26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını sıraladı.

Bu eşsiz örnek, antik Yakın Doğu koyun yetiştirme tekniklerini ortaya çıkardı ve doğal mumyalamanın DNA bozulmasını nasıl etkileyebileceğini vurguladı .

Araştırma sonuçları, hakemli uluslararası dergi Biology Letters’da yayınlandı .

Chehrabad tuz madeni biyolojik materyali korumak için dikkate değerdir. Yeni araştırma, suyun bir cesetten alındığı, aksi takdirde bozulacak yumuşak dokuların korunduğu bu doğal mumyalama işleminin aynı zamanda hayvan kalıntılarını da koruduğunu doğruluyor.

Trinity genetikçileri tarafından yönetilen araştırma ekibi, madende bulunan bir bacaktan mumyalanmış küçük bir et parçasından DNA çıkararak bundan faydalandı.

Eski DNA’ların çoğu hasar görmüş ve parçalanmış olsa da, araştırmacılar koyun mumyalarından alınan DNA’nın son derece iyi korunduğunu, parça uzunluklarının daha uzun olduğunu ve böyle eski bir dönemden beklenenden daha az hasar olduğunu keşfettiler. Araştırmacılara göre bu, hayvan dokularının ve DNA’nın korunması için mükemmel koşullar sunan tuz madeni ile mumyalama sürecinden kaynaklanıyor.

Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.
Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.

Mumyalanmış hayvan, bölgedeki çağdaş koyun çeşitleriyle genetik olarak aynıydı, bu da koyun atalarının en az 1.600 yıl öncesinden beri İran’da bulunduğunu gösteriyor.

Ph.D. Conor Rossi, “Mumyalanmış kalıntılar oldukça nadirdir, bu nedenle bu dokularda antik DNA’nın hayatta kaldığına dair çok az deneysel kanıt biliniyordu” dedi.

Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’nda aday ve makalenin baş yazarı ise; “DNA’nın şaşırtıcı bütünlüğü, daha önce eski kemik ve dişlerde karşılaştığımız hiçbir şeye benzemiyordu. Eşsiz metagenomik profille birleşen bu DNA koruması, ortamın doku ve DNA bozunma dinamikleri için ne kadar temel olduğunun bir göstergesidir” diye konuştu.

Ekip, koyunlardaki iki temel ekonomik özellik olan kabarık bir yapağı ve büyük bir kuyruğa bağlı genlere bakmak için hayvanın DNA korumasını kullandı. Bazı yaban koyunları, günümüzde birçok evcil koyunda görülen yünlü postlardan büyük ölçüde farklı olan “kıllı” bir posta sahiptir. Yağlı kuyruklu koyunlar, yemek pişirmede değerli oldukları ve kurak iklimlere iyi adapte olabilecekleri Asya ve Afrika’da da yaygındır.

Araştırmacılar, koyunların genetik bir izini yarattılar ve mumyanın yünlü bir kürkle bağlantılı gen varyasyonundan yoksun olduğunu belirlediler, ancak SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) kullanılarak yapılan lif incelemesi, tüylü veya karışık tüylü ırklarla uyumlu kıl liflerinin küçük özelliklerini ortaya çıkardı. Şaşırtıcı bir şekilde, mumya, yağlı kuyruklu ırklarla ilişkili genetik varyantlar taşıyordu, bu da koyunların bugün İran’da görülen tüylü, yağlı kuyruklu koyunlara benzediğini düşündürdü.

Yine Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’ndan Dr. Kevin G Daly, çalışmayı denetledi.

“Ekibimiz, genetik ve mikroskobik yaklaşımların bir kombinasyonunu kullanarak, 1.600 yıl önce İran’da koyun ırklarının neye benzediği ve nasıl kullanılmış olabileceğine dair genetik bir resim oluşturmayı başardı” dedi.

Bu araştırmayla ilgili orijinal bilimsel makaleyi Biology Letters‘da okuyun .

Banner
Related Articles

Almanya’da Demir Çağı dönemi 2800 yıllık iki kılıç bulundu

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Almanya’nın güneyindeki Andechs’in Frieding bölgesindeki itfaiye istasyonunun inşasına yönelik arkeolojik kazılar sırasında, arkeologlar son derece nadir ve kısmen iyi korunmuş...

Petri Kaplarında İnsan-Neandertal Melezi “Mini Beyinler”

5 Mart 2021

5 Mart 2021

Bilim insanları uzun zamandır insan beyninin nasıl nasıl evrimleştiği ve bu denli geliştiği ile ilgili soruları merak ediyordu. Bu merak...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Polonya kilisesinde keşfedilen ‘benzersiz’ 17. yüzyıl ikonostasis parçaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Polonya Bilimler Akademisi Sanat Enstitüsü’nden (IS PAN) araştırmacılar, Polonya’nın Podlaskie kentindeki Nowoberezowo’daki İlahiyatçı Aziz John Kilisesi’nin çatı katında 17. yüzyıldan...

Aswan’daki Isis Tapınağı Keşfinden 150 Yıl Sonra Ziyarete Açıldı

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Aswan’daki Isis Tapınağı, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ve turizm hizmetlerinin geliştirilmesinin ardından halka yeniden açıldı. Aswan’ın merkezindeki bir yerleşim bölgesinde bulunan...

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin...

Porsuk Höyük kazılarında yeni surlar ortaya çıkarıldı

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Yerleşim kalıntı izlerinin Neolitik çağla görüldüğü ve önemli bir Hitit yerleşim yeri olan Porsuk Höyük kazılarında demir çağına ait surlar...

Polonyalı arkeologlar, eski Mısır soylularının mezarlarında dokuz timsah kafası ortaya çıkardılar

28 Aralık 2022

28 Aralık 2022

Mısır’daki Theban Nekropolü’nü kazan Polonyalı arkeologlar, üst düzey soylulara ait iki mezarın içine gizlenmiş dokuz timsah kafası keşfettiler. Theban Nekropolü,...

Danimarka’daki Küçük Bir Damga, Sutton Hoo Miğferinin Kökenlerini Yeniden Şekillendiriyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Danimarka’nın Tåsinge adasında yakın zamanda yapılan bir keşif, Anglo-Sakson tarihinin en değerli hazinelerinden biri olan Sutton Hoo miğferinin kökenleri hakkındaki...

Karaköy Sen Piyer Han Bakıma Alınıyor

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

İstanbul’un güzide mimari yapılarından Karaköy Sen Piyer Han İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bakıma alınıyor. Karaköy semtinde yer alan İstanbul’un ünlü...

Arkeologlar, Google Earth ve uçak keşiflerini kullanarak Sırbistan’ın gizli Tunç Çağı yapılarını ve bilinmeyen yerlerini tespit ediyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

University College Dublin’deki arkeologlar, Google Earth ve uçak keşiflerini kullanarak daha önce bilinmeyen 100’den fazla site tespit etti. Uydu uzaktan...

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

25 Aralık 2020

25 Aralık 2020

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda...

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları...

Araştırmacılar, Linear Elamit yazısını deşifre ettiklerini iddia ediyorlar

4 Eylül 2022

4 Eylül 2022

Araştırmacılar, İran’ın güneybatısında yer alan Susa şehrinde 1903 yılında yapılan kazılarda bulunan Linear Elamit yazı sistemi ile yazılmış kil tabletin...

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]