir şekilde temsil edildiği için, bu üçüncü kaz türünün gerçekten soyu tükenmiş bir tür olup olmadığı veya hayatta kalan bir türün yanlış temsil edilip edilmediği belirsiz.  

Medium kazları
“Meidum Kazları”, Itet Şapeli’nde Nefermaat ve Itet’in mezarında bulundu. (Fotograf: CK Wilkinson)

Dr Romilio, herhangi bir Mısır arkeolojik alanında modern kırmızı göğüslü kazlardan (Branta ruficollis) hiçbir kemik bulunamadığını söyledi .

“İlginç bir şekilde, Girit’te benzer fakat aynı olmayan bir kuşun kemikleri bulundu” dedi.

“Zoolojik bir perspektiften, Mısır sanatı, şu anda küresel olarak nesli tükenmiş gibi görünen bu belirgin şekilde desenli kazın tek dokümantasyonudur.”

Dr Romilio, soyu tükenmiş hayvanların daha önce antik sanatta tanımlandığını, ancak tüm türlerin bilimsel olarak doğrulanmadığını söyledi.

Dr. Romilio Mısır’ın günümüzdeki gibi her zaman çöl olmadığını ve soyu tükenmiş türlerinde içinde bulunduğu büyük bir flora ve fauna zenginliğine bir zamanlar sahip olduğunu söyledi. Ayrıca sanatın kültürel bir iç görü sağladığını ve aynı zamanda bugün bilinmeyen birçok türünde grafiksel kaydını tutmamızı sağladığını belirtti.

Bunlar arasında modern sığırların öncülü olan yaban öküzü (Bos primigenius) ve daha önce bilinmeyen ceylan, Afrika antilopu, antilop ve eşek türleri bulunmaktadır.

Eski Mısır sanatı, binlerce yıl önce birlikte yaşadıkları hayvanları tasvir ederek bol miktarda yaşamı tasvir ediyor. Birçoğu modern türlerin vücut işaretleriyle yakından eşleşirken, diğerleri herhangi bir modern hayvandan farklıdır. Bu tür farklılıklar sanatsal ruhun bir sonucu muydu yoksa artık nesli tükenmiş hayvanların görsel bir kaydını mı sağlıyorlar? Bu soruların hepsini Dr romilio yazdığı kitabında cevaplamış.

Bu sorunun cevabını verebilmek çok zor olsada her iki durumdada eski sanatçıların bizlere bıraktıkları gizem dışında görsel zenginliklerin de eşsiz olduğunu söyleyebiliriz. 5000 yıl sonra bile onların resimlerinde keşfedilecek değerler bulmak gerçekten insanlık tarihi açısından çok önemli. Görmek için bakmanın yeterli olmadığını artık biliyoruz ve eski eserlerden öğrenecek hala çok şeyimiz var.

Banner
Benzer Yazılar

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

Depremler, Hatay Arkeoloji Müzesi’nde hafif hasara yol açtı

9 Şubat 2023

9 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin etkilediği on ilde yer alan müze ve ören yerlerinin son durumu hakkında Kültür ve Turizm...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

Denizci bir halk olmayan Hititler Doğu Akdeniz ticaretini nasıl elinde tuttu

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Anadolu, Tunç Çağı’nda önemli kara ticaret yollarına sahipti. Asurlu tüccarların kurduğu karumlar MÖ 2 binli yıllarda ticaretin ana damarlarını oluşturdu....

İtalya’da ölü hediyeli 10.000 yıllık mezar ortaya çıkarıldı

15 Aralık 2021

15 Aralık 2021

Mezolitik dönem insan topluluklarının ölü gömme biçim ve ritüelleri hakkında yeni bilgiler kazandıran buluntulara bir yenisi daha eklendi. Avrupa’nın ölü...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Kazakistan’da Tunç Çağı’na ait 4.000 yıllık büyük boyutlu bir bozkır piramidi keşfedildi

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

L. N. Gumilyov Avrasya Ulusal Üniversitesi arkeologları, Kazakistan bozkırlarında bir at kültü ile ilişkili büyük bir Tunç Çağı bozkır piramidi...

Araştırmacı, Libya’daki Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde Bacchus heykelinin başını buldu

2 Ocak 2024

2 Ocak 2024

Libyalı Arkeoloji araştırmacısı Issam Menfi, Yunan döneminden kalma Bacchus heykelinin başını Cyrene antik kenti yakınlarındaki bir su kanalının içinde buldu....

Persepolis Antik Mirasına Yeniden Hayat Veriliyor: Tarihi Yapılar Restore Ediliyor

8 Nisan 2025

8 Nisan 2025

İran’ın güneyindeki UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Persepolis’te, Nevruz tatili sonrasında önemli restorasyon çalışmaları yeniden başladı. Pers İmparatorluğu’nun (MÖ...

Maya Vazosu Üzerindeki Hiyeroglif Yazısının Çözülme Hikayesi

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen yazının geçmişi 5 bin yıla dayanmaktadır. İnsan ağzından çıkardığı arbitrer (karışık) sesleri, duvarlara, taşlara,...

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Antik Mısır’da Bulunan Mezarlık Dünyanın En Eski Evcil Hayvan Mezarlığı Olabilir

3 Mart 2021

3 Mart 2021

2011 yılında Berenice limanında bulunan yüzlerce hayvan iskeleti buranın bir evcil hayvan mezarlığı olarak kullanıldığını düşündürmüştür. Hayvanların boynundaki tasma ve...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]