8 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık edebilir .

Nefud Çölü’nü tarayan arkeologlar, soyu tükenmiş dev filler, develer, bufalo ve modern atların ataları gibi hayvanların geçmiş su kütlesinin çamurunda bıraktığı 376 ayak izini incelerken insan ayak izlenimlerini fark ettiler.

Sciense Advences dergisinde yayınlanan yeni bir analiz , anatomik olarak modern insanların 112.000 ila 121.000 yıl önce yedi ayak izini yarattığını savunuyor.

Bruce Bower teyit edilirse, bu ayak izleri Arap Yarımadası’nda şimdiye kadar bulunan en eski Homo sapiens izleri olacaktır , diyor. Bölgedeki en eski insan izleri en az 86.000 yıl öncesine dayanıyor.

Suudi Arabistan’ın başka yerlerinde araştırmacılar, yaklaşık 125.000 yıl öncesine tarihlenen Afrikalı Homo sapiens’in yaptığı gibi taş aletler buldular, bu da yeni keşfedilen ayak izlerinin insanlar tarafından yapılmış olma olasılığını artırdı .

Alathar sitesinde bulunan fil ve deve izleri (Stewart ve diğerleri, 2020)

Almanya, Jena’daki Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü’nden biyolog Mathew Stewart ve meslektaşları, antik Homo sapiens gruplarının Alathar (Alathar-iz anlamına gelmektedir) olarak bilinen bölgeyi büyük olasılıkla bir sulama deliği ve çevredeki otlaklarda yiyecek aramak için bir yer olarak kullandığını söylüyor. Tortu analizleri, eski insanların bölgenin nehirleri ve gölleri küçülürken kurak bir dönem sırasında göle ulaştığını gösteriyor.

Sitede aynı döneme tarihlenen diğer buluntular arasında 107 deve ayak izi ve 43 fil ayak izi bulunmaktadır.  Ayak izi taşıyan tortulardan aşınan fosiller arasında fil kalıntıları ve oriks adı verilen büyük ceylanlar vardı, ancak insanlar yoktu.

İnsanlar gölde avlanmış olsalar da, araştırmacılar hiçbir taş alet veya kasap izi taşıyan hayvan kemikleri bulamadılar. Araştırmacılar, antik insanların muhtemelen bölgedeki fil sürülerini veya diğer canlıları takip ederken Alathar’da kısa bir süre durduklarını söylüyorlar.

Arkeolojik veriler , Arabistan’daki geç Pleistosen Homo’nun oldukça hareketli olduğunu ve orta Pleistosen öncüllerinden daha Arabistan yarımadasının içlerine daha derin nüfuz ettiğini göstermektedir

Makale ilginizi çektiyse daha detaylı okumak için https://advances.sciencemag.org/content/6/38/eaba8940 adresini ziyaret edebilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Bulgaristan’da Bakır Çağı Dönemine Ait Fırınlar Bulundu

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Bulgaristan’ın Tuna Nehri yakınlarında gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda bakır çağı dönemine ait iki fırın bulundu. Rusçuk Bölge Tarih Müzesi’nden araştırmacılar tarafından...

Kopya olduğu düşünülen kılıcın 3000 yıllık Tunç Çağı kılıcı olduğu ortaya çıktı

23 Ocak 2023

23 Ocak 2023

Chicago Field Müzesi’nde daha önce bir kopya olduğu düşünülen bir kılıcın, MÖ 1080 ila 900 yılları arasında tarihlenen 3000 yıllık...

Dünyanın en kuzeydeki Paleolitik yerleşimi, Kuzey Kutbu’ndaki Kotelny Adası’nda keşfedildi

20 Ağustos 2021

20 Ağustos 2021

Paleolitik dönemde, homininler küçük gruplar halinde yaşadılar ve bitki toplayarak, balık tutarak ve vahşi hayvanları öldürerek ya da leş yiyerek...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Troya ile Tavşanlı Höyük arasındaki bağı gösteren bulgulara ulaşıldı

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Anadolu’nun iki önemli arkeolojik sit alanı Troya ve Tavşanlı Höyük arasında Tunç Çağı’nda kurdukları bağı gösteren bulgulara ulaşıldı. Kütahya’nın Tavşanlı...

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da Yeni Eserler Bulundu

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da, daha önce keşfedilen büyük nekropolün içinde, mumyaların altın içeren bir karton tabakayla kaplandığı ve geri kalanının da...

Notre Dame Katedrali’nde antik mezarlar keşfedildi

15 Mart 2022

15 Mart 2022

2019 yılında çıkan yangında hasar gören Notre Dame Katedrali’nde devam eden restorasyon çalışmalarında antik döneme ait mezarlar keşfedildi. Dünyanın önemli...

Trier Üniversitesi’nin Dijital Para Dolabı Artık Erişilebilir

19 Şubat 2024

19 Şubat 2024

Tarihi sikkeler, koleksiyonlar ve sergiler için mücevher parçalarından çok daha fazlasıdır özellikle araştırmacılar için ilgi çekicidir. Trier Üniversitesi, birkaç yıldır...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

İnka Kurban Ritüeline Dair Bildiklerimiz Değişiyor: Çocuk Mumyalarda Ölüm Sonrası Müdahale İzleri

3 Şubat 2026

3 Şubat 2026

And Dağları’nın zirvelerinde bulunan İnka çocuk mumyaları, uzun yıllar boyunca tek bir anın tanığı olarak görüldü: ritüel kurban.Yeni bilimsel veriler,...

Arkeologlar, Hitit kenti Samuha’da kuş falı tabletleri ve kraliyet mühürleri keşfetti

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan Hitit yerleşim yeri Kayalıpınar, antik çağdaki adıyla Samuha, bu sezon yapılan kazılarda çarpıcı buluntulara sahne...

Assos Antik Kenti’nde “ıslah” çalışmaları yargıya taşındı

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Assos Antik Kenti’ne giden yola düşen taşların güvenlik sorunu yarattığı için antik kent 500 gün boyunca ziyaretçilere kapatılarak ıslah çalışmasına...

3500 yıl öncesinden gelen iyi dilek

28 Nisan 2023

28 Nisan 2023

Eskiden sevdiklerimize yazdığımız mektupları “Seni Allah’a emanet ediyorum. Sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu uzun ömürler dilerim. Hayat boyu sağlık, huzur ve...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]