1 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu paylaşımı kadın arkeologlardan tepki topladı.

Derneğin paylaşımında kullandığı eril dilin kabul edilemez, görselin ise gerçeği yansıtmadığını dile getiren kadın arkeologlar, tepkilerini Twitter ve Instagram üzerinden gösterdiler.

Duvar internet sitesinden Nuray Pehlivan’ın haberine göre; 21 Aralık’ta yayınladığı videolu paylaşımı tepki çeken dernek, bir sosyal medya kullanıcısına, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak çok tehlikelidir. Ayrıca Dernek, sadece üyelerine hesap verir. Siz önce derneğe üye olun ondan sonra eleştirme hakkınız olsun” diyerek paylaşımını yorumlara kapattı.

Sosyal medya kullanıcılarının yanı sıra feminist ve anarşist arkeologlar da Arkeologlar Derneği’nin paylaştığı videoya karşılık sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.

“BU MESLEK SİZİN MESLEĞİNİZ DEĞİL”

“Arkeoloji kimin mesleği, kimler katkıda bulunabilir, paylaşımlarımızda doğru temsili görsel kullanmak neden önemlidir?’ diye soran feminist arkeologlar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kadın arkeologları “mesleğimize” katkıda bulunanlar olarak nitelendirenler, kendilerini kim olarak nitelendiriyor bilmiyoruz. Fakat çok basit ve anlaşılır bir şekilde söylemek gerekirse; bu meslek sizin mesleğiniz değil. Kimlerin özne olduğunu, kimlerin olmadığını belirlemek hiç kimsenin tekelinde değil. Katkıda bulunmak; bir şeyin oluşmasına, gelişmesine ya da gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile “yardım etmektir.” Bizler arkeoloji bilimine yardım etmenin de ötesinde onu hem sahada hem de kazı evlerinde çalışarak “icra eden” arkeologlarız. Yani, bu bilimin ÖZNELERİYİZ. Katkıda bulunanlar kim olabilir derseniz sponsorları örnek verebiliriz!”

“GÖRSELLER İÇİN TEMSİLİ DEYİP İŞİN İÇİNDEN SIYRILAMAZSINIZ”

“Bir grubu temsil ediyorsanız ve hem o grubun içinde bulunanlar hem de dışında olanlar tarafından takip ediliyorsanız yazdığınız, çizdiğiniz, üretip kullandığınız ya da üretmeden kullandığınız her şey yerinde ve gerçek olmak zorundadır. Gerçeği yansıtmayan görseller için temsili deyip işin içinden sıyrılamazsınız. Kullandığınız görsel biz kadın arkeologların gerçeğinden çok uzak olmakla birlikte kadın arkeologların sadece masa başı iş yaptığını düşünen gelenekselci zihniyetin bir yansımasıdır.”

“ÖVGÜ DEĞİL YERGİ İÇERİYOR”

Anarşist arkeologların yaptığı açıklamada ise, “Niyetin belirleyici olmadığı” vurgulanarak, “Arkeologlar Derneği tarafından bugün paylaşılan içerikte kadınların geri bırakmışlıkları, bazı alanlarda yeni yeni faaliyet, başarı gösterişleri ve aktif hale gelişlerinin altını çizeyim derken, aynı zamanda var olan gücü̈ elde edememenin, başarısızlığın, pasifliğin de dolaylı olarak altı çiziliyor“ denildi.

“Arkeologlar Derneği Eril ve Cinsiyetçi Söylemi Terk etmeli ve Kendini Sorgulamalıdır!” başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:

“Erkeğin esas cins olması varsayımı ne dilde ne pratikte aşılmış bir şey değil. O yüzden güçle ilgili erkeğin yaptığı her şey, erkeğin insan olarak, esas cins olması bakımından insani olarak görülürken; kadının “güce” yönelik her davranışı cinsiyetine yönelik görülür. Salt arkeoloji değil asıl olarak bilimsel etkinliklerin büyük oranda kadına özgü olmadığı ve onunla ilişkilendirilmediği, yanı sıra kadının “dayanıklılık” gerektirmeyen (erkeğin arazide tasarlanması) sadece belgeleme odaklı “temsili”, kadının “güçsüz” ve kırılgan bir cins olduğunu varsayar. Bu temelde bir övgü değil, yergi içerir.”

“DERNEK YÖNETİCİLERİNİ DOĞRU YERDE DURMAYA DAVET EDİYORUZ”

“Dil ve görsellik devasa bir inşa aracıdır. Bir kelime öbeği sadece bir kelime öbeği değildir. Beraberinde derin yapısında pek çok alt metni varsayar ve tekrarlanarak kültürü üretir. Bir temsil olarak kadın “desteği”, kadın bilmem nesi söylemleri kadını ikinci, pasif cins konumuna koyup yeniden ezmekten çok da fazla bir şey yaratmaz. Kadını etkin kılayım derken pasifliğini yeniden üretmek bir akıl tutulmasıdır!

