1 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını sıraladı.

Bu eşsiz örnek, antik Yakın Doğu koyun yetiştirme tekniklerini ortaya çıkardı ve doğal mumyalamanın DNA bozulmasını nasıl etkileyebileceğini vurguladı .

Araştırma sonuçları, hakemli uluslararası dergi Biology Letters’da yayınlandı .

Chehrabad tuz madeni biyolojik materyali korumak için dikkate değerdir. Yeni araştırma, suyun bir cesetten alındığı, aksi takdirde bozulacak yumuşak dokuların korunduğu bu doğal mumyalama işleminin aynı zamanda hayvan kalıntılarını da koruduğunu doğruluyor.

Trinity genetikçileri tarafından yönetilen araştırma ekibi, madende bulunan bir bacaktan mumyalanmış küçük bir et parçasından DNA çıkararak bundan faydalandı.

Eski DNA’ların çoğu hasar görmüş ve parçalanmış olsa da, araştırmacılar koyun mumyalarından alınan DNA’nın son derece iyi korunduğunu, parça uzunluklarının daha uzun olduğunu ve böyle eski bir dönemden beklenenden daha az hasar olduğunu keşfettiler. Araştırmacılara göre bu, hayvan dokularının ve DNA’nın korunması için mükemmel koşullar sunan tuz madeni ile mumyalama sürecinden kaynaklanıyor.

Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.
Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.

Mumyalanmış hayvan, bölgedeki çağdaş koyun çeşitleriyle genetik olarak aynıydı, bu da koyun atalarının en az 1.600 yıl öncesinden beri İran’da bulunduğunu gösteriyor.

Ph.D. Conor Rossi, “Mumyalanmış kalıntılar oldukça nadirdir, bu nedenle bu dokularda antik DNA’nın hayatta kaldığına dair çok az deneysel kanıt biliniyordu” dedi.

Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’nda aday ve makalenin baş yazarı ise; “DNA’nın şaşırtıcı bütünlüğü, daha önce eski kemik ve dişlerde karşılaştığımız hiçbir şeye benzemiyordu. Eşsiz metagenomik profille birleşen bu DNA koruması, ortamın doku ve DNA bozunma dinamikleri için ne kadar temel olduğunun bir göstergesidir” diye konuştu.

Ekip, koyunlardaki iki temel ekonomik özellik olan kabarık bir yapağı ve büyük bir kuyruğa bağlı genlere bakmak için hayvanın DNA korumasını kullandı. Bazı yaban koyunları, günümüzde birçok evcil koyunda görülen yünlü postlardan büyük ölçüde farklı olan “kıllı” bir posta sahiptir. Yağlı kuyruklu koyunlar, yemek pişirmede değerli oldukları ve kurak iklimlere iyi adapte olabilecekleri Asya ve Afrika’da da yaygındır.

Araştırmacılar, koyunların genetik bir izini yarattılar ve mumyanın yünlü bir kürkle bağlantılı gen varyasyonundan yoksun olduğunu belirlediler, ancak SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) kullanılarak yapılan lif incelemesi, tüylü veya karışık tüylü ırklarla uyumlu kıl liflerinin küçük özelliklerini ortaya çıkardı. Şaşırtıcı bir şekilde, mumya, yağlı kuyruklu ırklarla ilişkili genetik varyantlar taşıyordu, bu da koyunların bugün İran’da görülen tüylü, yağlı kuyruklu koyunlara benzediğini düşündürdü.

Yine Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’ndan Dr. Kevin G Daly, çalışmayı denetledi.

“Ekibimiz, genetik ve mikroskobik yaklaşımların bir kombinasyonunu kullanarak, 1.600 yıl önce İran’da koyun ırklarının neye benzediği ve nasıl kullanılmış olabileceğine dair genetik bir resim oluşturmayı başardı” dedi.

Bu araştırmayla ilgili orijinal bilimsel makaleyi Biology Letters‘da okuyun .

Banner
Related Articles

Karadeniz’in Zeugması Restore Edilecek

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Hadrianaupolis Antik Kenti Karabük’ün Eskiyapar ilçesinin 3 km batısında yer almaktadır. Bu antik kentimiz ortaya çıkarılan eşsiz güzellikteki mozaikleri nedeniyle...

