1 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu paylaşımı kadın arkeologlardan tepki topladı.

Derneğin paylaşımında kullandığı eril dilin kabul edilemez, görselin ise gerçeği yansıtmadığını dile getiren kadın arkeologlar, tepkilerini Twitter ve Instagram üzerinden gösterdiler.

Duvar internet sitesinden Nuray Pehlivan’ın haberine göre; 21 Aralık’ta yayınladığı videolu paylaşımı tepki çeken dernek, bir sosyal medya kullanıcısına, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak çok tehlikelidir. Ayrıca Dernek, sadece üyelerine hesap verir. Siz önce derneğe üye olun ondan sonra eleştirme hakkınız olsun” diyerek paylaşımını yorumlara kapattı.

Sosyal medya kullanıcılarının yanı sıra feminist ve anarşist arkeologlar da Arkeologlar Derneği’nin paylaştığı videoya karşılık sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.

“BU MESLEK SİZİN MESLEĞİNİZ DEĞİL”

“Arkeoloji kimin mesleği, kimler katkıda bulunabilir, paylaşımlarımızda doğru temsili görsel kullanmak neden önemlidir?’ diye soran feminist arkeologlar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kadın arkeologları “mesleğimize” katkıda bulunanlar olarak nitelendirenler, kendilerini kim olarak nitelendiriyor bilmiyoruz. Fakat çok basit ve anlaşılır bir şekilde söylemek gerekirse; bu meslek sizin mesleğiniz değil. Kimlerin özne olduğunu, kimlerin olmadığını belirlemek hiç kimsenin tekelinde değil. Katkıda bulunmak; bir şeyin oluşmasına, gelişmesine ya da gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile “yardım etmektir.” Bizler arkeoloji bilimine yardım etmenin de ötesinde onu hem sahada hem de kazı evlerinde çalışarak “icra eden” arkeologlarız. Yani, bu bilimin ÖZNELERİYİZ. Katkıda bulunanlar kim olabilir derseniz sponsorları örnek verebiliriz!”

“GÖRSELLER İÇİN TEMSİLİ DEYİP İŞİN İÇİNDEN SIYRILAMAZSINIZ”

“Bir grubu temsil ediyorsanız ve hem o grubun içinde bulunanlar hem de dışında olanlar tarafından takip ediliyorsanız yazdığınız, çizdiğiniz, üretip kullandığınız ya da üretmeden kullandığınız her şey yerinde ve gerçek olmak zorundadır. Gerçeği yansıtmayan görseller için temsili deyip işin içinden sıyrılamazsınız. Kullandığınız görsel biz kadın arkeologların gerçeğinden çok uzak olmakla birlikte kadın arkeologların sadece masa başı iş yaptığını düşünen gelenekselci zihniyetin bir yansımasıdır.”

“ÖVGÜ DEĞİL YERGİ İÇERİYOR”

Anarşist arkeologların yaptığı açıklamada ise, “Niyetin belirleyici olmadığı” vurgulanarak, “Arkeologlar Derneği tarafından bugün paylaşılan içerikte kadınların geri bırakmışlıkları, bazı alanlarda yeni yeni faaliyet, başarı gösterişleri ve aktif hale gelişlerinin altını çizeyim derken, aynı zamanda var olan gücü̈ elde edememenin, başarısızlığın, pasifliğin de dolaylı olarak altı çiziliyor“ denildi.

“Arkeologlar Derneği Eril ve Cinsiyetçi Söylemi Terk etmeli ve Kendini Sorgulamalıdır!” başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:

“Erkeğin esas cins olması varsayımı ne dilde ne pratikte aşılmış bir şey değil. O yüzden güçle ilgili erkeğin yaptığı her şey, erkeğin insan olarak, esas cins olması bakımından insani olarak görülürken; kadının “güce” yönelik her davranışı cinsiyetine yönelik görülür. Salt arkeoloji değil asıl olarak bilimsel etkinliklerin büyük oranda kadına özgü olmadığı ve onunla ilişkilendirilmediği, yanı sıra kadının “dayanıklılık” gerektirmeyen (erkeğin arazide tasarlanması) sadece belgeleme odaklı “temsili”, kadının “güçsüz” ve kırılgan bir cins olduğunu varsayar. Bu temelde bir övgü değil, yergi içerir.”

“DERNEK YÖNETİCİLERİNİ DOĞRU YERDE DURMAYA DAVET EDİYORUZ”

“Dil ve görsellik devasa bir inşa aracıdır. Bir kelime öbeği sadece bir kelime öbeği değildir. Beraberinde derin yapısında pek çok alt metni varsayar ve tekrarlanarak kültürü üretir. Bir temsil olarak kadın “desteği”, kadın bilmem nesi söylemleri kadını ikinci, pasif cins konumuna koyup yeniden ezmekten çok da fazla bir şey yaratmaz. Kadını etkin kılayım derken pasifliğini yeniden üretmek bir akıl tutulmasıdır!

