16 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık edebilir .

Nefud Çölü’nü tarayan arkeologlar, soyu tükenmiş dev filler, develer, bufalo ve modern atların ataları gibi hayvanların geçmiş su kütlesinin çamurunda bıraktığı 376 ayak izini incelerken insan ayak izlenimlerini fark ettiler.

Sciense Advences dergisinde yayınlanan yeni bir analiz , anatomik olarak modern insanların 112.000 ila 121.000 yıl önce yedi ayak izini yarattığını savunuyor.

Bruce Bower teyit edilirse, bu ayak izleri Arap Yarımadası’nda şimdiye kadar bulunan en eski Homo sapiens izleri olacaktır , diyor. Bölgedeki en eski insan izleri en az 86.000 yıl öncesine dayanıyor.

Suudi Arabistan’ın başka yerlerinde araştırmacılar, yaklaşık 125.000 yıl öncesine tarihlenen Afrikalı Homo sapiens’in yaptığı gibi taş aletler buldular, bu da yeni keşfedilen ayak izlerinin insanlar tarafından yapılmış olma olasılığını artırdı .

Alathar sitesinde bulunan fil ve deve izleri (Stewart ve diğerleri, 2020)

Almanya, Jena’daki Max Planck Kimyasal Ekoloji Enstitüsü’nden biyolog Mathew Stewart ve meslektaşları, antik Homo sapiens gruplarının Alathar (Alathar-iz anlamına gelmektedir) olarak bilinen bölgeyi büyük olasılıkla bir sulama deliği ve çevredeki otlaklarda yiyecek aramak için bir yer olarak kullandığını söylüyor. Tortu analizleri, eski insanların bölgenin nehirleri ve gölleri küçülürken kurak bir dönem sırasında göle ulaştığını gösteriyor.

Sitede aynı döneme tarihlenen diğer buluntular arasında 107 deve ayak izi ve 43 fil ayak izi bulunmaktadır.  Ayak izi taşıyan tortulardan aşınan fosiller arasında fil kalıntıları ve oriks adı verilen büyük ceylanlar vardı, ancak insanlar yoktu.

İnsanlar gölde avlanmış olsalar da, araştırmacılar hiçbir taş alet veya kasap izi taşıyan hayvan kemikleri bulamadılar. Araştırmacılar, antik insanların muhtemelen bölgedeki fil sürülerini veya diğer canlıları takip ederken Alathar’da kısa bir süre durduklarını söylüyorlar.

Arkeolojik veriler , Arabistan’daki geç Pleistosen Homo’nun oldukça hareketli olduğunu ve orta Pleistosen öncüllerinden daha Arabistan yarımadasının içlerine daha derin nüfuz ettiğini göstermektedir

Makale ilginizi çektiyse daha detaylı okumak için https://advances.sciencemag.org/content/6/38/eaba8940 adresini ziyaret edebilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Esna Tapınağı’nın tavanında canlı renklerde 46 kartal ortaya çıktı

16 Mayıs 2022

16 Mayıs 2022

Mısır’da Luksor’un 35 mil güneyinde, Nil’in batı kıyısında bulunan Esna Tapınağı’nda Alman/Mısır uzmanlarının yaptıkları restorasyon çalışmaları sırasında tapınak kompleksinin bir...

Truva’nın 3.500 yıllık Kemerdere Su Kemeri Restore Ediliyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Truva (Troya), tarih ve mitolojinin baskın antik kenti… Günümüz Çanakkale il sınırları içerisinde Kaz Dağları’nın eteklerinde konumlanan tarihin refah, zenginlik,...

Kazakistan Liri, Sutton Hoo kalıntısında bulunan lir ile benzer çıktı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Kazakistan’ın güneybatısındaki Dzhetyasar bölgesinde 1973 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bir dizi ahşap nesne bulunmuş ama uzmanlar bu buluntuya fazla ilgi...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

6 Bin Yıllık Mezar Tümülüsleri Neden Hep Yükseklerde? Yeni Araştırma Gizemi Çözüyor

11 Nisan 2026

11 Nisan 2026

Portekiz’in kuzeyinde, İspanya’nın Galiçya bölgesiyle sınır oluşturan dağlık alanda yer alan 6 bin yıllık megalitik mezar tümülüsleri, arkeologların uzun süredir...

18.000 Yıllık Müzik Aletinin Sesi Kayda Alındı

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

Tarihin en eski müzik aleti olarak kabul edilen deniz salyangozu kabuğu bize 18.000 yıl önceki sesi duymamızı sağladı. 1931 yılında...

Çanakkale Müzesi 1911 yılında 10 bin kuruş ödenekle kurulmuş

5 Ocak 2022

5 Ocak 2022

Osmanlı Devleti müzecilik tarihi denilince akla Osman Hamdi Bey ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri gelir. Osman Hamdi Bey’in özverili çalışmalarının bir...

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

İspanya’da Kadınlar 4000 Yıl Önce Dişlerini Alet Olarak Kullanmışlar

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Castellón Alto arkeolojik sahasında (Granada, İspanya) gömülü 106 kişinin diş aşınması üzerine yapılan bir araştırmada, sadece kadınların ön dişlerini ip...

Gümüşler Manastırı: Anadolu’nun Petrası ve “Gülümseyen Meryem Ana”

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Kapadokya’nın en iyi korunmuş manastırlarından biri olan Gümüşler Manastırı, sıkça “Anadolu’nun Petrası” olarak anılıyor ve tarihi yapısı ile göz alıcı...

Fransa’nın Güneyinde, Antik Olbia Kenti Yakınlarında 160 Roma Kremasyon Mezarından Oluşan Nekropol Keşfedildi

2 Kasım 2025

2 Kasım 2025

Arkeologlar, Fransa’nın güneydoğusundaki Hyères kentinde, antik Olbia yerleşimi yakınlarında M.S. 1 ila 3. yüzyıllara tarihlenen geniş bir Roma nekropolü keşfetti.Antik...

Kudüs’de bulunan gizemli köpekbalığı dişleri

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

Bilim adamları, Kudüs’teki Davut (David) Şehri’nde 2900 yıllık bir bölgede, olmaması gereken bir alanda açıklanamayan bir şekilde fosilleşmiş köpekbalığı dişleri...

Polonya’daki Bir Kadın Mezarında Bulunan 1.800 Yıllık Roma Cam Balığı, Barbar Avrupa’nın Lüks Dünyasını Ortaya Çıkarıyor

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Polonya’nın kuzeyindeki Czarnówko nekropolünde bulunan balık biçimli Roma cam şişesi, ilk bakışta küçük ve zarif bir mezar hediyesi gibi görünebilir....

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]