8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu paylaşımı kadın arkeologlardan tepki topladı.

Derneğin paylaşımında kullandığı eril dilin kabul edilemez, görselin ise gerçeği yansıtmadığını dile getiren kadın arkeologlar, tepkilerini Twitter ve Instagram üzerinden gösterdiler.

Duvar internet sitesinden Nuray Pehlivan’ın haberine göre; 21 Aralık’ta yayınladığı videolu paylaşımı tepki çeken dernek, bir sosyal medya kullanıcısına, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak çok tehlikelidir. Ayrıca Dernek, sadece üyelerine hesap verir. Siz önce derneğe üye olun ondan sonra eleştirme hakkınız olsun” diyerek paylaşımını yorumlara kapattı.

Sosyal medya kullanıcılarının yanı sıra feminist ve anarşist arkeologlar da Arkeologlar Derneği’nin paylaştığı videoya karşılık sosyal medya üzerinden açıklama yaptı.

“BU MESLEK SİZİN MESLEĞİNİZ DEĞİL”

“Arkeoloji kimin mesleği, kimler katkıda bulunabilir, paylaşımlarımızda doğru temsili görsel kullanmak neden önemlidir?’ diye soran feminist arkeologlar, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kadın arkeologları “mesleğimize” katkıda bulunanlar olarak nitelendirenler, kendilerini kim olarak nitelendiriyor bilmiyoruz. Fakat çok basit ve anlaşılır bir şekilde söylemek gerekirse; bu meslek sizin mesleğiniz değil. Kimlerin özne olduğunu, kimlerin olmadığını belirlemek hiç kimsenin tekelinde değil. Katkıda bulunmak; bir şeyin oluşmasına, gelişmesine ya da gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile “yardım etmektir.” Bizler arkeoloji bilimine yardım etmenin de ötesinde onu hem sahada hem de kazı evlerinde çalışarak “icra eden” arkeologlarız. Yani, bu bilimin ÖZNELERİYİZ. Katkıda bulunanlar kim olabilir derseniz sponsorları örnek verebiliriz!”

“GÖRSELLER İÇİN TEMSİLİ DEYİP İŞİN İÇİNDEN SIYRILAMAZSINIZ”

“Bir grubu temsil ediyorsanız ve hem o grubun içinde bulunanlar hem de dışında olanlar tarafından takip ediliyorsanız yazdığınız, çizdiğiniz, üretip kullandığınız ya da üretmeden kullandığınız her şey yerinde ve gerçek olmak zorundadır. Gerçeği yansıtmayan görseller için temsili deyip işin içinden sıyrılamazsınız. Kullandığınız görsel biz kadın arkeologların gerçeğinden çok uzak olmakla birlikte kadın arkeologların sadece masa başı iş yaptığını düşünen gelenekselci zihniyetin bir yansımasıdır.”

“ÖVGÜ DEĞİL YERGİ İÇERİYOR”

Anarşist arkeologların yaptığı açıklamada ise, “Niyetin belirleyici olmadığı” vurgulanarak, “Arkeologlar Derneği tarafından bugün paylaşılan içerikte kadınların geri bırakmışlıkları, bazı alanlarda yeni yeni faaliyet, başarı gösterişleri ve aktif hale gelişlerinin altını çizeyim derken, aynı zamanda var olan gücü̈ elde edememenin, başarısızlığın, pasifliğin de dolaylı olarak altı çiziliyor“ denildi.

“Arkeologlar Derneği Eril ve Cinsiyetçi Söylemi Terk etmeli ve Kendini Sorgulamalıdır!” başlıklı açıklamanın tamamı şöyle:

“Erkeğin esas cins olması varsayımı ne dilde ne pratikte aşılmış bir şey değil. O yüzden güçle ilgili erkeğin yaptığı her şey, erkeğin insan olarak, esas cins olması bakımından insani olarak görülürken; kadının “güce” yönelik her davranışı cinsiyetine yönelik görülür. Salt arkeoloji değil asıl olarak bilimsel etkinliklerin büyük oranda kadına özgü olmadığı ve onunla ilişkilendirilmediği, yanı sıra kadının “dayanıklılık” gerektirmeyen (erkeğin arazide tasarlanması) sadece belgeleme odaklı “temsili”, kadının “güçsüz” ve kırılgan bir cins olduğunu varsayar. Bu temelde bir övgü değil, yergi içerir.”

“DERNEK YÖNETİCİLERİNİ DOĞRU YERDE DURMAYA DAVET EDİYORUZ”

“Dil ve görsellik devasa bir inşa aracıdır. Bir kelime öbeği sadece bir kelime öbeği değildir. Beraberinde derin yapısında pek çok alt metni varsayar ve tekrarlanarak kültürü üretir. Bir temsil olarak kadın “desteği”, kadın bilmem nesi söylemleri kadını ikinci, pasif cins konumuna koyup yeniden ezmekten çok da fazla bir şey yaratmaz. Kadını etkin kılayım derken pasifliğini yeniden üretmek bir akıl tutulmasıdır!