Türkiye’de özellikle arkeoloji bilimi büyük oranda (nedenselliği ayrıca tartışılır) egemen söylemi yeniden üretmek üzerine kuruludur, ideolojik olarak da kimlik olarak böyledir. Arkeologlar Derneği’nin bu anlamda yeri, erkek egemen yapı tarafından kazıları elinden alınan, “hocaları” ya da erkek meslektaşları tarafından tacize uğrayan kadınların yanında, onları tacizin nesnesi olarak gören o “naif” erkek “arkeologlara” karşı direnç göstermek ve mücadele etmeyi ilk varlık sebebi olarak görmek olmalıdır. Dernek yöneticilerini, cinsiyetçi yaklaşım ve söylemlerini terk edip pratiklerini sorgulamaya ve doğru yerde durmaya davet ediyoruz.”

Banner
Benzer Yazılar

Japon Arkeologlar Kaman Kalehöyük’te 4.200 Yıllık Demir İşçiliğine Dair Kanıt Buldu

19 Şubat 2025

19 Şubat 2025

Japon arkeologlar, Orta Anadolu’daki Kaman Kalehöyük kazı alanında 4.200 yıllık bir Tunç Çağı katmanında demir işçiliğinin tarihini değiştirebilecek önemli kanıtlar...

Mustatillerin ritüel geçmişini ortaya çıkarmak: Kuzeybatı Arabistan’ın Geç Neolitik Çağı’nda kült, çobanlık ve ‘hac’

22 Mart 2023

22 Mart 2023

Mustatiller – ritüel amaçlar için kullanıldığı düşünülen Geç Neolitik dönemden kalma taş anıtlar – Suudi Arabistan’daki bir arkeolojik alanın kapsamlı...

“Pera Müzesi’nden Eserler” Google Chrome ile ziyarete açılıyor

31 Mart 2022

31 Mart 2022

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarındaki eserlerden...

Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı

8 Eylül 2021

8 Eylül 2021

Hinduizm’de en üst tanrıça olarak kabul edilen Tanrıça Durga’nın 1200 yıllık heykeli ortaya çıkarıldı. Tanrıça Durga, Hinduizm’de dişil ve yaratıcı...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Yeni araştırma; Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni bir bakış açısı getiriyor

31 Temmuz 2023

31 Temmuz 2023

Anadolu’nun kadim medeniyetleri Hitit, Luvi, Likya ve Friglerin kullandığı ve günümüzde dünyanın yarısının konuştuğu Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni...

Terör ve Savaştan Büyük Zarar Gören Musul Müzesi Tekrar Kapılarını Açıyor

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

İnsanlık tarihinin en önemli eserlerine ev sahipliği yapan ancak Irak Savaşı ve sonrasında DEAŞ terör örgütünün acımasız terör saldırıları nedeniyle...

Golan Tepeleri’nde 1.700 Yıllık Sınır İşareti ve Memlük Kamu Binası Ortaya Çıkarıldı

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Golan Tepeleri’ndeki İsrail ordu üssünün yakınında bulunan antik kent sınırı işaretleyicisi ve Memlük Devletine ait bir kamu binası keşfedildi. Golan...

Pazyryk Buz Mumyasında Gizli Dövmeler: 2.500 Yıllık Vücut Sanatı Dijital Olarak Yeniden Canlandırıldı

31 Temmuz 2025

31 Temmuz 2025

Sibirya’nın dondurucu topraklarında yüzyıllar boyunca saklı kalan bir beden, şimdi sadece geçmişi değil, insanlığın en eski sanatsal geleneklerinden birini de...

Sudan Piramitleri Tehlike Altında

21 Haziran 2021

21 Haziran 2021

Piramit kelimesi her ne kadar mısır ile eşanlamlı görülse de aslında Sudan’da Mısır’da olduğundan daha fazla piramit bulunmaktadır. Bu eşsiz...

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

2 Aralık 2021

2 Aralık 2021

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı...

Mısırlı Arkeolog Hawass, Luksor’da Bulunan Şehrin Önceden Keşfedildiğini Yalanladı

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

Mısırlı Arkeolog Zahi Hawass Luksor eyaletinde bulunan 3000 yıllık şehrin önceden bulunduğuna dair sosyal medyada dolaşan paylaşımları reddetti. Arkeolog Zahi...

Kıbrıs’ta muhteşem bir antik mozaik bulundu

21 Temmuz 2021

21 Temmuz 2021

Kıbrıs’ta, Kato Paphos’taki Fabrika Tepesi’nde yürütülen kazılarda, Helenistik döneme ait antik bir mozaik zemin ortaya çıkarıldı. Arkeologlar tarafından “Baf kropolü”...

Pompeii’de Yeni Keşif: Porta Sarno Nekropolü’nde Yaşam Boyu Aşkı Tasvir Eden Antik Mezar Rölyefi Gün Yüzüne Çıktı

4 Nisan 2025

4 Nisan 2025

Pompeii’nin tarihi dokusunu aydınlatan çarpıcı bir keşif, Porta Sarno nekropolünde yapıldı. Universitat de València ve Pompeii Arkeolojik Parkı’nın ortak yürüttüğü...

Failaka Adası’nda 4.000 Yıllık Yeni Bir Dilmun Tapınağı Daha Keşfedildi

28 Ekim 2025

28 Ekim 2025

Kuveyt’in kuzeydoğusundaki Failaka Adası’nda, Bronz Çağı’na ait 4.000 yıllık bir Dilmun tapınağı gün yüzüne çıkarıldı. Keşif, 2025 kazı sezonunda Kuveyt-Danimarka...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]