20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını sıraladı.

Bu eşsiz örnek, antik Yakın Doğu koyun yetiştirme tekniklerini ortaya çıkardı ve doğal mumyalamanın DNA bozulmasını nasıl etkileyebileceğini vurguladı .

Araştırma sonuçları, hakemli uluslararası dergi Biology Letters’da yayınlandı .

Chehrabad tuz madeni biyolojik materyali korumak için dikkate değerdir. Yeni araştırma, suyun bir cesetten alındığı, aksi takdirde bozulacak yumuşak dokuların korunduğu bu doğal mumyalama işleminin aynı zamanda hayvan kalıntılarını da koruduğunu doğruluyor.

Trinity genetikçileri tarafından yönetilen araştırma ekibi, madende bulunan bir bacaktan mumyalanmış küçük bir et parçasından DNA çıkararak bundan faydalandı.

Eski DNA’ların çoğu hasar görmüş ve parçalanmış olsa da, araştırmacılar koyun mumyalarından alınan DNA’nın son derece iyi korunduğunu, parça uzunluklarının daha uzun olduğunu ve böyle eski bir dönemden beklenenden daha az hasar olduğunu keşfettiler. Araştırmacılara göre bu, hayvan dokularının ve DNA’nın korunması için mükemmel koşullar sunan tuz madeni ile mumyalama sürecinden kaynaklanıyor.

Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.
Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.

Mumyalanmış hayvan, bölgedeki çağdaş koyun çeşitleriyle genetik olarak aynıydı, bu da koyun atalarının en az 1.600 yıl öncesinden beri İran’da bulunduğunu gösteriyor.

Ph.D. Conor Rossi, “Mumyalanmış kalıntılar oldukça nadirdir, bu nedenle bu dokularda antik DNA’nın hayatta kaldığına dair çok az deneysel kanıt biliniyordu” dedi.

Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’nda aday ve makalenin baş yazarı ise; “DNA’nın şaşırtıcı bütünlüğü, daha önce eski kemik ve dişlerde karşılaştığımız hiçbir şeye benzemiyordu. Eşsiz metagenomik profille birleşen bu DNA koruması, ortamın doku ve DNA bozunma dinamikleri için ne kadar temel olduğunun bir göstergesidir” diye konuştu.

Ekip, koyunlardaki iki temel ekonomik özellik olan kabarık bir yapağı ve büyük bir kuyruğa bağlı genlere bakmak için hayvanın DNA korumasını kullandı. Bazı yaban koyunları, günümüzde birçok evcil koyunda görülen yünlü postlardan büyük ölçüde farklı olan “kıllı” bir posta sahiptir. Yağlı kuyruklu koyunlar, yemek pişirmede değerli oldukları ve kurak iklimlere iyi adapte olabilecekleri Asya ve Afrika’da da yaygındır.

Araştırmacılar, koyunların genetik bir izini yarattılar ve mumyanın yünlü bir kürkle bağlantılı gen varyasyonundan yoksun olduğunu belirlediler, ancak SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) kullanılarak yapılan lif incelemesi, tüylü veya karışık tüylü ırklarla uyumlu kıl liflerinin küçük özelliklerini ortaya çıkardı. Şaşırtıcı bir şekilde, mumya, yağlı kuyruklu ırklarla ilişkili genetik varyantlar taşıyordu, bu da koyunların bugün İran’da görülen tüylü, yağlı kuyruklu koyunlara benzediğini düşündürdü.

Yine Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’ndan Dr. Kevin G Daly, çalışmayı denetledi.

“Ekibimiz, genetik ve mikroskobik yaklaşımların bir kombinasyonunu kullanarak, 1.600 yıl önce İran’da koyun ırklarının neye benzediği ve nasıl kullanılmış olabileceğine dair genetik bir resim oluşturmayı başardı” dedi.

Bu araştırmayla ilgili orijinal bilimsel makaleyi Biology Letters‘da okuyun .

