11 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu paylaşımı kadın arkeologlardan tepki topladı.

Derneğin paylaşımında kullandığı eril dilin kabul edilemez, görselin ise gerçeği yansıtmadığını dile getiren kadın arkeologlar, tepkilerini Twitter ve Instagram üzerinden gösterdiler.

Duvar internet sitesinden Nuray Pehlivan’ın haberine göre; 21 Aralık’ta yayınladığı videolu paylaşımı tepki çeken dernek, bir sosyal medya kullanıcısına, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak çok tehlikelidir. Ayrıca Dernek, sadece üyelerine hesap verir. Siz önce derneğe üye olun ondan sonra eleştirme hakkınız olsun” diyerek paylaşımını yorumlara kapattı.

Sosyal medya kullanıcılarının yanı sıra feminist ve anarşist arkeologlar da Arkeologlar Derneği’nin paylaştığı videoya karşılık sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.

“BU MESLEK SİZİN MESLEĞİNİZ DEĞİL”

“Arkeoloji kimin mesleği, kimler katkıda bulunabilir, paylaşımlarımızda doğru temsili görsel kullanmak neden önemlidir?’ diye soran feminist arkeologlar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kadın arkeologları “mesleğimize” katkıda bulunanlar olarak nitelendirenler, kendilerini kim olarak nitelendiriyor bilmiyoruz. Fakat çok basit ve anlaşılır bir şekilde söylemek gerekirse; bu meslek sizin mesleğiniz değil. Kimlerin özne olduğunu, kimlerin olmadığını belirlemek hiç kimsenin tekelinde değil. Katkıda bulunmak; bir şeyin oluşmasına, gelişmesine ya da gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile “yardım etmektir.” Bizler arkeoloji bilimine yardım etmenin de ötesinde onu hem sahada hem de kazı evlerinde çalışarak “icra eden” arkeologlarız. Yani, bu bilimin ÖZNELERİYİZ. Katkıda bulunanlar kim olabilir derseniz sponsorları örnek verebiliriz!”

“GÖRSELLER İÇİN TEMSİLİ DEYİP İŞİN İÇİNDEN SIYRILAMAZSINIZ”

“Bir grubu temsil ediyorsanız ve hem o grubun içinde bulunanlar hem de dışında olanlar tarafından takip ediliyorsanız yazdığınız, çizdiğiniz, üretip kullandığınız ya da üretmeden kullandığınız her şey yerinde ve gerçek olmak zorundadır. Gerçeği yansıtmayan görseller için temsili deyip işin içinden sıyrılamazsınız. Kullandığınız görsel biz kadın arkeologların gerçeğinden çok uzak olmakla birlikte kadın arkeologların sadece masa başı iş yaptığını düşünen gelenekselci zihniyetin bir yansımasıdır.”

“ÖVGÜ DEĞİL YERGİ İÇERİYOR”

Anarşist arkeologların yaptığı açıklamada ise, “Niyetin belirleyici olmadığı” vurgulanarak, “Arkeologlar Derneği tarafından bugün paylaşılan içerikte kadınların geri bırakmışlıkları, bazı alanlarda yeni yeni faaliyet, başarı gösterişleri ve aktif hale gelişlerinin altını çizeyim derken, aynı zamanda var olan gücü̈ elde edememenin, başarısızlığın, pasifliğin de dolaylı olarak altı çiziliyor“ denildi.

“Arkeologlar Derneği Eril ve Cinsiyetçi Söylemi Terk etmeli ve Kendini Sorgulamalıdır!” başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:

“Erkeğin esas cins olması varsayımı ne dilde ne pratikte aşılmış bir şey değil. O yüzden güçle ilgili erkeğin yaptığı her şey, erkeğin insan olarak, esas cins olması bakımından insani olarak görülürken; kadının “güce” yönelik her davranışı cinsiyetine yönelik görülür. Salt arkeoloji değil asıl olarak bilimsel etkinliklerin büyük oranda kadına özgü olmadığı ve onunla ilişkilendirilmediği, yanı sıra kadının “dayanıklılık” gerektirmeyen (erkeğin arazide tasarlanması) sadece belgeleme odaklı “temsili”, kadının “güçsüz” ve kırılgan bir cins olduğunu varsayar. Bu temelde bir övgü değil, yergi içerir.”

“DERNEK YÖNETİCİLERİNİ DOĞRU YERDE DURMAYA DAVET EDİYORUZ”

“Dil ve görsellik devasa bir inşa aracıdır. Bir kelime öbeği sadece bir kelime öbeği değildir. Beraberinde derin yapısında pek çok alt metni varsayar ve tekrarlanarak kültürü üretir. Bir temsil olarak kadın “desteği”, kadın bilmem nesi söylemleri kadını ikinci, pasif cins konumuna koyup yeniden ezmekten çok da fazla bir şey yaratmaz. Kadını etkin kılayım derken pasifliğini yeniden üretmek bir akıl tutulmasıdır!

