13 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını sıraladı.

Bu eşsiz örnek, antik Yakın Doğu koyun yetiştirme tekniklerini ortaya çıkardı ve doğal mumyalamanın DNA bozulmasını nasıl etkileyebileceğini vurguladı .

Araştırma sonuçları, hakemli uluslararası dergi Biology Letters’da yayınlandı .

Chehrabad tuz madeni biyolojik materyali korumak için dikkate değerdir. Yeni araştırma, suyun bir cesetten alındığı, aksi takdirde bozulacak yumuşak dokuların korunduğu bu doğal mumyalama işleminin aynı zamanda hayvan kalıntılarını da koruduğunu doğruluyor.

Trinity genetikçileri tarafından yönetilen araştırma ekibi, madende bulunan bir bacaktan mumyalanmış küçük bir et parçasından DNA çıkararak bundan faydalandı.

Eski DNA’ların çoğu hasar görmüş ve parçalanmış olsa da, araştırmacılar koyun mumyalarından alınan DNA’nın son derece iyi korunduğunu, parça uzunluklarının daha uzun olduğunu ve böyle eski bir dönemden beklenenden daha az hasar olduğunu keşfettiler. Araştırmacılara göre bu, hayvan dokularının ve DNA’nın korunması için mükemmel koşullar sunan tuz madeni ile mumyalama sürecinden kaynaklanıyor.

Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.
Mumyalanmış koyun bacağı. Fotoğraf: Deutsches Bergbau-Museum Bochum ve Zanjan Kültürel Miras Merkezi, Zanjan Arkeoloji Müzesi.

Mumyalanmış hayvan, bölgedeki çağdaş koyun çeşitleriyle genetik olarak aynıydı, bu da koyun atalarının en az 1.600 yıl öncesinden beri İran’da bulunduğunu gösteriyor.

Ph.D. Conor Rossi, “Mumyalanmış kalıntılar oldukça nadirdir, bu nedenle bu dokularda antik DNA’nın hayatta kaldığına dair çok az deneysel kanıt biliniyordu” dedi.

Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’nda aday ve makalenin baş yazarı ise; “DNA’nın şaşırtıcı bütünlüğü, daha önce eski kemik ve dişlerde karşılaştığımız hiçbir şeye benzemiyordu. Eşsiz metagenomik profille birleşen bu DNA koruması, ortamın doku ve DNA bozunma dinamikleri için ne kadar temel olduğunun bir göstergesidir” diye konuştu.

Ekip, koyunlardaki iki temel ekonomik özellik olan kabarık bir yapağı ve büyük bir kuyruğa bağlı genlere bakmak için hayvanın DNA korumasını kullandı. Bazı yaban koyunları, günümüzde birçok evcil koyunda görülen yünlü postlardan büyük ölçüde farklı olan “kıllı” bir posta sahiptir. Yağlı kuyruklu koyunlar, yemek pişirmede değerli oldukları ve kurak iklimlere iyi adapte olabilecekleri Asya ve Afrika’da da yaygındır.

Araştırmacılar, koyunların genetik bir izini yarattılar ve mumyanın yünlü bir kürkle bağlantılı gen varyasyonundan yoksun olduğunu belirlediler, ancak SEM (Taramalı Elektron Mikroskobu) kullanılarak yapılan lif incelemesi, tüylü veya karışık tüylü ırklarla uyumlu kıl liflerinin küçük özelliklerini ortaya çıkardı. Şaşırtıcı bir şekilde, mumya, yağlı kuyruklu ırklarla ilişkili genetik varyantlar taşıyordu, bu da koyunların bugün İran’da görülen tüylü, yağlı kuyruklu koyunlara benzediğini düşündürdü.

Yine Trinity’nin Genetik ve Mikrobiyoloji Okulu’ndan Dr. Kevin G Daly, çalışmayı denetledi.

“Ekibimiz, genetik ve mikroskobik yaklaşımların bir kombinasyonunu kullanarak, 1.600 yıl önce İran’da koyun ırklarının neye benzediği ve nasıl kullanılmış olabileceğine dair genetik bir resim oluşturmayı başardı” dedi.

Bu araştırmayla ilgili orijinal bilimsel makaleyi Biology Letters‘da okuyun .

Banner
Related Articles

Tripolis kazılarında altı yıl önce gövdesi bulunan heykelin başı ortaya çıkarıldı

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Helenistik dönemde Apollonia ismiyle kurulan ve daha sonra Tripolis ismiyle anılan antik kentte yapılan kazılarda altı yıl önce bir heykelin...

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Tunceli Müzesi’nde sergilenen ok uçları 5.000 yıllık tarihe ışık tutuyor

23 Eylül 2021

23 Eylül 2021

Son Neolitik/İlk Kalkolitik dönemden İlk Tunç Çağa kadar 11 yapı katına sahip Pulur Sakyol Höyüğü ‘nde ortaya çıkarılan ve Tunceli...

Ayasofya Camii’nin tarihi su haznesi ayakkabılık oldu

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Geçtiğimiz günlerde Sanat Tarihi Derneği’nin sosyal medya hesabından duyurduğu ve büyük tepki toplayan Ayasofya Camii’nin İmparatorluk Kapısı tahribatından sonra şimdide...

İngiltere’de boyalı köpek penisi kemiği bulundu

9 Ocak 2025

9 Ocak 2025

İngiltere’nin Surrey kentindeki bir Roma taş ocağında arkeologlar, Roma-Britanya döneminden bugüne kadar bulunmuş en sıra dışı insan ve hayvan kalıntılarından...

Bukoleon Sarayı restorasyonunda bulunan iskeletler, Haçlı ordusunun Konstantinopolis’te gerçekleştirdiği katliamının kurbanları mı?

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

Bukoleon Sarayı kazılarında dağınık vaziyette bulunan 7 iskeletin, Konstantinopolis’te Haçlıların gerçekleştirdiği katliamın kurbanları olabileceğine dair düşünce üzerinde duruluyor. İstanbul Büyükşehir...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

3500 yıl öncesinden gelen iyi dilek

28 Nisan 2023

28 Nisan 2023

Eskiden sevdiklerimize yazdığımız mektupları “Seni Allah’a emanet ediyorum. Sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu uzun ömürler dilerim. Hayat boyu sağlık, huzur ve...

Metropolitan Sanat Müzesi Kuruluşunun 151’nci Yılını Kutluyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Dünyanın sayılı müzelerinden olan Metropolitan Sanat Müzesi kuruluşunun 151’nci yılını kutluyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin New York eyaletinde bulunan Metropolitan Sanat...

Van’da 2800 yıllık bir Urartu tapınağı ve çivi yazılı iki yazıt bulundu

25 Ekim 2023

25 Ekim 2023

Van’ın Muradiye ilçesinde bulunan Körzüt Kalesi’nde devam eden kurtarma kazılarında 2800 yıllık bir Urartu tapınağı keşfedildi. Tapınakla birlikte çivi yazılı...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Polonya’daki kazılar sırasında nadir görülen enkolpion keşfedildi

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Arkeologlar, Polonya’nın Silezya Voyvodalığı’nın Lubliniec bölgesinde bulunan Woźniki’de, Doğu Ortodoks ve Doğu Katolik piskoposlar tarafından boyuna takılan, ortasında bir simge...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]