Banner
Related Articles

Myrleia Antik Kenti Açık Hava Müzesi Olacak

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan Myrleia Antik Kenti‘nin, açık hava müzesi olması için beklenen kamulaştırma Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan onay...

İngiltere’de Romalılara Ait Tuz Üretim Alanı keşfedildi.

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

Spalding Western Relief Road için hazırlık çalışmaları kapsamında bir grup arkeolog Pinchbeck’te bir kazı çalışması yürütüyor. Yine bu çalışmalar kapsamında...

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

14 Mayıs 2021

14 Mayıs 2021

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri...

Çin çölünde teknelere gömülmüş gizemli mumyaların kökenleri belirlendi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

1990 yılında, Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki bir çöl bölgesinde teknelere gömülü yüzlerce mumyalanmış ceset bulundu. Tarım Havzası mumyaları...

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Arkeologlar Mısır’ın Luksor kentinde mücevherlerle dolu 11 mühürlü Orta Krallık mezarı buldu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı himayesinde çalışan Mısır-Amerikan misyonu olan Güney Asasif Koruma Projesi (The South Asasif Conservation Project) Mısır’ın...

Murat Tepe Kazılarında Urartu Dönemi Ünik Eserler Bulundu

11 Aralık 2021

11 Aralık 2021

Bingöl il sınırları içerisinde yer alan Kalehan 2 Baraj sularının altında kalan Murat Höyük ve Murat Tepe’de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında...

Aigai Antik Kenti’nde Demeter Tapınağı Ortaya Çıkarılıyor: Binlerce Minyatür Hydria Bulundu

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Yuntdağı bölgesinde yer alan Aigai Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Yunan mitolojisinin tarım ve bereket tanrıçası Demeter’e adandığı...

Gökçeseki kazıları Philadelphia Antik Kenti hakkında bilgilerimizi artıracak

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Anadolu Roma ve Bizans tarihinin önemli taşlarından birisi olan Gökçeseki Örenyeri’nde (Philadelphia Antik Kenti) ara verilen kazılara geçen yıl tekrar...

14 Şubat’ta Tam Olarak Neyi Kutluyoruz?

14 Şubat 2021

14 Şubat 2021

14 Şubat sevgilisi olanlar için kutlanacak bir gün olabilir. Olmayanlar için diğer günler kadar sıkıcı bir günden daha fazlası değildir....

İsrail’de Yunanca yazılı sapan taşı bulundu

8 Aralık 2022

8 Aralık 2022

İsrailli arkeologlar Yavne arkeolojik alan içinde yer alan antik sarayda Yunanca yazılı 2200 yıllık sapan taşı buldular. Sapan taşı, Helenistik...

Klazomenai Antik Kenti’nde ilk defa mühür keşfedildi

20 Kasım 2022

20 Kasım 2022

12 İon Kent Devleti’nden biri olan Klazomenai Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda ilk defa kente ait kilden yapılmış mühür keşfedildi....

Uluslararası Hititoloji Kongresi tarihinde ilk defa İstanbul’da düzenlenecek

29 Aralık 2021

29 Aralık 2021

Anadolu, binlerce yıldan beri birçok medeniyete ev sahipliği yapan eşsiz bir coğrafyadır. Bu medeniyetlerden en çok dikkati çeken kendilerine “Hatti...

Burdur Kuruçay Höyüğün Benzersiz Savunma Sistemi

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Kuruçay Höyük, Burdur gölü civarına güneyden basamaklı inen tepelerin yamacına kurulmuştur. Burdur iline bağlı Kuruçay köyünün yakınındadır. Adını da zaten...

Neandertal İnsanı Dişlerini Nasıl Tedavi Ediyordu?

10 Nisan 2021

10 Nisan 2021

Günümüzde diş hekimlerimiz gelişen teknoloji ile fazla ağrı ve acı yaşatmadan dişlerimizin sağlığını korumaktalar. Ancak, ne olursa olsun dişçi ve...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]