Türkiye’de özellikle arkeoloji bilimi büyük oranda (nedenselliği ayrıca tartışılır) egemen söylemi yeniden üretmek üzerine kuruludur, ideolojik olarak da kimlik olarak böyledir. Arkeologlar Derneği’nin bu anlamda yeri, erkek egemen yapı tarafından kazıları elinden alınan, “hocaları” ya da erkek meslektaşları tarafından tacize uğrayan kadınların yanında, onları tacizin nesnesi olarak gören o “naif” erkek “arkeologlara” karşı direnç göstermek ve mücadele etmeyi ilk varlık sebebi olarak görmek olmalıdır. Dernek yöneticilerini, cinsiyetçi yaklaşım ve söylemlerini terk edip pratiklerini sorgulamaya ve doğru yerde durmaya davet ediyoruz.”

Banner
Related Articles

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Troya kazıları ile Schliemann’ın verdiği zararlar giderilmeye çalışılacak

7 Ağustos 2021

7 Ağustos 2021

Anadolu’nun en ünlü antik kenti Troya… Dönemin zenginliği ile göz kamaştıran en güçlü kenti… Homeros’un yazdığı İlyada eserinde geçen ünlü...

Danimarka’daki Küçük Bir Damga, Sutton Hoo Miğferinin Kökenlerini Yeniden Şekillendiriyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Danimarka’nın Tåsinge adasında yakın zamanda yapılan bir keşif, Anglo-Sakson tarihinin en değerli hazinelerinden biri olan Sutton Hoo miğferinin kökenleri hakkındaki...

Çivi yazılı iki kil tablet kayıp Kenan dilinin çözülmesini sağladı

5 Şubat 2023

5 Şubat 2023

Eski Babil çivi yazısıyla Akad dilinin Eski Babil lehçesi ile yazılmış iki kil tableti inceleyen araştırmacılar kayıp Kenan dilinin çözümünü...

Malta konut projesi çalışmaları sırasında keşfedilen nadir Arapça yazıt

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

Malta’nın güneydoğu bölgesi’ndeki Fgura kasabasında bir sosyal konut projesinin bulunduğu yerde, muhtemelen Orta Çağa kadar uzanan nadir bir Arapça yazıt...

Trier Üniversitesi’nin Dijital Para Dolabı Artık Erişilebilir

19 Şubat 2024

19 Şubat 2024

Tarihi sikkeler, koleksiyonlar ve sergiler için mücevher parçalarından çok daha fazlasıdır özellikle araştırmacılar için ilgi çekicidir. Trier Üniversitesi, birkaç yıldır...

Altmış yıl önce kaçırılan Kibele heykeli Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek

1 Ocak 2023

1 Ocak 2023

1960 yılında yasadışı yollarla İsrail’e kaçırılan doğurganlığın ve bereketin sembolü tanrıça Kibele’ye ait heykel Afyonkarahisar Müzesi’nde sergilenecek. Eski Çağ Anadolu’sunda...

Assos Antik Kenti’nde “ıslah” çalışmaları yargıya taşındı

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Assos Antik Kenti’ne giden yola düşen taşların güvenlik sorunu yarattığı için antik kent 500 gün boyunca ziyaretçilere kapatılarak ıslah çalışmasına...

Taiyuan’da 8. Yüzyıla Ait Tang Hanedanı Mezarı Ortaya Çıkarıldı: Duvarlarda Sarı Saçlı Bir Yabancı

16 Ekim 2025

16 Ekim 2025

Çin’in kuzeyinde, Shanxi Eyaleti’nin başkenti Taiyuan yakınlarında ortaya çıkarılan 8. yüzyıla ait Tang Hanedanı mezarı, olağanüstü korunmuş duvar resimleriyle dikkat...

Sudan’ın başkenti Hartum’da Hristiyan figürel sahnelerle kaplı gizemli bir oda kompleksi keşfedildi

8 Nisan 2023

8 Nisan 2023

Sudan’ın başkenti Hartum’da iç kısımları Hıristiyan sanatına özgü figürel sahnelerle kaplı, güneşte kurutulmuş tuğladan yapılmış gizemli bir oda kompleksi keşfedildi....

Son kazılar Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor

14 Ocak 2023

14 Ocak 2023

Muğla’nın Milas ilçesinde devam eden kurtarma kazıları, 4 bin yıllık geçmişe sahip Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor. Milas ilçesinde...

Delikkemer Su Yolu: Patara’ya Uzanırken Zamanın İçinden Geçen Bir Yolculuk

14 Mayıs 2025

14 Mayıs 2025

Antalya’nın Kaş ilçesinde, doğayla iç içe uzanan ve kökeni Helenistik döneme kadar dayanan Delikkemer Su Yolu, ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine...

1800 yıllık Sasani kil mühründe İran şehrinin adı okundu

10 Nisan 2024

10 Nisan 2024

Pehlevi yazısıyla yazılmış Sasani döneminden kalma 1800 yıllık bir kil mühür üzerinde İran şehri “Şiraz” adı okundu. Sasani İmparatorluğu’nun (MS...

6 Bin Yıllık Mezar Tümülüsleri Neden Hep Yükseklerde? Yeni Araştırma Gizemi Çözüyor

11 Nisan 2026

11 Nisan 2026

Portekiz’in kuzeyinde, İspanya’nın Galiçya bölgesiyle sınır oluşturan dağlık alanda yer alan 6 bin yıllık megalitik mezar tümülüsleri, arkeologların uzun süredir...

Yeni araştırma sonucu; M. Ö. İkinci binyılda Batı Anadolu’da Luvi kültürü egemendi

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Türk ve İsveçli arkeologlardan oluşan ekip, M. Ö. İkinci binyıllarında siyasi ve ekonomik olarak önemsiz olduğu düşünülen Batı Anadolu’da Luvi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]