14 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını sıraladı.

Bu eşsiz örnek, antik Yakın Doğu koyun yetiştirme tekniklerini ortaya çıkardı ve doğal mumyalamanın DNA bozulmasını nasıl etkileyebileceğini vurguladı .

Araştırma sonuçları, hakemli uluslararası dergi Biology Letters’da yayınlandı .

Chehrabad tuz madeni biyolojik materyali korumak için dikkate değerdir. Yeni araştırma, suyun bir cesetten alındığı, aksi takdirde bozulacak yumuşak dokuların korunduğu bu doğal mumyalama işleminin aynı zamanda hayvan kalıntılarını da koruduğunu doğruluyor.

Trinity genetikçileri tarafından yönetilen araştırma ekibi, madende bulunan bir bacaktan mumyalanmış küçük bir et parçasından DNA çıkararak bundan faydalandı.

Eski DNA’ların çoğu hasar görmüş ve parçalanmış olsa da, araştırmacılar koyun mumyalarından alınan DNA’nın son derece iyi korunduğunu, parça uzunluklarının daha uzun olduğunu ve böyle eski bir dönemden beklenenden daha az hasar olduğunu keşfettiler. Araştırmacılara göre bu, hayvan dokularının ve DNA’nın korunması için mükemmel koşullar sunan tuz madeni ile mumyalama sürecinden kaynaklanıyor.

Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.
Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.

Mumyalanmış hayvan, bölgedeki çağdaş koyun çeşitleriyle genetik olarak aynıydı, bu da koyun atalarının en az 1.600 yıl öncesinden beri İran’da bulunduğunu gösteriyor.

Ph.D. Conor Rossi, “Mumyalanmış kalıntılar oldukça nadirdir, bu nedenle bu dokularda antik DNA’nın hayatta kaldığına dair çok az deneysel kanıt biliniyordu” dedi.

Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’nda aday ve makalenin baş yazarı ise; “DNA’nın şaşırtıcı bütünlüğü, daha önce eski kemik ve dişlerde karşılaştığımız hiçbir şeye benzemiyordu. Eşsiz metagenomik profille birleşen bu DNA koruması, ortamın doku ve DNA bozunma dinamikleri için ne kadar temel olduğunun bir göstergesidir” diye konuştu.

Ekip, koyunlardaki iki temel ekonomik özellik olan kabarık bir yapağı ve büyük bir kuyruğa bağlı genlere bakmak için hayvanın DNA korumasını kullandı. Bazı yaban koyunları, günümüzde birçok evcil koyunda görülen yünlü postlardan büyük ölçüde farklı olan “kıllı” bir posta sahiptir. Yağlı kuyruklu koyunlar, yemek pişirmede değerli oldukları ve kurak iklimlere iyi adapte olabilecekleri Asya ve Afrika’da da yaygındır.

Araştırmacılar, koyunların genetik bir izini yarattılar ve mumyanın yünlü bir kürkle bağlantılı gen varyasyonundan yoksun olduğunu belirlediler, ancak SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) kullanılarak yapılan lif incelemesi, tüylü veya karışık tüylü ırklarla uyumlu kıl liflerinin küçük özelliklerini ortaya çıkardı. Şaşırtıcı bir şekilde, mumya, yağlı kuyruklu ırklarla ilişkili genetik varyantlar taşıyordu, bu da koyunların bugün İran’da görülen tüylü, yağlı kuyruklu koyunlara benzediğini düşündürdü.

Yine Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’ndan Dr. Kevin G Daly, çalışmayı denetledi.

“Ekibimiz, genetik ve mikroskobik yaklaşımların bir kombinasyonunu kullanarak, 1.600 yıl önce İran’da koyun ırklarının neye benzediği ve nasıl kullanılmış olabileceğine dair genetik bir resim oluşturmayı başardı” dedi.

Bu araştırmayla ilgili orijinal bilimsel makaleyi Biology Letters‘da okuyun .

Banner
Benzer Yazılar

Bilim insanları 100 milyon yıl önce Şili’nin Atacama çölünde dolaşan eski bir uçan sürüngen mezarlığı keşfettiler.

7 Nisan 2022

7 Nisan 2022

Şili’de, 100 milyon yıl önce And ülkesinin Atacama çölünde tarih öncesi uçan sürüngenlerin iyi korunmuş kalıntılarını içeren alışılmadık bir mezarlık...

İzmir Arkeoloji Müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesine Bir Prenses Kemeri İle Başladı

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyecek. Projeye ilk olarak Urartu Krallığından...

Demir Çağı Savaşçılarının Kuş Tüyü Yatakları Araştırmacıları Şaşırttı

28 Mart 2021

28 Mart 2021

İsveç’te bulunan 7 nci yüzyıla ait Viking öncesi döneme tarihlendirilen mezarlardan şaşırtıcı sonuçlar geliyor. Demir çağına tarihlendirilen mezarlıktaki savaşçıların kuş...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Nadir Bulunan Kemik Alet Eski Avustralya Hakkında Bilgi Veriyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Australian Archaeology dergisinde yayınlanan yeni bir makaleye göre, Güney Avustralya’daki Ngarrindjeri ülkesinde ortaya çıkarılan bir kemik ucunun analizi, First Nations Avustralyalıların davranış ve...

Arkeologlar, Hırvatistan şehir müzesinin altında büyük Roma hamamı keşfettiler

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Dominik Papalık sarayının içinde yer alan Hırvatistan’ın en önemli ve ziyaret edilen müzelerinden biri olan Split Şehir Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına...

Erken Orta Çağ Altaylarında Bulunan Ayı Tasvirli Bronz Plaka, Unutulmuş Bir Kültürel Sınırı Ortaya Koyuyor

4 Şubat 2026

4 Şubat 2026

Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri...

2 bin 300 yıllık Ana Tanrıça Kybele İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor

4 Mart 2022

4 Mart 2022

Anadolu’da uzun zaman bolluk ve bereketin dağıtıcısı olarak kabul edilen Ana Tanrıça Kybele’nin Ege Bölgesi kazılarında bulunan 2 bin 300...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

Diyarbakır Surları’nda 1500 yıllık kandil bulundu

1 Eylül 2022

1 Eylül 2022

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Büroları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ‘Surlarda Diriliş’ temasıyla...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

Santi Apostoli Kilisesi’nde Bulunan Havarilerin Kutsal Kalıntıları Analiz Edildi

2 Şubat 2021

2 Şubat 2021

Roma’da, 500 yıldan fazla bir süredir Fransisken kardeşler tarafından korunan Santi Apostoli kilisesi bulunmaktadır. 1500 yıldan fazla bir süredir bu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]