Türkiye’de özellikle arkeoloji bilimi büyük oranda (nedenselliği ayrıca tartışılır) egemen söylemi yeniden üretmek üzerine kuruludur, ideolojik olarak da kimlik olarak böyledir. Arkeologlar Derneği’nin bu anlamda yeri, erkek egemen yapı tarafından kazıları elinden alınan, “hocaları” ya da erkek meslektaşları tarafından tacize uğrayan kadınların yanında, onları tacizin nesnesi olarak gören o “naif” erkek “arkeologlara” karşı direnç göstermek ve mücadele etmeyi ilk varlık sebebi olarak görmek olmalıdır. Dernek yöneticilerini, cinsiyetçi yaklaşım ve söylemlerini terk edip pratiklerini sorgulamaya ve doğru yerde durmaya davet ediyoruz.”

Banner
Related Articles

Yeni araştırma; Troya ile Mezopotamya ve İndus Vadisi altın ticaret ilişkisini ortaya koyuyor

1 Aralık 2022

1 Aralık 2022

Heinrich Schliemann, 1873’te Troya Antik Kenti’nde Priamos Hazinesi’ni keşfettiğinden beri, Troya’da çıkarılan altın ve mücevherlerinin kökeni bir gizem olarak kaldı....

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

5.700 Yıllık Sakız İçindeki İnsan Hikayesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Sakız, gündelik hayatta birçoğumuzun çiğnediği ürün… Eskilerin ağız ve diş sağlığı içinde kullandığı sakızın, 5.700 yıl öncesinden bir insanın hayat...

Tüm Neandertaller Erkek Değildi “Sheanderthal”

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Zamanın lahitinden çıkan ilk Neandertal yüzü bir kadına aitti. 1848 Cebelitarık’ta Forbes taş ocağında bulunmuştu. İlk tanınan Neandertal, Alfred Russel Wallace...

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı beş Bronz Çağı baltası keşfetti

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı, Kociewie’de bulunan Starogard Orman Bölgesi’nde araştırma yaparken beş Tunç Çağı baltası keşfetti. Denis Konkol adlı bir...

Uluslararası Hititoloji Kongresi tarihinde ilk defa İstanbul’da düzenlenecek

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Anadolu, binlerce yıldan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapan eşsiz bir coğrafyadır. Bu medeniyetlerden en çok dikkati çeken kendilerine “Hatti...

Pomeranya’da Gömülmüş Dört İskandinav Savaşçısı

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Uzman analizlerine göre, Ciepłe’deki (Pomeranya) mezarlığın orta kısmına zengin mezar hediyeleri ile gömülen dört savaşçı İskandinavya’dan geldi. Boleslaw I. Brave’in...

Japonya Veliaht Prensi ve Prensesi, Türkiye’de Prens Mikasa ile ilişkili arkeolojik alanı ziyaret edecek

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Japonya Veliaht Prensi Akishino ve Veliaht Prenses Kiko, Japonya ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yıl dönümü dolayısıyla Salı günü...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Bilimsel Astronominin Babası Hipparchus’un kayıp efsanevi yıldız haritasına ait bir parça bulundu

21 Ekim 2022

21 Ekim 2022

Bilimsel astronominin babası Hipparchus’un çizdiği ve binlerce yıldır kayıp olan Dünyanın en eski yıldız haritasına ait bir parça bulundu. Hipparchus’un...

Neolitik İnsanı 6000 Yıl Önce Tuz Üretiyordu

31 Mart 2021

31 Mart 2021

M. Ö. 10 bin yılından sonra insan yerleşik düzene geçmiştir. Neolitik insanı, Anadolu’da Hacılar, Boncuklu Höyük, Kuruçay, Çayönü ve Çatalhöyük’de...

Aborjinler’in Göç Yolları Haritası Yayınlandı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Avustralya’nın kadim halkı Aborjinler’in göç yolları haritası yayınlandı. Aborjinler’in, Avustralya kıtasına nasıl geldikleri ve kıta içinde nasıl hareket ettiklerine dair...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Kayıtlara Geçen En Eski Jinekolojik Tedavi

23 Aralık 2020

23 Aralık 2020

Bilim insanları yaptıkları son araştırmalarda 4000 yıl öncesine ait bir mumyada antik mısır tıp papirüslerinde yazdığı gibi bir tedavi uygulamasıyla...

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]