4 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı gelişmelere sahne olmaya devam ediyor.

Bilindiği üzere Amida höyük’te kazı başkanlığını Prof.Dr. İrfan Yıldız yapmaktadır. Prof. Dr. İrfan Yıldız Anadolu Haber Ajansına yaptığı açıklamada, höyüğün bulunduğu tarihi Sur ilçesinin Hurri ve Mitanniler, Urartular, Asurlular, Persler, Romalılar, Emeviler, Abbasiler, Artuklular, Selçuklular ve Osmanlılar da dahil olmak üzere birçok eski uygarlığa ev sahipliği yaptığını söyledi.

Önceki kazılarda höyükte bulunan bilinen en eski su kanallarını ve ısıtma sistemini ortaya çıkarılmıştı. Son yapılan çalışmalar ile de bu güzel bulgulara yenileri eşlik ediyor.

Yıldız, hem geçen yılki hem de bu yılki kazılarda Diyarbakır’da Artuklu Sarayı da dahil olmak üzere birçok tarihi yapı inşa eden Memluk Sultanı Nasir ud din Mahmud’un arması olan çift başlı kartal figürlü sikkelerin bulunduğunu kaydetti.

Diyarbakır’da yapılan kazılarda Neolitik, Roma ve İslami dönemlere ait seramik eserler bulundu. Fotograf: Anadolu Ajansı

“Geçen yıl Diyarbakır’da Nasir ud din Mahmud tarafından basılmış bir sikke bulduk. Bu yıl üç madeni para daha ortaya çıkardık. Bu sikkelerin Amid’de basılmış olması, sitenin Artuklular tarafından ne kadar beğenildiğini gösteriyor. Sikkelerden Hasankeyf ve Amid Artuklularının Eyyubi hükümdarı Malik el-Adil Ebu Bekir’in adı yazılı olduğu için Eyyubi tebaası olduğunu anlıyoruz. Başta Akkoyunlu ve Eyyubi dönemleri olmak üzere İslami dönem sikkeleri Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden kalma birçok sikkeyi gün ışığına çıkardık. Bu sikkeler tarihsel öneme sahiptir” dedi.

Amida Höyüğü alanında sikkeler dışında birkaç tarihi seramik objede bulundu.

Ayrıca yapılan son kazılarda, Geç Neolitik dönem, erken Kalkolitik dönem, Tunç Çağı, Demir Çağı’ndan Roma ve İslami dönemlere kadar uzanan seramikler keşfedildi. İlk kez figürlerle süslenmiş Artuklu seramik parçaları bulduklarını belirtti.

Prof. Yıldız, “Bunlar, Amida Höyüğünün 8.000 yıldır kesintisiz yaşamın devam ettiği dünyadaki ender yerlerden biri olduğunu” gösteriyor ve arkeolojik çalışmalar için daha fazla destek için çağrıda bulundu.”

Bulgular, ayrıntılı inceleme için Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’ne gönderildi.

Banner
Benzer Yazılar

Şaşırtıcı Keşif: Guatemala’da arkeologlar antik Maya kentindeki gizli mahalleyi ortaya çıkardı

28 Eylül 2021

28 Eylül 2021

Yakın tarihli bir lidar analizi, uzun süredir doğal bir tepe olduğu düşünülen Central Tikal’in Kayıp Dünya Kompleksi’ni çevreleyen bölgenin aslında...

Dünyanın Kanıtlanan En Eski Şikesi Büyük Antinoeia Oyunlarında Yapıldı

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Dünyamız üzerinde eski olan yüzlerce şey var bunlardan biri de insanların kazanma tutkusu. Kazanma tutkusunun olduğu bir yerde hilenin de...

Haçlı Ordusunun Korkulu Rüyası I. Kılıçaslan

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu Süleyman Şah’ın en büyük oğlu olarak Gence’de dünyaya gelmiştir. Babasıyla birlikte geldiği Anadolu’da fetihlere katılmış ve...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

İnsan Boyunda ki 500 yıllık Paralar Bitcoinle Benzeştirildi “Rai Taşları”

5 Haziran 2021

5 Haziran 2021

Dünyada çok az para sistemi, küçük Batı Mikronezya adası Yap’ta kullanılan rai taş halkalarından daha benzersiz ve ilgi çekicidir. Kireçtaşı levhalardan...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Anadolu arkeolojisinin duayen ismi Prof. Dr. Refik Duru hayatını kaybetti

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Anadolu arkeolojisinin duayen ismi Hacılar Höyük kazısı Onursal Başkanı Prof. Dr. Refik Duru hayatını kaybetti. Arkeolojiye adanmış 92 yıllık bir...

Amerika’da 1200 yıl suya direnen ahşap kano ele geçti

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Ahşap maddesinin su içerisinde ne kadar bir süre sağlam kalabileceği üzerinde tahmin yürütsek herhalde en fazla 3 yıl 5 yıl...

Antik Yunan metinlerinin çözümlenmesinde yapay zeka kullanılıyor

10 Mart 2022

10 Mart 2022

Yakın zamanda dilbilimcilerin işlerini oldukça kolaylaştıracak yapay zeka teknolojisi Ithaca ile Antik Yunan metinlerinin çözümlenmesi başlıyor. Oxford Üniversitesi Klasik Bilimler...

Köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği mermer blok bulundu

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Düzce Belediyesi’nin destekleri ile devam eden Prusias ad Hypium Antik Kenti kazı çalışmalarında, köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği...

Neolitik Çağ’da Anadolu’nun kutsal kapları

17 Ekim 2021

17 Ekim 2021

Neolitik Çağ – Yeni Taş Devri anlamına gelse de Neolitik Çağ’daki gelişmeler taş aletlerdeki yeniliklerden çok daha fazlasıdır. Bu gelişmelerden...

Antik Yunan Filozofu Hypatia’nın Hüzünlü Hikayesi

28 Şubat 2021

28 Şubat 2021

Antik Yunan akademisindeki az sayıdaki kadınlardan biriydi, İskenderiyeli Hypatia. Doğum tarihi için M.S. 350 tarihi söylense de tam olarak kesin değil...

Güney Afrika’da dünyanın bilinen en eski mezar alanı keşfedildi; Homo naledi mezarlığı

6 Haziran 2023

6 Haziran 2023

Güney Afrikalı paleontologlar, Johannesburg yakınlarındaki Rising Star Cave’de soyu tükenmiş hominin türü Homo naledi’ye ait mezar alanı keşfettiler. Paleoantropolog Lee...

İpek Yolu Üzerindeki Kuva’da 1.300 Yıllık Antik Şehir Surları Keşfedildi

11 Ocak 2026

11 Ocak 2026

Özbekistan’ın doğusunda yürütülen arkeolojik kazılarda, Kuva antik kentinin surlarının yaklaşık 1.300 yıl boyunca kesintisiz kullanıldığını ortaya koyan önemli bulgulara ulaşıldı....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]