26 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar.

Büyük Gize Sfenksi, Dünyadaki en büyük tek-taş heykeli olarak biliniyor. Sfenks, 73.5 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde ve 20 metre yüksekliğindedir.

New York Üniversitesi’nden bilim insanlarından oluşan bir ekip, 4.500 yıl önce Gize Sfenksi’nin inşa edildiği dönemde var olan koşulları tekrarladı ve rüzgarın kaya oluşumlarına karşı nasıl hareket ettiğini göstermek için muhtemelen dünyanın en tanınmış heykellerinden birini şekillendirdi.

New York Üniversitesi Courant Matematik Bilimleri Enstitüsü’nde doçent olan ve Physical Review Fluids dergisinde yayınlanmak üzere kabul edilen çalışmanın kıdemli yazarı Leif Ristroph, “Bulgularımız, Sfenks benzeri oluşumların erozyondan nasıl ortaya çıkabileceğine dair olası bir ‘köken hikayesi’ sunuyor. Laboratuvar deneylerimiz, şaşırtıcı bir şekilde sfenks benzeri şekillerin aslında hızlı akışlarla aşınan malzemelerden gelebileceğini gösterdi” dedi.

Çalışma, rüzgarla savrulan toz ve kumdan kaynaklanan çöllerde bulunan olağandışı kaya oluşumları olan yardangları kopyalamaya ve Büyük Sfenks’in daha sonra insanlar tarafından yaygın olarak tanınan heykel biçiminde detaylandırılan bir yardang olarak nasıl ortaya çıkmış olabileceğini keşfetmeye odaklandı.

Mısır'ın Beyaz Çölü'ndeki Yardanglar
Mısır’ın Beyaz Çölü’ndeki Yardanglar. Fotoğraf: atdigit / Getty Images

Bunu yapmak için, Ristroph ve NYU’s Applied Mathematics Laboratory (NYU’nun Uygulamalı Matematik Laboratuvarı)’ndaki meslektaşları, Büyük Sfenks’in oturduğu kuzeydoğu Mısır’daki araziyi taklit ederek, içine gömülü daha sert, daha az aşınabilir malzeme içeren yumuşak kil höyükleri aldılar.

Daha sonra bu oluşumları, onları oyan ve yeniden şekillendiren ve sonunda Sfenks benzeri bir oluşuma ulaşan rüzgarı çoğaltmak için hızlı akan bir su akışıyla yıkadılar. Daha sert veya daha dayanıklı malzeme aslanın “başı” haline geldi ve alttan kesilmiş bir “boyun”, yere yerleştirilmiş “pençeler” ve kemerli “sırt” gibi diğer birçok özellik gelişti.

Bir laboratuvar Sfenksi, bir zamanlar şekilsiz kil höyüklerine karşı hareket eden rüzgarı kopyalayan bir deneyle oyulmuştur, daha sert malzeme aslanın “başı” haline gelir ve alttan kesilmiş bir “boyun”, “pençeler” gibi diğer özellikler yerde öne serilir ve kemerli “arka” gelişir. Fotoğraf: courtesy of NYU’s Applied Mathematics Laboratory

“Sonuçlarımız, Sfenks benzeri oluşumların erozyondan nasıl meydana gelebileceğine dair basit bir köken teorisi sunuyor” diyor Ristroph. “Aslında, bugün var olan, oturan veya yatan hayvanlara benzeyen, sonuçlarımızı destekleyen yardanglar var.”

“Çalışma, kaya oluşumlarını etkileyen faktörleri, yani bileşimde homojen veya tekdüze olmadıklarını ortaya çıkardığı için jeologlar için de yararlı olabilir. Beklenmeyen şekiller, akışların daha sert veya daha az aşınabilir kısımların etrafına nasıl yönlendirildiğinden kaynaklanıyor” diye ekliyor.

Makalenin diğer yazarları, çalışma sırasında doktora sonrası araştırmacı olan Samuel Boury ve çalışma sırasında NYU doktora öğrencisi olan Scott Weady’dir.

NYU

Banner
Related Articles

Araştırmacılar, Neandertallerin İnsanlarla Aynı İşitme Kapasitesine Sahip ve Konuşabildiklerini Söylüyor

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Bilim insanları, insan evrimi konusunda uzun süredir devam eden bir soruyu çözmüş olabileceklerine inanıyorlar. Neandertal kulaklarının sanal olarak yeniden yapılandırılması...

Yeni araştırma Mezopotamya’da güveç yemekleri yendiğini gösteriyor

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Mezopotamya… İki nehrin arasında medeniyetin yeşerdiği topraklar… İlk kentsel oluşumlarının görüldüğü bu topraklarda arkeologlar gerçekleştirdikleri kazılarla günümüz yaşantısının ilklerini bulmaya...

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk arkeolojik deney başladı

19 Ocak 2022

19 Ocak 2022

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda arkeologlar Flinders Üniversitesi’nden Doçent Doktor Alice Gorman ve California’daki Chapman Üniversitesi’nden Doçent Doktor Justin Walsh uzayda ilk...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor. Ayasofya’nın...

Stonehenge yakınlarında bulunan dışkı insanların yemek kültürüne ışık tutuyor

20 Mayıs 2022

20 Mayıs 2022

Stonehenge’nin yapımında çalışan işçilerin kaldığı Durrington Duvarları olarak bilinen bir yerleşim yakınında bulunan dışkı dönemin yemek kültürü hakkında bilgi veriyor....

Etrüsk Resimlerinde Gizli Sahneler Bulundu

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

Yeni bir teknikle Etrüks resimlerini inceleyen bilim insanları bir zamanlar renkli olan resimlerdeki görülmeyen gizli ayrıntıları keşfettiler. Roma’nın tüm İtalya...

Çin’in Büyük Kanal Sergisi Pekin’de Açılıyor

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Çin’in Kuzeyinde Pekin’den güneyinde Zhejiang Eyaletine kadar uzanan Büyük Kanal, insan eliyle yapılmış dünyadaki en uzun ve en eski yapay...

İngiltere’nin Roma Dönemine Ait İlk 5. yy. Mozaiği Keşfedildi

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Araştırmacılar, Gloucestershire’daki Chedworth Roman Villa’sından yeni çıkan kalıntıların İngiltere’nin ilk bilinen 5. yüzyıl mozaiğini tanımlamış olabileceğini duyurdu. Cotswold sitesi, 2....

Kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık kama mezar İrlanda’da yeniden keşfedildi

22 Ocak 2024

22 Ocak 2024

İrlanda’nın güneybatı bölgesindeki County Kerry’de kayıp olduğu düşünülen 4.000 yıllık bir kama mezar yeniden keşfedildi. Altóir na Gréine (güneş sunağı)...

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam...

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Arkeologlar, Sina bölgesinde 3 bin 300 yıllık su kuyuları keşfetti

1 Mart 2022

1 Mart 2022

Mısır’ın Kuzey Sina Bölgesi’nde, Mısır’ı Filistin’e bağlayan Horus Askeri Yolu üzerinde MÖ 13. yüzyıldan kalma su kuyuları keşfedildi. Mısırlı arkeologlardan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]