Türkiye’de özellikle arkeoloji bilimi büyük oranda (nedenselliği ayrıca tartışılır) egemen söylemi yeniden üretmek üzerine kuruludur, ideolojik olarak da kimlik olarak böyledir. Arkeologlar Derneği’nin bu anlamda yeri, erkek egemen yapı tarafından kazıları elinden alınan, “hocaları” ya da erkek meslektaşları tarafından tacize uğrayan kadınların yanında, onları tacizin nesnesi olarak gören o “naif” erkek “arkeologlara” karşı direnç göstermek ve mücadele etmeyi ilk varlık sebebi olarak görmek olmalıdır. Dernek yöneticilerini, cinsiyetçi yaklaşım ve söylemlerini terk edip pratiklerini sorgulamaya ve doğru yerde durmaya davet ediyoruz.”

Banner
Related Articles

Tozkoparan Höyük kazılarında çocuk iskeleti ortaya çıkarıldı

11 Ağustos 2021

11 Ağustos 2021

Tunceli Pertek ilçesi Tozkoparan köyünde yer alan Tozkoparan höyük de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında çocuk iskeleti ortaya çıkarıldı. 2019 yılında tutulan...

İngiltere’de Orta Çağ Dönemine Ait Çin Parası Bulundu

1 Ocak 2021

1 Ocak 2021

İngiltere’de Orta Çağ dönemine ait Çin parası bulundu. Bu çağa ait paranın İngiltere’ye nasıl geldiği belli değil ancak paranın bulunması...

Araştırmacılar 5.000 Yıllık Tekne Şeklindeki Höyüğün Nuh’un Gemisinin Fosilleşmiş Kalıntıları Olabileceğini Önerdi

18 Mart 2025

18 Mart 2025

Ağrı Dağı civarında yakın zamanda yapılan bir keşif, Nuh’un Gemisi’nin fosilleşmiş kalıntılarını bulduklarına inanan uzmanlar arasında ilgi uyandırdı. Araştırmacılar, uzun...

İsrail’de bir evde Babil-Aramice yazılmış tılsımlı kaseler bulundu

8 Mart 2022

8 Mart 2022

İnsan, kendini, ailesini, evini, ekinlerini, eşyalarını kısacası kendine ait her şeyi görünen ya da görünmeyen her türlü kötü güçlerden korumak...

Fatih Sultan Mehmet’e Ait Fermanın Geri Getirilmesi İçin Girişim Başlatıldı

13 Ekim 2021

13 Ekim 2021

Yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan Fatih Sultan Mehmet’e ait fermanın Türkiye’ye getirilmesi için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından girişim başlatıldı. Londra’da...

Muğla’da 5 Bin Yıllık Ege Ticaretinin İzleri: Melos Obsidyeni Bulundu

29 Temmuz 2026

29 Temmuz 2026

Muğla’nın Seydikemer ilçesindeki Çaltılar Höyük kazılarında, Ege Denizi’ndeki Melos Adası kökenli obsidyenden yapılmış taş aletler ortaya çıkarıldı. Buluntular, dağlık bölgede...

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

75 Bin Yıllık Ezilmiş Neandertal Kafatası Bilim İnsanlarının Elinde Yeniden Okunabilir Hale Geldi

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Irak Kürdistanı’ndaki Shanidar Mağarası’nda bulunan 75 bin yıllık Neandertal kalıntıları, bilim insanlarının sabır gerektiren koruma çalışması sayesinde yeniden incelenebilir hale...

3 bin 300 yıllık Hitit Barajı Dünya Sulama Yapıları Mirası Listesi’ne eklendi

25 Kasım 2024

25 Kasım 2024

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititler tarafından inşa edilen ve dünyanın en eski sulama sistemlerinden biri olarak kabul edilen Gölpınar Hitit Barajı,...

Hatay’daki Aççana Höyük’te Akadça Yazılmış Mitanni Arşivi ve Bilinmeyen Bir Hitit Prensine Ait Mühürler Ortaya Çıkarıldı

19 Ekim 2025

19 Ekim 2025

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Aççana Höyük’te (antik Alalah) yürütülen kazılarda, Mitanni İmparatorluğu’na ait kayıp bir devlet arşivi ve Akadça yazılmış çivi...

Tayvanlı arkeologlar Pasifik Bölgesi’nin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine ulaştılar

28 Temmuz 2022

28 Temmuz 2022

Ulusal Tsing Hua Üniversitesi (NTHU) Antropoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Pasifik bölgesinin en eski kayrak taşından yapılmış mezar ve kabuk işleme atölyesine...

Kastabala Antik Kenti’nde tanrıça Kubaba’ya ait tapınak kalıntısı bulundu

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

2700 yıllık geçmişe sahip Kastabala Antik Kenti’nde tanrıça Kubaba’ya ait tapınak kalıntısı bulundu. Kastabala Antik kenti, Osmaniye ilinin 12 kilometre...

Hollandalı balıkçılar, Texel kıyılarında asırlık oyulmuş ahşap kafa heykeli çıkardılar

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Hollanda Wadden Adaları’nın Texel kıyılarında balık ağlarına olağanüstü işçilikle oyulmuş ahşap kafa heykeli takıldı. 1 Ağustos Salı günü, karides teknesi...

Amazon Yağmur Ormanlarında 12.500 Yıllık İnsan ve Hayvan Resimleri Bulundu

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Her geçen gün arkeologlar yeni keşifleri ile bizleri şaşırtmaya devam ediyor. İnsan ve dünya tarihi üzerinde ki bilgilerimiz bu keşifler...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]