İsviçreli amatör arkeolog bir Roma savaş alanı keşfetti

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

Amatör bir arkeoloğun ısrarı sayesinde İsviçre’de bir Roma savaş alanı tespit edildi. İsa’nın doğumundan kısa bir süre önce, Tiefencastel ile...

Pazyryk Buz Mumyasında Gizli Dövmeler: 2.500 Yıllık Vücut Sanatı Dijital Olarak Yeniden Canlandırıldı

31 Temmuz 2025

31 Temmuz 2025

Sibirya’nın dondurucu topraklarında yüzyıllar boyunca saklı kalan bir beden, şimdi sadece geçmişi değil, insanlığın en eski sanatsal geleneklerinden birini de...

Erciyes’in Gölgesinde 2.500 Metrede Olası Bir “Tapınak Şehri”nin Kalıntıları Ortaya Çıktı

1 Haziran 2026

1 Haziran 2026

Kayseri’de Erciyes Dağı’nın kuzeyinde yükselen Lifos Dağı’nda karların erimesi olası bir “Tapınak Şehri”ni yeniden görünür kıldı. Hacılar ilçesi sınırlarındaki 2...

İstanbul’da Yüzlerce Tarihi Eser Ele Geçirildi

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

İstanbul’da tarihi eser kaçakçılarına karşı belirlenen adreslere düzenlenen operasyonlarda 255’i sikke, 160’ı çeşitli form ve biçimlerde toplam 415 tarihi eser...

İngiltere’de yol çalışması sırasında Demir Çağı yerleşimi bulundu

21 Aralık 2021

21 Aralık 2021

İngiltere’de Upton A 38 yol çalışması sırasında 2250 yıllık Demir Çağı yerleşimi bulundu. Keşif, Worcestershire County Council tarafından Upton A38...

Bangkok’un Batısında 3000 Yıllık Balina İskeleti Bulundu

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Bangkok’un batısındaki Samut Sakhon’da 3000 yıldan daha uzun bir süre önce bu denizlerde yüzmüş olduğu düşünülen bir balina iskeleti bulundu....

Arkeologlar Çin’in İlk İmparatorunun Mozolesinde Bir Terracotta Komutan ve Savaşçıyı Ortaya Çıkardı

12 Ocak 2025

12 Ocak 2025

Arkeologlar, Çin’deki ünlü Terracotta Ordusu sahasında üst düzey bir askeri komutanı tasvir eden 2 bin yıllık nadir bir heykel ortaya...

Bilimsel Astronominin Babası Hipparchus’un kayıp efsanevi yıldız haritasına ait bir parça bulundu

21 Ekim 2022

21 Ekim 2022

Bilimsel astronominin babası Hipparchus’un çizdiği ve binlerce yıldır kayıp olan Dünyanın en eski yıldız haritasına ait bir parça bulundu. Hipparchus’un...

Suaygırları Yüzünden Çıkan Savaşta Öldürülen Mısır Firavunu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Firavun II. Seqenenre Taa savaş alanında korkunç bir ölümle karşılaştı. Live Science’de yayınlanan bir habere göre Firavun ülkesini korumak isterken...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Kleopatra Güzel Bir Kadın mıydı?

11 Ocak 2021

11 Ocak 2021

Mö. 48 ‘de erkek kardeşi ile taht için savaş vermekteydi. Bir iç savaşın göbeğinde kendine müttefik arayan Kleopetra’nın destekçisi Roma...

Kırgızistan’da nadir bir antik kılıç keşfedildi

6 Ağustos 2023

6 Ağustos 2023

Eski bir kılıç (uzun bir kesici kenara sahip ağır askeri kılıç ve genellikle kavisli bir bıçak), Kırgızistan’ın Talas Bölgesi’ndeki bir...

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Antalya’daki Side Antik Kenti’nde taşlara kazınmış birkaç satırlık yazılar, Anadolu’nun en az bilinen dillerinden birini çözmeye çalışan araştırmacılar için giderek...

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]